<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>5G Virüs Platformu - 5gvirusnews</title>
	<link>https://www.5gvirusnews.com/</link>
	<description>5G Virus Platformu 5G teknolojisinin getireceği yeniliklere karşı değil, İNSAN sağlığına ve doğaya  getireceği zararlara karşıdır.</description>
	<image>
		<title>5G Virüs Platformu - 5gvirusnews</title>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/</link>
		<url>https://www.5gvirusnews.com/images/banner/logo-large.png</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/hukuk/yetkili-zulum-h1944.html</link>
		<title>YETKİLİ ZULÜM</title>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<description><![CDATA[ANTALYA&#039;DA PEUGEOT, CITROËN VE NISSAN ARAÇ SAHİPLERİNİN DİKKATİNE]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Haber Merkezi | Antalya | 24 Ağustos 2026</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Antalya'da faaliyet gösteren <b>Haşim Balaban Otomotiv ve Tarım Ürünleri Tic. San. Ltd. Şti.</b>, farklı şirket unvanları altında Peugeot, Citroën ve Nissan markalarına yetkili servis hizmeti sunmaktadır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu üç marka, dünyanın önde gelen otomotiv üreticileri arasında yer almaktadır:</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Avrupa markası olanlardan biri Peugeot, <b>1810</b> yılında Fransa'da <b>Jean-Frédéric ve Jean-Pierre II Peugeot</b> tarafından kurulurken, Citroën, <b>André Citroën</b> tarafından 4 Haziran <b>1919</b> tarihinde Fransa'da kuruldu.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Asyalı olan Nissan Motor Co., Ltd. ya da kısaca Nissan, <b>1933</b> yılında <b>Jidosha-Seizo Co</b>. kurulan ve günümüzde merkezi Yokohama'da bulunan Japonların çok uluslu bir otomobil üreticisidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Türkiye Pazarı Küresel Markalar İçin Neden Önemli?</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu markaların dünyadaki ciroları sattıkları araçlara yalnızca Türkiye pazarı açısından değerlendirecek olursak:</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Peugeot Türkiye, </b>2025 yılında <b>86.459</b> adetlik satış rakamına ulaşarak tarihinin en yüksek satışını gerçekleştirmiş, Türkiye'yi Fransa ve İtalya'nın ardından dünyanın en büyük üçüncü Peugeot pazarı konumuna taşımıştır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Citroën Türkiye, </b>2025 yılını <b>71.440</b> adetlik rekor satışla kapatmış; Fransa'nın ardından dünyanın en büyük ikinci Citroën pazarı olmuştur.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Nissan Türkiye </b>ise 2025 yılında<b> 28.705 </b>adet araç satışı gerçekleştirerek yüzde 2,10 pazar payına ulaşmıştır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bugün<b> </b>Türkiye genelinde<b> </b>Peugeot ve Citroën’in<b> 65, </b>Nissan’ın ise <b>32 </b>yetkili servis<b> </b>noktası bulunmaktadır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ancak Antalya'da bu üç markanın yetkili servis faaliyetlerinin aynı grup şirketleri bünyesinde yürütülmesi, sektörel açıdan çeşitli soru işaretlerini de beraberinde getirmektedir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>ÜÇ MARKA TEK ÇATI ALTINDA NASIL BULUŞUYOR?</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu üç küresel otomotiv firmasının Türkiye'deki, <b>“Ortak Yetkili Servisi”</b> 1996 yılında Haşim BALABAN tarafından kurulan şirketlerdir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Derinlemesine bir hukuki ve sektörel araştırma yapıldığında, bu üç markanın tek bir çatı altında yetkili servis olarak hizmet vermesi mevcut distribütörlük yapıları ve rekabet kanunları gereği etik değildir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_08_24_14_25_451.png" /></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Neden üçü birden kurumsal engel veya etik olarak, “Yetkili Servis” olamaz?</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Peugeot ve Citroën, aynı çatı şirket olan <b>Stellantis Grubu</b> bünyesinde faaliyet göstermektedir. Bu nedenle aynı tesislerde veya ortak servis yapıları içerisinde hizmet vermeleri olağan ve ticari olarak belki anlaşılabilir bir durumdur.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ancak <b>Nissan</b>, Stellantis ile herhangi bir kurumsal bağı bulunmayan, tamamen bağımsız bir otomotiv üreticisidir. Türkiye operasyonları da ayrı bir şirket yapısı tarafından yürütülmektedir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu nedenle aynı işletme grubunun hem Stellantis markaları hem de Nissan adına yetkili servis hizmeti vermesi; distribütörlük sözleşmeleri, marka politikaları ve kurumsal bağımsızlık ilkeleri açısından dikkatle incelenmesi gereken bir durum olarak görülmektedir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bir bayinin hem Stellantis'ten hem de Nissan'dan eş zamanlı olarak <b>“resmi marka yetkilendirmesi”</b> alıp üç logoyu yan yana veya yakın adreslerde &nbsp;asarak resmi garanti hizmeti sunması distribütörlük anlaşmalarına aykırıdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>SONUÇ NE OLUYOR?</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Eğer böyle bir yetkilendirme BALABAN örneğinde olduğu gibi olursa ne olur? </span></span></span></p>

<ol>
	<li style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Şikayet olur…</b></span></span></span></li>
</ol>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bunu için Google arama sayfasına, <b>“Haşim Balaban şikayet var”</b> yazmanız yeterlidir. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_08_24_14_25_452.png" /></b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">İkincisine gerek yok, sayfalarca ve 100’lerce şikayeti bu sayfalarda bulabilirsiniz. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Araç sahiplerinin dile getirdiği başlıca şikayetler arasında;</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">-Servis süreçlerinin haftalar hatta aylar sürebilmesi,</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">-Araç sahiplerinin yeterince bilgilendirilmediği iddiaları,</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">-Telefonlara ulaşmakta yaşanan güçlükler,</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">-Teslimat süreçlerindeki aksaklıklar,</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">-Ekspertiz, sigorta ve hasar işlemlerinde yaşanan memnuniyetsizlikler, gibi konular öne çıkmaktadır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ayrıca bir şirket kurmuşlar <a href="http:// https://www.bvkotomotiv.com/balaban-otomotiv-_-peugeot"><span style="color:#ff0000;"><b>(bkz)</b></span></a><span style="color:#ff0000;"> </span>Seramik kaplama, Boya Koruma Sistemi, Anti Bakteriyel Detaylı İç Temizlik gibi çeşitli işleri yapıyorlar. Hasar için bakan görevli kişiler, çok profesyonelce önce bu ek hizmetlerin pazarlaması ve yönlendirilmesini de yapıyorlar. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_08_24_14_25_453.png" /></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>YETKİLİ SERVİS Mİ, YETKİLİ SORUN MU?</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Antalya’daki yetkili servis, bu marka otomotiv alanalar için tam bir faciadır. Elbette her şikayet kesin bir kusur anlamına gelmez. Ancak yüzlerce benzer şikayetin ortaya çıkması, hem ilgili işletmenin hem de temsil ettiği küresel markaların dikkatle değerlendirmesi gereken bir tablo oluşturmaktadır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Peugeot, Citroën ve Nissan gibi dünya çapında milyarlarca dolarlık markalar, araç satarken müşterilerine yalnızca garanti ve servis güvencesi değil; aynı zamanda kurumsal kalite, şeffaflık ve güven de vaat etmektedir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Eğer Antalya'daki kullanıcı deneyimleri gerçekten bu kadar olumsuz bir noktaya ulaşmışsa, burada yalnızca yerel bir servis sorunu değil, aynı zamanda küresel markaların itibarını ilgilendiren ciddi bir yönetim sorunu da söz konusudur.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu nedenle sorulması gereken soru şudur:</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Bu üç marka Antalya'da araç sahiplerine “Yetkili Servis” mi sunuluyor, yoksa “Yetkili Zulüm” mü?</b></span></span></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 24 Aug 26 17:24:16 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.5gvirusnews.com/hukuk/yetkili-zulum-h1944.html">YETKİLİ ZULÜM</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/petrolun-otesinde-libya-h1943.html</link>
		<title>Petrolün Ötesinde Libya</title>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<description><![CDATA[Beyaz Zeytin ile Kara Yağ Arasında Bir Ülke]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Yazan Dr. Nurfer TERCAN</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b><i>Libya kıyısında bir ağaç vardır ki meyvesi kararmaz.</i></b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Dünyadaki bütün zeytinler olgunlaştıkça yeşilden mora, mordan siyaha döner.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Çünkü olgunlaşırken antosiyanin denen koyu renk pigmentini üretirler. Beyaz zeytinde bu üretim, tabiatın sessiz bir kararıyla durur. Meyve dalında olgunlaşır, tatlanır, yağlanır ama fildişi beyazlığında kalır. Kışın ortasına kadar dalda bırakılsanız bile rengini vermez.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Yani beyaz zeytin olgunlaşmayı reddetmez. Kararmayı reddeder.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Botanik adıyla Olea europaea / leucocarpa var. Dünya’nın en nadir zeytinlerinden biridir; Akdeniz’in yalnızca birkaç köşesinde tutunabilmiştir ve Libya kıyısı bu köşelerden biridir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">O kıyı boyunca kaydı tutulmuş yüzden fazla zeytin çeşidi yetişir; beyaz zeytin bunların en <i>sessizi,</i> en az bilinenidir. Sanki Sahra’dan Akdeniz’e bir çıkışın sessizce bekleyişi…</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Tarih boyunca bu ağacın yağı sofralarda değil mabetlerde arandı. Kandilde yakıldığında is bırakmadığı, mermeri lekelemediği için kutsal yağ sayıldı. İtalya’da ona bu yüzden</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">“<i>Meryem’in zeytini</i>” dendi. Ticari olarak hiçbir zaman popüler olmadı. Çünkü az verir, geç verir, kolay taşınmaz.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Şimdi aynı toprağın altına bakalım.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Libya, 48 milyar varili aşan kanıtlanmış rezerviyle Afrika’nın en büyük petrol ülkesidir. Kıtanın kanıtlanmış rezervlerinin yüzde 40’ından fazlası bu çölün altındadır. Ve işte bir ülkenin bütün talihi ile bütün trajedisi, tek bir cümlede buluşur:</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b><i>Aynı toprağın altında kararan bir yağ, üstünde kararmayan bir meyve vardır.</i></b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Yerin altındaki yağ, çıkarıldığı her yeri lekeler: elleri, sözleşmeleri, sınırları, kurumları.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Zengin eder ama iz bırakır!</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Yerin üstündeki yağ yakıldığında yalnızca ışık verir. Az kazandırır ama kirletmez.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Biri ranttır, öteki emek.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Biri aylarla ölçülür, öteki kuşaklarla. Bir petrol kuyusu birkaç ayda üretime geçer; bir zeytin ağacı ilk meyvesini yıllarca bekletir, asıl bereketini torunlara verir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bir ülkenin hangi yağa yaslandığı, aslında zamanı nasıl anladığının cevabıdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>ŞİRKETLERİN YERLEŞİM PLANI, DEVLETLERİN YERLEŞİM PLANI</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">2026, Libya için sıradan bir yıl olmadı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ocak ayında Trablus’ta, Total Energies ve Conoco Phillips ile 20 milyar doları aşan 25 yıllık bir anlaşma imzalandı; Waha imtiyazları 2050’ye uzatıldı. Şubat’ta 2007’den bu yana ilk lisanslama turunun sonuçları açıklandı; Chevron on altı yıl sonra Libya’ya döndü, Eni–Qatar Energy ortaklığı ve Repsol blok kazandı. Haziran’da üretim, 2013’ten bu yana en yüksek seviyeye günlük 1,44 milyon varile çıktı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Rakamlar parlaktır. Ama aynı turda teklife açılan 22 bloktan yalnızca beşi tahsis edilebildi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">İlgi gösteren şirket sayısı elliyi aşmıştı. Bağlayıcı taahhüde geçen bir avuç kaldı. Çünkü imza kolay, maliyeti düşüktür; ancak yatırım kararı epey pahalıdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ve şirketlerin nereye yerleştiğine bakarsanız, aslında devletlerin nereye yerleştiğini görürsünüz.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Batı kıyısı, Mellitah’tan Sicilya’ya uzanan boru hattıyla İtalya’nın gaz mimarisidir. Sirte havzası, ülkenin petrol kalbi, Amerikan ve Fransız sermayesinin alanıdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Güneybatıdaki Murzuk, Libya’nın Sahel’e bakan yüzüdür. Doğudaki Sirenayka platform ve açık deniz blokları ise yalnızca bir jeoloji meselesi değil, bir deniz yetki alanı meselesidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Sermaye Batı’dan gelir ve Trablus’ta imzalanır. Sahalar ve terminaller fiilen doğudaki güçlerin şemsiyesi altındadır. Gelir ise Trablus’taki Merkez Bankası üzerinden bölüşülür.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Üç ayrı meşruiyet zinciri, tek bir varil petrolün üzerinde kesişir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Nitekim geçtiğimiz ağustos ayında Zaviye’de, ülkenin en büyük faal rafinerisinin bulunduğu kompleks günlerce insansız hava araçlarıyla vuruldu; milyonlarca litrelik bir yakıt tankı yanarak çöktü, şehrin elektrik altyapısı hasar gördü, devlet petrol şirketi mücbir sebep uyarısı yaptı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ders açıktır: Petrol sahasına sahip olmak enerji gücü olmaya yetmez. Enerji altyapısını koruyabilen bir devlet olmak gerekir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>ÜÇ EŞİK : 2030 – 2045 – 2053</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">2030 bir kapasite yılı değil, bir koruma yılıdır. Tek merkez bankası, tek bütçe, tek gelir havuzu ve korunabilen bir altyapı olmadan hiçbir varil hedefi anlam taşımaz. Bu eşiğin riski nettir: şirketler yerleşir, devlet kurulmaz. O zaman bir ülke kendi toprağında misafir olur.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">2045, matematiksel bir eşiktir. Waha imtiyazları 2050’de biter; 2045 yeniden müzakerenin, yani asıl pazarlık gücünün yılıdır. Ama asıl eşik petrol değildir. Sudur.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Libya’nın tarımını ve şehirlerini ayakta tutan Büyük İnsan Yapımı Nehir, yenilenmeyen fosil suya dayanır. Bu, hiçbir varil fiyatıyla ertelenemeyecek tek takvimdir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">2053 ise artık varille ölçülemeyen bir eşiktir. O tarihte sorulacak sorular ekonomik değil, medeniyete dairdir: Bu ülkede hangi şehirler kuruldu? Hangi üniversiteler, hangi kütüphaneler? Genç nüfus nereye yerleşti, ne üretti, neye inandı?</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ve burada Libya’nın en çok gözden kaçan sermayesi ortaya çıkar: hafızası.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>NE DOĞUYA NE BATIYA AİT</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Nûr sûresindeki o meşhur temsil, sanki tam bu coğrafya için söylenmiştir: kandilin yağı, ne doğuya ne batıya ait olan mübarek bir zeytin ağacından gelir; öyle bir yağdır ki ateş değmese de neredeyse kendiliğinden ışık verecek kadar berraktır. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ne doğuya ne batıya ait.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Doğusu ile batısı arasında bölünmüş, Avrupa ile Afrika arasında sıkışmış, Akdeniz ile Sahra arasında duran bir ülke için bundan daha manidâr bir cümle zor bulunur.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Libya’nın önündeki asıl mesele, doğuyu mu batıyı mı seçeceği değildir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Kendi ağacı olmayı seçip seçemeyeceğidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu nedenle beyaz zeytin, bu yazıda bir botanik ayrıntı değil bir ölçüdür.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bir ülkenin kalkınmasını varil sayısıyla ölçebilirsiniz. Ama bir ülkenin medeniyet iddiasını, en nadir ağacına ne yaptığıyla ölçersiniz.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">O ağacı koruyabilen, çoğaltabilen, adını coğrafi işaretle tescilleyen, yağını dünyaya kendi hikâyesiyle anlatabilen bir Libya, aslında petrolle yapmak istediği şeyin provasını yapmış olur: bir kaynağı bir kimliğe dönüştürmek.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Çünkü tarihte hiçbir doğal kaynak tek başına bir medeniyet kurmadı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Kaynak ancak akılla birleştiğinde servete; servet kurumla birleştiğinde devlete; devlet üretimle birleştiğinde güce; güç kültür ve hafızayla birleştiğinde medeniyete dönüşür.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Petrol Libya’nın kaderi olmak zorunda değildir. Petrol, Libya’nın kaderini yeniden yazabilmesi için elindeki sermaye olabilir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ve belki de bu ülkenin — belki hepimizin — kendimize sormamız gereken soru şudur:</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><i>Yerin altındaki kara yağ tükendiğinde, yerin üstünde hâlâ kararmayan bir şey kalacak mı?</i></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 26 17:19:30 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/petrolun-otesinde-libya-h1943.html">Petrolün Ötesinde Libya</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/nuhun-gemisine-balik-neden-alinmadi-h1942.html</link>
		<title>NUHUN GEMİSİNE BALIK NEDEN ALINMADI?</title>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<description><![CDATA[HERKESİ AYNI GEMİYE BİNDİREN ÇAĞA BİR İTİRAZ VAR!]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Yazan Dr. Nurfer TERCAN</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Bir Tek Balık Alınmadı Nuh’un Gemisine!</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b><i>Murathan Mungan’ın Yaz Geçer kitabındaki “Alabalık ile Siyambalığı” şiirinde, insanın zihnine bir kez yerleşince bir daha çıkmayan iki dize vardır: Bir tek balık alınmadı Nuh’un Gemisine.</i></b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Şair hemen ardından balığın zaten tehlikenin tam içinde, kendi suyunda olduğunu hatırlatır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Belki de çağımızı anlamak için tam burada durmak gerekiyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Nuh’un gemisi anlatısını yüzyıllardır kurtuluş üzerinden okuduk. Tufan geliyor, sular yükseliyor, hayat devam edebilsin diye canlılar gemiye alınıyor. Fakat anlatının en kenarında, kimsenin sormadığı, tek başına bekleyen bir soru duruyor:</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Balık nerede?</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Balık gemide değil. Çünkü herkes için felaket olan su, balığın hayatıdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu küçücük ayrıntı, siyaset teorisinden eğitime, teknolojiden insan haklarına kadar uzanan çok büyük bir soruyu önümüze koyar: Bir insanı kurtarmak için onu mutlaka bizim gemimize mi bindirmeliyiz?</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>AYNI TUFAN, FARKLI HAYATLAR</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Modern dünya eşitliği uzun süre “aynılık” üzerinden kurmaya çalıştı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Aynı eğitim modeli. Aynı başarı ölçüsü. Aynı kalkınma anlayışı. Aynı şehir. Aynı tüketim kültürü. Aynı hayat standardı. Aynı düşünme biçimi. Giderek aynı kelimeler, aynı görüntüler, aynı beğeniler, aynı tepkiler.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Oysa insanlık aynı değildir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">İnsanlar aynı toplumda yaşasalar bile aynı hafızadan, aynı kültürden, aynı yetenekten, aynı ihtiyaçtan, aynı hayat tecrübesinden gelmezler.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Dolayısıyla gerçek eşitlik herkesi aynılaştırmak değildir. Adalet, herkese aynı şeyi vermek değil, herkesin kendi varoluş imkânını koruyabilmesidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Balığa kanat vermek iyilik değildir. Kuşu suyun altında yaşamaya zorlamak eşitlik değildir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ve herkesi aynı gemiye bindirmek adalet değildir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>ÇAĞIMIZIN GÖRÜNMEZ GEMİLERİ</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bugünün gemileri tahtadan yapılmıyor. Bugünün gemileri görünmez.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">İdeolojilerimiz var. Siyasi aidiyetlerimiz, ekonomik sistemlerimiz, kurumlarımız, şirketlerimiz, sosyal çevrelerimiz, dijital platformlarımız, algoritmalarımız var.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ve her biri insana sessizce aynı cümleyi söylüyor: “Burada olmak istiyorsan bize benzemelisin.”</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Böylece modern insan giderek yalnızca kendisine benzeyenlerin arasında yaşamaya başlıyor. Kendisi gibi düşüneni takip ediyor, kendisi gibi konuşanı dinliyor, kendisi gibi yaşayanla sosyalleşiyor. Kendisi gibi düşünmeyeni ise önce anlamaktan vazgeçiyor, sonra yabancılaştırıyor, sonunda tehdit olarak görüyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Toplum böylece ortak bir medeniyet alanı olmaktan çıkıp yan yana duran kapalı gemilere dönüşüyor. Her geminin kendi doğruları, kendi kahramanları, kendi düşmanları, kendi dili ve kendi hakikat sistemi oluşuyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Asıl tufan belki de tam burada başlıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Çünkü medeniyet, birbirine benzeyen insanların bir arada yaşaması değildir. Medeniyet, birbirine benzemeyen insanların birbirini yok etmeden yaşayabilme sanatıdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>ALGORİTMANIN GEMİSİ</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Üstelik bu mesele 21. yüzyılda yalnızca siyasal ya da kültürel değildir. Dijitaldir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Algoritmalar neyi okuyacağımızı, kimi takip edeceğimizi, hangi haberi göreceğimizi, hangi müziği dinleyeceğimizi giderek daha fazla belirliyor. İnsan seçtiğini düşünüyor; oysa çoğu zaman önüne daha önce seçilmiş seçenekler arasından seçim yapıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Böylece tarihte belki ilk kez geminin kaptanı bile görünmez hâle geliyor. Rotayı bir insan değil, veri belirliyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ve algoritmanın en sevdiği insan, tahmin edilebilir insandır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Çünkü tahmin edilebilen ölçülebilir. Ölçülebilen sınıflandırılabilir. Sınıflandırılabilen yönlendirilebilir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Burada özgürlüğün yeni sorusu doğuyor: Bize sunulan seçeneklerden birini seçmek gerçekten seçmek midir? Yoksa özgürlük bazen seçeneklerin dışına çıkabilme cesareti midir?</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Balık tam burada yeniden karşımıza çıkar. Çünkü balık geminin yolcusu değildir. Kendi suyunun içindedir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>SINIFIN GEMİSİ</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Aynı mesele eğitim için de geçerlidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Çocukları aynı sıralara oturtuyoruz. Aynı saatlerde aynı dersleri veriyoruz. Aynı soruları soruyoruz. Sonra aynı cevapları vermelerini bekliyoruz.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Oysa bir çocuk müzikte olağanüstüdür, diğeri matematikte. Birinin güçlü bir sosyal zekâsı vardır. Biri elleriyle düşünür, biri kelimelerle. Biri sessizdir ama derindir; biri konuşarak öğrenir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Sistem çoğu zaman hepsine aynı soruyu sorar ve verdikleri cevaba göre “başarılı” ya da “başarısız” olduklarına karar verir. Belki de eğitimde yapmamız gereken, çocukları aynı gemiye bindirmek değil, her çocuğun kendi suyunu bulmasına yardım etmektir. Çünkü eğitimin amacı insan üretmek değildir. İnsanın içindeki imkânı ortaya çıkarmaktır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>BÜYÜK İMTİHAN</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Güçlü toplum, farklılıkların ortadan kaldırıldığı toplum değildir. Tam tersine, farklılıkların ortak bir hukuk, adalet ve aidiyet duygusu içinde yaşayabildiği toplumdur.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bir medeniyet herkese “benim gibi ol” dememelidir. Şunu diyebilmelidir: “Sen olarak burada yaşayabilirsin.”</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu, medeniyet tarihinin en zor cümlelerinden biridir. Çünkü tahammül etmek başka, birlikte yaşamak başkadır. Tahammülde gizli bir üstünlük vardır; yaşamdaşlıkta ise karşılıklı bir varoluş hakkı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Burada bir ayrımı da yapmak gerekir: Gemi kötü değildir. Gemi gereklidir; tufan karşısında hayatı korur. Sorun geminin varlığı değil, geminin tek mümkün hayat olduğuna inanılmasıdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">İnsanlık tarihindeki pek çok büyük düşünce ve sistem, başlangıçta insanı kurtarma iddiasıyla çıktı ortaya. Sonra bazıları en büyük yanılgıya düştü: kendi kurtuluş tariflerini herkes için zorunlu hâle getirdiler. Oysa hiçbir medeniyet tasavvuru, insanın çeşitliliğini ortadan kaldırarak kalıcı olamaz.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Hayat standardizasyonla değil çeşitlilikle devam eder.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Doğa bunu bize milyonlarca yıldır anlatıyor. Ormanda tek bir ağaç türü yoktur. Denizde tek bir balık yoktur. Gökyüzünde tek bir kuş uçmaz.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Burada önemli bir soru kendini gösteriyor: İnsan, doğada hayranlıkla izlediği çeşitliliği toplumda neden tehdit olarak algılıyor?</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>PEKİ BALIK NEDEN ALINMADI?</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Şimdi başlangıçtaki soruya dönelim.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Balık unutulduğu için mi gemiye alınmadı?</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Hayır! Belki tam tersine: ne olduğu bilindiği için alınmadı. Çünkü gerçek hikmet yalnızca kimi kurtaracağını bilmek değildir. Kimin kurtarılmaya ihtiyacı olmadığını da bilmektir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bazen yardım etmek müdahale etmemektir. Bazen korumak özgür bırakmaktır. Bazen eşitlik aynı şeyi vermemektir. Bazen adalet, farklı olanın farklı kalabilmesine izin vermektir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ve bazen kurtuluş bir gemiye binmek değil, kendi suyunda kalabilmektir. Mungan’ın birkaç dizeye sığdırdığı o balık, bu yüzden yalnızca şiirin balığı değildir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">O balık; kendi düşüncesini koruyan insandır. Kalabalığın yöneldiği yere gitmek zorunda olmadığını bilen insandır. Kendisine sunulan hakikatleri sorgulayabilen insandır. Kendi sesini başkalarının gürültüsünden ayırabilen insandır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ve belki en önemlisi, kendisine durmadan “buraya gel, bizim gemimize bin, kurtuluş burada” diyenlere şu soruyu sorabilen insandır:</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">“Ya benim hayatım sizin geminizde değilse?”</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Yüzyılın büyük meselesi belki de yeni gemiler yapmak değildir. İnsanlığa daha büyük, daha teknolojik, daha hızlı gemiler de yetmeyebilir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Asıl mesele, geminin dışında da hayat olduğunu hatırlayabilecek bir medeniyet aklı geliştirmektir. Çünkü geleceğin toplumu, herkesi aynı gemiye bindiren toplum olmayacaktır. Geleceğin gerçek medeniyeti; gemidekini koruyan, kıyıdakini gören, gökyüzündeki kuşun kanadına dokunmayan ve sudaki balığı sudan çıkarmayan medeniyet olacaktır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Belki o balığın bize bıraktığı en ağır soru da budur: Tufandan kurtulmak adına kaç insanı kendi suyundan çıkardık?</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ve belki daha ağırı: Onları kurtardığımızı zannederken kaçını kendimiz olmaya zorladık?</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">O balık gemiye alınmadı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><i>Belki de alınmadığı için kurtuldu!</i></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 22 Aug 26 17:17:28 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/nuhun-gemisine-balik-neden-alinmadi-h1942.html">NUHUN GEMİSİNE BALIK NEDEN ALINMADI?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/hukuk/siyonistler-ile-federasyon-mu-h1941.html</link>
		<title>SİYONİSTLER İLE FEDERASYON MU?</title>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<description><![CDATA[Düşmanımız Kıbrıslı Rumlar değil Siyonistler!]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>Haber Merkezi Lefkoşa / 21 Ağustos 2026</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">KKTC Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Yasemin Öztürk, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Kıbrıs'taki federasyon tartışmaları, İsrail'in bölgedeki etkisi ve Doğu Akdeniz'deki gelişmelere ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Öztürk paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">"Kıbrıs'ta federasyon isteyenlerin dikkatine!!</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Zaten Tel Aviv'e teslim olmuş, havalanlarını dahi İsrail gizli servisi MOSAD'ın yönettiği Güney Kıbrıs Rum Yönetimi gibi KKTC'yi de Siyonizm trenine vagon yapma arzusu İsrail'in en temel hedefleri arasındadır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">İsrail artık 'Büyük İsrail' haritaları yayınlarken, eski haritaları ortadan kaldırmış, batıda Kıbrıs'ın tamamını, kuzeyde Golan Tepeleri ile Suriye şehirlerini, doğuda Irak dahil İran'ın İsfahan kentini, güneyde ise Sina Yarımadası'na yerleşmek peşindedir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Kıbrıs'ın, Orta Doğu'yu ve Doğu Akdeniz'i kontrol etmek isteyenler için en stratejik yer olduğunu artık dünya biliyor!</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Buna bir de özellikle Gazze'den sonra Kıbrıs'ı merkez alan Büyük İsrail Projesi'ni tamamen gördük.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><strong><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Onun için artık Kıbrıs'a Siyonistlerin penceresinden bakarak geleceğimizi görmeliyiz.</span></span></span></strong></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><strong><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Siyonistlerin en iyi bildikleri siyaset, tüm farklılıkları çatıştırarak beslenmeleridir.</span></span></span></strong></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">O zaman Kıbrıs'ta, Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumları karşı karşıya getirme oyununa karşı her zamankinden çok daha fazla dikkatli olmalıyız.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Kıbrıslı Rumlar bizim düşmanımız olamaz. Ancak düşman olarak gösterilir ve kışkırtılırlar.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Kıbrıs Rum kesimi bu oyuna geldiği için hala Kıbrıs Türkü'nü düşman görmeye devam ediyor. Sonuç ortada: Rum kesimi Siyonist İsrail'in işgali altındadır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Güney Kıbrıs'ın tüm egemenliği Siyonist İsrail'in ayakları altındadır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Paylaşımında Güney Kıbrıs'ın İsrail'in etkisi altında bulunduğunu öne süren Öztürk açıklamasını, <b>“Bizim vatanımız KKTC asla İsrail'in planlarına, gizli pazarlıklarına teslim olmayacaktır”</b> sözleriyle tamamladı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Öztürk daha önce de çeşitli televizyon programları ve röportajlarda Güney Kıbrıs'taki İsrail etkisine ilişkin benzer değerlendirmelerde bulunmuş, federasyon modeline karşı iki devletli çözüm tezini savunmuştu.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Milletvekili Öztürk'ün son paylaşımı, KKTC'de federasyon tartışmaları ve Doğu Akdeniz'deki jeopolitik gelişmeler ekseninde yeni bir tartışma başlattı.</span></span></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 26 11:39:48 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.5gvirusnews.com/hukuk/siyonistler-ile-federasyon-mu-h1941.html">SİYONİSTLER İLE FEDERASYON MU?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/gokoguzdan-gagauza-h1940.html</link>
		<title>Gökoğuzdan Gagauza</title>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<description><![CDATA[19 Ağustos 1990 – Gagauzya Cumhuriyeti&#039;nin ilanı]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Yazan Dr. Erdem ULAŞ</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">1980'lerin sonlarında Sovyetler Birliği'nde milliyetçi hareketlerin güçlenmesiyle birlikte Moldova'daki Türk Gagauzlar da dil, kültür ve siyasi gelecekleri konusunda daha fazla güvence talep etmeye başladı. 1988'de Komrat'ta aydınların başlattığı çalışmalar, Gagauz Halkı (Gagauz Halkı/Gagauz Halkı hareketi) hareketinin ortaya çıkmasına ve 1989'da özerklik talebinin açıkça gündeme gelmesine yol açtı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">19 Ağustos 1990'da Komrat'ta, Gagauzların yaşadığı bölgelerden çeşitli düzeylerde seçilmiş 700'den fazla milletvekili/delege toplandı. Kongre, Moldova Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nden siyasi olarak ayrıldığını ilan ederek Gagauz Cumhuriyeti'nin Sovyetler Birliği içinde kurulmasını ilan etti.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">ÖNEMLİ!</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">19 Ağustos 1990'daki ilan, Sovyetler Birliği'nden bağımsızlık ilanı değildi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Gagauz liderliği, Moldova'dan ayrılmayı fakat SSCB içinde kalmayı hedefliyordu.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">PEKİ..</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Neden böyle bir karar alındı?</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Dönemin Moldova yönetimi giderek Moldovaca/Rumence merkezli ulusal politikalar uygulamaya başlıyor, Latin alfabesine geçiş ve Romanya ile birleşme düşüncesi güçleniyordu. Gagauzlar ise kendi Türk dillerinin, kültürlerinin ve siyasi haklarının geleceği konusunda endişe duyuyordu.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu nedenle Gagauz hareketinin temel düşüncesi kabaca:</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">“Moldova içinde haklarımız güvence altında değilse, kendi siyasi yapımızı oluşturalım.” şeklinde gelişti.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Moldova'nın tepkisi,</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Kişinev yönetimi 19 Ağustos'taki kararı kabul etmedi. 21 Ağustos 1990'da Gagauz Cumhuriyeti'nin ilanını ve kongrenin kararlarını hukuka aykırı ilan etti. Moldova güvenlik güçlerinin bölgeye yönelmesi gerilimi artırdı; ancak Sovyet birliklerinin bölgeye gelmesi daha büyük bir çatışmanın önüne geçti.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Sonraki süreç</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">İlginç olan, Gagauzların 1991'de Moldova'nın bağımsızlığına rağmen Sovyetler Birliği'nde kalma yönünde çok güçlü bir tercih göstermesi. Mart 1991'deki referandumda Sovyetler Birliği'nde kalma yönünde neredeyse oybirliğiyle sonuç çıktı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ancak SSCB'nin Aralık 1991'de dağılmasıyla durum tamamen değişti. Gagauz Cumhuriyeti fiilen kendi yönetimini sürdüren, fakat uluslararası olarak tanınmayan bir yapı haline geldi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Daha sonra uzun görüşmeler sonucunda mesele savaşla değil özerklik anlaşmasıyla çözüldü. Moldova Parlamentosu 23 Aralık 1994'te Gagauzya'nın özel hukuki statüsünü kabul etti; Gagauzya bugün Moldova içinde özerk bir bölgedir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Gökoğuz Gagauz Türk spydaşlarımız Doğu-Batı arasında Türkistan ile Avrupanın ortasında kuzeyde ciddi siyasi ve politik manevralarla güçlenme srratejisi içindedir. Halklarımızın kardeşliğinin perçinlenmesi elzemdir!</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 19 Aug 26 18:51:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/gokoguzdan-gagauza-h1940.html">Gökoğuzdan Gagauza</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


