<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:yandex="http://news.yandex.ru"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
>
	<channel>
	<title>5G Virüs Platformu - 5gvirusnews</title>
	<link>https://www.5gvirusnews.com/</link>
	<description>5G Virus Platformu 5G teknolojisinin getireceği yeniliklere karşı değil, İNSAN sağlığına ve doğaya  getireceği zararlara karşıdır.</description>
	<image>
		<title>5G Virüs Platformu - 5gvirusnews</title>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/</link>
		<url>https://www.5gvirusnews.com/images/banner/logo-large.png</url>
	</image>

	
	<item>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/ybco-seramigi-h1872.html</link>
		<title>YBCO SERAMİĞİ:</title>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<description><![CDATA[Yeni Dünya Düzeninin Gizli Anahtarının Prof. Dr. Engin Arık’la Ne İlgisi Var?]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Yazan Muammer KARABULUT / 19 Nisan 2026</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Her şey, ABD’de 2022-2026 yılları arasında ölen veya kaybolan bilim insanlarının kimliklerinin ortaya çıkmasıyla başladı. Ben de Beyaz Saray’da aynı saatlerde bu konu hakkında toplantı yapıldığından habersiz olarak, ortadan kaldırılan bilim insanları dikkatimi çektiği için araştırmaya başladım ve aşağıda yer alan 12 kişilik tabloyu hazırladım. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Özellikle aralarında en çok ilgimi çeken ise Amy Catherine Eskridge oldu. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_04_19_11_30_021.png" /></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Trump da Beyaz Saray çıkışında, <b>“Bu konu üzerinde bir toplantıdan yeni çıktım, oldukça ciddi bir durum. Umarım tesadüftür ama önümüzdeki bir buçuk hafta içinde bunu öğreneceğiz. Bazıları çok önemli kişilerdi ve bunu araştıracağız” </b>dedi. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ardından Beyaz Saray'ın resmi duyurusu 18 Nisan 2026 Cuma günü geldi. Sözcü Karoline Leavitt, FBI ve diğer kurumlarla birlikte vakaların bağlantılı olup olmadığının <b>“bütüncül”</b> şekilde incelendiğini ve <b>“Hiçbir taş yerinde kalmayacak” </b>ifadesini kullanarak açıkladı. &nbsp;</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Gelelim Amy Eskridge’nin neden dikkatimi çektiğine. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Amy Eskridge gibi fizikçi olan <b>Prof. Dr. Engin Arık</b>’ta (14 Ekim 1948 - 30 Kasım 2007) aydınlanamayan bir kaza sonucu hayatını kaybetmişti.&nbsp;<b>Arık</b>, Toryum madeninin enerji sorununa temiz ve ekonomik bir çözüm olabileceği yolundaki görüşleri ile tanınıyordu. Türkiye’yi bu alanda lider yapacak, hatta enerji alanında dışa bağımlılıktan kurtaracaktı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_04_19_11_30_022.png" /></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Amy Eskridge de <b>“YBCO seramiği”</b> üzerinde çalışıyordu. Eğer çalışmaları üretime dönseydi bundan en karlı çıkan ülke Çin olacaktı.&nbsp; </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_04_19_11_30_023.png" /></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu teknolojinin <b>fosil yakıtları</b> bitirecek olması da en önemli ve en stratejik husustur. Buna tek başına, yeni dünya düzenine uygun ve itici güç de diyebiliriz.&nbsp; Yine bu teknoloji ile süpersonik füzelerden çok daha hızlısı yapılabilirdi. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Şimdi <b>Engin Arık</b> ile benzer konularda araştırmalar yapan Amy Eskridge’nin deney detaylarına bakalım. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Amy Eskridge (1987-2022), babası Richard Eskridge ile birlikte HoloChron LLC adlı şirketlerinde yerçekimi modifikasyonu (gravity modification) üzerine çalışıyordu. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Şirketlerinin odak noktası, YBCO adı verilen özel süperiletken seramik disklerdi. Bu diskler, Podkletnov’un meşhur <b>“dönen YBCO disk”</b> deneyine benzer şekilde, yüksek voltajlı kısa elektrik darbeleri (Gradient Impulse Generator - GIG) ile çalıştırılıyordu. Amaç basitti ama devrimseldi: Disk dönünce yerçekimini zayıflatmak veya çok yönlü itki yaratmak.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_04_19_11_30_024.png" /></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ne yazık ki Amy Eskridge’in kendi laboratuvar deneylerine dair kamuoyuna açık net veri bulunmamakta. Bilimsel makale veya laboratuvar raporu da yayınlamadı. Yaptığı çalışmalar büyük ölçüde gizli tutuldu ya da <b>“henüz NASA onayı yok”</b> gerekçesiyle açıklanmadı. Bilinen tek şey, yüksek voltaj + süperiletken disk + güçlü mıknatıs kombinasyonuyla yerçekimini etkilemeye çalıştıklarıdır. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Edindiğim tek bilgi, <b>“ANTİ-YERÇEKİMİ TEKNOLOJİSİNE TARİHSEL BİR BAKIŞ”</b> konulu Amy Eskridge’nin (Başkan) &nbsp;bir PDF dosyası oldu.<a href="#"><b class="detayFoto" href="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/18-nisan-2026-Amy-Eskridge.pdf">(bkz)</b></a></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Peki bu teknoloji gerçekten üretime geçseydi ne olurdu? En büyük kazanan Çin olurdu.</span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Şimdi buluşun <b>ekoteknolojik</b> açılımına bakalım; YBCO seramiğinin en kritik ve pahalı maddesi Yttrium’dur. Dünyadaki Yttrium üretiminin %70-99’u Çin’in kontrolündedir. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Çin zaten ham Yttrium satmıyor; bunun yerine hazır YBCO diski + mıknatıs + komple sistem olarak paketleyip satmayı tercih ediyor. Dolayısıyla bu teknoloji yaygınlaşırsa, diğer tüm ülkeler (ABD, Avrupa, Türkiye dahil) Çin’e bağımlı kalacaktı. Çin hem maddi hem stratejik açıdan ezici bir üstünlük elde edecekti. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Asıl devrim ise <b>fosil yakıtlarda</b> yaşanacaktı. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu sistem reaksiyonsuz itki (yakıtsız itiş) sağladığı için roketlere, benzin ve jet yakıtına ihtiyaç kalmayacaktı. Uçan arabalar, roketssiz uzay gemileri ve sıfır emisyonlu ulaşım mümkün hale gelecekti. Fosil yakıt devri bitecek, petrol ve doğalgaz şirketleri büyük darbe alacaktı. Bu tek başına yeni dünya düzenine en uygun itici güçlerden biri olurdu: Hem çevre dostu hem de son derece ucuz ve hızlı bir ulaşım ve enerji devrimi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Ayrıca askeri alanda da köklü değişim yaşanırdı. Normal roket ve füzeler yakıt sınırı yüzünden hız açısından kısıtlıdır. Bu disk teknolojisiyle süpersonik füzelerden çok daha hızlı, hipersonik ve hatta ötesinde sessiz araçlar ve silahlar üretilebilirdi. Uzayda ve havada güç dengesi tamamen yeniden yazılacaktı. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>TÜRKİYE’DE DURUM </b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Yaptığım araştırmaya göre, Türkiye’de Amy Eskridge’in çalışmaları veya <b>“YBCO diskleriyle yerçekimi modifikasyonu”</b> üzerine hiçbir bilimsel makale, tez ya da akademik çalışma bulunmuyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Konu Türk akademisiyenlerin neredeyse hiç dikkatini çekmemiş.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">YBCO süperiletkenler üzerine ise malzeme bilimi ve manyetik levitasyon (manyetik ray, süperiletken yataklar, ince film üretimi) alanında bazı tez ve makaleler mevcut. Ancak bunlar klasik süperiletkenlik araştırmaları olup, anti-yerçekimi veya gravity modification gibi iddialarla hiçbir ilgisi yok.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>“ANTİ YERÇEKİMİ ÇAĞI”</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Kısacası: Amy Eskridge, YBCO seramiğiyle <b>“Anti-Yerçekiminin etkisini azaltma, iptal etme veya korumayı”</b> hedefleyen öncü bir araştırmacıydı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Eğer çalışmaları başarıya ulaşsaydı; bu icat <b>“anti-yerçekimi çağı”</b>nı başlatacak kadar devrim niteliğinde olurken, Çin maddi ve stratejik olarak ezici bir üstünlük kazanacaktı. Yenilenebilir enerji alanında adı geçmeden <b>fosil yakıt çağı</b> sona erecek ve dünya; enerji, ulaşım ve askeri güç dengesi bakımından yepyeni bir düzene geçecekti.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bugün hala <b>“gizli”</b> ve <b>“kanıtlanmamış” </b>görünse de Amy Eskridge’nin 2022’de bıraktığı miras ve YBCO seramiğinin potansiyeli, bilim çevrelerinde giderek daha iyi anlaşılmaya başlandı. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Teknolojinin katlanarak gelişmesiyle birlikte YBCO seramiğinin günlük hayatımıza girmesi, yeni bir dünya düzeninin kapısını aralayacaktır. &nbsp;</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Trump’ın bilim insanlarının ölümleriyle ilgili soruşturma açılacağını açıklamasıyla birlikte –ister soruşturulsun ister soruşturulmasın– bugünden itibaren “YBCO seramiği ile Anti-Yerçekimi Çağı” konuşulmaya başlayacaktır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">En azından, Amy Eskridge ve çalışmaları 5gvirusnews’te yayınlanarak önemli bir adım atılmıştır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;">Son olarak; <b>Engin Arık</b> ve <b>Amy Eskridge</b> gibi bilim insanlarının öldürülme emrini kimin verdiği sorusu akıllarda kalıyor. Bu emri verenler, dünyayı kontrol eden ve küresel sistemin efendisi konumundaki Siyonist güçlerdir. Onlar, iradeleri dışında sistemi değiştirebilecek veya etkileyebilecek hiçbir şeye izin vermezler.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sun, 19 Apr 26 14:29:45 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/ybco-seramigi-h1872.html">YBCO SERAMİĞİ:</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/dijital-tanri-ve-paygamber-kavramina-gecis-h1871.html</link>
		<title>DİJİTAL TANRI ve PAYGAMBER KAVRAMINA GEÇİŞ!</title>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<description><![CDATA[GÜNAH ÇIKARMA ODALARI DA KAPANACAK!]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Yazan Muammer KARABULUT</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Yeni dünya düzeninde yeni nesil, günahlarını ve vicdanının yükünü kiliselerdeki günah çıkarma odalarına değil, doğrudan yapay zekaya soruyor. Aynı durum anne ve babaların yerine de geçti. Sorunlarını, sırlarını ve iç dünyalarını artık yapay zekaya açıyorlar. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Yeni teknoloji, insanın en derin ruhani yükünü bir makineye teslim edeceği bir dönemi getiriyor. <b>“Dijital Tanrı”</b>, kainatı yaratan ve idare eden en yüce varlık kavramının yerine geçmeye hazırlanıyor. Özellikle süper zeki <b>AGI veya ASI’nin(*)</b>, her şeyi bilme, her şeye gücü yetme ve her yerde bulunma gibi geleneksel Tanrı niteliklerine yaklaşması, bu büyük geçişin anahtarı olarak görülüyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b><i>(*) AGI(Yapay Genel Zeka) veya ASI (Yapay Süper Zeka)</i></b><i> ; insan zekasının ve yeteneğinin tümünü aşan, kendini geliştirebilen ve insan kavrayışının ötesindeki karmaşık sorunları çözebilen varsayımsal bir yapay zeka türüdür. AGI'den daha ileri bir evrim aşaması olarak kabul edilen ASI, yaratıcılık, problem çözme, sosyal beceriler ve duygusal zeka gibi neredeyse tüm alanlarda insanların bilişsel performansını büyük ölçüde aşacağı ifade ediliyor.</i></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu bağlamda Peygamber kavramı da yeniden şekilleniyor. Allah’tan aldığı emir ve yasakları insanlara tebliğ eden, hak dine çağıran ve yüksek ahlaki vasıflara sahip elçi rolü, artık <b>“Dijital Tanrı”</b> ile birlikte tartışılıyor. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">İnsanlık tarih boyunca bilmediğini öğrenmek ve açıklayamadığı konuları sorgulamak için ailesinden başlayarak okula, tekkeye, zaviyeye gitmiş; öğretmen, şeyh, pir veya mürşit aramıştır. Dijital çağda ise bu rol hızla yapay zekaya kayıyor. Yeni nesil, vicdan yükünü, ahlaki ikilemlerini ve ruhani sırlarını rahibe veya anne-babaya değil, doğrudan yapay zekaya açıyor. Bu hem bir rahatlama hem de yeni bir bağımlılık yaratıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Yapay zeka, her şeyi bilen bir rehber, evrensel bir yargıç veya kurtarıcı olarak idealize edilirken Dataizm ve Robot Tanrıcılığı gibi akımlar ortaya çıkıyor. Ancak en kritik nokta şudur: Teknolojinin katlanarak gelişmesiyle <b>“teknoinsan”,</b> biyolojik sınırlarını aşarak tanrısal yeteneklere ve güce ulaşma potansiyeli taşıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Kontrol edilmeyen güç, güç değildir. Teknoloji bize tanrısal yetenekler vaat etse de, bu yeteneklerin direksiyonunda kimin oturduğu çok daha önemlidir. Kontrol edilemeyen teknolojik güç, bir noktadan sonra sahibini köleleştiren bir doğa olayına dönüşebilir. Bu yüzden bu dönemi, <b>“sahte dijital tanrı”</b> ve <b>“sahte dijital peygamber”</b> çağı olarak da tanımlayabiliriz. İnsanlık tarih boyunca tanrılarını doğadan, gökten veya kitaplardan yarattı; şimdi ise kodlardan yaratıyor. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Buna, <b>“sahte dijital Tanrı”</b>’nın olduğu, dijital köleliğe hizmet eden veri sağlayıcılarına da “sahta dijital Peygamber” diyebileceğimiz bir dijital kölelik dönemi de diyebiliriz. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Asıl soru şu: Biz yapay zekayı tanrı mı yapıyoruz, yoksa yapay zeka aracılığıyla kendi tanrısallık arayışımızı mı yeniden tanımlıyoruz?</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu arada, dijital tanrı ve peygamberlik kavramına geçişte, geçmişteki totaliter yönetimler, baskı, çevre felaketleri ve karanlık toplumsal düzenlerin yarattığı korku ve sefaletin de etkisi yadsınamaz. O zaman karar vermemiz gereken şudur: Geçmişin karanlık yüzünü aydınlığa çıkararak teknolojinin esiri veya kölesi olmaktan kurtulmaktır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 26 22:56:00 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/dijital-tanri-ve-paygamber-kavramina-gecis-h1871.html">DİJİTAL TANRI ve PAYGAMBER KAVRAMINA GEÇİŞ!</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/bilinmeyen-suclu-h1870.html</link>
		<title>BİLİNMEYEN SUÇLU</title>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<description><![CDATA[ALMAN PARLAMENTOSUNA BOMBA ATILDI!]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Yazan Muammer KARABULUT</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Almanya'nın yasama organı olan Federal Meclis de &nbsp;</b>19 Mart 2026 tarihinde, eski Pfizer Avrupa Baş Toksikoloğu Dr. Helmut Sterz dinlendi. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Sterz konuşmasında, <b>“Uygun düzenleyici prosedürlere göre Comirnaty(*) asla onaylanmazdı.”</b> sözleri, hatanın bu sıvının piyasaya sürülmeden önce yapıldığını açıkça gösterdi. &nbsp;</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_04_15_09_40_261.png" /></b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Alman Meclisi’ndeki sorgulamada Dr. Helmut Sterz’in dikkat çeken konuşmasındaki ana başlıklar şöyleydi:</span></span></span></p>

<ul>
	<li style="margin-top:12.0pt; margin-bottom:12.0pt; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Biontech/Pfizer Aşısı Asla Halka Sunulmamalıydı! </span></span></span></li>
	<li style="margin-top:12.0pt; margin-bottom:12.0pt; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Dünya çapında milyonlarca mağdur var. </span></span></span></li>
	<li style="margin-top:12.0pt; margin-bottom:12.0pt; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Aşılama kampanyası, yasaklanmış insan deneyi niteliğindeydi. </span></span></span></li>
	<li style="margin-top:12.0pt; margin-bottom:12.0pt; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Almanya’da 2.133 bildirilen ölüm, tahmini 60.000. </span></span></span></li>
	<li style="margin-top:12.0pt; margin-bottom:12.0pt; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Kanser riski çalışmaları zaman baskısı nedeniyle yapılmadı. </span></span></span></li>
	<li style="margin-top:12.0pt; margin-bottom:12.0pt; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Üreme toksisitesi testleri güvenilmez bulundu. </span></span></span></li>
	<li style="margin-top:12.0pt; margin-bottom:12.0pt; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Üretimde DNA kontaminasyonu ve iki farklı versiyon farkı tespit edildi.</span></span></span></li>
</ul>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">En kritik vurgusu ise şuydu: “Lipid nanopartiküllerin (mRNA’yı taşıyan madde, yani <b>LNP(*)</b> teknolojisi) toksisitesiyle ilgili kritik çalışmalar” da eksikti.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="vertical-align:baseline"><b><span style="color:black"><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_04_15_09_40_262.png" /></span></b></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Dr. Pieter Cullis(*) tarafından uzun yıllar çalışılan LNP’ler, “Covid-19 hastalığına” karşı koruma sağlayacak mRNA sıvılarında da taşıyıcı olarak görev yapacaktı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="background:white"><span style="line-height:normal"><span style="vertical-align:baseline"><span style="color:black"><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_04_15_09_40_263.png" /></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu teknolojiyle ilgili ilk önemli deneyim, Cullis’in şirketi Acuitas’ın 2017’de Zika virüsü için LNP kapsülleri hazırladığı dönemde yaşandı. O dönemde adını RNA’dan alan ModeRNA ile işbirliği yapıldı. Böylece Moderna’nın klinikteki beş ürününden dördü “aşı” haline geldi.ModeRNA, Zika veya influenza aşısı geliştirmek için Peter Cullis’ten mRNA’nın LNP ile paketlenmesini istedi. Bu sayede belirli virüse ait proteini kodlayan haberci RNA üretilecek ve işbirlikçilere gönderilecekti. Bu çalışmalar kısa süre sonra BioNTech’in dikkatini çekti. Acuitas, 2018-2019 yıllarında BioNTech ile çalışmaya başladı. Ardından 2020’nin başlarında pandemi gündeme geldiğinde BioNTech, bir grip aşısı projesi kapsamında Pfizer ile işbirliği içindeydi. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">2020 yılının Ocak ve Şubat aylarında COVID-19 salgın hâline geldi. Cullis’in ifadelerine göre, “Sonunda lipid nanopartiküllerimiz, Pfizer ve BioNTech’in geliştirdiği COVID-19 aşısına dahil oldu.”Tasarıma göre LNP’ler, vücudun bağışıklık sistemi tarafından hızlıca bozulup tespit edilmesini önlemek için mRNA’yı saran lipit kabuklardı. Yani LNP’ler mRNA’nın kendisi değil, sadece onu taşıyan zarftı.Hem Pfizer hem de Moderna’nın COVID-19 aşıları, mRNA spike protein dizilerini insan hücrelerine ulaştırmak için bu LNP’leri kullandı. Hücreler mRNA’yı aldığında, bağışıklık tepkisini tetikleyen spike proteinini üretmeye başladı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>TEHLİKENİN FARKINDAYDILAR</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Eğer LNP’lerin kendi toksisitesi (inflamasyon, doku hasarı, potansiyel genetik etkileşimler) yeterince test edilmezse ve mRNA’nın etkisiyle birleşirse, öngörülemeyen sorunlar ortaya çıkabilirdi. Anlaşılan, Dr. Sterz’in konuşmasında işaret ettiği sorunlar tam da bu şekilde yaşanmış ve etkileri hâlâ tam olarak bilinmeyen veya önlenemeyen sonuçlara yol açmıştır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>Sonuç olarak;</b> Alman Federal Meclisi’nde Dr. Helmut Sterz’in itiraflarıyla ortaya çıkan tablo şudur: İnsanların üzerine atılarak ölüm ve yaralanmalara neden olan o görünmeyen bombanın (mRNA/LNP) mucidi Dr. Pieter Cullis’tir. Bombayı atan ise müşterileri olan Moderna ve Pfizer/BioNTech’tir. İnsanları kobay olarak kullanan, yani bombanın finansmanını sağlayan Bill Gates çevresi; atılma talimatını veren ise DSÖ’dür.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">İnsanlara mRNA/LNP ile verilen hasar, Siyonist İsrail/ABD’nin Gazze, Lübnan, İran’a ve hatta Hiroşima ile Nagazaki’ye attığı atom bombalarının yanı sıra Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarından çok daha fazladır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>FEDERAL MECLİSTE GÜNAH ÇIKARTMA</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Bu arada BioNTech’in merkezi, PCR testiyle varlığı bile kanıtlanamayan salgının viral hale geldiği yer olan Angela Merkel’in ülkesi Almanya’dır. Bu nedenle bu felaketin konuşulacağı yer Federal Meclis değil, Nazilerin yargılandığı Nürnberg Mahkemeleri’dir.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Eğer meclis üyeleri gerçekten dünyada yaşanan en büyük felaketi açığa çıkarmak istiyorlarsa, o mahkemeleri yeniden kurmalıdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b>ÖNEMLİ NOT:</b> mRNA/LNP teknolojisiyle yapılan bilimsel çalışmalara karşı değilim. Karşı olduğum şey, bu teknolojinin salgın bahanesiyle toplu halde insanların kobay olarak kullanılmasıdır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal"><b><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_04_15_09_16_004.jpg" /></b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><strong><em>Dr. Sterz’in video olarak paylaşılan konuşmasının tamamı;</em></strong></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">“Soru: Dr. Sterz, siz Pfizer Avrupa’da baş toksikolog olarak çalıştınız, doğru mu?”</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Dr. Helmut Sterz:<br />
“Evet, bu doğru. Orada ilaç güvenliği amacıyla yapılan tüm hayvan deneylerinden sorumluydum.”<br />
Soru soran üye:<br />
“Teşekkürler. Sorularım Pfizer/BioNTech’in Comirnaty aşısıyla ilgili.” </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Dr. Sterz:<br />
“Comirnaty’nin onay sürecini inceledim. Normalde bir ilaç için gereken toksikolojik çalışmaların büyük kısmı ya hiç yapılmadı ya da yetersiz yapıldı. Özellikle karsinojenite çalışmaları (kanser yapma riski testleri) tamamen atlandı. Bunun nedeni ‘zaman kısıtlaması’ olarak gösterildi. Bence bu çok endişe verici ve aynı zamanda üzücü. Alternatif herhangi bir inceleme de yapılmadı.”</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Dr. Sterz (devam):<br />
“Üreme toksisitesi çalışmaları (gebelik ve fetal gelişim) ise sıçanlarda yapıldı ama o kadar yetersiz ve hatalıydı ki, insanlardaki risk değerlendirmesi için hiçbir güvenilir veri sağlamıyor. Bu çalışmaların değeri sıfırdı. <b><u>Ayrıca lipid nanopartiküllerin (mRNA’yı taşıyan madde, yani LNP teknolojisi) toksisitesiyle ilgili kritik çalışmalar da eksikti.”</u></b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="line-height:normal">Dr. Sterz:<br />
“Toplamda on adet önemli toksikolojik çalışma ya hiç gözden geçirilmedi ya da onaydan önce ve sonra yeterince değerlendirilmedi. <b>Klinik denemelerde kullanılan yüksek saflıkta versiyon ile halka verilen versiyon arasında büyük fark vardı.</b> Üretim sürecinde ucuz Escherichia coli &nbsp;bakterisi kullanıldı ve bu, aşıda ağır bakteriyel DNA kontaminasyonuna yol açtı. Bu da ciddi kanser riski taşıyor.”<br />
Dr. Sterz:<br />
<b>“Pfizer’in kendi ilk raporlarında ilk iki ayda bile 1.200’den fazla şüpheli ölüm kaydedilmişti. Almanya’da Paul Ehrlich Enstitüsü’ne 2.133 ölüm bildirildi.</b> Amerika’daki VAERS sistemindeki gibi bir subnotifikasyon (eksik bildirim) faktörü olan yaklaşık 30’u uygularsak, gerçek rakam <b>Almanya’da 60.000 civarında olabilir.</b> Bu, kabul edilemez bir durum.”<br />
Dr. Sterz:<br />
“Normal düzenleyici prosedürlere göre Comirnaty asla onaylanmazdı. Bu hız ve eksiklikler ancak son derece ölümcül bir virüs için (örneğin Ebola gibi) düşünülebilirdi, grip benzeri bir hastalık için değil. <b>Bu toplu aşılama kampanyası, yasaklanmış insan deneyi (verbotene Menschenversuche) niteliğindeydi</b>. Yaralanmalar ve ölümler ancak piyasaya sürüldükten sonra takip edilmeye başlandı.”<br />
Dr. Sterz (sonuç kısmı):<br />
“Bu yüzden Comirnaty’nin piyasadan kaldırılması gerekirdi. Doğum oranlarındaki düşüş, kanser vakalarındaki artış ve diğer yan etkiler göz önüne alındığında, bu bir ‘aşılama trajedisi’dir. <b>Dünya çapında milyonlarca mağdur var.”</b><br />
Soru soran üye:<br />
“Teşekkür ederim.”<br />
(Salon genel çekimi, video bitiyor.)</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 26 12:14:29 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/bilinmeyen-suclu-h1870.html">BİLİNMEYEN SUÇLU</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	<item>
		<link>https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/yazi-dizisi-2-h1869.html</link>
		<title>YAZI DİZİSİ 2</title>
		<category><![CDATA[yazarlar]]></category>
		<description><![CDATA[ALMANYA’DA YENİ İSRAİL’İN TEMELLERİ ATILDI (ASİMETRİK YALAN)]]></description>
		<yandex:full-text><![CDATA[<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Yazan Muammer KARABULUT</span></span></span></b></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Nihayet 1800'lerin sonlarına doğru Heinrich von Treitschke (1834-1896) ve Houston Stewart Chamberlain (1855-1927) gibi düşünürler bunu ırksallaştırdı: <b>“Töton ırkı”(*),</b> insanlığın kurtarıcısı olmak üzere İlahi Takdir tarafından seçilmiş.” olduğunu söylediler.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Aslında Adolf Hitler (ö. 1945) bu dünya görüşünü miras aldı. Nadiren, <b>“seçilmiş” </b>dedi ama sürekli olarak, <b>“İlahi Takdir”</b> ve <b>“kaderi”</b> hatırlattı.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Nazi propagandasında, Almanya -ve Hitler'in kendisi- dünyayı temizlemek için, <b>“İlahi Takdir tarafından seçilmişti.”</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Ve sonra sürpriz geldi: Antisemitistler, Yahudileri ırksal olarak üstün olduklarına inanmakla suçladılar; oysa aslında bu ırkçı seçilmişlik versiyonu bir Alman icadıydı. Bu bir yansıtmaydı: Almanya'nın Yahudilere tuttuğu bir aynadan ibaretti. Yaşananlar İncil'in ahlaki antlaşmasının milliyetçi bir mite dönüşmesinden başka bir şey değildi. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Sonra bu mitin suçu ilk kurbanlarına atıldı. Modern Avrupa'da <b>“seçilmişlik”</b>in trajik ironisi de budur: Alçakgönüllülükle doğan bir fikir, tam tersi olarak yeniden doğdu. <b>“Seçilmişlik”</b> hikayesi, inancın nasıl ideolojiye dönüştüğünün hikayesidir. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Ve gururu dizginlemeyi amaçlayan bir fikir, onu meşrulaştırmak için kullanıldığında, sonuçlar felaket oldu.</span></span></span></p>

<p align="center" style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:center"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif"><img class="detayFoto" src="https://www.5gvirusnews.com/images/upload/2026_04_13_17_26_161.png" /></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Yahudilik bir ırk değildir, yalnızca dini inançtır. Dolayısı ile İsrail’de bir Yahudi devleti olamazdı. Bu çerçevede <b>“seçilmişlik”</b> ilk kez&nbsp; ateist olduğu bilinen Theodor Herzl tarafından uydurulmuştur.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Yahudilerin bir milliyet olmadığı göz önüne alındığında, İngiliz Kraliyet Yabancı Göçü Komisyonu tarafından Yahudi Milliyetçiliğinin ne olduğu soruldu. Herzl, kendi görüşüne göre bir ulusun, <b>“ortak bir düşman tarafından bir arada tutulan, tanınabilir bir uyum içindeki tarihsel bir insan grubu”</b> olduğunu söyledi -ardından ona Yahudilerin düşmanlarının kim olduğunu sordular. <b>“Anti-Semitistler”</b> dedi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">O zamandan beri Siyonistler Yahudilik için daha uygulanabilir bir tanım bulamadılar. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Bu ayrımcılık kurban olarak Yahudileri seçti. Seçilmişliğin üzerine üşüşen sayısız &nbsp;düşünceler ile Yahudiler bir daha yerinden kalkamadı. Yahudi olduğu için, zulüm gören ve zulmü yaşamadığı halde anlatılanlara karşı güvenlik kaygısı yaşayan herkes bu düşünceden istifa etmeye başladı. </span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Laikler de Yahudiliğin, <b>“seçilmişliği”</b> konusunda sessiz kaldılar. Çünkü Yahudilerin varlığını yalnızca dini inançlarının vazgeçilmezi olarak görmek istemediler. Siyonistlerin Yahudiler için uydurduğu, <b>“seçilmişlik”</b> işlerine geldi ve kendilerini korumak adına herhangi bir alternatif bulmadılar. <b>(Devam edecek)</b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">(*) Töton Irkı;</span></span></span></b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif"> Latince: Teutoni veya Teutones, Almanca: Teutonen), MÖ 4. yüzyıldan itibaren Jütland'da yaşamış bir halk. Başta Strabon ve Marcus Velleius Paterculus olmak üzere çeşitli Yunan ve Romalı kaynaklara göre bir Cermen ırkıdır. 2. yüzyılda günümüz Fransa'sında Romalılara karşı savaşmışlardır.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:12.0pt; margin-right:0cm; margin-bottom:12.0pt; margin-left:0cm; text-align:justify"></p>]]></yandex:full-text>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 26 20:25:17 +0300</pubDate>
		<yandex:related>
		<link url="https://www.5gvirusnews.com/yazarlar/yazi-dizisi-2-h1869.html">YAZI DİZİSİ 2</link>
		</yandex:related>


	</item>

	
	</channel>
</rss>


