LİTYUM BATARYA YANGINLARI:

YAZARLAR

ATEŞ SÖNSE BİLE TEHLİKE BİTMİYOR!

Yazan Muammer KARABULUT

DİKKAT: Lityum batarya yangınında alevlerin sönmesi, tehlikenin bittiği anlamına gelmez. Yeniden tutuşma ve zehirli gaz riski nedeniyle bataryalara yaklaşmayın;

Telefonlardan elektrikli otomobillere, elektrikli bisikletlerden enerji depolama sistemlerine kadar hayatımızın her alanına giren lityum-iyon bataryalar, ciddi bir yangın riskini de beraberinde getiriyor. Peki, bu bataryalar neden bu kadar zor söndürülüyor?

Günümüzde teknolojik cihazların büyük bölümü, yüksek enerji depolayabilen lityum-iyon bataryalarla çalışıyor. Akıllı telefonlarımız, dizüstü bilgisayarlarımız, elektrikli bisikletlerimiz ve elektrikli otomobillerimiz bu teknolojiden yararlanıyor. Ancak bu küçük ve güçlü enerji kaynakları hasar gördüğünde, aşırı ısındığında veya uygun olmayan koşullarda şarj edildiğinde ciddi bir tehlikeye dönüşebiliyor.

Buradaki asıl sorun yalnızca alevlerin büyüklüğü değil. Lityum-iyon batarya yangınlarında alevleri söndürmek ile bataryanın içindeki tehlikeli reaksiyonu durdurmak aynı şey değildir.

ISIL KAÇAK: BATARYANIN KENDİ KENDİNİ ISITMASI

Lityum-iyon bataryalarda meydana gelebilen en tehlikeli olaylardan biri de ısıl kaçaktır.

Bataryanın içindeki bir hücre aşırı ısındığında, hasar gördüğünde veya kısa devre oluştuğunda kimyasal reaksiyonlar hızlanabilir. Bu reaksiyonlar daha fazla ısı üretir; artan ısı da yeni reaksiyonları tetikleyebilir. Böylece kontrol edilmesi zor, kendi kendini besleyen bir süreç başlayabilir.

Üstelik sorun tek bir hücreyle sınırlı kalmayabilir. Bir hücrede başlayan ısıl kaçak, yeterince kontrol altına alınamazsa komşu hücrelere yayılabilir. Özellikle çok sayıda hücreden oluşan elektrikli otomobil bataryalarında bu durum, yangının büyümesine ve uzun süre devam etmesine yol açabilir.

ALEVLER SÖNDÜĞÜNDE TEHLİKE NEDEN BİTMİYOR?

Sıradan bir yangında alevlerin ortadan kalkması, çoğu zaman yangının kontrol altına alındığına işaret eder. Ancak batarya yangınlarında yalnızca alevlere bakarak karar vermek tehlikelidir.

Bataryanın içinde yüksek sıcaklık devam edebilir. Hasar görmüş hücreler yeniden alevlenebilir veya başka hücreleri tetikleyebilir. Bu nedenle itfaiye ekiplerinin yangın sonrasında da sıcaklığı takip etmesi, bataryayı soğutması ve yeniden tutuşma riskini değerlendirmesi gerekir.

NEDEN TONLARCA SU KULLANILABİLİYOR?

Elektrikli otomobil yangınlarında itfaiyenin uzun süre su kullanması, zaman zaman yanlış yorumlanıyor. Sanki su ateşi söndüremiyormuş gibi bir görüntü ortaya çıkıyor.

Oysa suyun temel işlevlerinden biri, bataryayı soğutmaktır. Amaç yalnızca görünen alevleri bastırmak değil, sıcaklığı düşürerek ısıl kaçağın diğer hücrelere yayılmasını ve yangının yeniden başlamasını önlemeye çalışmaktır.

Batarya paketlerinin iç yapısı, hücrelerin yerleşimi ve koruyucu muhafazalar, soğutmanın yangının kaynağına ulaşmasını zorlaştırabilir. Bu nedenle özellikle büyük batarya paketlerinde uzun süreli soğutma gerekebilir.

Kuru kimyevi toz veya karbondioksit gibi söndürücüler görünen alevleri bastırabilse de bataryanın içindeki sıcaklığı her zaman yeterince düşüremez. Alevin kaybolması, bataryadaki kimyasal reaksiyonun durduğu anlamına gelmez.

ZEHİRLİ GAZLAR VE PATLAMA RİSKİ

Batarya yangınlarının bir diğer önemli tehlikesi, açığa çıkabilen gazlardır. Bataryanın kimyasına ve yangının koşullarına bağlı olarak zehirli, tahriş edici veya yanıcı gazlar ortaya çıkabilir.

Bu gazlar kapalı alanlarda birikirse ciddi sağlık tehlikeleri oluşturabilir; bazı koşullarda alevlenme veya patlama riski de doğabilir. Dolayısıyla tehlike yalnızca alevlere yaklaşmakla sınırlı değildir. Dumanın solunması da ciddi sonuçlar doğurabilir.

Bu nedenle yanan bir bataryaya müdahale etmek, yalnızca uygun bir söndürücüye sahip olmak meselesi değildir. Olayın büyüklüğüne, batarya türüne ve bulunduğu ortama uygun profesyonel müdahale gerekir.

PEKİ, KENDİMİZİ NASIL KORUYABİLİRİZ?

Lityum-iyon bataryalar günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası hâline geldi. Bu nedenle riskleri bilmek ve basit güvenlik önlemlerini ciddiye almak büyük önem taşıyor.

-Doğru şarj cihazı kullanın. Üreticinin önerdiği veya cihazla uyumlu olduğu doğrulanmış şarj cihazlarını tercih edin.

-Hasarlı bataryaları kullanmayın. Şişme, olağan dışı ısınma, sızıntı, koku, tıslama veya çatırdama gibi belirtileri ciddiye alın.

-Şarj sırasında çevreyi güvenli tutun. Cihazları yatak, koltuk, perde ve kolay tutuşabilen malzemelerin üzerinde şarj etmeyin.

-Aşırı sıcaklıktan koruyun. Bataryaları doğrudan güneş altında veya aşırı ısınabilecek kapalı araçların içinde bırakmayın.

-Batarya yangınını kendiniz söndürmeye çalışmayın. Yangın veya duman belirtisi varsa güvenli biçimde uzaklaşın, dumanı solumayın ve hemen 112'yi arayın.

-Yangın sonrasında bataryaya dokunmayın. Alevler sönmüş görünse bile batarya yeniden tutuşabilir. Yetkili ekiplerin değerlendirmesini bekleyin.

TEKNOLOJİNİN GÜCÜ KADAR RİSKİNİ DE BİLMELİYİZ

Lityum-iyon bataryalar, ulaşımda, iletişimde ve enerji depolamada büyük kolaylıklar sağlıyor. Ancak yüksek enerji yoğunluğu, hasar ve aşırı ısınma durumlarında ciddi yangın tehlikelerini de beraberinde getirebiliyor.

Buradan çıkarılması gereken sonuç, bu teknolojilerin kullanılmaması gerektiği değil; güvenliklerinin hafife alınmamasıdır.

Bir bataryada alevlerin sönmesi, tehlikenin tamamen ortadan kalktığını göstermez. Asıl mesele, bataryanın yeterince soğutulması, tehlikeli reaksiyonların kontrol altına alınması ve yeniden tutuşma riskinin ortadan kaldırılmasıdır.

Buna kısaca “Teknolojik Yangın” diyebiliriz…

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.