AMEDSPOR VE DIŞ İLİŞKİLER!

MİLLİ GÜÇ

BU HİKAYE FUTBOL HİKAYESİ DEĞİL

Kürdistan’a yatırım yapamadı ama başkentinin spor kulübüne başkan yardımcısı oldu!

Haber Merkezi – Almatı / 28 Ağustos 2026

Amedspor'un 2026 yılında yönetimine giren Narin (Narine) Nadirova, ilk bakışta sıradan bir spor yöneticisi gibi görünebilir. Ancak adı çevresinde oluşan ağ incelendiğinde karşımıza yalnızca bir kulüp yöneticisi değil; Kazakistan finans çevreleri, Kürt diasporası, uluslararası sivil toplum yapıları ve devlet kurumlarıyla temas noktalarında yer alan dikkat çekici bir profil çıkıyor.

Bugün Amedspor'da "Dış İlişkiler, Uluslararası Gelişim ve Kamu İlişkilerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı" görevini yürüten Nadirova'nın geçmişi futbol sahalarından değil, Kazakistan'ın üst düzey finans dünyasından geliyor.

Uzun yıllar Kazakistan bankacılık sektörünün merkezinde yer alan Nadirova; Kazkommerts Ziraat International Bank, International Bank Alma-Ata ve özellikle Home Credit Bank bünyesinde üst düzey görevlerde bulundu. Resmİ kayıtlar, onun yalnızca profesyonel bir bankacı olmadığını; ülkenin önemli finans kuruluşlarının karar alma mekanizmalarında yer alan etkili isimlerden biri olduğunu gösteriyor.

Ancak hikaye burada başlamıyor.

Nadirova'nın yükselişi yalnızca finans dünyasında gerçekleşmedi. Aynı zamanda Kazakistan'daki Kürt toplumunun en etkili örgütlenmelerinden biri olan Barbang Derneği'nin yönetiminde görev aldı ve Kazakistan Halk Asamblesi içerisinde aktif rol üstlendi. Bu durum ona yalnızca ekonomik değil, toplumsal ve kültürel bir temsil gücü de kazandırdı.

Asıl dikkat çekici olan ise aile bağlantıları.

Nadirova'nın babası Kinyaz Hamid, Ermenistan Kürt çevrelerinde tanınan bir isim olarak gösteriliyor. Evlilik yoluyla dahil olduğu Nadirov ailesi ise Kazakistan'da yalnızca bir aile değil, aynı zamanda bilimsel, akademik ve toplumsal nüfuzu bulunan bir yapı olarak öne çıkıyor. Ailenin merkezindeki isim olan Prof. Nadir Nadirov, petrol ve gaz alanındaki çalışmalarıyla Sovyet ve Kazak bilim dünyasında tanınan, aynı zamanda Kazakistan Halk Asamblesi ve Kürt diaspora örgütlenmelerinde etkili olmuş bir figür. Bu tablo, Nadirova'nın yalnızca kişisel kariyeriyle değil, aynı zamanda köklü bir sosyal ve kurumsal çevrenin parçası olarak yükseldiğini gösteriyor.

Araştırma boyunca ortaya çıkan en önemli unsur, Nadirova'nın faaliyet gösterdiği alanların birbirinden bağımsız olmaması. Finans sektörü, diaspora yapıları, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası ilişkiler ağı aynı noktada birleşiyor. Bu nedenle onu yalnızca "bankacı", yalnızca "diaspora temsilcisi" ya da yalnızca “Amedspor yöneticisi” olarak tanımlamak eksik kalıyor.

2026 yılında Amedspor yönetimine dahil olması da bu çerçevede yeni bir anlam kazanıyor.

Kulüpte üstlendiği görev, doğrudan uluslararası ilişkiler, dış temsil, sponsorluk ve kurumsal gelişim alanlarını kapsıyor. Bu da Nadirova'nın yıllar içinde oluşturduğu bağlantı ağının sportif alandan çok daha geniş bir perspektifle değerlendirildiğini düşündürüyor.

Elbette bu noktada dikkatli olunması gereken bir ayrım var.

Mevcut kaynaklar, Nadirova'nın Kazakistan devlet kurumları, finans çevreleri ve Halk Asamblesi gibi yapılarla güçlü kurumsal ilişkiler içinde olduğunu ortaya koyuyor. Ancak onu belirli bir siyasi liderin, siyasi grubun veya iktidar çevresinin doğrudan temsilcisi olarak gösterecek açık ve doğrulanmış kanıtlar bulunmuyor. Buna rağmen ulaşılan veriler, Nadirova'nın sıradan bir yönetici profiline sahip olmadığını da gösteriyor.

Kazakistan'ın önemli finans kuruluşlarında görev yapmış, Kürt diasporasının önde gelen aile ve kurumlarıyla bağlantılı olmuş, Halk Asamblesi gibi devlet-toplum ilişkisinin merkezindeki yapılarda yer almış ve bugün bu birikimi Türkiye'deki yeni görevine taşımış bir isimden söz ediyoruz.

Ayrıca Nadir Nadirova’nın diğer dikkate değer bir paylaşımı da 19 Ağustos 2026’da X üzerinden verdiği mesajdır:

Bu nedenle sorulması gereken soru yalnızca “Narin Nadirova kimdir?” değildir.

Asıl soru şudur:

Amedspor yönetiminde yer alan bu isim, beraberinde hangi uluslararası ilişkileri, hangi kurumsal ağları ve hangi etki alanlarını taşımaktadır?

Çünkü görünen o ki, bu hikaye yalnızca futbolun hikayesi değildir.

Bu bağlamda Narin’in futbol sevgisi, “yaklaşık 10 yıldır bölgeye ve Diyarbakır’a düzenli ziyaretlerde bulunması” ile açıklanmaz!

Diyarbakır ile olan 10 yıllık ilişkisinde düzenli olarak ziyaret eden bir turist ve “kültürel aktivist” olarak bağ kurulmuştur. Ziyaretleri sırasında Diyarbakır iş dünyası ve yerel dinamiklerle temas kurmuş ve Haziran 2026'da Amedspor yönetim kurulu üyesi ve başkan yardımcısı olarak göreve almıştır.

Türkiye’de kullanılan alfabenin Türkçe kökenli olmamasını gerekçe göstererek nasıl Türkçenin resmi dil statüsü sorgulanamıyorsa, Kürtçenin yaygın konuşulmadığı iddiasını öne sürüp ona resmi dil statüsü talep etmek de samimi bir dil hakkı savunusu değil, siyasi hedefleri dil tartışmasının arkasına gizleyen aldatmaca ve bir mühendislik girişimidir.

Bu mantıkla ilerlersek, o zaman Türkiye’deki Türkler de Türkçe bilmiyor!

Hedeflerinde Siyonist İsrail kontrolünde Kürdistan vardır!

Narin Nadirova iyi bir vitrindir!

Amedspor ise 1972 yılında Melikahmet Turanspor olarak başladığı futbol macerasına 2015 yılından itibaren değişen renkleri ile bakalım daha ne kadar devam edecek…

Sorun tabii ki Kürtler değil, Kürtler üzerinde bölgede oynan oyunlar. Nadir Nadirova’ın bahsettiği Kafkaslardaki Kürtlere yapılan zulüm sanki Türklere yapılmadı.. Türkler de fazlası ile yapıldı!

İnsanın yadsındığı yeni dünya düzeninde küresel sapkınlar, “Kürdistan kuracakmış” zerre kadar sezinlemesi kalmışların bile inanmayacağı bir yalandır.

Yorumlar (1)

W. Ci 21 Saat Önce

yazınız kitap okur

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.