<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>5G Virüs Platformu - 5gvirusnews</title>
	<link>https://www.5gvirusnews.com/</link>
	<description>5G Virus Platformu 5G teknolojisinin getireceği yeniliklere karşı değil, İNSAN sağlığına ve doğaya  getireceği zararlara karşıdır.</description>
	<image>
		<title>5G Virüs Platformu - 5gvirusnews</title>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/</link>
		<url>https://www.5gvirusnews.com/images/banner/logo-large.png</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/milli-guc/kurultaj-2026-bugac-macaristan-da-h1937.html</link>
		<title>KURULTAJ 2026 BUGAC - Macaristan &amp;#039;da!</title>
		<category><![CDATA[milli-guc]]></category>
		<description><![CDATA[Haber: Dr. Erdem ULAŞ / Bugaç - Macaristan / 16 Ağustos 2026]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Dünya Türklüğünün ortak gelenekleri ile M.Ö. 10.000'li yıllara uzanan antropolojik çalışmalarını ele alan Kurultaj, 14 Ağustos'ta Macaristan'ın Bugaç-Kiskun ilçesinde başladı.<img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_08_16_08_49_141.png" /></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b><i>Katılan ülke temsilcileri arasında KKTC bayrağı yer almasa da, resmi geçit töreninde KKTC bayrağı da vardı.</i></b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b><i><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_08_16_08_49_142.png" /></i></b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Kurultaj, 25 ülkenin bayraklarıyla; Ötüken'den Kafkasya'ya, Adriyatik'ten tüm Türk dünyası ülkelerini bir araya getirdi. Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC'nin de temsil edildiği kurultaya, tarihî kostümleriyle iki binden fazla Türk savaşçısı katıldı.<img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_08_16_08_49_143.png" /></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Macar-Turan Vakfı tarafından düzenlenen etkinliklerde, katılımın her yıl daha da arttığı gözlendi. 10.000 yılı aşan muhteşem Türk tarihini yansıtan anıtsal askerî ve bilimsel sergilerin yer aldığı kurultay alanındaki kültürel zenginlik, dünyada benzerine az rastlanır görüntülere sahne oldu.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Üç gün boyunca Bugaç Ovası, "akraba ülke" temsilcilerinin katılımıyla Türk kültürünün en büyük buluşma noktalarından biri hâline gelecek.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Etkinliğin en önemli bölümlerinden biri, at üzerinde gerçekleştirilen muhteşem bir <b>göçebe düğününün</b> de yer aldığı büyük çaplı <b>Göçebe Alayı</b> oldu.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Programda ayrıca dünyanın en yetenekli atlı okçularının gösterilerinin yanı sıra, etkileyici tazı ve şahin avı gösterileri de yer aldı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_08_16_08_49_144.png" /></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Türk geleneklerinde ayrı bir yere sahip olan atlı okçuluk, atlı güreş, binicilik, hız ve çeviklik yarışmaları da kurultay kapsamında gerçekleştirilecek.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Bu yılki Kurultaj'ın en büyük ilgi odağı ise önceki yıllarda olduğu gibi <b>Attila Çadırı</b> oldu</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_08_16_08_49_145.jpg" />&nbsp;Geleneklerin yaşatılmasının yanı sıra, Macar Ulusal Müzesi ve Macar Doğa Tarihi Müzesi de Türk Akademisi'nin yıllık arkeoloji kongresine katıldı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_08_16_08_49_146.png" /></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Avrupa'nın en büyük geleneksel etkinliklerinden biri haline gelen Türk Kurultayı'nı bu yıl <b>250.000'den fazla ziyaretçinin</b> takip etmesi bekleniyor.</span></span></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 16 Aug 26 11:48:13 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.5gvirusnews.com/milli-guc/kurultaj-2026-bugac-macaristan-da-h1937.html">KURULTAJ 2026 BUGAC - Macaristan &amp;#039;da!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/kaosun-ortasinda-insan-kalabilmek-h1936.html</link>
		<title>Kaosun Ortasında İnsan Kalabilmek</title>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<description><![CDATA[Kendini oku: çağın gürültüsünden insanın iç düzenine…]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Yazan Dr. Nurfer TERCAN</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">İster bir emir olarak duyulsun, ister bir manifesto olarak, ister insanı insandan daha iyi tanıyan kadim bir tecrübenin tavsiyesi olarak…</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu seslenişin merkezinde kitaplardan önce insan vardır. Çünkü insan dünyayı okumaya başlamadan önce, dünyaya hangi gözlerle baktığını bilmek zorundadır. Kendi zihninin koridorlarını tanımayan, duygularının nereden geldiğini bilmeyen, arzularının hangisinin gerçekten kendisine ait olduğunu ayırt edemeyen insan; önüne açılan dünyayı da olduğu gibi değil, kendi içindeki karmaşanın izin verdiği biçimde görür.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu nedenle belki de bütün okumaların başlangıç cümlesi şudur: Kendini oku. Sonra yakınındaki dünyayı. Sonra bütün dünyayı. Ve nihayet kâinatı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Fakat insanın en zor okuduğu metin yine kendisidir. Kitap sessizce önümüzde durur; insan ise kendisini okurken kendi korkularıyla, ihtiraslarıyla, kibriyle, bastırdığı duygularıyla ve yıllarca hakikat sandığı yanılsamalarıyla karşılaşır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Kaos Dışarıda mı, İçeride mi?</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bugün sık sık dünyanın kaotik olduğundan söz ediyoruz. Siyaset kaotik. Ekonomi kaotik. Toplum kaotik. İlişkiler kaotik.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Oysa belki daha zor bir soruyu sormamız gerekiyor: Ya kaos yalnızca dışarıda değilse? Ya dışarıda gördüğümüz düzensizliğin bir bölümü, insanın iç dünyasının toplumsal alana taşmış biçimiyse?</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">İç düzenini kuramamış insan, zamanla düzensizliği normal kabul etmeye başlar. Sükûnet ona yabancı gelir. Huzurdan sıkılır. Sessizlik, onu kendi iç sesiyle baş başa bırakacağı için rahatsız eder. Kriz yoksa kriz üretir. Tartışma yoksa tartışma çıkarır. Bir mesele çözülmeye başladığında başka bir mesele bulur.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Bazı insanlar için kaos artık yaşanan bir durum değil, var olma biçimidir.</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">İçerideki fırtına dışarıya taşar. Ve insan, kendi içindeki düzensizliği fark etmek yerine çevresindeki insanların düzenini bozmaya başlar. Bir süre sonra yalnızca kendisi yorulmaz; bulunduğu her ortamı da yorar. Aileyi. İşyerini. Sokağı. Toplumu. Çünkü huzursuzluk da huzur kadar bulaşıcıdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><br />
&nbsp;</p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Etiketler Çağında İnsan</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Daha tehlikeli olan, bu içsel düzensizliğin çağımızın güç ve menfaat ilişkileriyle birleşmesidir. İnsan kim olduğunu karakteriyle değil, sahip olduğu etiketlerle anlatmaya başladığında başka bir kırılma ortaya çıkar.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Makam. Unvan. Para. Çevre. Aidiyet. “Bizden olanlar” ve “bizden olmayanlar”…</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">İnsan kendi değerini bunların üzerinden kurmaya başladığında içindeki teraziyi dışarıya teslim eder. Artık doğru olan, gerçekten doğru olduğu için doğru değildir; bizimkiler söylediği için doğrudur. Yanlış olan, gerçekten yanlış olduğu için yanlış değildir; ötekiler yaptığı için yanlıştır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Zihinsel özgürlüğün kaybedildiği yer burasıdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">İnsan düşüncelerini teslim eder. Vicdanını teslim eder. Seçme yeteneğini teslim eder. Sonra kendisinin seçtiğini zannederken aslında seçilmiş seçenekler arasında dolaşmaya başlar. Kendisi düşünmez; grubunun düşüncesini tekrarlar. Kendisi öfkelenmez; ona gösterilen şeye öfkelenir. Kendisi nefret etmez; nefret edeceği kişiler önüne konulur.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Böylece insan giderek kendi zihninin öznesi olmaktan çıkar. Ve kalabalıklar büyürken insan küçülür.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Çürüme Böyle Başlar</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Toplumsal çürüme büyük felaketlerle başlamaz. Çoğu zaman küçük kabullenişlerle başlar.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Liyakatsizliği görüp susmakla. Haksızlığı yapan “bizden” olduğu için görmezden gelmekle. Paranın karakterden daha değerli hâle gelmesiyle. <b><i>Bilginin değil, yüksek sesin itibar görmesiyle. İnsanın kim olduğundan çok kimin yanında durduğunun önemsenmesiyle</i></b>.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Sonra toplum yavaş yavaş kelimelerini değiştirir. Vicdanın yerine menfaat gelir. Liyakatin yerine sadakat. Hakikatin yerine algı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Karakterin yerine statü.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ve bir gün herkes aynı kelimeyi kullanmaya başlar: çürüme. Oysa çürüme o gün başlamamıştır. Biz yalnızca kokusunu o gün almaya başlamışızdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Nevâbit: Çürümüş Şehrin Filizleri</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Fakat çağın bütün hikâyesi bundan ibaret değil. Bir başka insan tipi de belirginleşiyor: gürültüden yorulan, kendisine ait olmayan öfkeleri taşımak istemeyen, her tartışmaya katılmak ve her söze cevap vermek zorunda olmadığını fark eden insan.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Fârâbî, erdemli şehrin içinde kendiliğinden biten yabani otlara <b><i>nevâbit</i></b> adını verirdi; ekilmedikleri hâlde çıkan, şehrin ortak ölçüsüne uymayanlar. Onun için bu bir kusurdu. Fakat İbn Bâcce, birkaç yüzyıl sonra aynı kavramı tersine çevirdi: şehir bozulduğunda, düzene uymayan artık kusur değildir. Çürümüş bir düzenin içinde doğru düşünmeye devam eden insan, kendiliğinden biten o filizdir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bugünün nevâbiti dağa çıkmıyor. Kalabalığın ortasında da kendi toprağını koruyabiliyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Telefonunu susturarak. Her tartışmaya cevap vermeyerek. Her haberi tüketmeyerek. Kendisine sunulan her öfkeyi satın almayarak. Her grubun parçası olmak zorunda olmadığını anlayarak. Kendisini sürekli göstermeye çalışmayarak. Ve en önemlisi, zaman zaman kendi içine dönerek.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu, dünyadan vazgeçmek değildir. Dünyanın insanın zihnini bütünüyle ele geçirmesine itiraz etmektir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b><i>İnsanın korunması gereken son coğrafyası kendi zihnidir.</i></b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Orası da işgal edildiğinde geriye yalnızca biyolojik olarak yaşayan, fakat neyi neden düşündüğünü bilmeyen bir varlık kalır. Bu nedenle çağımızın en büyük özgürlük mücadelelerinden biri artık sokakta değil, insanın zihninde yaşanıyor olabilir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Kendini Okumak</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">“Kendini oku” çağrısı tam burada yeniden anlam kazanıyor. Kendini okumak, kendini sürekli haklı çıkarmak değildir. Tam tersine, kendi yanlışlarını görebilecek cesareti göstermektir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ben neden öfkeleniyorum? Neden bu kadar kolay taraf oluyorum? Neden başkasının başarısı beni rahatsız ediyor? Neden makam karşısında eğiliyorum? Neden para karşısında değerlerim değişiyor? Neden sürekli onaylanmak istiyorum? Neden grubumun yanlışını savunabiliyorum? Neden karşımdaki insanı dinlemek yerine onu hangi kutuya koyacağımı düşünüyorum?</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Gerçek okuma burada başlar. Kendisini okuyamayan insan, önüne dünyanın bütün kitaplarını koysanız da yalnızca kendi önyargılarını okumaya devam eder.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Yakınındaki Dünyayı Oku</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Sonra ikinci halka gelir. İçinde yaşadığın toplumu oku. Sokağı oku. Gençleri oku. Yaşlıların sessizliğini oku. Çocukların kaygısını oku.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ailenin dönüşümünü oku. Şehirlerin neden ruhsuzlaştığını oku. Herkesin konuştuğunu fakat kimsenin kimseyi dinlemediğini oku.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Toplum dediğimiz şey soyut bir yapı değildir. Toplum, milyonlarca iç dünyanın yan yana gelmesidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">İç dünyalar bozulduğunda kurumlar da bozulur. İnsan bozulduğunda şehir bozulur. Ölçü bozulduğunda adalet bozulur. Dil bozulduğunda düşünce bozulur. Ve düşünce bozulduğunda, medeniyetin dış cephesi ne kadar gösterişli olursa olsun içeride taşıyıcı kolonlar çatlamaya başlar.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Bütün Dünyayı Oku</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Fakat kendi dünyamız da yeterli değildir. Başka insanları oku. Başka toplumları. Başka kültürleri. Başka fikirleri. Sana benzemeyeni.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Senin gibi düşünmeyeni.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Çünkü yalnızca kendi mahallesini okuyan insan, bir süre sonra mahallesini dünya zannetmeye başlar. Oysa hakikat bizim çevremizden daha büyüktür. Dünya bizim kabullerimize göre kurulmamıştır. İnsanlık bizim grubumuzdan ibaret değildir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Belki olgunlaşmanın en önemli göstergelerinden biri de insanın, kendisine benzemeyen birinin varlığından rahatsız olmamayı öğrenmesidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Kâinatı Oku</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ve nihayet: gökyüzünü, toprağı, suyu, mevsimleri, doğumu, ölümü, zamanı oku. Tabiatın sessiz ölçüsünü. Bir ağacın acele etmeden büyümesini. Bir nehrin önüne çıkan taşı parçalamadan etrafından dolaşmasını. Gecenin gündüze, kışın bahara yer açmasını…</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">İnsan kâinata baktığında çok basit fakat ağır bir hakikat görür:</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Kâinat bağırmıyor. Güneş kendisini ispatlamaya çalışmıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ağaç alkış beklemiyor. Okyanus unvan taşımıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Toprak makam sormuyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Hayat, insanın kurduğu bütün yapay hiyerarşilerin dışında kendi büyük düzenini sürdürüyor. Belki insanın yeniden öğrenmesi gereken şey tam da budur: Düzen, gürültü değildir. Güç, tahakküm değildir. Değer, görünürlük değildir. Sessizlik, zayıflık değildir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Çağın En Büyük Ayrımı</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Önümüzdeki yıllarda toplumların en önemli ayrımı, siyasi ve ekonomik ayrımlardan önce başka bir yerde ortaya çıkabilir: kaostan beslenenlerle iç düzenini kurmaya çalışanlar arasında.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bir tarafta sürekli daha fazla gürültü, daha fazla öfke, daha fazla gösteriş, daha fazla aidiyet ve daha fazla güç isteyen insan. Diğer tarafta kendisine küçük ama sahici bir hayat alanı açmaya çalışan <b><i>nevâbit</i></b>.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Birincisi dünyayı ele geçirmek ister. İkincisi önce kendisini kaybetmemeye çalışır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ve belki geleceğin gerçek medeniyet kurucuları, en yüksek sesle konuşanlar değil; bu büyük gürültünün içinde kendiliğinden bitenler, zihnini, vicdanını ve ölçüsünü koruyabilenler olacaktır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Çünkü insanlık bugün bir bilgi krizinden çok daha derin bir kriz yaşıyor: kendini okuyamama krizi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Oku. Ama yalnızca önündeki metni değil.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Kendini oku. Yakınındaki dünyayı oku.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bütün dünyayı oku. Kâinatı oku.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ve bütün bunları okuduktan sonra bir kez daha kendine dön. Çünkü bütün büyük yolculukların sonunda insanın karşısına yine aynı soru çıkar: Bütün bu dünyanın içinde sen kimsin?</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Belki çağımızın en büyük devrimi, dünyayı değiştirmek iddiasıyla başlamayacaktır. Belki çok daha sessiz bir yerde başlayacaktır: insanın kendi zihninde, kendi vicdanında, kendi iç düzeninde.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Çünkü bazen bir toplumun çürümesine karşı yapılabilecek en güçlü şey, dünyayı daha fazla gürültüyle düzeltmeye çalışmak değil; çürümeyi kendi içinde başlatmamaktır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ve bazen medeniyet, tam da budur: Kaosun ortasında insan kalabilmek.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 15 Aug 26 16:34:26 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/kaosun-ortasinda-insan-kalabilmek-h1936.html">Kaosun Ortasında İnsan Kalabilmek</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/o-kara-lastik-cok-buyuktu-h1935.html</link>
		<title>O Kara Lastik Çok Büyüktü</title>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<description><![CDATA[Eren Bülbül&#039;ün şehadetinin dokuzuncu yılında, bir annenin cümlesinden geriye kalanlar üzerine…]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Yazan Dr. Nurfer TERCAN</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bir annenin kelimeleri bazen tarihin bütün kitaplarından daha ağır gelir. Eren Bülbül'ün annesi, evladını anlatırken uzun cümleler kurmadı; büyük laflar etmedi, kahramanlık edebiyatı yapmadı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Sadece bir ayrıntıyı, en olağan, en gündelik bir ayrıntıyı söyledi: <b>«Eren hayata küs gitti. O kapının önünde şehit edildiği gün ayağında giydiği kara lastiklerin biri başkaydı. Biri başka. O kara lastik çok büyüktü.»</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">İnsan bu cümlenin önünde durup düşünmek zorunda kalıyor. Çünkü bir milletin dokuz yıldır konuştuğu, ağıt yaktığı, adına okullar, parklar, türküler kurduğu bir çocuğun bütün hikâyesi, aslında ayağındaki iki eş olmayan lastikte gizli. Biri başka. Ve büyük.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Felsefe, insanı çoğu zaman «ölçü» üzerinden tanımlamıştır. Kadim düşünce, <b>«insan her şeyin ölçüsüdür»</b> derken, insanın kendine biçtiği hayatın da bir ölçüsü olması gerektiğini ima ediyordu. Oysa Eren'in ayağındaki lastik, ona göre değildi; büyüktü. Yani onun ölçüsüne göre kesilmemişti bu dünya.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">On beş yaşında bir çocuğun ayağı, kendi numarasında bir hayata değil, kendinden çok daha büyük bir kadere basıyordu. Bir çocuğun bacak kadar bedeni, koca bir memleketin yükünü taşımak zorunda kalmıştı. O lastik büyüktü, çünkü hayat ona küçük gelmemiş, tam tersine hayat ona hep bol gelmişti; büyümesine, o lastiğin içini doldurmasına vakit bırakılmamıştı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Düşünün: Çocukluk, insanın ayakkabısının büyük olduğu tek dönemdir. Anneler çocuklarına bir beden büyük ayakkabı alır, <b>«nasılsa büyür, ayağı sığar»</b> diye. Büyük ayakkabı, bir umuttur; gelecek zamana yazılmış bir senettir. Çocuğun o ayakkabıyı bir gün dolduracağına, o boşluğun zamanla kapanacağına dair sessiz bir sözleşmedir. Eren'in ayağındaki o büyük lastik de böyle bir sözdü belki. Ama o söz tutulamadı. Ayak, ayakkabıyı hiç dolduramadı. Boşluk, boşluk olarak kaldı. Ve şimdi o boşluğu doldurmaya bütün bir ülke çalışıyor; ama bir milletin acısı bile, bir çocuğun ayağının bıraktığı o küçük boşluğu doldurmaya yetmiyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>«Biri başka»</b> diyor anne. Bu, yoksulluğun en sessiz, en onurlu tarifidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Yoksulluk çığlık atmaz; çoğu zaman böyle, eşi olmayan bir çift lastikte, birbirini tutmayan iki tekte konuşur. Karadeniz'in dik yamaçlarında, dağın eteğinde bir çocuğun ayağında birbirine benzemeyen iki lastik... Bu ülkenin bir yüzü de budur. Kahramanlık hikâyeleri hep parlak çekilir, ama gerçek çoğu zaman çamurlu bir patikada, birbirini tutmayan iki lastikte gizlidir. Eren, o eşi olmayan lastiklerle yürüdü kaderine. Onu büyük yapan da bu değil mi zaten? Küçük şeylerin içinden çıkıp büyük bir isim olmak.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Anne bir şey daha söylüyor, hepsinden ağır olanı: «Hayata küs gitti.» Bu üç kelime, bütün bir çağın vicdanına düşürülmüş bir not gibidir. Küs gitmek... Yani barışamadan, hesaplaşamadan, hakkını alamadan gitmek. Bir çocuğun hayata küsecek kadar çok şey görmüş olması, aslında bizim, yani geride kalanların, ona borçlu kaldığımız şeyin adıdır. Biz ona neyi borçlu kaldık? Belki huzurlu bir çocukluğu. Belki ayağına tam olan bir çift ayakkabıyı. Belki dağın değil, bir okul bahçesinin gölgesini. Bir toplumun olgunluğu, çocuklarını hayata küstürmeden büyütebilme kabiliyetiyle ölçülür. Eren küs gittiyse, bu küskünlükte hepimizin payı vardır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Dokuz yıl geçti. Her 11 Ağustos'ta adı yeniden anılıyor, kabri başında dualar okunuyor, «unutmadık» deniyor. Ve unutmamak güzel; hatırlamak, bir milletin en insani refleksidir. Ama hatırlamanın da bir ölçüsü olmalı. Eren'i sadece bir sembole, bir bayrağa, bir sloganın içine yerleştirip rahatlamak kolaycılıktır. Onu asıl hatırlamak, o «biri başka» lastikleri hatırlamaktır. Bugün bu memlekette hâlâ ayağına eş lastik giyemeyen, hayata küsme ihtimali olan çocuklar varsa, Eren'i anmanın en sahici biçimi, o çocukların ayağına tam gelen bir hayatı kurmaya çalışmaktır. Ağıt yakmak kolaydır; asıl zor olan, yeni ağıtların yakılmayacağı bir ülkeyi inşa etmektir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Kahramanlar mermerden heykellerde değil, işte böyle, annelerinin ağzından dökülen bir çift eş olmayan lastikte yaşarlar.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">O kara lastik çok büyüktü. Belki de bunun için hiçbirimizin ayağı tam oturmuyor o boşluğa. Belki de o boşluk, doldurulmak için değil, önünde eğilip utanmak, hatırlamak ve söz vermek için orada duruyor. Bir çocuğun ayağının izi, bir milletin vicdanının tam ortasında.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ruhu şad, mekânı cennet olsun.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ve bir daha hiçbir çocuk, hayata küs gitmesin.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/image_13.png" style="width: 246px; height: 312px;" /><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/image_14.png" style="width: 231px; height: 309px;" /></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Eren Bülbül (2002–2017) ve Başçavuş Ferhat Gedik (1976–2017) anısına</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 26 22:24:59 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/o-kara-lastik-cok-buyuktu-h1935.html">O Kara Lastik Çok Büyüktü</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


