<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>5G Virüs Platformu - 5gvirusnews</title>
	<link>https://www.5gvirusnews.com/</link>
	<description>5G Virus Platformu 5G teknolojisinin getireceği yeniliklere karşı değil, İNSAN sağlığına ve doğaya  getireceği zararlara karşıdır.</description>
	<image>
		<title>5G Virüs Platformu - 5gvirusnews</title>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/</link>
		<url>https://www.5gvirusnews.com/images/banner/logo-large.png</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/12-eylulun-bas-mimari-kemal-dervistir-h1960.html</link>
		<title>12 EYLÜLÜN BAŞ MİMARI KEMAL DERVİŞTİR</title>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<description><![CDATA[1980 = PROJEKSİYON YILI OLDU]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Yazan Muammer KARABULUT</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Türkiye’de Cumhuriyet’in temellerinden biri olan karma ekonomiden vazgeçilerek serbest piyasa ekonomisine geçiş ancak darbe ile olurdu. Nihayetinde, 1979 yılındaki yarı sıkıyönetim uygulamalarının ardından ABD icadı olan darbe, 12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleşti.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Darbenin bilinen parçalarından biri de 1974–77’de CIA’nin Ankara istasyon şefi olan Paul Henze’nin, 1980’de darbe gecesi Beyaz Saray’a ulaştırdığı “Our boys did it / bizim çocuklar başardı” sözünü açıklamasıydı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Zaten Washington, Türk Genelkurmayı’nı <b>“tanıdık, NATO’cu, sorun çıkarmaz”</b> bir kadro sayıyordu. Bir de Evren’in dönemin ABD Başkanı Carter ile <b>“minnet mektuplaşması” </b>vardı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Türkiye’de yapılan darbenin, ABD’nin bölgedeki stratejik çıkarlarının kökeninde İsrail’in bulunduğu; bunun ancak 11 Eylül 2001’de ikiz kulelerin yıkımıyla başlatılan, ilk zamanlar BOP olarak bilinen Büyük İsrail Projesi ile anlaşılacağı da sonradan görülecekti.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Önce İran Devrimi (1979), Afganistan işgali, “yay krizi”, Kıbrıs sonrası ABD ambargosuyla bozulan ilişkiler ve Yunanistan’ın NATO’nun askerî kanadına dönüşü geldi. Türkiye’nin NATO’dan kayması Washington için kabul edilemezdi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Darbe bu açıdan rahatlama üretti.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">NATO’nun <b>stay-behind</b>’ı, yani düzenli ordu çekilirken işgal edilen topraklarda (cephe gerisinde) gizlice bırakılan direniş ağının devreye girmesi gündemdeydi. O direniş ağını —ya da arka planda olma işini— organize eden Gladio, kontrgerilla, Özel Harp veya ne derseniz deyin; 1970’lerin sağ–sol silahlanmasıyla yaratılan “terör eylemlerinde” yadsınamaz bir rol üstlendi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Yani “tesadüfen geride kalmak” değil; <b>bilerek geride bırakılmak</b>. Görev, işgal altında istihbarat, sabotaj, kaçış hattı ve gerilla hareketlerini örgütlemekti.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>EKONOMİDEKİ DEĞİŞİM DARBEYİ ZORUNLU KILDI</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Buraya kadar anlatılan, darbenin bilinen askerî yönüydü. Asıl olan ekonomik yöndü: Kasım 1978’de Dünya Bankası’nın “Türkiye’de Döviz Açığı, Büyüme ve Sanayi Stratejisi: 1973–1983” başlıklı çalışma belgesi; Kemal Derviş ve <strong>Sherman Robinson(*)</strong> tarafından hazırlanan rapordu.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Darbe programı icat etmedi. Sert istikrar ve dışa açılma hattı darbeden önce yazılmıştı. Darbe, o hattın uygulanma rejimini değiştirdi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Derviş–Robinson raporu 1978 bahar–yazında hazırlandı, Kasım 1978’de yayımlandı. Ardından gelen 24 Ocak kararları, aynı ekonomik omurganın ailesinden görüldü. Yani 1980 sonrası ekonomi politikasının <b>“neden bu yöne gidildiğinin”</b> analitik altyapısı bu raporda -ve aynı yılların diğer Banka/IMF metinlerinde -vardır. <b>“1977 krizi tesadüftü, 1980 birdenbire başka bir dünyaydı”</b> demek yanlıştır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Burada Derviş–Robinson raporunu “emirname” olarak görmekten ziyade, Türkiye’deki ekonomik iklimin düzenlenmesi konusunda bir reçete olarak görüyorum. Tabii ki dünya ekonomisini dizayn etmek üzere İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan Dünya Bankası ve IMF bu raporu esas alacaktır. Zaten isteyen de bu kurumlardır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>EKONOMİ SİYASETİ BELİRLER</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Türkiye’deki ekonomik değişim, siyasetin taşlarını da yerinden oynatacaktı. Eğer ekonomik olarak iyi durumda olsaydık böylesi raporlar yazılmaz veya dizayn edilmez; 24 Ocak kararları ile IMF dayatması da olmazdı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">1978–80’de devalüasyon, KİT zammı, ücret baskısı ve ithalat serbestisi demokratik koalisyonlarda pahalıydı; şiddet ve hükümet istikrarsızlığı maliyeti daha da yükseltti. Bu, darbeyi kaçınılmaz kılarken raporu da doğrulayacaktı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Dünya Bankası adına Kemal Derviş ve Sherman Robinson tarafından 215 sayfa hazırlanan rapor, Dördüncü Beş Yıllık Plan dönemindeki takvim yılını —1979–1983 projeksiyonlarında 1980 yılını -anlatıyordu.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Model sonuçlarında “1980’den sonra büyümenin yaklaşık yüzde 6’ya oturması” gibi senaryolar vardı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Metindeki <b>“Beşinci Beş Yıllık Plan dönemine girmek”</b> ifadesi, yani 1980’lerin başı, plan takvimiydi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Türkiye ekonomisinin 12 Eylül öncesi ve sonrası etkilerine bakacak olursak: 1980 öncesi Türkiye ekonomisinde, 1960’lardan 1980’e kadar temel model ithal ikameci sanayileşmeydi. Gümrük, kota ve lisansla iç pazar korunuyor; KİT’ler ve özel sanayi iç talep için üretim yapıyor; döviz kuru uzun süre sabit ve aşırı değerli tutuluyordu. Büyüme dönem dönem yüksekti (1973–76’da GSMH yaklaşık yüzde 7 civarı), ama model sürekli dövize bağlıydı: fabrikalar kuruldukça makine, ara malı ve petrol ithalatı artıyordu.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">1973 petrol şokundan sonra politika ayarlanmadı. Büyüme rezerv eriterek ve özellikle kısa vadeli dış borçla finanse edildi. 1977’de cari açık 3 milyar doların üzerine çıktı; dış borç hızla 11 milyar dolar bandına yaklaştı; bunun önemli kısmı kısa vadeliydi. 1978–79’da rezervler fiilen bitti; ithalat lisansları tıkanınca fabrikalar girdi bulamadı, kapasite kullanımı düştü, kuyruk ve karaborsa yaygınlaştı. 1979 ve 1980’de büyüme negatifti; 1980’de enflasyon üç haneye (yüzde 100’ün üzerine) çıktı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Derviş–Robinson’un 1978 raporu tam bu noktayı söylüyordu: sabit kur, kantitatif ithalat kısıtı, zayıf ihracat tabanı = döviz açığının büyümeyi tavanlaması. Raporun “reel kuru düzelt, ihracatı teşvik et, yatırımı seçici tut” önerisi, iki yıl sonra fiilen izlenen yolun iskeletiydi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Siyaset de ekonomiyi kilitlemişti: sık hükümet değişimi, koalisyonlar, şiddet ve grevler. İstikrar paketleri 1978–79’da yarım uygulandı; devalüasyon “siyaseten pahalı” görüldüğü için sürekli gecikti.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">24 Ocak 1980 kararları, Demirel azınlık hükümetinde Turgut Özal’ın hazırladığı paketti. İçeriği kabaca şuydu: büyük devalüasyon (dolar kuru kabaca 47 TL’den 70 TL’ye), KİT zamları ve sübvansiyon kesintisi, faizlerin serbestleşmeye başlaması, ihracat teşviki, ithalatın kademeli serbestleşmesi, IMF stand-by ve borç erteleme müzakeresi. Yani yön, ithal ikameden ihracata dayalı, dışa açık modele çevriliyordu. Ekonomideki makas değişimi beraberinde kemer sıkmayı getirdi. Askerî yönetim de burada devreye girdi. Ülkedeki grev, lokavt ve yavaşlatmayı durdurdu; DİSK kapatıldı, toplu sözleşme alanı daraldı. Ücret artışlarına tavan kondu; reel ücretler geriledi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Siyasal partiler ve muhalefet kanalları kapatıldığı için KİT zamları, devalüasyon ve faiz artışına karşı toplumsal direnç zayıfladı. Özal ekonomi yönetiminde bırakıldı (sonra kısa bir ara; 1983’te başbakanlık). Özal’ın o dönemki sözü literatürde sık geçer: 24 Ocak’ın bazı sonuçları Eylül öncesi görünmüştü; ama 12 Eylül olmasa aynı sonuçlar alınamazdı. Yani darbe, istikrar programının siyasal maliyetini düşürdü.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">İhracat 1980’de yaklaşık 2,9 milyar dolardan 1985’te 8 milyar dolara yaklaştı; GSMH içinde ihracat payı kabaca yüzde 4’lerden yüzde 15’lere çıktı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Büyüme 1979–80’deki eksi değerlerden 1981 sonrası yüzde 4–5 bandına döndü.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Enflasyon 1980’deki yüzde 100’ün üzerindeki düzeyden 1982’de yüzde 25–30 civarına indi (sonra tekrar yükseldi).IMF/OECD hattı açıldı; borç ertelemesi ve yeni kredi aktı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bedeli de netti:</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">İşçi ve memur gelirleri bastırıldı; gelir dağılımı tartışması buradan büyüdü.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Kamu açığı kalıcı çözülmedi; 1980’lerin ikinci yarısında enflasyon yeniden yapısal hale geldi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Dış borç stoku büyümeye devam etti. 1970’te 2 milyar doların altındayken 1980’de 19, 1990’da 49 milyar dolar oldu.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Sanayi “ihracata döndü” ama bir kısmı teşvik, kur ve ücret baskısıylaydı; rekabet gücü her sektörde aynı derinlikte oluşmadı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">1980 öncesi model döviz kıtlığına çarptı. 24 Ocak modeli değiştirdi. 12 Eylül o modeli, özellikle emek piyasası ve fiyat ayarlaması üzerinden, demokratik müzakere olmadan uygulattı. Raporun 1978’deki teşhisi —döviz açığı, aşırı değerli kur ve zayıf ihracat— 1980 sonrası politikanın gerekçesi oldu; darbe ise o politikanın uygulama rejimini değiştirmede itici güç rolündeydi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Siyaset: art arda seçim ve koalisyon, sokak şiddeti, grevler. Devalüasyon ve KİT zammı oy kaybettirdiği için gecikti. Dünya Bankası’nın ne dediğini anlamazlıktan gelen Türkiye, üstelik <b><span style="color:#ee0000">IMF programlarını da yarım uyguladı.</span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">1980 öncesi ekonomi “sanayisiz” değildi; tam tersine sanayileşiyordu. Sorun, bu sanayinin döviz üretememesi, kurun gerçekçi olmaması ve kamu açığının ithalatı şişirmesiydi. 1978 raporu bunu “döviz açığı büyümenin tavanıdır” diye yazmıştı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">12 Eylül 1980 darbesinin ekonomik etkilerini tarih sırasıyla dizecek olursak:</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">24 Ocak 1980: Demirel hükümeti / Özal paketi açıklandı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Haziran 1980: IMF stand-by. 1 Temmuz 1980: faiz tavanları kaldırıldı. 12 Eylül 1980: askerî müdahale; Dünya Bankası’nın memuru olarak görev yapan Özal ekonomi yönetiminde tutuldu. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">1983 seçiminde Özal başbakan oldu.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b><u><span style="color:#ee0000">Yani darbe programı icat etmedi. Program zaten yazılmıştı. Darbe, programın uygulanma rejimini değiştirdi. Darbe olmasaydı Kemal Derviş’in politikası uygulanmazdı.</span></u></b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>DARBELERİN HALK ARASINDAKİ KARŞILIĞI</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Türkiye’de 12 Eylül 1980 darbesinden sonra Millî Güvenlik Konseyi kuruldu. Konseyin yayımladığı bildirilerle ülke yönetildi. Hiç kimse sokağa çıkamadı. Gazetelerin hiçbiri darbe aleyhinde yazı yazma cesareti gösteremedi. Siyaset yapanlar kaçacak delik aradı. Kitaplar yakıldı. Bir anda insanlar doğru bildiklerini unutur duruma getirildi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">12 Eylül’ün mimarı olduğu bilinmeyen Kemal Derviş ise ödüllendirilerek adı CHP’ye başkan olarak önce Hürriyet gazetesinde, daha sonra da Taraf gazetesinde telaffuz edildi. Halbuki 12 Eylül darbesi gibi çok bilinen Ergenekon operasyonu da ilk önce 1999 yılında Türk ekonomisini iyileştirmek üzere başlatılmıştı. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Tuncay Güney’in 2 Mart 2001 tarihinde taşıyıcı rolündeki usulden gözaltına alınmasının ardından, 3 Mart 2001’de Kemal Derviş’in ekonomiden sorumlu bakan olması “kör göze parmak sokmak” gibiydi. Yine amaçlarına ulaşacaklardı. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">ABD’yi FED’de yuvalanarak idare eden egemen için en büyük felaket, kendine bağlı ülkelerdeki ekonominin bağımsızlaşarak güçlenmesi, uluslararası ekonomik çarkın nasıl döndüğünün bilinmesi ve dolayısıyla kontrolünden çıkmasıydı. Türkiye’deki bazı dinamikler Irak’ın kuzeyinde yaşanacakları ülkenin aleyhine öngörünce, savaşın kazanılmasının ancak ekonominin güçlenmesi ve kontrolü ile olacağını da gördü. Ama olmadı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Türk ekonomisini düzlüğe çıkarmak üzere dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan tam kara paranın kaynağını tespit ederken, ABD’li dinamikler de öngörüde bulunarak 3 Mart 2001’de Kemal Derviş’i ekonomiden sorumlu bakan yaptı. Böylelikle dünyadaki enerji egemenliğini karşılığı olmayan dolar ile sağlayan ABD’li Siyonist güçler ikinci perdeyi de Kemal Derviş ile kapattılar.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan şunu söyler: <b>“Cumhuriyet kurulduğundan bu yana 80 yıldır Türkiye çalışıyor, ama borçtan kurtulamıyor. İç ve dış borç 310 milyar dolar. 310 milyar doları da bu paranın kazancı olarak üzerine koyun. Bu, çalınmış para. Bir de içeride yatırıma gitti gibi gözüken ama gitmeyen para var. Bütün bunlar, Türkiye’nin 80 yıldaki kazancına tekabül edebilir. Demek ki Türkiye’de bir trilyon dolar para kayıp.”</b> Ve <b>6 Haziran 2001</b>’de görevinden ayrılmak zorunda kalır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Türkiye, <b>31 Temmuz 2002</b>’de TBMM’de alınan erken seçim kararıyla 3 Kasım 2002’de genel seçime gitti. O sürecin baş aktörü Kemal Derviş CHP milletvekili oldu; başlatılan Ergenekon sürecini devam ettirecek olan AKP ise iktidara taşındı. TSK’de istenilen değişiklikler yapılamadığından 28 Ağustos 2002’de Hilmi Özkök Genelkurmay Başkanı oldu. ABD’nin cinayet işletme tezkeresini 23 Şubat 2003’te TBMM geçirmeyince, 4 Temmuz 2003’te Türk Özel Kuvvetleri’ne mensup 11 askerin başına Süleymaniye’de çuval geçirildi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Aslında çuval, Ergenekon’un başta TSK olmak üzere muhalefete yöneleceğinin ilk fiilî tehdididir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">O gün için Ankara’nın bir ilçe kaymakamı, Millî Güvenlik Konseyi’nin kararlarını ve yayımladığı bildirileri “dikkate almıyorum” diyemezdi. Yine 12 Eylül’de Ankara’nın bir ilçe kaymakamına karşı “sıkıyönetim bildirilerini uygulamakla suç işliyorsun” diyerek ayaklanan o ilçe halkı ne kadar başarılı olursa, Türkiye’de bugün küresel güçlerin emriyle yapılan tüm uygulamalara karşı çıkma başarı şansı da o kadardır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Küresel düzeyde Türkiye’nin yeri Ankara’nın bir ilçesi kadardır. Halkın gücü de o ilçe halkının gücü kadardır. O güç de o ilçe halkının yüzde 1’idir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Burada Kemal Derviş’in raporuyla başlayan 12 Eylül ve Ergenekon davası gibi süreçler yüz binlerce insan kaybına neden olmuştur. İstenilen darbe zemini hazırlanmış, ekonomik modeller denenmiş, Cumhuriyet’in temelleri sarsılmış, anayasa değiştirilmiş ve hala ekonomi düzelmemiştir. Dünyanın en yüksek enflasyonu ve faizi Türkiye’dedir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Kemal Derviş ile 1978’de kendini gösteren önlemler, iyileştirmenin ötesinde Türkiye’nin ekonomisinde, siyasî ve toplumsal yapısında derin yaralar açmıştır. Ne yazık ki bu gerçekler 2022 yılında yalnızca ekonomist Meriç Köyatası’nın YouTube kanalında anlatılmıştır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Köyatası şunu demiştir: “Dünya Bankası, Kemal Derviş’in hazırladığı rapor ile Türk ekonomisinin kendi kaynaklarıyla üreten ve sanayileşmiş ülke olmasını sağlayacak 4. Plan’ın uygulanmaması için TÜSİAD’dan orduya kadar herkesi devreye soktu. Bu rapor Türkiye’de 12 Eylül’e giden yolun önemli kilometre taşlarından biriydi. Türkiye düşük teknoloji ve montaj sanayii ile dış borca bağımlı bir ülke haline getirildi.”<b> (bkz.)</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_09_12_16_36_321.png" /></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">12 Eylül darbesinden dolayı Kenan Evren ve hayattaki konsey üyelerinin 2014’te ifadeleri alındı, yargılandılar. Tahsin Şahinkaya’nın Kenan Evren’den iki ay sonra, 90 yaşında ölmesiyle Yargıtay aşamasında olan dava düştü. Ancak Kemal Derviş, bırakın darbeden yargılanmayı, 12 Eylül ile bağlantısı neredeyse hiç kurulmadı. Türkiye ise çok daha fazla dışa bağımlı hale geldi. Kurumları adeta tepeden tırnağa küresel güçlerin ağına takıldı. Halkın bankalara borçları devletin borcunu geçti. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Henüz AKP’nin iktidarda olmadığı dönemde (2001) İçişleri Bakanı Tantan’ın bahsettiği bir trilyon dolarlık kayıp parayı ve emeği çalan aynı güçler olduğu için hiçbir yerde gözükmediler. Bu güçlerin gözükmesindeki en büyük engel, ana akım medyanın toplumda çok hızlı yaygın kabul oluşturmasıdır. Diğer taraftan asıl bilinçlenmemiz gereken bir konu da 5G ile gelişecek <b>“ayıplı teknoloji”</b>nin aynı ayıpla yapay zekaya uzanmasıdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Kaynak; </b>5gvirusnews arşivi ile Muammer KARABULUT’un 17 Mayıs 2010 ve 27 Haziran 2021 tarihli yazılardır. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">(*)&nbsp;</span></span><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Sherman Robinson</b>, 1978 Türkiye raporunun Kemal Derviş’le birlikte yazdılar. Derviş daha çok Türkiye siyaseti ve kalkınma politikasıyla tanınır; Robinson ise raporun <b>teknik omurgasını</b> -yani çok sektörlü genel denge modelini- taşıyan isimdir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Harvard’da ekonomi lisans ve doktora yaptı.&nbsp;</span></span></span></p>

<ul>
	<li style="margin-top:12.0pt; margin-bottom:12.0pt; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">1969–71: London School of Economics, öğretim görevlisi </span></span></span></li>
	<li style="margin-top:12.0pt; margin-bottom:12.0pt; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">1971–77: Princeton, yardımcı doçent </span></span></span></li>
	<li style="margin-top:12.0pt; margin-bottom:12.0pt; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>1977–83: Dünya Bankası Araştırma Dairesi</b> — ekonomist, kıdemli ekonomist, sonra bölüm şefi. Türkiye raporu tam bu dönemde yazıldı. </span></span></span></li>
	<li style="margin-top:12.0pt; margin-bottom:12.0pt; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">1983–95 civarı: UC Berkeley, Tarım ve Kaynak Ekonomisi profesörü </span></span></span></li>
	<li style="margin-top:12.0pt; margin-bottom:12.0pt; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">1993–2004: IFPRI’de Ticaret ve Makroekonomi Bölümü müdürü </span></span></span></li>
	<li style="margin-top:12.0pt; margin-bottom:12.0pt; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">2004–10: Sussex Üniversitesi ekonomi profesörü + Institute of Development Studies </span></span></span></li>
	<li style="margin-top:12.0pt; margin-bottom:12.0pt; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">2011 sonrası: IFPRI’ye kıdemli araştırmacı olarak döndü </span></span></span></li>
	<li style="margin-top:12.0pt; margin-bottom:12.0pt; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">2016 sonrası: Peterson Institute (PIIE) nonresident senior fellow</span></span></span></li>
</ul>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Clinton döneminde Başkanlık Ekonomik Danışmanlar Konseyi’nde (CEA) ziyaretçi kadroda bulundu; NAFTA, GATT/WTO ve bölgesel ticaret anlaşmaları üzerinde çalıştı. USDA ve ABD Kongre Bütçe Ofisi’nde de kısa süreli üst düzey görevler aldı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Asıl uzmanlığı</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Robinson, kalkınma iktisadında <b>hesaplanabilir genel denge (CGE)</b> modellerinin kurucu kuşak isimlerindendir. Bu modeller, bir ekonomideki sektörler, fiyatlar, ticaret, ücretler ve kamu dengesinin birbirini nasıl etkilediğini sayısal olarak çözer. Raporunuzdaki TGT modeli tam bu ailenin erken, ülke uygulamasıdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Onun çizgisinin üç taşı:</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-bottom:12.0pt; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>1-Sosyal Hesaplar Matrisi (SAM)</b> — üretim, gelir, harcama ve dış dengeyi tek tabloda birleştirmek </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-bottom:12.0pt; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>2-CGE</b> — SAM’ı davranışsal denklemlerle (CES üretim, Armington ithalat, ihracat talebi) çözmek </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-bottom:12.0pt; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>3-Politika deneyleri</b> — “kur sabit kalsaydı ne olurdu / reel devalüasyon + ihracat teşviki olsaydı ne olurdu” gibi karşıolgusal senaryolar</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu yöntem sonradan Dünya Bankası, IFPRI ve onlarca ülke modelinin standardı oldu.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Türkiye raporundaki rolü</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">1978 tarihli <i>The Foreign Exchange Gap, Growth and Industrial Strategy in Turkey: 1973–1983</i> (Staff Working Paper 306) Derviş ve Robinson imzalıdır; ikisi de o sırada Dünya Bankası Sanayi Ekonomisi Bölümü’ndedir. Çalışma 1978’in ilk yarısında yapıldı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">İşbölümü pratikte şöyle okunur:</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-bottom:12.0pt; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>-Derviş:</b> Türkiye’nin planlama geleneği, sanayi stratejisi, siyasi-iktisadi teşhisini yaptı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-bottom:12.0pt; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>-Robinson:</b> çok sektörlü CGE/TGT modelinin kurulması, SAM akımları, ithalat karneleme / gölge prim, karşıolgusal büyüme ayrıştırmasını hazırladı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Aynı ikili (ve Jaime de Melo ile) bu hattı 1982’de kitaplaştırdı: <i>General Equilibrium Models for Development Policy</i> (Cambridge University Press). Kitap, gelişmekte olan ülkeler için CGE’nin “ders kitabı” oldu; Türkiye uygulaması da orada ve 1981 <i>Economic Journal</i> makalesinde (“A General Equilibrium Analysis of Foreign Exchange Shortages”) yeniden işlendi. <strong>Yani 1978 raporu tek seferlik bir not değil;</strong> Robinson’un sonraki 40 yıllık modelleme okulunun erken saha çalışmasıdır!</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Türkiye modelinden çıkan temel sonuç da onun yöntemine özgüdür: kriz <b>sadece</b> petrol şoku veya işçi dövizi düşüşü değildir; iç politika (aşırı değerli kur, yatırım patlaması, ithal ikame) kriz olmasa da döviz açığını er geç üretir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Türkiye’den sonra ne yaptı?</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Berkeley ve IFPRI döneminde CGE’yi tarım, gıda, su, iklim ve küresel ticarete taşıdı. IFPRI’nin IMPACT tipi küresel tarım modelleriyle ulusal CGE’leri birleştiren işlerin içinde yer aldı. SAM tahmininde klasik RAS yöntemine alternatif <b>çapraz entropi (cross-entropy)</b> yaklaşımını geliştirdi; eksik ve tutarsız veriden tutarlı matris kurmak için hala kullanılır. Hollis Chenery ve Moshe Syrquin ile <i>Industrialization and Growth</i> (1986) kitabında sanayileşme karşılaştırmalarına katkı verdi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">RePEc profiline göre 50 yılı aşkın yayın hayatı, yüzlerce makale/çalışma tebliği ve binlerce atıf vardır. Alan içinde “politika amaçlı CGE’nin standart araç haline gelmesinde” adı sürekli geçer.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Derviş ile farkı</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Derviş 1978’den sonra Türkiye’ye döndü, 24 Ocak sonrası teknik kadrolarda ve 2001 krizinde ekonomi yönetiminde göründü; sonra UNDP ve siyaset. Robinson ise akademi ve&nbsp;araştırma kurumunda kaldı; Türkiye’ye “siyasetçi” olarak girmedi, modele ve yönteme kilitlendi. Raporda Türkiye’yi “tipik yarı-sanayileşmiş, döviz kısıtlı ekonomi” olarak okuyan analitik dil büyük ölçüde onun CGE geleneğidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Sherman Robinson, 1978 raporundaki denklemlerin, senaryoların ve “döviz açığı büyümenin tavanıdır” sonucunun teknik mimarıdır; sonraki kariyeri de aynı aleti tarım, ticaret, yapısal uyum ve iklim politikasına yaymakla geçmiştir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 26 19:36:24 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/12-eylulun-bas-mimari-kemal-dervistir-h1960.html">12 EYLÜLÜN BAŞ MİMARI KEMAL DERVİŞTİR</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/aklinizdan-cikarmayin-h1959.html</link>
		<title>AKLINIZDAN ÇIKARMAYIN!</title>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<description><![CDATA[Yazan Prof. Dr. İsmail Hakkı AYDIN]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p>Her nerede olursa olsun, elektrikle çalışan ve internete bağlansın ya da bağlanmasın televizyon, telefon, işlemcisi olan, her türlü akıllı ve dijital aletler bir yana, her şeyin her yerde bir <b>“İstihbarat Elemanı” </b>gibi her türlü bilgiyi ses ve görüntü halinde topladığını, hafızasına kaydettiğini, depoladığını, süresiz muhafaza ettiğini, her yere ve her şeye ilettiğini ve <b>“Ortak Veri Havuzu”</b> ile bağlantılı olarak, insanların iradesini yönlendirip yönettiğini…<b> AKLINIZDAN ÇIKARMAYIN!</b></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 26 10:12:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/aklinizdan-cikarmayin-h1959.html">AKLINIZDAN ÇIKARMAYIN!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/hukuk/oyunun-25-galasi-yapiliyor-h1958.html</link>
		<title>OYUNUN 25. GALASI YAPILIYOR</title>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<description><![CDATA[GAZZE SOYKIRIMI, 11 EYLÜL 2001’DE BAŞLADI VE DEVAM EDİYOR. 25. YILDIR DEVAM ETTİRİLEN YALANI EN GÖRKEMLİ İSRAİL KUTLADI!]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>TÜRKİYE, SİYONİSTLERİN BÜYÜK YALANI OLAN İKİZ KULELERİN KONTROLLÜ YIKIMININ 25. YILI İLE İLGİLİ MESAJ YAYIMLANMADI!</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Haber Merkezi Ankara / 11 Eylül 2026</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Siyonistler 25 yıl önce dünyayı yeniden kontrol ederek değiştirmeye karar verirken, ancak zeka özürlülerin inanacağı bir Hollywood yapımı senaryo ile New York’ta bulunan Dünya Ticaret Merkezi’ni yıktılar. Yıkımın nasıl gerçekleştiğine ilişkin tüm bilimsel veriler yıllarca tartışıldı. Burada bunun ayrıntılarına girmeyeceğim. İkiz kulelerin yıkılması, tamamen Siyonistlerin küresel menfaatleri doğrultusunda hareket eden CHABAD ve MOSSAD tarafından gerçekleştirilmiştir.<a href="https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/dunyanin-en-derin-devleti-h1956.html"><b>(bkz) </b></a></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bugün 11 Eylül’ün 25. yılı olduğu için verilecek mesajlar çok önemliydi. İlk mesaj, olayı tertipleyen İsrail’den geldi. İsrail bu yıl hem devlet başkanı hem de başbakan düzeyinde mesaj verdi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Kudüs’teki 9/11 Living Memorial’dan video yayımladı. ABD’yi <b>“en büyük müttefik ve dost”</b> diye niteledi; sivillere yönelik terörün hiçbir gerekçesi olmadığını söyledi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Başbakan Binyamin Netanyahu bugün o da bir video mesaj yayımladı. Netanyahu, 11 Eylül ile 7 Ekim’i yan yana koydu: <b>“11 Eylül’de Amerika saf kötülükle vuruldu. 7 Ekim’de İsrail yeniden vuruldu.” </b>dedi. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Kendi yarattıkları teröre “bağlam” aranmaması gerektiğini savundu: “Aileleri diri diri yakmanın bağlamı yoktur. Terörde ‘evet ama’ yoktur.” Sözünü <b>“Amerika ve İsrail birlikte teröre boyun eğmeyecek”</b> diye bitirdi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Kudüs Arazim Vadisi’ndeki anıtta ayrıca ABD Büyükelçisi Mike Huckabee’nin katıldığı bir tören yapıldı. Anıt, ABD dışında 2.977 kurbanın adının yazılı olduğu tek yer olarak geçiyor. Tören, 11 Eylül akşamı Roş Aşana’ya (yeni yıl) denk geldiği için 9 Eylül’de öne alınmış.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>DÜNYA SİYONİSTLERİN 11 EYLÜL TERTİBİNİ GÖRDÜ</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Dünyadaki yaklaşık 195 devletin büyük çoğunluğu, 11 Eylül’ün 25. yılı için devlet başkanı düzeyinde özel bir mesaj yayımlamadı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">BM Genel Sekreterliği: Yaklaşık 3.000 kurbanı ve 90’dan fazla ülkeden ölenleri andı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">İsrail dışında diğer ülke ve kurumların yayımladığı mesajlar şöyle:</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Fransa / Emmanuel Macron: “11 Eylül dünya belleğine kazındı. Kesilen hayatları ve yardım için her şeyi riske atanları unutmuyoruz.”</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">AB Komisyonu / Ursula von der Leyen: “O sabah evden çıkıp evine dönemeyen yaklaşık 3.000 kişiyi anıyoruz. Tehlike anında ittifaklar önemlidir.”</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">AB dış politika şefi Kaja Kallas: Saldırıların tarihi değiştirdiğini, NATO 5. maddesinin ilk ve tek kez o gün işletildiğini hatırlattı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">İtalya: Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella resmi mesaj verdi; Başbakan Giorgia Meloni <b>“sadece ABD’nin değil, özgür dünyanın kalbine saldırıldı”</b> dedi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Birleşik Krallık / Başbakan Andy Burnham: 67 Britanyalı kurbanı andı; “terör demokrasinin kapısını hala çalıyor” dedi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Avustralya / Anthony Albanese: 10 Avustralyalı kurbanı andı; “dünyayı değiştiren bir gündü” dedi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Hindistan (Narendra Modi), Portekiz, Romanya, Estonya ve Yunanistan Dışişleri de benzer dayanışma notları yayımladı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">ABD tarafında Trump Pentagon’da konuşuyor; hayattaki eski başkanlar (Bush, Clinton, Obama, Biden) Ground Zero töreninde.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Türkiye’den Resmi Mesaj Var mı?</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Şu ana kadar: Cumhurbaşkanlığı’nın, Dışişleri Bakanlığı’nın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 11 Eylül 2026 tarihinde yayımlanmış, doğrudan 11 Eylül saldırılarının 25. yılına ilişkin resmi bir anma mesajı yayımlanmadı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Siyonist İsrail mesajının ayırt edici yanı, taziye metninin ötesine geçmesiydi: kendi icadı olan 11 Eylül’ü doğrudan 7 Ekim anlatısına bağlamak oldu.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 26 23:05:50 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.5gvirusnews.com/hukuk/oyunun-25-galasi-yapiliyor-h1958.html">OYUNUN 25. GALASI YAPILIYOR</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/saglik/cocuklara-asi-cezasi-h1957.html</link>
		<title>ÇOCUKLARA AŞI CEZASI</title>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<description><![CDATA[AİLEYİ YIKIP, NÜFUSUN ARTACAĞINI ZANNETMEK ABESDİR!]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Yazan Prof. Dr. Alişan YILDIRAN</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Resmi Gazete de bir ay evvel yayınlanarak yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanunun Madde 14, 5. bendi; Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, fiil suç teşkil etse dahi ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır. Bu kararlara karşı 14 üncü madde uyarınca itiraz yoluna gidilebilir. Tazyik hapsine ilişkin kararlar, kesinleşmesini müteakip Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yerine getirilir. Bu kararlar çocuk hâkimi tarafından ilgili kuruma bildirilir. <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/08/20260818-1.htm"><b>(bkz) </b></a></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">KTÜ’de asistanlığım esnasında bir hastanın preparatını muayenehanesine götürdüğümde tanıştığım sonra OMÜ’de görev paylaştığım gastroenteroloji profesörü hocanın iktidar partisi milletvekili olduğunda sarfettiği ve tekrar görev verilmemesine yol açan <b>“Yasalarda iktidar milletvekili olarak hiçbir rolüm yok, sadece elimi kaldırmaktan başka”</b> sözü yanlış değil imiş demek ki… <a href="http:// https://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/akpli-vekil-partisine-isyan-etti-haberi-70145"><b>(bkz)</b></a></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Kanunun anayasaya aykırı olması sadece benim mi dikkatimi çekti, bilmiyorum ama geçenlerde MHP’nin nüfusun artması ile ilgili 4 gün evvel açıkladığı nüfus artışı ile ilgili vizyonunu görünce sayın vekillerin yüce mecliste hiçbir fikirleri olmadığı konularda el kaldırarak oy verdiği kanaatim pekişti. <a href="http:// https://www.hurriyet.com.tr/gundem/mhpden-11-maddelik-turkiyenin-nufums-vizyonu-raporu-43299270"><b>(bkz)</b></a></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Yüce devletimizin sağlık konusunda ancak <b>CHABADİK</b> bir kurula teslim edilmesi muhtemelen bu uygulamaların sebebi olmalı?! </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Efendiler, yenidoğan bebeğin ellenmesi bile caiz değil iken, aileyi yıkacak bu gibi uygulamalarla nüfusun artacağını zannetmek hüsran ile neticelenir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Sebeplerini yakın zamanda topuk ile ilgili bilirkişi olarak görevlendirildiğim mahkemeye sunduğum raporda dikkatinize sunuyorum.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>A Yenidoğan Döneminin Özellikleri</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>B Yenidoğan Morbidite ve Mortalite durumu</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>C Çocuğun Menfaati (üstün yararı) </b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>D Konunun Mâlî Cephesi </b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>E Toplum ile Alakası</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>F Genelge ve Normlar</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>G Nüfus Azalması ile Alakası</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>H Vehim ve Fallacy</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>I Yenidoğanlarda İnvazif Uygulamaların ‘Transgenerational Inheritance’ Üzerine Tesiri</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>J Netice ve Kanaat</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>A. YENİDOĞAN DÖNEMİNİN ÖZELLİKLERİ</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>“Yaşamın ilk haftası kırılganlığı”</b> yenidoğanların yaşamın ilk 7 gününde yaşadığı, iyi bilinen bir <b>fizyolojik hassasiyettir (vulnerability)</b>. Bu dönem <b>erken neonatal dönem</b> olarak adlandırılır ve birçok organ sisteminin <b>rahim içi yaşamdan dış ortama geçiş yaptığı</b> için hayatın en kırılgan safhasıdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>1- Kardiyovasküler kırılganlık: </b>Doğumdan sonra, duktus arteriozus kapanmalı, pulmoner vasküler direnç düşmeli, oksijen satürasyonu ve kan basıncı düzenlenmesi gerekir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>2- Metabolik kırılganlık: </b>Yenidoğan metabolik yolları olgun değildir: hipoglisemi sık görülür, fizyolojik sarılık ilk haftada zirve yapar, metabolik hastalıklar yalnızca beslenme başladıktan sonra ortaya çıkar</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>3- İmmün kırılganlık: </b>Yenidoğan bağışıklık sistemi henüz gelişmemiştir. Sınırlı nötrofil rezervi, sınırlı kompleman aktivitesi, a azalmış inflamatuvar cevap, dolaşımda hala anneden geçen antikorlar vardır. Bu nedenle ilk hafta <b>erken başlangıçlı sepsisin</b> en yüksek riskli dönemidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>4-Hepatik kırılganlık: </b>Karaciğer olgun olmadığı için bilirubin konjugasyonu yetersizdir, glikojen depoları düşükdür, oıhtılaşma faktörlerinin sentezi zayıftır. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>5- Solunumsal kırılganlık: </b>Doğumda akciğer sıvısının temizlenmesi, surfaktan ayarı gerekli olduğu için apne, geçici taşipne, solunum sıkıntısı ilk 72 saatte daha sık görülür.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>6-Nörolojik kırılganlık: </b>Yenidoğan beyninde otonomik kontrol olgun değildir, ısı düzenlemesi yetersizdir, oksijen tüketimi çok yüksektir. Hipotermi, hipoksi ve nöbete yol açabilir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>7-Beslenme kırılganlığı: </b>Emme–yutma–nefes koordinasyonu ilk hafta içinde olgunlaşır. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>8-Gastrointestinal kırılganlık: </b>İlk kaka (mekonyum) ve bağırsak kolonizasyonu metabolizmayı değiştirir. Prematürelerde NEC riski yüksektir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b><u>9. Oksidatif stres:</u></b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>-</b>Hayatın ilk haftası oksidatif stres açısından yüksek riskli bir dönemdir: Yenidoğan, nispeten hipoksik bir intrauterin ortamdan oksijen maruziyetine geçiş yapar ve antioksidan sistemler (glutatyon, SOD, katalaz) özellikle prematüre bebeklerde hala olgunlaşmaktadır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">-Ağrılı işlemler, reaktif oksijen türlerini (ROS) ve ölçülebilir oksidatif biyobelirteçleri artırabilen stres tepkilerine (katekolaminler, kortizol) neden olur. Hassas yenidoğanlarda, sağlıklı bir term bebekte zararsız olan aynı biyokimyasal bozulma daha büyük sonuçlara yol açabilir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu fizyolojik ve/veya oksidatif strese aşağıda verdiğim epigenomik faktörler olan doğar doğmaz yapılan invazif girişimler olan K vitamini, hepatit B aşısı ve topuk kanı alınması gibi nonfizyolojik ve invazif uygulamalar beş yaş altı çocuklarda hayatın ilk haftasında en yüksek morbidite ve mortaliteye yol açar.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>10. Epigenomik kırılganlık:</b> ehemmiyetine ve yeni bir bilgi olmasına binaen aşağıda anlatıldı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>B. YENİDOĞAN MORBİDİTE VE MORTALİTE DURUMU</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ülkemizde yenidoğan sağlığı ile ilgili şu bilgiler dikkatle incelenmelidir; İkisi de yenidoğancı olan Değerli Prof. Dr. Türkan Dağoğlu’nun talebesi Prof. Dr. Fahri Ovalı’nın 2018’de kaleme aldığı şu bilgileri okuyalım: “Ülkemizde yılda yaklaşık 1.300.000 doğum olduğu düşünülürse, ihtiyaç duyulan 3.düzey yoğun bakım yatağı sayısı 1300 civarındadır. Ancak Sağlık Bakanlığı kayıtlarına göre, halen tescilli bulunan toplam yenidoğan yatağı sayısı 10.000, 3.düzey yenidoğan yoğun bakım yatak sayısı ise 6.200 civarındadır ve bunların da 4.000 tanesi özel hastanelerde bulunmaktadır. <b>Yoğun bakım yatak ihtiyacı 1300 iken, özel hastanelerde 4000 yoğun bakım yatağı bulunması dikkat çekicidir. </b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Türk Neonatoloji Derneği’nin yılda bir yayınlanan <b>bülteninin 35. sayısında</b> sahife 53-54-55’deki tablolarda aralarında hiç bir özel merkez bulunmayan 56 adet yenidoğan merkezinin (yukardaki bilgiye göre 2200 yatak yani) verilerine göre 2023 yılında 40.000 hasta yatmış ve bunların 2000’i vefat etmiştir (31). Ovalı’nın verdiği rakamlara göre özel merkezlerin yatak sayıları 56 merkezin toplam yatak sayısına oranladığımızda ülkemizde <b><u>yılda yaklaşık on yenidoğan bebeğin biri hastaneye yatmakta</u></b>, 1000 bebeğin 30’u kaybedilmektedir. Topuk kanı taraması ile 1/10.000de bir görülen hastalıkları belirlenmesinden daha önemli ve HAYATİ olan husus evvela bebeklerin sıhhatli olması ve bir vehim uğruna <b><u>ölmemesidir</u></b>.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>C. ÇOCUĞUN MENFAATİ (BEST INTEREST-ÜSTÜN YARARI)</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Hem BM Çocuk Hakları Sözleşmesine göre, "Çocuğun menfaati", çocukları etkileyen tıbbi kararlar için yol gösterici bir ilkedir. Yenidoğan topuktan kan alma testi tavsiye edilir (indispensible), mecburi Değildir (Not compulsory).</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu konuda dünya çapında çocuk hakları ihlallerini durdurmaya adanmış beynelmilel bir çocuk STK'sı olan ‘<b>Humanium</b>’un görüşü ise şudur;</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">“Çocuğun menfaati”: Çok da kesin olmayan bir kavramdır. Çocuk Hakları Sözleşmesi bu kavramın kesin bir tarifini vermese de, bir çocukla ilgili karar alınması gerekdiğinde, çocuğun refahının ve zihnen ve fizikî olarak elverişli bir ortamda büyüme hakkının korunmasını vurgular.. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Çocuk Hakları Sözleşmesi, bir bütün olarak ele alınan bir eser olarak kabul edilir. Çocuğun menfaatinden bahseden 3. Madde, sözleşmenin haklarının bir bütün olarak uygulanmasında dört temel ilkenin biridir. Ancak Çocuk Hakları Komitesi, çocuğun menfaatinin ne olduğuna karar vermek için kriterler belirtmemiştir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">“Çocuğun en iyi menfaati” ilkesi, sözleşmenin ruhuna uygundur. Örnek olarak, 9. Maddeye göre bir çocuk, ebeveynleriyle birlikte yaşama hakkına sahiptir. Ancak, çocuk kendi ailesi içinde mağdur olması (kötü muamele, ihmal...) halinde yargı kararıyla ebeveynlerinden ayrılabilir. <a href="https://www.humanium.org/en/the-childs-best-interest/"><b>(bkz)</b> </a>Topuk kanı aldırmamak ne kötü muameledir, ne de ihmaldir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>D. KONUNUN MÂLÎ CEPHESİ</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Topuk kanı uygulaması Aile Sağlığı Merkezindeki (ASM) doktor ve hemşireler tarafından yapılır. Daha önce sağlık ocaklarında kadrolu doktorlar, hemşireler ve ebeler tamamen devlet memuru olarak görev yapardı. Sağlık reformuyla birlikte (2010) sağlık ocakları kapatılmış, yerini hekimlerin kurduğu Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) almıştır. Sağlık ocakları hem tedavi hem de bölgenin umumî çevre sağlığı (su kontrolü, salgın yönetimi vb.) ile ilgilenirdi. ASM'ler ise sadece <b>kişiye yönelik</b> koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmeti (muayene, aşı, gebelik takibi) sunar. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Sağlık ocakları doğrudan devlet tarafından yönetilir ve finanse edilirdi. ASM'nin kira, elektrik, su ve personel giderleri devletin hekimlere ödediği ödenekten karşılanır; eğer ödenek yetersiz kalırsa bu masrafları hekimler kendi bütçelerinden öderler. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">ASM topuk kanı alamadığı bebeğe aşı da yapamayacağı için gelir kaybı olacağı açıktır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Topuk kanı ile halihazırda altı hastalık (fenilketonüri, biotinidaz eksikliği, kistik fibroz, konjenital adrenal hiperplazi, spinal müsküler atrofi-SMA ve konjenital hipotiroidi) taranmakdadır. Konunun finansal anlamı açısından bu iki hastalık hakkında bilinmesi gereken kistik fibrozun tedavisinin yıllık 306 bin USD, SMA’nın ise zolgensma için doz başına 2 milyon USD’den fazla, nusinersen doz başına 73 bin USD’dir. Yakında bu hastalıklara ataksi-telenjiektazi, duchenne muskuler distrofisi, SCID gibi hastalıkların eklenmesi kuvvetle muhtemeldir, yani pasta gittikçe büyüyecektir. Ülkemizde topuk kanında SCID taramasını ilk yapan hekim bu satırların yazarıdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Yukarda bahsedilen ilaçlar halihazırda ithal edilmektedir. Ancak yakın zamanda TÜSEB tarafından desteklenen bir firmanın bu ilaçları üretmeye başlayacağı ilan edildi, <a href="https://www.trthaber.com/haber/saglik/sma-tedavisinde-kullanilan-ilac-turkiyede-uretilecek-927041.html"><b>(bkz)</b></a> bu firmanın <b>potansiyel müşteri</b>lerini anlamak zor değildir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>E. TOPLUM İLE ALAKASI</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">-Topuk kanı testleri kesin teşhis koyamaz, yanlış pozitif ve/veya negatif sonuç verebilir (“Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünce” yayınlanan; Yenidoğan Metabolik ve Endokrin Tarama Programı sf.15).</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">-Toplanan örnekler ile genetik mahremiyet (big data) ihlal edilmektedir. Bu tetkik ile genetik enformasyon elde edilmesi kuvvetle muhtemel olup, bu bilgilerin ülkemizin âlî menfaatleri aleyhine kullanılmayacağı garanti edilmelidir. Bu verilerin nasıl saklandığı, kimlerle paylaşıldığı açıklanmalıdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">-Ülkemizde bundan on yıl önce yılda bir buçuk milyon canlı doğum olmakta iken, geçen yıl bu rakam 900 binlere düşmüştür. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü “topuk kanı tarama testi ile yılda yaklaşık 4500 çocuğun var olan hastalıklarının sonuçlarından korunması sağlanabilmekde, engelliliğin önüne geçilebilmektedir” diye hiçbir bilimsel çalışma yapmadan, şeffaflıkla verileri yayınlamadan iddida bulunmakdadır. <a href="https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/tarama-programlari/ntp.html"><b>(bkz)</b> </a></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Burada “var olan hastalıklar” <b><u>isimlendirmesi açıkça yanlış yönlendirmedir, şikayeti olmayan bir kişi hasta kabul edilemez.</u></b> </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">-Tarama testleri nerede ise yüz sene önce bile gündeme gelmiş ve noninvazif tetkiklerle teşhis konulabileceği ve konunun açık <b>bir insan hakları ihlali olan öjeni ile ilgisi belirlenmişdir</b>. <a href="https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0140673646917126"><b>(bkz)</b></a></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Sağlık Bakanlığı’nın genelgesinde hiçbir şekilde bebek ve ailenin hakları, ilgili doktorun görevlerinden bahsedilmeyerek, her doğan bebeğe tabiri caiz ise ‘eşya/meta’ muamelesi yapılmaktadır. <b>Bu durum kabul edilemez.</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu invazif müdahale sebebi ile diğer genetik hastalıklardan daha yüksek görülme sıklığı olan primer immün yetmezlikli bebeklerde gelişebilecek mortalitesi çok yüksek sepsis hastalığının hukuki ve tıbbi sorumluluğunun kimde olacağı belli değildir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">-Bu invazif müdahale ile teşhisinin konulduğu iddia edilen hastalıkları Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanlarının teşhis edemeyeceği düşüncesi doğru değildir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">-Tarama testi ile erken teşhis edildiği iddia edilen hastalıkların bazıları teşhisi ve tedavisi mümkün hastalıklardır. Görülme sıklığı pek az olan bu potansiyel hastalar için tamamen sıhhatli bebeklerin, ebeveyninin konu hakkında bilgisi olsa bile bu invazif işlemle riske edilmesinin hukuki ve ahlaki olmadığı kanaatindeyim.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">-SMA ve talasemi örneklerinde olduğu gibi, kistik fibroz ve biotinidaz eksikliği için yenidoğan yerine anne baba adaylarının taranması daha uygun ve makuldür.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">-Yanlış pozitif ve negatif sonuçların anne-baba ve ailelerde yol açdığı sorunlarla ilgili verilere ULAŞILAMAMAKDADIR. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">-Bu invazif müdahaleye muvafakat vermeyen ebeveynin bebeğine sağlık tedbiri uygulanması bildiğim kadarı ile Aile Bakanlığı’ın uhdesinde idi. Bu vakada olduğu gibi artık sadece Sağlık Bakanlığı konuyu takib ediyor. Osmanlının son şaheseri Mecelle’nin ‘usul esasa mukaddemdir’ hükmü (evrensel hukukda da) halen geçerli olduğuna göre Sağlık Bakanlığı’nın da bu ısrarından vazgeçmelidir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>F. GENELGE VE NORMLAR</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">“<b><u>Zorunlu topuk kanı uygulamasının kanuni temeli meyanında</u></b> Sağlık Bakanlığının 2014/7 sayılı Genelge'si ile 1593 sayılı Kanun’un 3. ve 151. maddeleri ile 3359 sayılı Kanun'un 3. maddesi , Sağlık Bakanlığının 25/12/2006 tarihli ve 2006/130 sayılı Genelge'sinin yattığı ve anılan düzenlemelerin incelenmesi sonucunda;Yenidoğan Tarama Programı ile tüm yeni doğanların konjenital hipotiroidi, fenilketonüri, biyotinidaz eksikliği ve kistik fibrozis yönünden taranması ile oluşacak zekâ geriliği, beyin hasarları ve geri dönüşümsüz zararların engellenerek söz konusu uygulamanın çocukların ve buna bağlı olarak kamu sağlığının korunması şeklindeki <b>meşru </b>amacı taşıdığı açıktır” açıklamasındaki <b>meşruiyet iddiası doğru değildir</b>; Anayasa Profesörü Kemal Gözler hoca GENELGE’yi şöyle izah ediyor “İdare hukukunda “genelge” hiyerarşik amirlerin, özellikle bakanların, sahip oldukları hiyerarşi gücüne dayanarak astlarına, onların uygulamakla yükümlü oldukları kanun hükümlerinin yorumlanması ve uygulanması konusunda verdikleri emir ve talimatlardır. Bunlar da yönetmelikler gibi genel ve soyut niteliktedirler. Ancak yönetmeliklerden farklı olarak, yeni bir kural koymazlar. Kanunlarda bulunan kurallara yeni bir şey eklemezler. Yaptıkları tek şey zaten mevcut kanun hükümlerini açıklamak, yorumlamak ve bunların nasıl uygulanacağını göstermekten ibarettir. Kısacası “genelge”, bir bakanın kendi personeline verdiği bir emirdir. Bakanı ve emrin muhatabı olan <b>personel dışında kimseyi ilgilendirmez.</b> Genelgelere vatandaşların hakları ve ödevleriyle ilgili bir hüküm konulamaz. Bu genelgelerin hukuka aykırı olmasının sebebi, bunların <i>normlar hiyerarşisine dâhil olmamasıdır</i>. Normlar hiyerarşisinde sadece “hukuk normları” bulunur. Bir hukuk normu ise icraî bir işlemdir; vatandaşlara hitap eder; vatandaşların hak ve ödevlerini etkiler; onlar üzerinde hukukî sonuç doğurur. Genelge ise icraî bir işlem değildir; vatandaşlara hitap etmez; vatandaşların hak ve ödevleri üzerinde bir sonuç doğurmaz. Anayasamızın 13’üncü maddesine göre, bir temel hak ve hürriyet, ancak kanunla sınırlanabilir”. <a href="http://https://anayasa.gen.tr/genelge-devleti.htm"><b>(bkz)</b></a></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Demek ki hukuk vatandaşa genelgeleri meşruiyet gerekçesi olarak gösteremez. Gelelim bahsedilen kanun maddelerine;</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Umumi Hıfzıssıhha kanunu, 1593 sayılı (5) <b>üçüncü maddesi</b> 18 bendden mürekkeb olup, mahkeme hangi bendi olduğunu belirtmemiş, bunların bebeklerle alakalı olan sadece birinci bendi olup doğumun arttırılması (bu kelime 1965’de metinden çıkarılmış!), kolaylaştırılması ve ölümü azaltacak tedbirlerin alınmasıdır, topuk kanı ve ilgili hastalıklarla ile alakası yokdur. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Yüzelli birinci madde ise </b>şöyledir; Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti küçük çocuk hıfzıssıhhası ve bunlarda görülen vefiyatın azaltılması için lazım gelen müesseseler açarak idare eder ve çocuk hıfzıssıhhası faydalarının halk arasında intişar ve tatbikını teshil edecek tedbirleri ittihaz eyler. Bu madde de bebeklerle, topuk kanı ve topuk kanında bakılan hastalıklarla alakalı değil!.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Sağlık Hizmetleri Temel Kanunun (3359 sayılı) üçüncü maddesi a’dan m’ye kadar bendleri olup, bunlardan sadece “l” bendi konuya dair olup şöyledir; “(Ek: 30/5/1997 - KHK - 572/24 md.) Engelli çocuk doğumlarının önlenmesi için, gebelik öncesi ve gebelik döneminde tıbbi ve eğitsel çalışmalar yapılır. Yeni doğan bebeklerin metabolizma hastalıkları için gerekli olan testlerden geçirilerek <b>risk taşıyanların belirlenmesine ilişkin tedbirler alınır</b>” (6). Bu madde “anne babanın rızası hilafına topuk kanı alınır “ anlamına gelmez çünkü, anayasanın 13. maddesi “Temel hak ve hürriyetler ancak kanun ile kısıtlanabilir” şeklindedir. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>G. NÜFUS AZALMASI İLE ALAKASI</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">TÜİK’e göre 2006 yılında yıllık nüfus artış hızı %1.3 iken, bugün bu oran %0,5’e düşmüşdür. Doğurganlık hızı ise 2.1’den, 1.42’ye yani kendini yenilemesi için gereken 2.1’in çok altına inmiş, ortanca yaş ise 28’den 35’e, doğum yaşı 20-24’den 24-29’a yükselmişdir, yani nüfusumuz hızla yaşlanmaktadır. <a href="https://veriportali.tuik.gov.tr/en"><b>(bkz)</b> </a></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Sadece yirmi yılda bu kadar etkili depopulasyon sadece modern hayatla açıklanamaz, kanaatimce nüfus ve sağlık uygulamalarının YANLIŞ olduğunu göstermekdedir. Bu şartlarda ‘Güçlü Türkiye’ idealinden bahsetmek gittikçe güçleşmekdedir, bildiğim kadarı ile süper güç olabilmek için asgarî nüfus 200 milyon olmalıdır. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Nüfus azalması bilindiği gibi üç esas sebebe dayanır, kıtlık, salgın ve savaş.<a href="https://eeca.unfpa.org/sites/default/files/pub-pdf/depopulation20as20a20policy20challenge.pdf"><b>(bkz) </b></a></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Yakın zamandaki sahte salgın (covid), Ebstein olayı ve yenidoğan çetesini sadece hatırlatmakla yetiniyorum.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Geç yaşta ilk doğumunu yapan annenin güncel invazif yenidoğan uygulamaları ile bebeğinin doğumdan hemen sonra hasta olması, aile yapılan gereksiz baskıların nüfusun azalmasına yol açtığı kanaatinde olduğumu üzülerek belirtmeliyim. Atatürk ne demişti; ‘Vatanın mesnedi evlatlarıdır. Nüfusumuzun kesreti istikbalin en büyük mübeşşiridir. Bu sebeple çok çocuklu aileler vatani görevini yapan muhterem vatandaşlardır’.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>H. VEHİM VE FALLACY (HATA)</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Konuya vakıf, açık fikirli herkesin hemen idrak edeceği gibi ‘masum bir işlem, yapılmaması tehlikelidir, teşhis konulamamasına sebep olabilir, bebek ve TOPLUM (1/10binde bir görüldüğünü hatırlatmalıyım) zararına olur’ denilmektedir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Topuktan kan alarak tarama testinin değişken yanlış pozitif ve yanlış negatif oranları vardır, çünkü sonuçlar büyük ölçüde hangi bozuklukların dahil edildiğine, hangi eşik değerlerinin kullanıldığına, laboratuvar yöntemlerine, numunenin ne zaman toplandığına ve takibin ne kadar iyi yapıldığına bağlıdır. Özgüllük genellikle daha düşüktür, bu da daha yüksek oranda yanlış pozitif sonuç anlamına gelir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bir incelemede, birçok yenidoğan tarama testi için pozitif öngörü değeri (PPV) genellikle %1 ila %10 arasındadır. <b>Bu, tüm pozitif taramaların yalnızca yaklaşık %1-10’unun gerçek pozitif sonuç verdiği (yani, çocukta gerçekten hastalık olduğu) anlamına gelir. </b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b><u>Yanlış pozitif oranı: </u></b>Tespit edilen her gerçek vaka için düzinelerce sağlıklı bebeğin işaretlenmesi yaygındır; yani, ortama bağlı olarak, taranan tüm bebeklerin %5 ila %20’si veya daha fazlası arasında yanlış pozitif tarama sonucu verebilir. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">“Her bebek hastalık açısından bilinmez bir risk altındadır” önermesi, dikkatli düşünülmediğinde gerçekten “her insan her zaman risk altındadır” gibi <b>boş bir genellemeye</b> dönüşür. Bu tür genellemeler bilimsel gerekçe değil, <b>politik veya idarî kolaylık</b> üretir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Yani <b>istatistikî olarak düşük ama sıfır olmayan</b> bir risktir, ama “her bebek hastalık riski altındadır” şeklinde genellemek <b>orantısız</b> olur. Bilimde buna <b>“population-level justification fallacy”</b> denir, yani toplum düzeyindeki ortalama bir ihtimal, bireysel gerekçe olarak kullanılır, türkçesi <b>safsata topluma gerekçe olarak sunulmuştur. “Population-level justification fallacy, bir toplumda gözlenen ortalama bir risk, oran veya faydayı, her birey için aynı derecede geçerliymiş gibi kabul etme hatasıdır. Yani: “Toplum düzeyinde faydalı olan bir uygulama, her birey için de faydalıdır. </b>Bu da <b>tıbbın tanıdan yönetime, toplum yönetimine dönüşmesi</b> anlamına gelir. Michel Foucault’nun “biyopolitika” dediği tam olarak budur: Devlet, sağlığı koruma bahanesiyle bedenler üzerinde sürekli denetim kurar. Dolayısıyla “Risk” artık sağlık değil, <b>itaat mekanizması</b> olur. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Basit örnek, toplumda her 10.000 bebekten biri fenilketonüridir. O zaman denir ki: “Bu testi her bebeğe yapmalıyız, çünkü bu hastalık erken teşhis edilmezse ölümcüldür.” Ancak bu gerekçe birey düzeyine indirildiğinde şu olur: “Senin bebeğin de potansiyel olarak hasta”. Bu, mantıken olarak yanlış bir çıkarımdır. İstatistikte bu hata, <b>ecological fallacy</b>’ye benzer: Bir gruba ait veriden birey hakkında sonuç çıkarılmasıdır. <b><u>“Population-level justification fallacy” ise bunun politik türevidir: Halk sağlığında, toplum faydasını gerekçe göstererek bireysel hakları sınırlamak. Bu, </u></b><i><u>koruyucu tıp</u></i><b><u> ile </u></b><i><u>biyo-politik tıp</u></i><b><u> arasındaki farkın temelidir.</u></b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu hata (fallacy) sürdürüldüğünde, toplum <b>biyolojik istatistik birimi</b>ne indirgenir: Artık birey değil, “risk faktörü” konuşulur. Bu durum, Foucault’nun “biyopolitika” dediği duruma denk düşer: Devlet, yaşamın kendisini yönetmeye başlar.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>I. YENİDOĞANLARDA İNVAZİF UYGULAMALARIN ‘TRANSGENERATIONAL INHERITANCE’ ÜZERİNE TESİRİ</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bebeklerde çevresel faktörlere (İnvazif uygulamalar) bağlı genomik işlev bozukluğu, temel DNA dizisini değiştirmeden genlerin nasıl ifade edildiğini değiştiren epigenetik modifikasyonlar yoluyla meydana gelir. Fetal gelişim ve erken bebeklik döneminde genom hızlı bir programlamaya uğrar ve bu da kritik bir kırılganlık dönemi oluşturur. Çevresel stres faktörleri, "epimutasyonlara" neden olarak, ani gelişimsel sorunlara yol açabilir veya bebeğin biyolojisini yaşamın ilerleyen dönemlerinde kronik hastalıklara yatkın hale getirebilir (Skinner MK, Guerrero-Bosagna C. Environmental signals and transgenerational epigenetics Epigenomics. 2009 October ; 1(1): 111–117. doi:10.2217/epi.09.11.). </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Nesiller arası kalıtım, özelliklerin, karakteristiklerin veya hastalık duyarlılıklarının, altta yatan DNA dizisinde herhangi bir değişiklik olmaksızın atalardan torunlara aktarılmasıdır. DNA'nın doğrudan kalıtımına dayanan klasik genetiğin aksine, bu fenomen öncelikle epigenetik tarafından yönlendiriliyor; yani hangi genlerin açılıp kapatılacağını belirleyen genom üzerindeki kimyasal etiketler ve modifikasyonlardır (Rothi H, Greer EL. From Correlation to Causation: The New Frontier of Transgenerational Epigenetic Inheritance Bioessays. 2023 January ; 45(1): e2200118. doi:10.1002/bies.202200118) .</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>J. NETİCE VE KANAAT</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Gönderilen dosyadan anlaşıldığı kadarı ile davaya konu Fatih Sevinç (TC KN 62032279922) 23.8.2025 doğumlu olup, bugün itibarı ile on aylık bir erkek çocuğudur. Eldeki belgede çocuk ve ailesinin herhangi bir şikayeti, yatışı, tedavisi belirtilmediğine göre bir sağlık sorunu olmadığı düşünülebilir. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Çocuktan bir defa topuk kanı alındığı (doğumdan sonraki ilk birkaç gün içerisinde) belirtilmiş, sonucunda ise üç hastalığın olmadığı belirlenmiştir. Aile ikinci topuk kanı vermemesine ve tedbir kararının istinafına gerekçe olarak ilgili bakanlığın genelgesinde de mükerrer numune alınmasının gerekçesinin sunulmadığını belirtmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi de bunlara istinaden ailenin istinaf talebini kabul etmiştir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Modern halk sağlığı politikalarının en sık yaptığı <b>mantık hatalarından biri</b> <b>Population-level justification fallacy yani</b> bir toplumda gözlenen ortalama bir risk, oran veya faydayı, her birey için <b>aynı derecede geçerliymiş gibi</b> kabul etme hatasıdır. <b><u>Halk sağlığı idarecileri, toplum faydasını gerekçe göstererek bireysel hakları sınırlamaya çalışır. Aslında bu, </u></b><u>koruyucu tıp<b> değil </b>biyo-politik tıp’dır<b>. </b></u></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Topuk kanı tarama uygulamasının bu şekilde irrite edici bir şekilde, icbar edilerek uygulanmasının bebek, aile, toplum ve devlet kurumlarına fayda değil zarar verdiği kanaatindeyim. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Takdir yüksek mahkemenizindir. </b></span></span></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 26 21:12:01 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.5gvirusnews.com/saglik/cocuklara-asi-cezasi-h1957.html">ÇOCUKLARA AŞI CEZASI</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/dunyanin-en-derin-devleti-h1956.html</link>
		<title>DÜNYANIN EN DERİN DEVLETİ</title>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<description><![CDATA[Kontrollü yıkımın 25. yılında ikiz kulelerin sahibi olan Larry Silverstein ile Netanyahu’nun arkadaş olduğunu, her ikisinin de CHABADİK olduğunu  biliyor musunuz?]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>Yazan Muammer KARABULUT</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">İkiz Kuleler’in kontrollü yıkımının 25. yılında, ABD’li neo-Nazi / beyaz milliyetçi Kevin Alfred Strom’dan türeyen şu söz yerinde olacaktır: <b>“Size kimin hükmettiğini öğrenmek için yalnızca kimi eleştirme izniniz olmadığını öğrenin.”</b> sözü ile başlamak istiyorum</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">11 Eylül’den sonra geçtiğimiz yirmi beş yılda, CHABAD örgütünün dünyadaki etkisi sadece büyümekle kalmadı, aynı zamanda yerleşti. <b>“<u>Bu, dünyada Yahudi maskesi kullanarak, antisemitizmi klakan yaparak dünya siyasetine tırmanan tek örgüttür.</u>” </b>Varlığı Amerikan siyasetini büyük ölçüde etkiledi. Rusya başkanı da CHABAD’ı dinliyor. </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bölgemizde yaşanan savaşların, darbelerin, darbe girişimlerinin, terörün ve yaratılan kaos ortamı ile değiştirilen rejimlerin hepsinin başlangıcı 11 Eylül’de kontrollü olarak yıkılan ikiz kulelerdir. &nbsp;&nbsp;</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">İkiz kulelerin sahibi olan Larry Silverstein ise Netanyahu’nun arkadaşıdır. &nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_09_11_07_08_271.jpg" /></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Zaten arkadaş olduğunu bilmiyorsanız, ikiz kulelerin yıkımı sonrası ortaya çıkan BOP veya Büyük İsrail Projesi (BİP) hakkında da yeterli bilgiye sahip değilsinizdir…</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bugün ana akım medya gücüyle, olmayan bir terör saldırısına maruz bırakıldığımıza inandıran; her biri 110 katlı olan ikiz binanın, yerçekiminin serbest düşme ivmesine yakın bir hızla, kendi ayak izine neredeyse simetrik bir şekilde 7 saniyeden kısa bir sürede çöktüğüne inandıran bir akılla karşı karşıyayız.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>Her şey, Liman İdaresi’ne ait olan ikiz Kuleler’in Larry Silverstein’a satılması ile başladı.</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kısaca emlak kralı, New Yorklu milyarder Larry Silverstein aynı zamanda bir CHABAD Lubavitch’tir; İsrail cehenneminde <b>“laik Siyonistlerle”</b> savaşmak için de desteklenen Netanyahu ile <b>“her Pazar telefonda görüştüğü”</b> kişisel arkadaşıdır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>“ŞANSLI LARRY”, 14 MİLYON DOLAR KARŞILIĞINDA 4 MİLYAR 570 MİLYON DOLAR KAZANDI!</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Larry Silverstein, İkiz Kuleler’in yıkılmadan yalnızca 48 gün önceki sahibidir. İkiz Kuleler, New Jersey Liman İdaresi’nin yıllardır yıkmak istediği ancak yapıların milyonlarca dolara mal olacak asbestle dolu olması nedeniyle yıkamadığı ucube bir yapıydı. Fakat ne olduysa, Ocak 2001’de Silverstein, Dünya Ticaret Merkezi kompleksini kiralamak ve satın almak için 3,2 milyar dolarlık bir teklifte bulundu. Silverstein’ın müzakereli teklifi, 11 Eylül’den 2 aydan kısa bir süre önce, <b>24 Temmuz 2001</b>’de sonuçlandı. Liman İdaresi, İkiz Kuleler’i Larry Silverstein’a kiralamayı ve Silverstein’ın önümüzdeki 99 yıl boyunca 3,2 milyar dolarlık bir ödeme yapmayı kabul etmesini sağladı.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kira sözleşmesi; Bir, İki, Dört ve Beşinci Dünya Ticaret Merkezi ile yaklaşık 425.000 metrekarelik alanı kapsıyordu. Silverstein, anlaşmayı güvence altına almak için kendi parasından sadece 14 milyon dolar harcadı.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sözleşme, kiracı olarak Silverstein’a, yıkılması hlinde yapıları yeniden inşa etme hakkı ve yükümlülüğü veriyordu. Dünya Ticaret Merkezi binaları 1, 2, 4 ve 5’in sigorta poliçelerinin toplam değeri 3,55 milyar dolardı ve yaptırdığı <b><u><span style="color:#ee0000">sigorta poliçesi terör saldırılarına karşı korumayı da içeriyordu.</span></u></b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">11 Eylül 2001 saldırılarının ardından Silverstein, iki ayrı uçak kazasının iki ayrı binaya çarpmasının iki ayrı olay olduğu gerekçesiyle, asıl tazminatın iki katı olan 7,1 milyar doları tahsil etmeye çalıştı. </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>ÖRGÜTLÜ TESADÜFLER ZİNCİRİ</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b><span style="color:#ee0000">Dünya’da bir eşi olmayan sözde terör saldırısı sonucunda Larry’e 14 milyon dolarlık yatırım karşılığında toplam 4,57 milyar dolar tazminat ödendi.</span></b> Bir de adı <b>“Şanslı Larry”</b> olarak anılacak olan Silverstein’ın, 11 Eylül saldırılarının sabahı kahvaltı için İkiz Kuleler’de olması gerekirken karısının doktor randevusuna birlikte gitmesi konusunda ısrar etmesiyle kesin ölümden dönmesi de tesadüfler arasındaydı.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Yıkımdan sonra <b>“sıfır noktasındaki kanıtlar yok edildi ve hurda metal olarak gönderildi.”</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Gelelim İkiz Kuleler’in kontrollü yıkılmasındaki organizasyona:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>CHABADİK SİYONİSTLER VE 11 EYLÜL GERÇEĞİ</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>“Şanslı Larry” </b>4,57 milyar dolar kazanırken asıl görünmeyen veya bu kulelerin yıkılmasına neden olan proje, CHABAD-Siyonist/Yahudilerin katılımıdır. Tabii ki hükümet desteği sayesinde, muhtemelen etkin zihin kontrolünün de devreye girmesi sonucu oluşan <b>yüksek inandırıcılık,</b> <b>ABD’nin kendi yarattığı terörle savaşma masalında haklı görülmüştür.</b> Aslında ABD hükümetine kabul ettirilen, CHABAD’ın ruhsal gururuydu. O gurur, Yahudi olmayan ruhların şeytani veya terörist, Yahudilerin ruhlarının ise kutsal olduğu ayrımıydı. Bu temel fark, CHABAD’ın mehdisi olarak kabul edilen Haham Menachem Mendel Schneerson’a göre, <b>“Yahudilerin Yahudi olmayanları öldürmesini caiz kılıyordu.”</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Yapılan araştırmalarda, 11 Eylül Operasyonu’na doğrudan veya dolaylı olarak dahil olan <b>“CHABADikler”</b> arasında eski Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz, Senatör Joseph Lieberman, eski Senatör Carl Levin, Ortodoks Yahudi haham ve eski Pentagon denetçisi Dov Zakheim ile Beyaz Saray’ın yer aldığı görüldü.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">9/11 Operasyonu için CHABAD Lubavitch’li diğer Siyonist destekçiler ise Genelkurmay Başkanı Ari Fleischer, eski İç Güvenlik Bakanı Michael Chertoff, eski Beyaz Saray yetkilisi Joshua Bolten ve güçlü Yahudi milyarderler ağından oluştu.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>İKİZ KULELERİN KONTROLLÜ YIKIMINDA YER ALANLAR SIRASIYLA ŞÖYLE:</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>1-</b>Dünya Ticaret Merkezi’nin çoğunun sahibi Larry Silverstein.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>2-</b>Goldman Sachs kartelinden Frank Lowy ve Westfield America’nın sahibi <b>Ronald Lauder,</b> (Parfüm şirketi Estée Lauder'den Milyarder <b>CHABAD Lubavitcher Ronald Lauder,</b> New York Eyaleti Özelleştirme Araştırma Konseyi'nde bulunmasaydı ve WTC'nin özelleştirilmesi için lobi yapmasaydı bunların hiçbiri gerçekleşemezdi.) </span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_09_11_07_08_272.jpg" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b><i>Fotoğraf:</i></b><i> Rusya Devlet Başkanı, Dünya Yahudi Kongresi Başkanı Siyonist- Chabad Örgütünün sponsorlarından Ronald Lauder, CHABAD’ın Rusya Baş Hahamı Berel Lazar ve CHABAD’ın Rusya Yahudi Cemaatleri Federasyonu Başkanı Alexander Boroda.</i></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>3-</b>Lewis Eisenberg; Goldman Sachs ve 11 Eylül saldırıları sırasında New York Liman Otoritesi eski başkanı. (Liman İdaresi yönetim kurulu üyelerinin çoğu Yahudi/Siyonistti.)</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>4-</b>Merhum Peter “Zvi” Malkin; eski İsrail istihbarat subayı, güvenlik danışmanı ve Atwell Security ile Liman Otoritesi arasındaki aracı,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>5-</b>Liman Otoritesi müdürü Stephen Berger,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>6-</b>Stanley Brezenoff,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>7-</b>Maurice “Hank” Greenberg, AIG CEO’su,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>8-</b>Kroll Inc.’den Jules Kroll,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>9-</b>MOSSAD ajanı Shaul Eisenberg,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>10-</b>1996’dan 2000’e kadar New York Belediye Başkanı Giuliani’nin Acil Durum Yönetim Ofisini (OEM; WTC Binası 7’de bulunan OEM) yöneten Kroll Inc.’in eski genel müdürü Jerome M. Hauer.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>11-</b>Yıkılan WTC’den 230.000 ton çeliği çıkaran ve Asya’ya sevk eden Hugo Neu Schnitzer Company’nin CEO’su Robert Kelman’dir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>12-</b><u>Giuliani Partners Consulting Company’de fiziksel kanıtların üstünün örtülmesi ve yok edilmesinde önemli roller oynayan kişiler. Bunlar arasında 11 Eylül soruşturmasından sorumlu FBI müfettişi Pasquale J. D’Amuro ve önemli çelik delillerin New Jersey’deki Siyonistler tarafından işletilen hurdalıklara gönderilerek kaldırılmasını ve imha edilmesini denetleyen <b>“Yahudi şövalyesi”</b> Richard Sheirer yer alıyor,</u></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>13-</b>Suç mahalline yakın çok sayıda İsrail ajanı ve müstakbel İsrail Başbakanı Ehud Olmert vardı.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>14-</b>Eski İsrail askeri subayı ve Comverse Technology’nin CEO’su da işin içindeydi. (ki çoğunluğu Yahudi olan 4000 çalışanını 11 Eylül’de WTC kompleksinde çalışmamaları konusunda önceden uyaran İsrail yazılım şirketi Odigo’yu devraldı),</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>15-</b>Genelkurmay Başkanı General Richard Bowman Myers olmadan olmazdı..</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ayrıca, “Siyonist atamalar, saldırıların hemen ardından ortaya çıkan 11 Eylül panelleri, komisyonları ve komitelerinin her tarafına dağıldı…” 11 Eylül planının kurumsal/Siyonist destekçileri arasında açıkça Başkan Yardımcısı Dick Cheney de vardı.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">(Paul) Wolfowitz ve (neo-muhafazakar/Yahudi) meslektaşları; korporatist, Siyonist, CHABAD Lubavitch ve diğer son derece etkili Zio-muhafazakar tabanlı düşünce kuruluşlarını savaş için güçlü bir güç haline getirmeyi başardılar. Diğer bir etken de Wolfowitz Doktrini, (İsrail) <b>“net kırılma”</b> ve Zio-Con fethinin planını geleceğe iyi tanımlayan <b>Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi’nin</b> (PNAC) “Amerika’nın Savunmasını Yeniden İnşa Etme”sinin arkasında yatıyordu. Paul Wolfowitz, 9/11 saldırılarının oluşumunda önemli bir rol oynadı… <b>Siyonistler, ABD’yi bir vekil savaş makinesi olarak kullandılar.</b> Ve bu yolla da Saddam Hüseyin’i devirerek ülkesindeki petrol rezervlerine hakim oldular.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">CHABAD Lubavitch örgütü, 11 Eylül’ü ve Irak’ın işgalini uzun zaman önce kehanette bulunulmuş uzun bir efsanevi savaş olarak gördü. Hatta örgütün dergisi Emes News’de şu ifadelere yer verdi: <b>“Basın böyle bir hareketi öngörmezken ve ABD Dışişleri Bakanlığı Irak’a yönelik herhangi bir saldırı planını reddederken, Lubavitcher Rebbe’yi bilenler çok iyi biliyorlar ki Amerika Basra’ya [Irak’ta bir şehir] savaş açacağını söylediğinde, dünyada hiçbir şey böyle bir olayın gelmesini engelleyemez.”</b> </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Evet, planlı öngörüyü kehanet olarak pazarlayanlar bugün 11 Eylül ile başlattıkları Irak işgalini Gazze ile devam ettiriyorlar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>HEP BİR DEĞİL; İKİ-ÜÇ-BEŞ-ON-YÜZ ADIM ÖNDELER!!!</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">11 Eylül saldırılarının sorumlularının kim olduğunu bulmak, 11 Eylül gerçeği hareketi içindeki mevcut dezenformasyon ve yönetilen algıların da kanıtladığı gibi, her zaman bir adım önde olacakları için imkansız bir iştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Son olarak şunu kesin olarak söyleyebilirim ki İkiz Kuleler’i yıkanlar Gazze’de, Suriye’de, İran’da ve Türkiye’de yine iş başında…</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>Kaynak ;</b> 5gvirusnews arşivi…</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 26 10:07:43 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/dunyanin-en-derin-devleti-h1956.html">DÜNYANIN EN DERİN DEVLETİ</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/acilen-h1955.html</link>
		<title>ACİLEN</title>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<description><![CDATA[Yazan Prof. Dr. İsmail Hakkı AYDIN]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ülkemizin yarınları için hemen,</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>1-</b>Uluslararası Yapay Zekâ Kontrol ve Koordinasyon Ajansı (ICCAA1) kurulmalıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>2-“Yapay Zekâ” </b>araştırmalarında şeffaflık ve denetlenebilirlik sağlanmalı ve askeri amaçla kullanımı kesinlikle çok sert bir şekilde yasaklanmalıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>3-</b>Milli Yapay Zekâ Stratejileri belirlenmeli,</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>-</b>Yapay Zekâ Bakanlığı,</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>-</b>Yapay Zekâ Üniversitesi ve</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>-</b>Millî Yapay Zekâ Enstitüsü Kurulmalıdır.</span></span></p>

<p></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 26 21:19:09 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/acilen-h1955.html">ACİLEN</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/varan-93-h1954.html</link>
		<title>VARAN 93</title>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<description><![CDATA[ŞOK ŞOK ŞOK...]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>Yazan Sabahattin İSMAİL </b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>UBP ESKİ GİRNE KADIN KOLLARI BAŞKANI FATMA ÜNAL JUJU'NUN DA YARGILANDIĞI SAHTE DİPLOMA DAVASINDA, JUJU'YA VE DAHA BİRÇOK KİŞİYE SAHTE DİPLOMAYI VERDİĞİ İDDİA EDİLEN VE BU NEDENLE 15 YIL HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILAN KSTÜ DİREKTÖRÜ VE HİSSEDARI SERDAL GÜNDÜZ'E, AYNI TARİHLERDE HASPOLAT KİRLİ SANAYİ BÖLGESİ'NDE 5 PARSEL ARAZİ VERİLDİĞİ ORTAYA ÇIKTI.</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">SERDAL GÜNDÜZ, (MAHKEMEDE VERDİĞİ İFADEYE GÖRE), EYLÜL 2021'DE ZİYA ÖZTÜRKLER VASITASIYLA FATMA ÜNAL JUJU İLE GİRNE'DE BULUŞTU. ARDINDAN SAHTE DİPLOMA ALMAK İÇİN 9 EYLÜL 2021'DE KSTÜ'YE KAYDINI YAPTIRDI.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">SAHTE DİPLOMA İŞLEMLERİ SÜRERKEN, SERDAL GÜNDÜZ, 8 MART 2022'DE, MŞ 23121 SİCİL KAYIT NO'LU, "SERDAL GÜNDÜZ TRADİNG LTD" ADIYLA BİR ŞİRKET KURDU. DAHA SONRA BU ŞİRKETE HASPOLAT KİRLİ SANAYİ BÖLGESİ'NDE 5 PARSEL ARSA VERİLDİ.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">HASPOLAT KİRLİ SANAYİ BÖLGESİNDE 2022 YILI ARAZİ DAĞITIMINI GÖSTEREN BELGEYİ EKTE YAYINLADIM. SONRAKİ YILLARDA 150-200 BİN STERLİN HAVA PARASI KARŞILIĞI DEVİRLERLE BU TABLO DEĞİŞTİ..</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>SERDAL GÜNDÜZ</b>, MAHKEME İFADESİNE GÖRE, JUJU'NUN SAHTE DİPLOMA SÜRECİNİN HIZLANDIRILMASI İÇİN EYLÜL 2022'DE, ÜNİVERSİTE PERSONELİNE TALİMAT VERDİ.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">BU ARADA İLGİNÇ BİR GELİŞME YAŞANDI. TALİMATTAN 2 AY SONRA, SERDAL GÜNDÜZ'ÜN ADINI GİZLEMEK AMACIYLA, ŞİRKETİN ADINDAN "SERDAL GÜNDÜZ" İSMİ ÇIKARILDI. NİTEKİM, 14 KASIM 2022'DE BAŞBAKAN ÜNAL ÜSTEL BAŞKANLIĞINDA TOPLANAN BAKANLAR KURULU " SERDAL GÜNDÜZ TRADING LTD'İN ADININ " AİMTECH İNVESTMENT LTD" OLARAK DEĞİŞTİRİLMESİNİ ONAYLADI. <b>(BAKINIZ BELGE 2 BAKANLAR KURULU KARARI)</b></span></span></span></p>

<p></p>

<p></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_09_09_20_08_551.png" /></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">BU ARADA ÖNEMLİ BİR GELİŞNE YAŞANDI. SAHTE DİPLOMA OLAYININ ŞUBAT 2024'DE PATLAMASINDAN VE OLAY HER GÜN MEDYADA YER ALMASINDAN SONRA PANİĞE KAPILAN İLGİLİ SİYASİLER, 2022'DE VERİLEN 5 PARSEL ARAZİYİ, 19 MART 2024'DE ALEL ACELE GERİ ALDI.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">MALİ POLİS, BAŞSAVCILIK VE MAHKEMENİN BU DURUMDA ŞU SORULARIN YANITLARINI ORTAYA ÇIKARMASI VE SERDAL GÜNDÜZ'ÜN BU KONUDA DA İFADESİNİ ALMASI GEREKİYOR:</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>1-</b> BİR ÜNİVERSİTE YETKİLİSİ OLAN SERDAL GÜNDÜZ'E HASPOLAT KİRLİ SANAYİ BÖLGESİNDE NİYE VE NE KARŞILIĞI 5 PARSEL ARSA VERİLDİ? ÜZERİNE YATIRIM YAPILMAYAN BU ARSALAR SAHTE DİPLOMANIN KARŞILIĞI MIYDI? <b>(BİLİNDİĞİ GİBİ SAHTE DİPLOMA KARŞILIĞI SERDAL GÜNDÜZ'ÜN ÖZEL YAKINLIĞI OLAN BİR BAYANA, EŞİNE VE ÇOCUĞUNA DA VATANDAŞLIK VERİLDİĞİ MAHKEMEDE AÇIKLANDI)</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>2-</b> YATIRIMCILARA VERİLMESİ GEREKEN DEVLETE AİT SANAYİ ARSALARI, İSTENEN KİŞİLERE SAHTE DİPLOMA VERİLMESİ İÇİN, PEŞKEŞ Mİ ÇEKİLDİ? </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Bazı hikayeler vardır; tek tek bakıldığında birbirinden bağımsız görünen olaylar, tarihler yan yana konulduğunda bambaşka bir tabloyu ortaya çıkarır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Serdal Gündüz ve Fatma Ünal Juju'nun sahte diploma hikayesi de bunlardan biridir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Aylar önce çok güvendiğim bir kaynaktan bana HASPOLAT KİRLİ SANAYİ BÖLGESİ'ndeki parsellerin kimlere verildiğini gösteren bir harita ulaştırıldı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>BELGE 1-2</b>'de göreceğiniz haritayı incelediğimde, bazı kişilere 3, bazılarına 5-6 ve aynı soyadını taşıyan bir aileye 10 civarında parsel verildiğini gördüm.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_09_09_20_08_552.png" /></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_09_09_20_08_553.png" /></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Ne ki beni asıl şok eden olay, <b>"SERDAL GÜNDÜZ TRADİNG LTD"</b> adlı bir şirkete 5 parsel yatırım arazisini verildiğini görmem oldu.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Serdal Gündüz, Başbakan Ünal Üstel'in kıymetlisi Fatma Ünal Juju'ya ve daha birçok kişiye sahte diploma veren KSTÜ'nun direktörü ve hissedarıydı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Kendi adıyla anılan bir şirket kurması ve HASPOLAT KİRLİ SANAYİ BÖLGESİ'nde bu şirkete 5 parsel yatırım arazisi alması tuhaftı!!!</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">O nedenle emin olmak istedim ve bölgeye gittim, diğer yatırımcılarla konuştum, teyit etmeye çalıştım. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Tümü olayı doğruladılar ancak o parsellere Serdal Gündüz tarafından yatırım yapılmadığını belirttiler</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Yaptığım araştırmada, Fatma Ünal Juju'nun sahte diploma için okula kayıt yaptırdığı tarih ve diploma hazırlık süreci ile Serdal Gündüz'e Haspolat Kirli Sanayi Bölgesi"nden arazi verilmesi tarihlerinin örtüştüğünü gördüm. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Bu arada "SERDAL GÜNDÜZ TRADING LTD." adının da, kasım 2022'de BAKANLAR KURULU KARARI İLE " AİMTEACH TRADİNG LTD." olarak değiştirildiğini ve Serdal Gündüz adının çıkarıldığını tespit ettim.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Herhalde "Serdal Gündüz" adı, kamuoyu tarafından çok iyi bilindiği için, dikkat çekmemek istenmiş olabilir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Şimdi kronolojik olarak sıraladığım şu gelişmelere bakıp bağlantı kurabilirsiniz:</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>KRONOLOJİNİN GÖSTERDİĞİ!</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>1-</b> 2016'DA VATANDAŞLIK: </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Serdal Gündüz'ün KKTC vatandaşlığı Bakanlar Kurulu kararıyla onaylandı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>2-</b> Eylül 2021'DE JUJU İLE TANIŞMA</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Serdal Gündüz, Fatma Ünal'la ( JUJU), Eylül 2021'de eski İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler aracılığıyla tanıştı. Mahkeme tanıklığına göre, Ziya Öztürkler, Serdal Gündüz'den, Fatma Ünal Juju'yu üniversiteye tam burslu olarak yüksek lisansa kaydetmesini , onun UBP içinde çok güçlü olduğunu söyledi. (Serdal Gündüz, 26 Ocak 2026'daki duruşmada Öztürkler'in, Juju'nun mezuniyetinin hızlandırılması için kendisine baskı yaptığını anlattı.) </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>3-</b> 9 Eylül 2021'DE KAYIT: </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Fatma Ünal Juju'nun, KSTÜ "Eğitim Yönetimi ve Denetimi tezli yüksek lisans programı"na kaydı yapıldı. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>4-</b> 8 Mart 2022'DE ŞİRKET KURULDU: </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Kayıttan 6 ay sonra, 8 mart 2022'de, " SERDAL GÜNDÜZ TRADİNG LTD" kuruldu. Şirket, MŞ 23121 sicil numarasıyla Şirketler Mukayitliğine kaydedildi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>5-</b> 2022'DE 5 PARSEL VERİLDİ</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">"SERDAL GÜNDÜZ TRADİNG LTD"e HASPOLAT KİRLİ SANAYİ BÖLGESİNDE 5 PARSEL YATIRIM ARAZİSİ VERİLDİ</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>6-</b> KIZ ARKADAŞINA VATANDAŞLIK</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Serdal Gündüz mahkemede yaptığı itirafta, Juju'ya verdiği sahte diploma karşılığında onun da 1-2 gün içinde, yabancı uyruklu kız arkadaşını, eşini ve çocuğunu KKTC vatandaşı yaptırdığını, karar resmi gazetede yayınlanmadan kendisine gönderdiğini açıkladı. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>7-</b> 22 Eylül 2022 MEZUNİYETİ HIZLANDIRMA:</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Serdal Gündüz mahkemede, Ziya Öztürkler ve Fatma Ünal Juju'nun basjısı ile mezuniyet işlemlerinin hızlandırılması ve diplomasının basılması yönünde talimat verdiğini ileri sürdü.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>8-</b> 28 Eylül 2022 DİPLOMA BASILIYOR</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Mahkemedeki tanıklığına göre, Ziya Öztürkler saat 10.52'de Serdal Gündüz'ü aradı ve diplomanın bir an önce basılmasını istedi. Ardından Fatma Ünal Juju, Serdal Gündüz'e mesaj gönderdi ve diplomanın basılıp basılmadığını sordu. Gündüz de çalışanına, Fatma Ünal'ın diplomasının basılıp basılmadığını soran mesaj gönderdi ( Polis tanığı Bilger Koral'ın Şubat 2026'daki şahadetindeki ifşaatı)</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>9-</b> 14 Kasım 2022'DE İSİM DEĞİŞİKLİĞİ</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Bunlar olurken 2 ay sonra, Kasım 2022'de, Ünal Üstel başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu,</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">" Ü(K-I) 1452-2022" sayılı kararı alarak</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">"Serdal Gündüz Trading Limited" olan şirket adının " Aimtech Industries Limited" olarak değiştirilmesini onayladı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>10- VERGİ DURUMU</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Vergi Dairesi'nin yayımladığı kurumlar vergisi listelerinde, "Aimtech Industries Ltd. – sicil/vergi no: 761039176 olarak yer alıyor. Şirket</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">2022'de 28.296,55 TL</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">2023'te de 45.943,10 TL</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">2024'te ise 84.003,42 TL, zarar beyan ederek hiç kurumlar vergisi ödemedi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>11-</b> 7 Şubat 2024 TUTUKLAMA: </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Serdal Gündüz sahte diploma hazırladığı gerekçesiyle tutuklandı</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>12-</b> 5 Mart 2024: HAPİSLİK</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Serdal Gündüz, kaçma şüphesi gerekçesiyle, tutuklu yargılanmak üzere Merkezi Cezaevi'ne gönderildi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>13-</b> 19 MART 2024: ARSALAR GERİ ALINDI</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Bu gelişmeler üzerine, olası bir skandalı önlemek için derhal harekete geçildi ve 2022'de Serdal Gündüz'e verilen 5 parsel arazi, onun tutuklanmasından 2 hafta sonra, yani 19 Mart 2024'de geri alındı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>14-</b> 6 Kasım 2025: CEZA VERİLDİ</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Sonuçta, Serdal Gündüz, KSTÜ davasında 15 yıl hapis cezasına mahkûm edildi. Mahkeme kararında üniversite kaynaklarıyla kız arkadaşına Range Rover alınması ve sahte diplomalarla ilgili bulgular da yer aldı. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>BU REZİLLİK MİLLİYETÇİ SÖYLEMLE ÖRTÜLEMEZ</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Görüldüğü gibi herşey ortada. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Kokuşmuşluk, çürümüşlük, rezillik gözler önünde.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Devletin imkânlarını, üniversite diplomalarını vatandaşlığını ve kamu arazilerini, kıymetlilerine, rüşvet verene, aday yaptıklarına peşkeş çekmek kadar aşağılık, rezil ve suç teşkil eden bir davranış olabilir mi?</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Bir Başbakan, bir Meclis Başkanı bu rezillikler mahkemede ifşa edildikten sonra 1 dakika bile o makamlarda oturabilir mi? </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Dokunulmazlık zırhı arkasına saklanarak ifade bile vermemeleri kabul edilebilir mi?</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Bu rezilliklere " milliyetçilik adına" göz yumulabilir mi?</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Devletimizin itibarını iki paralık eden bu rezilliklerin sorumlularının bir an önce yargılanmaları gerekmez mi?</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><b>Kıbrıs Türk Halkı, niye bu rüşvetçilere, liyakatsizlere, peşkeşçilere mahkum olsun?</b></span></span></span></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 09 Sep 26 23:08:04 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/varan-93-h1954.html">VARAN 93</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/kodokushi-gelecegin-dipsiz-cukuru-h1953.html</link>
		<title>KODOKUSHI: GELECEĞİN DİPSİZ ÇUKURU</title>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<description><![CDATA[Yalnızlığın Sessiz Şiddeti]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>Yazan Dr. Nurfer Tercan</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bazı ölümler gürültülüdür. Sirenler duyulur. İnsanlar koşar. Haberler yapılır. Birileri hesap sorar, birileri yas tutar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bazı ölümler ise sessizdir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">O kadar sessizdir ki bir insanın öldüğünü anlamak için günlerin, bazen daha uzun zamanların geçmesi gerekir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Japonların bunun için kullandığı ürpertici bir kelime var: <b>Kodokushi.</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">En yalın anlamıyla <b>“yalnız ölüm”.</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir insanın evinde, yanında hiç kimse olmadan ölmesi ve ölümünün ancak bir süre sonra fark edilmesi... Fakat Kodokushi aslında ölümden çok hayat hakkında konuşmaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Çünkü asıl soru şudur:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir insan nasıl olur da milyonların yaşadığı bir şehirde; yüzlerce insanın geçtiği bir sokakta; her katında kapı kapıya en az iki hanenin yaşadığı, modern hayatın çok katlı, yüksek güvenlikli, dış cephesi en iyi malzemelerle mantolanmış apartmanlarından birinde; binlerce dijital bağlantının tam ortasında, yokluğu günlerce fark edilmeyecek kadar yalnızlaşabilir?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Binalarımızı soğuktan, sıcaktan ve dış dünyanın gürültüsünden korumak için kat kat yalıttık. Duvarlarımız kalınlaştı, kapılarımız güçlendi, güvenlik sistemlerimiz gelişti. Fakat farkına varmadan insanı da insandan yalıttık.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Belki modern şehrin en büyük ironisi tam burada saklıdır:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Apartmanlarımızın mantolamasını kusursuzlaştırırken, komşuluklarımızın ısısını kaybettik. Belki çağımızın en ağır fakat en görünmez şiddet biçimlerinden biri tam burada başlıyor:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sessiz şiddet.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kimsenin kimseye vurmadığı, bağırmadığı, tehdit etmediği; fakat insanların birbirlerinin hayatından yavaş yavaş çekildiği bir şiddet.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kapıların kapanmasıyla başlayan...</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Telefonların daha az çalmasıyla devam eden...</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">“Bir ara görüşürüz”lerin hiçbir zaman gerçekleşmemesiyle büyüyen...</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ve sonunda bir insanın varlığıyla yokluğu arasındaki farkın toplum tarafından hissedilemez hâle gelmesiyle tamamlanan bir şiddet.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>Yalnızlık Değil, Kimsesizleşmek</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Yalnızlık ile tek başına kalmak aynı şey değildir. İnsan bazen tek başına kaldığında kendisini bulur. Düşünür, okur, üretir, iç dünyasına döner. Felsefenin, sanatın, şiirin ve tefekkürün önemli bir bölümü böylesi bir yalnızlıktan doğmuştur.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sorun yalnız kalabilmek değil, kimsesizleşmektir. Çünkü kimsesizlik, çevrenizde insanların bulunmaması değildir yalnızca. </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Birinin sizi merak etmemesidir. Sesinizin bir başkasının dünyasında karşılığının kalmamasıdır. Bir sabah perdelerinizi açmadığınızda bunu fark edecek kimsenin bulunmamasıdır. Üç gündür telefonunuza cevap vermediğinizde kapınızı çalacak bir elin olmamasıdır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ve belki bundan da ağır olanı:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir süre sonra sizin de kimsenin kapısını çalmamaya alışmanızdır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">İşte o noktada yalnızlık kişisel bir duygu olmaktan çıkar, toplumsal bir meseleye dönüşür.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>Geleceğin Dipsiz Çukuru</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Geleceği konuşurken yapay zekâyı, iklim krizini, savaşları, enerji kaynaklarını, ekonomiyi ve teknolojiyi tartışıyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Fakat insanlığın önünde sessizce büyüyen başka bir çukur var:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Yalnızlık!</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Üstelik bu çukur gürültü çıkarmıyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sessizlikle büyüyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Modern insan giderek daha bağımsız olmak istiyor:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kimseye muhtaç olmamak...</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kimseye hesap vermemek...</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kimsenin yükünü taşımamak...</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kimsenin kendi hayatına müdahale etmesine izin vermemek...</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bunların belirli ölçülerde özgürlüğün kazanımları olduğu açıktır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Fakat modernitenin trajedisi başka yerde ortaya çıkıyor: Bağımsızlık ile bağsızlığı birbirine karıştırmaya başladık.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Özgürleşmek isterken birbirimizden kurtulmaya çalışıyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Oysa bazı bağlar insanı esir ederken bazı bağlar insanı hayatta tutar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir annenin telefonu...</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir dostun “Neredesin?” diye sorması...</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Komşunun kapıyı çalması...</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir sofrada size ayrılmış sandalye...</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Birinin sizi beklemesi...</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bunların hiçbirisi teknolojik gelişme değildir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Fakat belki medeniyet dediğimiz şey tam olarak bunların toplamıdır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>“Kimseye Muhtaç Değilim” Yanılgısı</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Çağımız bize yalnız yaşamayı öğretmekle kalmadı; başkasına ihtiyaç duymamayı da bir başarı göstergesine dönüştürdü.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">“Kendi ayaklarının üzerinde dur.”</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">“Kimseye muhtaç olma.”</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">“Kendi problemini kendin çöz.”</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">“Kimseye yük olma.”</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">“Güçlü ol.”</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">İlk bakışta makul görünen bu cümlelerin arkasında fark edilmeden büyüyen başka bir insan tasavvuru var: İdeal insan, kimseye ihtiyaç duymayan insandır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Oysa böyle bir insan hiçbir zaman var olmadı.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Doğduğumuz anda bir başkasının kucağına muhtacız.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Konuşmayı başkalarından öğreniyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bilgimizi önceki kuşaklardan alıyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Hastalandığımızda bir başkasının bakımına ihtiyaç duyuyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Yaşlandığımızda yeniden başkalarının merhametine yaklaşıyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ve öldüğümüzde bedenimizi dahi başkaları kaldırıyor!</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">İnsan hayatının başlangıcı da sonu da başka insanların ellerindedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Buna rağmen hayatın ortasında kendimize tuhaf bir masal anlatıyoruz:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">“Ben kimseye muhtaç değilim.”</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Oysa ihtiyaç duymak kusur değildir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">İhtiyaç duymak, insan olmanın şartlarından biridir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>Fârâbî'nin Şehrinden Kodokushi'nin Şehrine</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Tam burada Fârâbî'yi yeniden okumak gerekir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Fârâbî'nin erdemli şehir düşüncesinde insan, kemale ve mutluluğa bütünüyle tek başına ulaşabilecek bir varlık değildir. İnsan diğer insanlara muhtaçtır; yardımlaşma, yalnız ekonomik değil, insanın varoluşuna ilişkin bir zorunluluktur.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Şimdi bu düşünceyi bugünün metropollerine taşıyalım.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Milyonlarca insan yan yana yaşıyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Fakat yan yana yaşamak birlikte yaşamak anlamına gelmiyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Aynı asansöre biniyoruz fakat birbirimizin adını bilmiyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Aynı koridordan geçiyoruz fakat hangi kapının arkasında hasta bir yaşlı bulunduğunu bilmiyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Aynı apartmanın mesaj grubunda yüzlerce mesaj yazıyoruz fakat üç gündür görünmeyen komşumuzu merak etmiyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Belki geleceğin şehirlerini gökdelenlerinin yüksekliğiyle değil, şu soruyla ölçmeliyiz:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir insan ortadan kaybolduğunda şehir onu ne kadar sürede fark ediyor?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Belki medeniyet için bundan daha sarsıcı bir ölçü yoktur.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">İbn Haldun: Bir Ekmek Bile Tek Başına Üretilemez</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">İbn Haldun insan topluluklarını açıklarken insanın tek başına hayatını sürdüremeyeceği gerçeğinden hareket eder.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir insanın yiyeceği ekmek bile yalnız başına üretilemez.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Birisi tohumu yetiştirir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Birisi toprağı işler.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Birisi ürünü taşır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Birisi öğütür.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Birisi hamuru yoğurur.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Birisi fırını yakar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sofradaki küçücük bir ekmek parçasının arkasında bile görünmeyen bir insan zinciri vardır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Öyleyse “Ben kimseye muhtaç değilim” cümlesi yalnız psikolojik değil, sosyolojik olarak da büyük bir yanılsamadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Hepimiz birbirimizin görünmeyen emeğinin üzerinde yaşıyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Medeniyet, ihtiyaçlarımızı birbirimizin varlığıyla tamamlayabilme sanatıdır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Fakat modern şehir bu karşılıklılığı görünmez hâle getirdi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ekmeği görüyoruz; çiftçiyi görmüyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Siparişi görüyoruz; onu taşıyan insanı görmüyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Yaşlıyı apartmanda görüyoruz; hikâyesini bilmiyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">İnsanları giderek varlıklarıyla değil, işlevleriyle tanıyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Böylece toplum yavaş yavaş bir insanlar topluluğundan hizmetler ağına dönüşüyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Gözetim Arttı, Gözetme Azaldı</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Eskiden komşu, gündelik hayatın sessiz tanığıydı.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sabah perdenizin açıldığını görürdü.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Akşam ışığınızın yanmadığını fark ederdi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Hastaysanız kapınızı çalardı.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bugün güvenlikli sitelerde yaşıyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kameralarımız var.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Dijital kilitlerimiz var.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Akıllı kapılarımız var.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Görüntülü diafonlarımız var.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Fakat bazen bizi gerçekten gören kimse yok.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Çağımızın ironisi belki de tek cümleye sığmaktadır:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Gözetim arttı, gözetme azaldı.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Her yerde kamera var fakat birbirimize daha az bakıyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Telefonumuz nerede olduğumuzu biliyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Algoritma hangi müziği sevdiğimizi biliyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Banka ne satın aldığımızı biliyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sosyal medya hangi insanlarla ilgilendiğimizi biliyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Fakat yan dairede yaşayan insan üç gündür evimizden çıkmadığımızı bilmiyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Hakkımızda giderek daha fazla veri üretilirken bizi gerçekten tanıyan insanların sayısı azalabiliyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>Binlerce Takipçi, Çalınmayan Bir Kapı</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir insanın binlerce takipçisi olabilir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Her sabah yüzlerce kişinin hayatını görebilir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Onlarca mesaj grubunda bulunabilir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Fotoğrafı yüzlerce kez beğenilebilir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Fakat hastalandığında kapısını çalacak bir insanı olmayabilir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">“Çevrim içi” olmak ile birinin hayatında bulunmak aynı şey değildir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir kalp emojisi, omuza konulan el değildir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir “geçmiş olsun” mesajı, kapının çalınması değildir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir takipçi, dost değildir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir bildirim, hatırlanmak değildir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ve algoritma sizi her gün hatırlasa bile bu, bir insanın sizi merak ettiği anlamına gelmez.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Seçtiğimiz Yalnızlıkla Yüzleşmek</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Fakat bütün suçu teknolojiye, şehre veya modern hayata yüklemek kolaycılık olur.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Daha rahatsız edici bir soruyla yüzleşmeliyiz:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Yalnızlığın bir bölümünü biz mi inşa ediyoruz?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Dostluk istiyoruz ama dostluğun zamanını vermek istemiyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Aile istiyoruz ama tahammül etmek istemiyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sevilmek istiyoruz ama bir başkasının yükünü taşımak istemiyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Anlaşılmak istiyoruz ama dinlemeye sabrımız azalıyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Hatırlanmak istiyoruz ama aramıyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Dayanışma istiyoruz ama hayatımızın sınırlarına kimsenin dokunmasını istemiyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sonra soruyoruz: Neden bu kadar yalnızız?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Belki yüzleşmekten kaçtığımız hakikat şudur: Geleceğin dipsiz çukuruna yalnızca itilmedik; bazı taşlarını kendi ellerimizle döşedik.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>Yalnızlık Bir Günde Başlamaz</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kodokushi'nin en ürpertici tarafı ölüm değildir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Çünkü ölüm son sahnedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Hikâye çok daha önce başlamıştır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Belki yıllar önce bir telefon görüşmesi yapılmamıştır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir dostluk ihmal edilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir aile bağı gurura yenilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>Bir insan “rahatsız etmeyeyim” diyerek geri çekilmiştir.</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>Diğeri “nasıl olsa arar” diye beklemiştir.</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Hayatın küçük ihmalleri zamanla büyük sessizliklere dönüşmüştür.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Yalnızlık çoğu zaman dramatik biçimde gelmez.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Milim milim gelir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Önce sofradan bir sandalye eksilir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sonra telefon rehberinden bir isim.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sonra bayramlarda arayan biri.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sonra “Nasılsın?” diyen biri.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ve sonunda insan kendi sessizliğine alışır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Belki en tehlikeli aşama budur:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Yalnızlığın artık yalnızlık gibi hissedilmemesi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sessiz Şiddetin Faili Kim?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Peki bu şiddetin faili kimdir?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Devlet mi?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Şehir mi?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ekonomik düzen mi?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Teknoloji mi?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Aile mi?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Birey mi?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Belki hepsi biraz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Belki hiçbirisi tek başına değil.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Çünkü sessiz şiddetin en korkutucu tarafı çoğu zaman belirgin bir failinin bulunmamasıdır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kimse o insanın yalnız kalmasını istememiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kimse bilinçli biçimde onu terk etmemiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Herkes yalnızca biraz meşguldür.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Birinin işi vardır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Birinin toplantısı.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Birinin çocuğu.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Birinin kariyeri.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Birinin kendi problemi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Herkesin son derece haklı gerekçeleri vardır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Fakat bütün bu haklı gerekçelerin toplamından bazen korkunç bir sonuç çıkar:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kimsesizlik.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Modern toplumun ahlaki açmazı belki burada başlıyor: Bireysel olarak kimsenin suçlu olmadığı bir dünyada, toplumsal olarak hepimiz sorumlu olabilir miyiz?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>Spinoza: Bazı İnsanlar Bizi Hayata Çoğaltır</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Baruch Spinoza insanı dünyadan kopuk, kapalı bir ada olarak düşünmez. İnsan karşılaşmalar içerisinde yaşar; bazı karşılaşmalar var olma ve eyleme kudretimizi artırırken bazıları azaltır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bunu bugünün yalnızlığına taşıdığımızda derin bir sonuç ortaya çıkar: Bazı insanlar bizi hayata çoğaltır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir dostla yapılan yarım saatlik konuşma...</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir öğretmenin öğrencisine söylediği tek cümle...</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir çocuğun yaşlı bir insanın elini tutması...</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir komşunun kapıyı çalması...</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Birinin hiçbir sebep yokken “Seni düşündüm” demesi...</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bunların ekonomik değeri hesaplanamaz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Gayrisafi millî hasılada karşılığı yoktur.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Borsada fiyatı yoktur.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Verimlilik tablolarında görünmezler.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Fakat insan hayatının gerçek sermayesi belki tam olarak bunlardır:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Karşılaşmalar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Çünkü bazı insanlar yanımızdan geçer.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bazıları ise varlığımızı artırır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>Yalnızlığın Yeni Ahlakı</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Belki bundan sonra ahlakı yalnızca “kötülük yapmamak” üzerinden konuşmamalıyız.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kimseyi öldürmedim.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kimseyi dolandırmadım.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kimsenin hakkını yemedim.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kimseye zarar vermedim.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Elbette bunların hepsi önemlidir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ama yeterli midir?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Belki çağımızın ahlakına başka sorular eklemeliyiz:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kimin yalnızlığını fark ettim?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kimin sesini gerçekten dinledim?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kimin yokluğunu fark ettim?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kimin kapısını çaldım?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kimin hayatında yalnızca ona ihtiyacım olduğunda değil, hiçbir karşılık beklemeden bulundum?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Çünkü iyilik yalnızca kötülük yapmamak değildir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bazen iyilik, orada bulunmaktır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>Geleceğin En Büyük Lüksü</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Yakın gelecekte teknoloji pek çok ihtiyacımızı karşılayabilir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Yapay zekâ asistanlarımız olabilir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sürücüsüz araçlarımız olabilir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Robotlarımız yemek hazırlayabilir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Evlerimiz sağlığımızı takip edebilir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Saatimiz kalp ritmimizi ölçebilir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Buzdolabımız eksik yiyeceği sipariş edebilir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Fakat bütün bu teknoloji bir şeyi üretemez:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir insanın gönüllü olarak başka bir insana ayırdığı zamanı.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Çünkü zaman insanın geri alamadığı tek servetidir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Birinin size iki saatini vermesi, aslında ömründen iki saat vermesidir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Belki geleceğin gerçek zenginliği sahip olduğumuz nesnelerin sayısıyla değil, iki basit soruyla ölçülecek:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Telefonunuz kapandığında kapınızı çalacak kaç insan var?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ve daha önemlisi: Siz kaç insanın kapısını çalarsınız?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir Medeniyet Testi</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Belki şehirleri artık yalnızca kişi başına düşen gelirle, metro uzunluğuyla, gökdelen sayısıyla, internet hızıyla ve teknoloji yatırımlarıyla ölçmemeliyiz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Başka göstergeler de düşünmeliyiz:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir yaşlı kaç günde bir başka insanla yüz yüze konuşuyor?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir çocuk ailesiyle aynı sofraya haftada kaç kez oturuyor?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir apartmanda yaşayan insanlar birbirlerinin adını biliyor mu?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir insan hastalandığında bunu fark edecek kaç kişi var?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ve belki hepsinden önemlisi:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir insan öldüğünde, yokluğu ne kadar sürede fark ediliyor?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Kodokushi medeniyetin önüne işte bu korkunç cetveli koyuyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir toplumun teknolojik gelişmişliği başka şeydir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">İnsani gelişmişliği başka.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><b>Son Kapı</b></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Geleceğin insanını düşünün.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Son derece eğitimli.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ekonomik olarak bağımsız.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Teknolojiyle çevrili.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Dünyanın bütün bilgisine saniyeler içinde ulaşabiliyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Binlerce dijital bağlantısı var.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Fakat akşam olduğunda masasında tek tabak bulunuyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Telefon ekranında yüzlerce isim var ama arayabileceği kimse yok.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sağlık uygulaması kalp atışlarını takip ediyor fakat kalbinin neden ağırlaştığını soracak kimse yok.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ve bir gün kalbi duruyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Akıllı ev çalışmaya devam ediyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">İnternet bağlı.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Faturalar otomatik ödeniyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Algoritmalar veri üretmeye devam ediyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Şehir dışarıda bütün hızıyla akıyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Fakat içeride bir insan artık yok.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ve bunu kimse fark etmiyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Belki Kodokushi'nin bize söylediği en ağır şey budur:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">İnsanlığın gelecekte karşılaşabileceği en büyük tehlike ölüm olmayabilir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir insanın ölümünün kimsenin hayatında boşluk yaratmaması olabilir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">İşte o zaman yalnızlık kişisel bir acı olmaktan çıkar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir medeniyet krizine dönüşür.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Belki geleceğin büyük felaketi makinelerin insanlaşması olmayacak.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">İnsanların birbirlerine karşı makineleşmesi olacak.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bütün dünyayı birbirine bağlamayı başardık.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Şimdi kendimize çok daha zor bir soru sormalıyız:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">İnsanı insana bağlayabildik mi?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Cevabı belki teknoloji şirketlerinin sunucularında değil, uzun zamandır çalmadığımız bir kapının ardındadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Çünkü bazen bir medeniyeti yeniden kurmak için büyük manifestolara ihtiyaç yoktur.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir telefon yeter.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir sandalye çekmek yeter.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Sofraya bir tabak daha koymak yeter.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Uzun zamandır aramadığımız bir insanı aramak yeter.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Bir kapıyı çalmak yeter.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Ve belki insanlık, bütün teknolojik ihtişamının ortasında, yeniden iki kelimenin anlamını hatırlamak zorundadır:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">“Ben buradayım.”</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Fakat bundan önce bir soru daha sormalıyız:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">“Sen hâlâ orada mısın?”</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Çünkü bir toplumun gerçek çöküşü, insanların ölmesiyle başlamaz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Birbirlerinin yokluğunu artık fark etmemeleriyle başlar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Rüzgârlı Şehrin Mavisinden Notlar</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 26 18:16:52 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/kodokushi-gelecegin-dipsiz-cukuru-h1953.html">KODOKUSHI: GELECEĞİN DİPSİZ ÇUKURU</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/r-cenet-hata-yapti-mi-h1952.html</link>
		<title>R. CENET HATA YAPTI MI?</title>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<description><![CDATA[RUHİ CENET, BİR FİLİN FİNCANCI DÜKKANINA GİRMESİ GİBİ YAHUDİ MAHALLESİNE GİRDİ]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><b>Yazan Muammer KARABULUT</b></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Dünyada <strong>CHABAD</strong> ile ilgili haber yapan haber sitelerinin başında 5gvirusnews gelmektedir. Bu bağlamda grubun bir yazarı olarak Ruhi Cenet’in videosunu, bir filin fincancı dükkanına girmesinden farksız olarak gördüm.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Sonuçta Ruhi Cenet, ana akım medyanın görmediği, yeni teknolojilerin getirdiği algoritmaların görmezden geldiği o dükkana girerek, önüne gelen “Yahudi” damgalı toplulukların içinde antisemitizme sığınarak hüküm süren <strong>CHABAD</strong> örgütünü biraz olsun ifşa etmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">İyi de olmuştur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Ancak Ruhi Cenet’in, belgesel yayımlandıktan 9 gün sonra yaptığı açıklama çok önemlidir. Sanki kendisine ısmarlatılan belgeselde hata yapmış ve bu hatayı düzeltmek için de Ruhi Cenet, fazla kullanmadığı X hesabından, <b>“Belgeselini çektiğimiz Hasidik Yahudiler,”</b> diye başlayan paylaşımında, <b>“Chabad-Lubavitch topluluğudur ve ileri düzeyde Siyonisttir. İsrail yanlısı bu Hasidik Yahudiler...”</b> olduğunu belirtmiştir. <a href="https://x.com/RuhiCenet/status/2095987700587180366"><b>(bkz)</b></a></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_09_06_15_25_371.png" /></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Halbuki Hasidik Yahudiliğin günümüzdeki en büyük ve en nüfuzlu grubu, Beyaz Saray’da Trump ile buluşan <b>“Gerçek Yahudiler”</b> olarak da bilinen Satmar grubudur. Yani hedefinde olan Siyonist <strong>CHABAD</strong> topluluğu ile Hasidik Satmar arasında dağlar kadar fark vardır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">En temel farklılık şudur: Joel Teitelbaum tarafından 20. yüzyılda kurulan Satmar, Siyonist İsrail’in kuruluşundan itibaren bu yapıya karşı çıkarken, <strong>CHABAD</strong>-Lubavitch hareketi ise İsrail’in hep yanında olmuş ve son olarak Gazze soykırımı da dahil olmak üzere Büyük İsrail projesinin destekçisi olmuştur. Satmar ise İsrail’i bir Yahudi devleti olarak görmediği gibi, dolayısıyla <strong>CHABAD</strong>’ı da bir Yahudi hareketi olarak görmemekte ve birlikte hiçbir ortak eylemde bulunmamaktadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">İsrail karşıtı protestoların en önünde yer alanlar, eylemlerinde Filistin bayrağı açacak kadar Siyonizm’e karşı duran ve hatta İsrail’e karşı ilk mücadeleyi başlatan Satmar Yahudileridir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">İşte bu kadar büyük bir ayrım bulunan iki grubun belgeselde birbirine karıştırılması üzerine, yapımcısı Ruhi Cenet de hatasını fark etmiş olacak ki, asıl hedefinin Siyonist İsrail’in destekçisi <strong>CHABAD</strong> olduğunu açıklayan bir X paylaşımında bulunmuştur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Satmar Hasidik Yahudileri; dış dünya ile fazla bağlantısı olmayan, teknolojiyle fazla ilgilenmeyen, kültürel teması en sert şekilde reddeden ve günlük yaşamda sadece Yidiş dilini konuşan son derece kapalı bir topluluktur. </span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal"><strong>CHABAD</strong> ise Satmar’ın tamamen zıttıdır; adeta Yahudi misyonerleri gibidir. ABD hükümeti içinde önemli bir erişime sahip olsa da, daha da şaşırtıcı olan şey, Hareketin bazı kesimlerinin, bu süreçte milyarlarca dolarlık bir etki alanı oluşturan ve ideolojik bir parazit gibi davranan bir yapı haline geldiği yönünde ciddi eleştiriler bulunmaktadır. Önde gelen bazı Lubavitch mensupları birçok kez kara para aklama, uyuşturucu kaçakçılığı ve çeşitli mafya bağlantıları nedeniyle mahkûm edilmişlerdir. Sonra bir de cinsel istismar meseleleri vardır. O konuya bu yazıda girmek istemiyorum. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Onları kısaca, Tek Dünya Devleti içinde Tek Dünya Dini’ne oynayan, Yahudi teolojisi sosuyla harmanlanmış bir grup olarak da tanımlayabiliriz. Destekçileri, İsrail’i var eden küresel Siyonist güçlerdir.</span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">Onların Yahudi olmadıklarını ortaya koyan yapı da<b> “Hahamlar Birliği, &nbsp;Gerçek Yahudiler”</b> olarak da bilinen <b>Satmar </b>grubudur. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="line-height:normal">&nbsp;<img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_09_06_15_25_372.png" /></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Bu kadar devasa bir ayrımı bilmeden belgesel hazırlayan Ruhi Cenet’in, 5 Eylül’de X’te yaptığı paylaşımın bir düzeltme niteliğinde olduğunu düşünüyorum. Çünkü X’te hatasını düzeltirken, belgeselin yapay zeka ile hazırlatılmış tanıtım videosunda da yine İsrail karşıtı Satmar topluluğuna mensup kişilerin saç ve şapka tarzlarını kullanmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Neyse, bu konuyu fazla uzatamayacağım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Ancak Ruhi Cenet’in bu belgeseli ile Trump’u ziyaret eden, dünyadaki İsrail ve Netanyahu karşıtı gerçek Hasidik Yahudilerin gündeme gelmesinin zamanlamasını umut verici buluyorum…</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;">Eğer <strong>CHABAD</strong>’a karşı çıkan ve "Gerçek Yahudiler" olarak tanımlanan grup Beyaz Saray’da ağırlandıysa, aşağıdaki görsellerde temsil edilen ilişkiler ağının ya da Küresel Siyonistlerin, Netanyahu ve <strong>CHABAD </strong>çizgisinden uzaklaşmaya başladığı sorusu gündeme gelmektedir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_09_06_15_25_373.png" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><b>1- </b>Binyamin “Bibi” Netanyahu ve Rebbe yani <strong>CHABAD</strong>’ın Mesih ilan ettiği Menahem Mendel Schneerson ile <strong>CHABAD</strong>’ın Brooklyn’deki merkezinde.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><b><span lang="EN-GB">2-</span></b><span lang="EN-GB"> <em>Rusya Hahambaşısı Haham Berel Lazar</em></span><em> </em>ile Nathaniel <b>Rothschild</b>.<b> </b>Yer: Oxford Üniversitesi <strong>CHABAD&nbsp;</strong>Topluluğu Toplantısı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><b>3-Pentogon</b>.<b> </b></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><b>4-HAARP</b>'ın süper silahını keşfeden ve <strong>"Pentogunu CHABAD"</strong> evi gibi kullanan <strong>CHABAD</strong> Hahamı <b>Naftali Berg</b>.</span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 26 18:24:31 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/r-cenet-hata-yapti-mi-h1952.html">R. CENET HATA YAPTI MI?</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


