Yazan Prof. Dr. İsmail Hakkı AYDIN
Artık dikkat etmemiz gereken önemli bir husus var.
Nörobiyoteknoloji ve optogenetik alanlarındaki gelişmeler, beyin faaliyetlerinin ve sinir sisteminin işleyişinin anlaşılması konusunda yeni imkânlar sunuyor. Bu teknolojilerin hangi sınırlar içinde kullanılabildiği ise ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu. Gerçeklik algısı, düşünceler, korkular ve anılar üzerindeki etkileri söz konusu olduğunda, bilimsel olarak gösterilmiş olanlarla henüz kanıtlanmamış iddiaları birbirinden ayırmak gerekiyor.
Anıların silinmesi veya değiştirilmesi, yaşanmamış olayların yaşanmış gibi hatırlanması, insanların ya da toplumların belirli anlatılara inandırılması, alışkanlıkların değiştirilmesi ve yeni anıların oluşumunun engellenmesi gibi meseleler, bu çerçevede üzerinde durulması gereken önemli başlıklar arasında yer alıyor.
İşte tam da bu noktada, daha önce yayımladığımız birçok makale ve kitabımızda ayrıntılı biçimde ele aldığımız konuları yeniden hatırlamakta yarar var. Bir hatırlatma ve vurgu amacıyla, kavramlara ve isimlere yeniden göz atalım.
Bilim ve teknoloji kavramları: Türkçe karşılıkları ve anlaşılır açıklamaları
1. Evren, beyin ve genetik
1. Laniakea -Yerel galaksi üst kümesi
Samanyolu’nun da içinde bulunduğu, çok sayıda galaksiyi kapsayan devasa kozmik yapı. Listede “Laniaked” yazılmış; yaygın bilimsel yazımı Laniakea’dır.
2. Connectome -Beyin bağlantı haritası
Beyindeki sinir hücreleri arasındaki bağlantıların ve sinir ağlarının haritası. Daha geniş anlamda bir organizmadaki sinirsel bağlantıların tümünü de ifade edebilir.
3. Epigenetik -Genlerin çalışma düzenini inceleyen alan
DNA’nın harf dizisi değişmeden genlerin etkinliğinin nasıl değişebildiğini araştıran bilim dalıdır. Çevre, gelişim ve bazı yaşam koşulları bu düzenlemelerde rol oynayabilir.
4. Genom - Canlının genetik bilgi bütünü
Bir organizmanın DNA’sında bulunan genetik bilginin tamamı. Hücrelerin gelişimi ve işleyişiyle ilgili temel talimatları içerir.
5. Genomik -Genomun bütünü üzerine araştırmalar
Bir tek geni değil, organizmanın genetik materyalinin tamamını veya büyük bölümünü inceleyen bilim alanıdır.
6. DNA - Deoksiribonükleik asit
Canlıların genetik bilgisini taşıyan molekül. Hücrelerin nasıl gelişip çalışacağına ilişkin kalıtsal talimatların büyük bölümü DNA’da bulunur.
7. RNA -Ribonükleik asit
Genetik bilginin kullanılmasında, aktarılmasında ve düzenlenmesinde rol oynayan molekül ailesidir.
8. mRNA - Haberci RNA
DNA’daki genetik talimatların protein üretiminde kullanılmasına yardımcı olan RNA türüdür.
9. tRNA -Taşıyıcı RNA
Protein üretimi sırasında uygun aminoasitleri ribozoma taşıyan RNA türüdür.
10. Sitoplazmik ve mitokondriyal DNA
-Sitoplazmik DNA: Bu ifade tek başına belirli bir DNA türünü açıkça tanımlamaz. Hücre çekirdeği dışındaki DNA kastediliyorsa bunun önemli bir örneği mitokondriyal DNA’dır.
-Mitokondriyal DNA: Hücrenin enerji üretiminde görevli mitokondrilerde bulunan genetik materyaldir.
11. Ribozom - Protein üretim merkezi
Hücrede RNA’daki talimatları kullanarak aminoasitleri birleştiren ve protein üreten yapıdır.
12. Kuantoloji - Yerleşik olmayan bir terim
Kuantum fiziğiyle ilgili bir alan.
13. Nörokuantoloji -Standartlaşmış bir bilim dalı değil
Sinir sistemi ile kuantum fiziği arasında ilişki kuran yaklaşımlar için kullanılır.
14. Kuantum fiziği - Maddenin ve enerjinin çok küçük ölçeklerdeki davranışını inceleyen fizik alanı
Atomlar, elektronlar ve fotonlar gibi sistemlerin davranışlarını açıklamaya çalışır.
15. Kuantum pelerini -Bağlama göre değişen bir ifade
Kuantum sistemlerinin belirli özelliklerini gizleme veya bir sistemi dış etkilerden koruma fikrini anlatmak için kullanılabilir.
16. Kuantik çağ — Kuantum teknolojileri çağı
Kuantum bilgisayarları, kuantum iletişimi ve kuantum algılayıcıları gibi teknolojilerin önem kazanacağı dönemi anlatan bir ifade olarak kullanılır. Yerleşik bir bilimsel dönem adı değildir.
17. Holistik çağ - Bütüncül yaklaşım dönemi
İnsan, toplum, doğa ve teknoloji gibi unsurları birbirleriyle ilişkileri içinde ele alan bütüncül düşünceyi öne çıkaran bir ifade.
2. Yapay zekâ, robotlar ve insanın teknolojiyle birleşmesi
18. Robot -Görevleri otomatik olarak yerine getiren makine
Çevresini algılayabilen, programlanmış talimatlara göre hareket edebilen veya belirli işleri otomatikleştirebilen sistemdir.
19. İnsanı taklit eden yapay zekâ
İnsanların dil kullanma, görüntü tanıma, karar verme veya problem çözme gibi bazı bilişsel işlevlerini taklit eden yapay zekâ sistemleri için kullanılan açıklayıcı ifadedir. İnsan gibi görünmek veya davranmak, bir sistemin insan bilincine sahip olduğu anlamına gelmez.
20. Android - İnsan görünümündeki robot
Dış görünüşü ve bazı hareketleri insanı andıracak şekilde tasarlanmış robot. Günlük dilde bazen daha genel anlamda insan biçimli robot için de kullanılır.
21. Cyborg (Syborg) - İnsan ile makinenin birleşimi
Biyolojik bir organizmanın teknolojik parçalarla desteklenmesi veya işlevlerinin elektronik ya da mekanik sistemlerle bütünleştirilmesi fikrini anlatır. Kalp pili ve bazı gelişmiş protezler, biyoloji ile teknoloji arasındaki bu ilişkinin gerçek örnekleridir.
22. Humanoid - İnsan biçimli robot
Baş, gövde, kol ve bacak gibi insan bedenini andıran bir yapıya sahip robot. Android ile yakın anlamlıdır; kullanımda android genellikle daha insan benzeri görünümü vurgular.
23. Animoid - Hayvan biçimli veya hayvanı andıran robot
Hayvanların hareketlerini ya da görünüşlerini taklit eden robotlar için kullanılabilecek bir terimdir. Ancak “animoid” yaygın ve kesin tanımlı bir teknik sınıflandırma değildir.
24. Klonoid -Klonu andıran veya klon görünümünde yapay varlık
İnsan ya da başka bir canlının görünüşünü taklit eden robot veya yapay varlık anlamında kullanılabilir.
25. Transhuman - İnsan ötesi insan / teknolojiyle geliştirilmiş insan
İnsan bedeninin veya zihinsel kapasitesinin teknolojiyle geliştirilmesini savunan düşüncelerle bağlantılı kavramdır. Transhümanizm, insan yeteneklerinin bilim ve teknoloji aracılığıyla artırılmasını ele alan düşünsel harekettir.
26. Kopya insanlar - İnsan kopyalama veya insan benzeri kopyalar
Bu ifade, bağlama göre biyolojik klonlamayı, bir insanın görünüşünü taklit eden robotları veya dijital insan modellerini anlatır.
27. Simülatif teknoloji - Gerçek dünyayı taklit eden sistemler
Gerçek bir ortamı, olayı veya süreci bilgisayar ortamında modelleyen teknolojilerdir. Uçuş simülatörleri, sanal gerçeklik ortamları ve dijital ikizler buna örnek verilebilir.
28. Maymun ve dijital askerler
Bu ifade tek başına standart bir bilimsel terim değildir. Maymunların biyolojik veya nörolojik araştırmalarda kullanılması ile dijital ortamda askeri eğitim, simülasyon ve yapay zekâ destekli askeri sistemler ayrı başlıklar altında incelenmelidir.
3. Tıp, nanoteknoloji ve biyomühendislik
29. Robotik cerrahi - Robot destekli ameliyat
Cerrahın, özel bir konsol aracılığıyla robotik aletleri kontrol ederek ameliyat yapmasını sağlayan yöntemdir. Robot kendi başına cerrahın yerini almaz; kullanılan sistemin özelliklerine göre cerrahın hareketlerini hassaslaştırabilir.
30. Nanopartiküller -Çok küçük parçacıklar
Genellikle nanometre ölçeğindeki parçacıklardır. İlaçların taşınması, görüntüleme, elektronik ve malzeme üretimi gibi alanlarda kullanılabilirler. Bir nanometre, metrenin milyarda biridir.
Genom Enstitüsü
31. Nanobotlar -Nano ölçekte çalışan robotik sistemler
Çok küçük boyutlarda belirli görevleri yerine getirmesi tasarlanan robotik sistemler için kullanılan genel bir ifadedir. Tıp alanında hücrelere ilaç taşıma veya belirli biyolojik süreçlere müdahale etme gibi olası uygulamalar araştırılmaktadır. Ancak bu adla anılan sistemlerin tümü bugün kullanılabilir durumda değildir.
32. Nanorobotlar - Nano ölçekli robotlar
Nanometre ölçeğinde ya da bu ölçeğe yakın boyutlarda çalışan, belirli görevleri yerine getirmek üzere tasarlanan robotik cihazlar. Nanobot terimiyle büyük ölçüde örtüşür. Gerçek nanomalzemeler ve nanoparçacıklar mevcut olsa da, vücutta bağımsız ve karmaşık görevler yapan gelişmiş nanorobotlar ayrı bir konudur.
33. Robotik iplikler -Robotik veya akıllı lifler
Hareket edebilen, algılama yapabilen ya da elektriksel ve mekanik özellikler gösterebilen lif veya iplik benzeri yapıları anlatabilir. Kullanım alanına göre giyilebilir teknoloji, yumuşak robotik veya tıbbi cihazlarla ilişkili olabilir. İfade tek bir standart teknolojiye karşılık gelmez.
34. Nanoteknoloji - Maddenin atomik ve moleküler ölçekte işlenmesi
Yaklaşık 1–100 nanometre ölçeğindeki yapıların özelliklerini inceleyen ve bunlardan yararlanan teknoloji alanıdır. Tıp, elektronik, enerji, malzeme bilimi ve biyoteknoloji gibi birçok alanda kullanılır.
35. Biyomatematik -Matematiğin biyolojiye uygulanması
Hücrelerin, canlı topluluklarının, salgınların, genetik süreçlerin ve ekosistemlerin matematiksel modellerle incelenmesini sağlar.
36. Nanonöroşirürji - Nano teknolojilerle desteklenen sinir sistemi cerrahisi
Sinir sistemi hastalıklarının tanı ve tedavisinde nano ölçekli malzemelerin veya cihazların kullanılmasını ifade etmek için kullanılır. Ancak bu ad, tek başına yerleşik ve standart bir cerrahi yöntemin adı değildir.
37. Nanonöroteknoloji - Nano teknoloji ile sinir biliminin kesişimi
Sinir hücrelerini, beyin dokusunu ve sinirsel sinyalleri incelemek veya bunlarla etkileşim kurmak amacıyla nano ölçekli malzeme ve cihazlardan yararlanmayı hedefleyen araştırma alanını anlatır.
38. Nöroengineering (beyin mühendisliği) - Sinir sistemi mühendisliği
Beyin ve sinir sistemini anlamak, ölçmek veya işlevleriyle etkileşim kurmak amacıyla mühendislik yöntemlerinin kullanılmasıdır. Beyin-bilgisayar arayüzleri, sinir uyarıcıları ve sinir sinyallerini kaydeden cihazlar bu alanla ilişkilidir.
39. Optogenetik - Işıkla kontrol edilen biyolojik etkinlik
Genetik yöntemlerle belirli hücrelerin ışığa duyarlı hâle getirilmesi ve ışık kullanılarak bu hücrelerin etkinliğinin kontrol edilmesi tekniğidir. Özellikle sinir hücrelerinin işleyişini araştırmada kullanılır.
40. Genetik cerrahi - Genlere müdahale
Genetik materyalin belirli bölümlerini değiştirmeyi, çıkarmayı veya eklemeyi hedefleyen yöntemleri anlatan genel bir ifadedir. Bilimsel bağlamda gen düzenleme ya da genetik mühendisliği gibi daha kesin terimler tercih edilebilir.
41. CRISPR-Cas9 teknolojisi - Hedefli gen düzenleme yöntemi
DNA’nın belirli bir bölgesini hedefleyerek genetik materyalin değiştirilmesini mümkün kılan bir yöntemdir. Araştırmalarda ve bazı tıbbi uygulamalarda kullanılır.
4. DNA, hücreler ve biyolojik sistemler
42. Genom ile genetik mühendisliği arasındaki ilişki
Genom, genetik bilginin bütününü; genetik mühendisliği ise bu bilgi üzerinde değişiklik yapmaya yönelik yöntemleri ifade eder.
43. Mitokondri - Hücrenin enerji üretiminde görevli yapı
Hücrelerin enerji üretiminde önemli rol oynar. Mitokondriler kendi DNA’larına da sahiptir. Bu nedenle hücre biyolojisi ve kalıtım araştırmalarında özel bir yere sahiptirler.
44. Prionlar - Yanlış katlanmış proteinler
Prionlar, normal proteinlerin yanlış biçimde katlanmasına yol açabilen ve bazı ciddi sinir sistemi hastalıklarıyla ilişkili olan protein yapılarıdır. Bakteri veya virüs değildirler.
45. Aşılar -Bağışıklık sistemini eğiten tıbbi ürünler
Bağışıklık sisteminin belirli bir hastalık etkenini tanımasını ve ona karşı savunma geliştirmesini sağlamayı amaçlar. Aşıların türleri ve çalışma mekanizmaları farklıdır; değerlendirme, her aşının bilimsel verileri ve güvenlilik sonuçları üzerinden yapılmalıdır.
46. Salgınlar - Bir hastalığın beklenenden fazla yayılması
Belirli bir bölgede veya toplulukta bir hastalığın olağan düzeyin üzerinde görülmesidir. Salgınların nedenleri; bulaşıcı etkenler, çevresel koşullar, toplumun bağışıklık durumu ve diğer etkenlerle ilişkili olabilir.
5. Ağlar, iletişim ve yeni nesil teknolojiler
47. 5G -Beşinci nesil mobil iletişim
Mobil internetin hızını, bağlantı kapasitesini ve gecikme performansını geliştirmeyi amaçlayan haberleşme teknolojisidir. Akıllı şehirler, bağlantılı cihazlar ve endüstriyel otomasyon gibi alanlarda kullanılabilir.
48. 6G — Altıncı nesil mobil iletişim araştırmaları
5G’nin ardından geliştirilmesi hedeflenen yeni nesil kablosuz iletişim teknolojileri için kullanılan addır. Daha yüksek kapasite, gelişmiş algılama ve yapay zekâ destekli ağlar gibi hedefleri vardır. Hedeflenen özelliklerle bugün yaygın olarak kullanılabilen özellikleri birbirinden ayırmak gerekir.
49. Akıllı tozlar (Smart Dust) - Çok küçük kablosuz algılayıcılar
Ortam sıcaklığı, ışık, titreşim veya kimyasal değişimler gibi verileri ölçebilen, küçük elektronik algılayıcılardan oluşan sistemler için kullanılan kavramdır. Sensörlerin boyutu, enerji kaynağı ve iletişim kapasitesi gerçek teknik sınırlamalara tabidir. Akıllı toz kavramının varlığı, insanların bedenlerine gizlice yerleştirilen ve düşüncelerini kontrol eden cihazların varlığını kanıtlamaz.
50. Grafen - Tek atom kalınlığında karbon tabakası
Karbon atomlarının altıgen bir düzen içinde sıralandığı, çok ince bir malzemedir. Elektriksel iletkenliği, mekanik dayanımı ve diğer özellikleri nedeniyle elektronik, sensör ve malzeme araştırmalarında önemlidir.
6. Kuramsal nanorobotlar ve özel adlandırmalar
51. Respirositler (Respirocytes) - Kuramsal yapay kırmızı kan hücreleri
Vücutta oksijen taşıma görevini üstlenmesi tasarlanan, nanoteknoloji temelli varsayımsal mekanik cihazlardır. Bu kavram, gelişmiş nanomedikal tasarım önerilerinde yer alır; burada anlatılan yeteneklere sahip cihazların bugün rutin tıpta kullanıldığı anlamına gelmez.
52. Clottocyte’ler - Kuramsal yapay kan pulcukları
Kanamayı durdurmak üzere kan pulcuklarının görevini taklit etmesi tasarlanan varsayımsal mekanik nanocihazlardır. Kan pıhtılaşmasına yardımcı olacak şekilde tasarlanmış bir fikir olarak ele alınırlar; yerleşik bir klinik tedavi yöntemi olarak sunulmamalıdır.
53. Ortak çalışan böcekler (Co-opted Insect) -Başka bir amaç için yönlendirilen böcekler
Bu ifade, böceklerin doğal davranışlarından yararlanılması veya biyolojik sistemlerin insan eliyle farklı görevlerde kullanılması anlamında yorumlanabilir. Ancak hangi araştırma, proje veya teknolojinin kastedildiği belirtilmeden belirli bir sistemin varlığı sonucuna varılamaz.
54. Maymun ve dijital askerler - İki ayrı araştırma ve teknoloji başlığı
Maymunlar, bazı biyomedikal ve sinirbilim araştırmalarında kullanılan deney hayvanlarıdır. Dijital askerler ise askeri simülasyonlar, sanal eğitim, yapay zekâ destekli karar sistemleri veya dijital asker modelleri anlamına gelebilir. Bu iki ifadeyi tek bir teknolojiymiş gibi sunmak doğru değildir.
7. Doğrulanması gereken veya standart bilimsel terim olmayan ifadeler
55. Lucifer - Bağlama göre farklı anlamlar taşıyan ad
Latince kökenli bir sözcük olup tarihi ve dini metinlerde farklı anlamlarda kullanılmıştır. Ayrıca çeşitli projelerde, yazılımlarda veya popüler kültür eserlerinde özel ad da olabilir.
56. Black Goo - “Siyah madde” veya “siyah jel”
İngilizcede kelime anlamı siyah, yapışkan bir maddeyi ifade eder. İnternet anlatılarında bazen gizemli ya da kontrol edici bir teknoloji olarak sunulur.
57. Morgellon hastalığı - Morgellons adıyla anılan durum
Bazı kişilerde deride lifler veya yabancı cisimler bulunduğu hissi, kaşıntı ve benzeri şikâyetlerle ilişkilendirilen bir adlandırmadır.
58. Parazit kuruntu hastalığı - Parazitlenme sanrısı
Kişinin vücudunda parazit bulunduğuna, deri altında canlıların hareket ettiğine veya kendisine parazit bulaştırıldığına güçlü biçimde inanmasıyla ilişkilendirilen klinik bir durumdur.
59. Yeni Kuzgun Projesi (Raven New)
60. Kuantum pelerini, kuantik çağ ve holistik çağ
Bu ifadeler farklı metinlerde farklı anlamlarla kullanılabilir.
Nihat Adıgüzel 8 Saat Önce
Hani derlerya”pes doğrusu,bu kadarı da olmaz” maşAllah… Çok farklı bir alanda bu şaheser…Tebrikler doğrusu…Allah kolaylık versin…Başarılar…