Haber Merkezi Ankara / 4 Ekim 2026
Anadolu Birliği Partisi (ABP) Genel Başkanı Bedri Yalçın, Türkiye'nin yakın tarihindeki darbelerin, siyasi cinayetlerin, toplumsal çatışmaların ve günümüzdeki finansal gelişmelerin arka planının araştırılması çağrısında bulundu. Yalçın, Öcalan'ın farklı ülkeler tarafından kullanıldığına ilişkin sözlerini ve yatırım fonu krizinde gündeme gelen yurt dışı hisse transferlerini hatırlatarak, “Yalnızca görünen failler değil, varsa azmettiriciler, planlayıcılar ve finansörler de ortaya çıkarılmalıdır” dedi.
Anadolu Birliği Partisi Genel Başkanı Bedri Yalçın, 4 Kasım 2026 tarihli basın açıklamasında Türkiye'nin geçmişten günümüze yaşadığı siyasi ve toplumsal olayların bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini belirtti. Açıklamasına “Azmettiriciler kim? Gücümüz, çocuk ve öğrenciye mi yetiyor?” başlığını veren Yalçın, gerçek bir arınma sürecinin ancak olayların arkasındaki sorumluların da ortaya çıkarılmasıyla mümkün olacağını ifade etti.
MORA İSYANI'NDAN 15 TEMMUZ'A KADAR UZANAN SORULAR
Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinden Cumhuriyet'in ilk yıllarına ve günümüze kadar yaşanan ayaklanmalar, siyasi cinayetler ve darbelerin arka planındaki güç ilişkilerinin yeterince aydınlatılmadığını savunan Yalçın, Mora İsyanı (1821–1829) ve Menemen Olayı (1930) başta olmak üzere tarihsel olayların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Yalçın, 12 Eylül 1980 darbesine giden süreçte gençlerin sağcı ve solcu olarak ayrıştırılmasını ve birbirlerine karşı silahlandırılmasını hatırlatarak şu soruyu yöneltti:
“Bu çatışmaların arkasındaki siyasi ve uluslararası güç ilişkileri neden bütün yönleriyle araştırılmadı?”
METE AKYOL'UN ABD BÜYÜKELÇİSİYLE RÖPORTAJINI HATIRLATTI
Açıklamada gazeteci Mete Akyol'un, eski ABD Ankara Büyükelçisi ile yaptığı görüşme de gündeme getirildi.
Yalçın, Akyol'un aktardığına göre büyükelçinin Türkiye'deki komünizm tehlikesi hakkındaki soruya Mihri Belli'yi işaret ederek yanıt verdiğini belirtti. Bu anlatımdan hareketle Komünizmle Mücadele Derneklerinin kuruluşu, faaliyetleri ve yöneticilerinin tarihsel süreçteki rollerinin araştırılması gerektiğini ifade etti.
Açıklamada, Fethullah Gülen'in bu derneklerle geçmişteki ilişkilerinin de sorgulanması gerektiği belirtilirken, Türkiye'nin sağ-sol çatışmaları nedeniyle ödediği toplumsal bedellere dikkat çekildi.
Yalçın, ABD ve İsrail gibi ülkelerin Türkiye'deki faaliyetlerinin de diplomatik ve istihbarat ilişkileri dahil olmak üzere tarihsel belgeler ışığında incelenmesini istedi.
ÖCALAN'IN “BENİ BİRÇOK ÜLKE KULLANDI” SÖZLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Yalçın'ın açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri de Abdullah Öcalan'a atfedilen şu sözler oldu:
“Beni bugüne kadar birçok ülke kullandı. Yunanistan kullandı, Suriye kullandı, İran kullandı, Rusya kullandı. Onlar beni kendi amaçları için kullandılar. Siz de beni devletin çıkarları için, kendi amacınız doğrultusunda kullanın.”
Bu ifadelerin kaynağının ve tam bağlamının açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirten Yalçın, bir örgüt liderinin farklı ülkeler tarafından kendi çıkarları doğrultusunda kullanıldığını ifade edne bir anlatımın, Türkiye'deki diğer tarihsel ve toplumsal olaylar bakımından da önemli sorular doğurduğunu ifade etti.
Yalçın, “Türkiye'de yaşanan diğer olayların arkasındaki benzer uluslararası ilişkiler de vakit kaybetmeden bütün yönleriyle araştırılmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.
FON KRİZİ VE YURT DIŞINA HİSSE TRANSFERLERİ
Açıklamada, Türkiye'de 2026 yılında gündeme gelen yatırım fonu krizi de tarihsel süreçteki güç ilişkileri ve finansal bağlantılar tartışmasıyla birlikte ele alındı.
Yüz binlerce yatırımcının mağdur olduğunu ve sermaye piyasalarına duyulan güvenin ağır yara aldığını belirten Yalçın, yurt dışına hisse ve para transferlerine ilişkin belgelerin kamuoyunda cevap bekleyen sorular doğurduğunu söyledi.
Yalçın, 14 Ağustos 2026 tarihli bir hisse virman talimatında Serdar Turhan'ın Pusula Yatırım hesabındaki 8.852.760 THYAO hissesinin Edmond de Rothschild (Europe) S.A. portföyüne aktarılmasının istendiğini hatırlattı.
Ayrıca 24 Temmuz 2026 tarihli başka bir belgede, Bahreyn merkezli Leopard Family Office W.L.L. adına 2 milyon KUYAS hissesinin Burgan Yatırım'daki bir hesaba aktarılması yönünde talimat bulunduğunu belirtti.
Bu belgelerin tek başına suç kanıtı olmadığını vurgulayan Yalçın, buna rağmen hesapların açılış süreçlerinin, gerçek faydalanıcılarının, transfer talimatlarının ve bankaların uyum birimlerince yapılan incelemelerin araştırılması gerektiğini kaydetti.
“Bu hesaplar ne zaman açıldı? Gerçek faydalanıcılar kimlerdir? Hisse ve para transferleri hangi talimatlarla yapıldı? Bankaların uyum birimleri bu işlemleri nasıl değerlendirdi?” sorularını yönelten Yalçın, hiçbir uluslararası kurumun büyüklüğü veya itibarı nedeniyle denetim dışında tutulamayacağını ifade etti.
“IMF VE FED DE SORULARIN DIŞINDA DEĞİL”
Yalçın, Türkiye'deki sermaye hareketleri ve yabancı finans kuruluşlarıyla kurulan bağlantılar araştırılırken uluslararası finans sisteminin rolünün de sorgulanması gerektiğini belirtti.
IMF, FED ve uluslararası bankalar hakkında soru sormanın suçlama değil, egemenlik ve denetim sorumluluğunun gereği olduğunu ifade eden Yalçın, Türkiye'den yurt dışına gerçekleşen büyük finansal hareketlerin hangi denetimlerden geçtiğinin ve yetkili kurumların bu hareketlerden ne zaman haberdar olduğunun açıklığa kavuşturulmasını istedi.
“GÖRÜNEN FAİLLERİN ARKASINDA KİMLER VAR?”
Mora İsyanı'ndan 15 Temmuz darbe girişimine kadar Türkiye tarihindeki kırılmaların kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yalçın, bütün olayları tek bir merkezden yönetilmiş gibi göstermenin doğru olmayacağını, ancak her olayın arkasındaki olası planlayıcıların, finansörlerin ve koruyucu mekanizmaların araştırılmasının devletin sorumluluğu olduğunu söyledi.
Açıklamasında idam edilen başbakanları, genç yaşta idam edilenleri, cezaevine konulan dönemin cumhurbaşkanlarını ve Genelkurmay başkanlarını da hatırlatan Yalçın, şu ifadeleri kullandı:
“Gücünüz çocuklara, öğrencilere, gençlere ve toplumda savunmasız duruma getirilen kesimlere mi yetiyor? Asıl cesaret, geçmişteki ve bugünkü olayların arkasındaki gerçek sorumluları ortaya çıkarmaktır.”
Yalçın, Türkiye'nin ihtiyacının yeni düşmanlar üretmek değil, gerçekleri ortaya çıkarmak, adaleti sağlamak ve aynı acıların yeniden yaşanmasını önlemek olduğunu belirtti. Uluslararası alanda Netanyahu hakkında soykırım suçuna ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunma iradesini hatırlatarak, ülke içindeki karanlık odakların da hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini ifade etti.
ABP'NİN YETKİLİ KURUMLARA YÖNELİK TALEPLERİ
Anadolu Birliği Partisi, açıklamasında yedi başlık altında araştırma ve inceleme talebinde bulundu:
1-Türkiye'nin yakın tarihindeki darbelerin, siyasi cinayetlerin, terör olaylarının ve toplumsal çatışmaların arka planlarının yeniden ve bağımsız biçimde araştırılması.
2-Olayların yalnızca görünen failleriyle yetinilmeyerek varsa azmettiricilerin, planlayıcıların, finansörlerin ve koruyucu mekanizmaların ortaya çıkarılması.
3-Abdullah Öcalan'a atfedilen sözlerin orijinal kaynağının ve tam bağlamının açıklığa kavuşturulması; sözlerde adı geçen ülkelerle ilgili iddiaların tarihsel belgeler ışığında incelenmesi.
4-2026 yılında yatırım fonları üzerinden yaşanan krizin, yatırımcıların kayıplarının ve yurt dışına yapılan hisse ve para transferlerinin bütün yönleriyle araştırılması.
5-Edmond de Rothschild (Europe) S.A. ve Leopard Family Office W.L.L. adlarının geçtiği belgeler dahil olmak üzere, ilgili hesapların açılış süreçlerinin, gerçek faydalanıcılarının, transfer talimatlarının ve denetim kayıtlarının yetkili makamlarca incelenmesi.
6-SPK, MASAK, BDDK, MKK, ilgili bankalar ve aracı kurumlar başta olmak üzere yetkili kurumların görev ve sorumluluklarının açıklığa kavuşturulması.
7-Türkiye'nin egemenlik haklarını ve güvenliğini ilgilendiren uluslararası ilişkilerin, siyasi ve finansal bağlantıların hukukun sınırları içinde araştırılması.
Açıklamasının sonunda Türkiye'nin yeni yüzyılının, dış müdahalelere açık ve kendi içindeki gerçek sorumluları sorgulamaktan kaçınan bir ülkenin yüzyılı olmaması gerektiğini belirten Bedri Yalçın, şu ifadelerle çağrısını tamamladı:
“ÇOCUKLARIMIZI, GENÇLERİMİZİ VE HALKIMIZI BİRBİRİNE DÜŞÜREN; GERÇEK SORUMLULARI ORTAYA ÇIKARAN BİR TÜRKİYE İSTİYORUZ!”