Haber Merkezi İstanbul / 17 Mayıs 2026
5gvirusnews platformunun yayın hayatına başlamasıyla birlikte sürekli irtibat halinde olduğumuz, ülkemizin saygın bilim insanlarından Prof. Dr. Selim ŞEKER’den; 5G teknolojisinin yavaş yavaş günlük yaşamımıza girdiği bu döneme ilişkin dikkat çekici bir değerlendirme geldi.
Prof. Dr. Selim ŞEKER yaptığı açıklamada;
1982 den beri yazdığı ulusal, uluslararası makaleler , tebliğler ve kitaplar ile Elektromanyetik (EME)Enerjinin yan etkileri konusunda insanları bilgilendirmekteyim. Bütün EME kullanan cihazlar çevreye zararlı elektromanyetik radyasyonu 7/24 yayarlar. Dünya Ekonomik Forum’un Global Risks Raporu 2018’de siber güvenlik, doğal afetler ve aşırı hava koşullarından sonra dünyanın en büyük üçüncü riski 5G ve IOT ilan edilmiştir.
İlk iki risk için ülkemizde ve dünyada pek çok çalışmalar yapılmaktadır . AMMA 3. Risk için hiçbir şey ülkemizde yapılmamaktadır ve olmadığı en yetkili kişiler tarafından ilan edilmiştir.
EM Radyasyonunu Göremeyiz, Koklayamazsınız… Duyamazsınız… Hissedemezsiniz… Tadamazsınız… Yavaş yavaş etkiler, acelesi yoktur… Doğayı, bitkileri, gökyüzünü sessizce ağlatır… İnsanı sessizce çökertir… Kuşlara yolunu şaşırtır… Arıları üzer, balıkları ağlatır… Varlığını söylemez… Yaşlı genç, zengin fakir ayırmaz… Gece, gündüz fark etmez… Avukatları, dostları toplumda, medyada, siyasette yandaşları çoktur… Merhametsizdir…
Çocuklara acımaz… Hasta ettiğini de inkar eder… Sinsidir… Tehlikelidir… Adeta bir gizli Çin işkencesidir…
Bilim 5G’ye gelince ilerlememiş gerilemiştir. Örneğin 2004 yılında reflekslerle ilgili literatüre geçmiş iki temel çalışma öne çıkmaktadır.
1. Elektromanyetik Alanların Canlı Hücreleri Üzerindeki Etkisi (REFLEX Projesi) 2004 yılında Avrupa Birliği'nin finanse ettiği ve 12 saygın kurumun dahil olduğu yaklaşık 3 milyon Euro bütçeli Risk Evaluation of Potential Environmental Hazards From Low Frequency Electromagnetic Field Exposure Using Sensitive in Vitro Methods - REFLEX adlı araştırma projesi tamamlandı.
Çalışmanın Amacı: Cep telefonları ve elektrikli cihazların yaydığı düşük enerjili elektromanyetik alanların (EMF) insan vücudundaki genetik yapıya ve hücrelere olan etkisini incelemekti.
Sonuçları: Bu refleks çalışması ile cep telefonu frekanslarına maruz kalan insan hücrelerinde DNA iplikçiklerinde kırılmalar ve genotoksik etkiler (gen hasarı) gözlemlendiği raporlanmıştır.
2. Nörolojik (Refleks) Hareket ve Motor Kontrol Çalışmaları 2004 yılı tıbbi ve akademik literatürde refleks yanıtlarının (örneğin diz kapağı refleksi veya kas uyarımına verilen elektriksel/fiziksel tepkiler) incelendiği nörolojik çalışmalara da ev sahipliği yapmıştır. İstemli hareket kontrolü, spinal kord refleksleri ve refleks mekanizmalarındaki gelişimsel bozukluklar (örneğin patolojik refleks testleri ve Hoffman/H-refleks ölçümleri) 2004 yılındaki birçok hakemli tıp dergisinde yayımlanan bilimsel makalelerin odak noktası olmuştur.
Açıkça bu kapsamlı araştırmanın sonucunda ne bulundu biliyor musunuz?
-Radyo frekansları DNA'yı bozuyor.
-DNA'yı kırıyor.
-Gen değişikliklerine sebep oluyor.
Yani insanın biyolojik yapısını değiştiriyor.
Bunun üzerine 2007’de bütün bu konularda çalışan 30 civarlı bilim adamları, yayınlanmış bütün eserleri incelediler. BioInitiative report diye bir rapor yazdılar. Bu 5.000 sayfalık raporu 2012'de yayınlandılar.
BioInitiative Raporu, elektrik hatları, cep telefonları ve Wi-Fi gibi kablosuz cihazlardan yayılan elektromanyetik alanların (EMF) insan sağlığı üzerindeki olası olumsuz etkilerini incelediler. Yapılan çalışmaların sonucunda elektromanyetik alanların %90'nı zararlı çıkmıştır.
Bu bilim insanları ve halk sağlığı uzmanları tarafından hazırlanan bağımsız bir rapordur.
Rapor hakkında öne çıkan temel noktalar şunlardır:
- Mevcut Standartları Yetersiz Buluyor: Raporda, kamu güvenliğini sağlamak için belirlenen mevcut sınır değerlerinin, halk sağlığını korumak için artık yeterli olmadığı ve güncellenmesi gerektiği savunulmaktadır.
- Bilimsel Dayanak: Kablosuz teknoloji ve düşük yoğunluklu radyasyona maruz kalmanın genetik hasar, nörolojik etkiler, oksidatif stres ve sperm kalitesinde azalma gibi biyolojik etkilere yol açtığını öne süren çok sayıda çalışmaya yer verilmiştir.
- Bilimsel Tartışmalar: Rapor, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) gibi kurumların ve mevcut bilimsel ana akımın savunduğu görüşlerden önemli ölçüde farklılık gösterir. Ana akım bilim ve ilgili otoriter kurumlar, mevcut elektromanyetik alan sınırlarının insan sağlığı için güvenli olduğunu ve raporun iddialarının mevcut bilimsel uzlaşı ile uyuşmadığını belirtmektedir.
İnsanlık tarihinde hiçbir zaman böyle bir uygulama olmamıştır, çünkü bu etkileri önceden bilen EM dalgaların endüstri tarafından İnsan, Doğa ve Yaşam biyolojik sistemlerine zararlı ürünlerin pazarlanması, bunların silahlara dönüştürülmesi ve dağıtılmasıyla karşılaşıyoruz.
Sigara karşıtı kampanyada gösterilen, ve halkımızın sağlığını ilgilendiren konulardaki üstün gayretler, her türlü övgülerin üzerindedir. Sigaradan çok çok fazla zararlı Elektromanyetik kablosuz radyasyonun söz edilen etkileri olmadığı, güvenli olduğunu ispat edilinceye kadar uygulamaların bekletilmesi talebimiz aklın ve bilimin gereğidir.
Daha fazlasını, Prof. Dr.Selim ŞEKER’in güncelleşmiş yeni baskısında bulabilirsiniz…
Vedat 2 Gün Önce
daha ne yazsin