G20’NİN SKANDAL BİLDİRİSİ

YAZARLAR

AĞLAYIN SU YÜKSELSİN, BELKİ KURTULUR GEMİ…

Yazan Abdurrahman DİLİPAK

G20 bildirisi daha ilk günden yayınlandı. Ama bildirinin tamamı kamuoyu ile paylaşılmadı! İşte o bildirinin yayınlanmayan bölümün bir kısmına ulaştım.

Bildirinin açıklanmayan bölümü tam bir felaket, anlaşılan aceleleri var. Yeni dünya düzeni için hızlandırılmış bir süreçten bahsediyorlardı, onu da sıcağı sıcağına G20’de tanıklık etmiş oldum.

Hindistan’daki zirveye, Çin ve Rusya devlet başkanı sıfatıyla katılmadı. İspanya gözlemci olarak katıldı. “Afrika Birliği”, “Avrupa Birliği” gibi G20 üyesi oldu. Tahıl koridorunun açık kalması için Türkiye’nin çabalarından dolayı teşekkür edildi.

Bizim Medya, G20'nin ilk gününde zirve bildirisi ile ilgili olarak, sonuç bildirgesi de yayımlandı. Anlaşılan küresel paylaşımcılar şu sıralar birbirlerine derin mesaj veriyorlar.

G20 liderlerinin anlaştığı sonuç bildirgesinde ise Ukrayna konusunda tüm üye devletlerin BM sözleşmesine uygun hareket etmesi gerektiği belirtildi. Acaba zirveye Putin onun için mi katılmadı? Çünkü G20’nin ilk gününde açıklama gereği duyulan bu bildiriden Putin’in haberi olmama durumu bulunmuyor!

Bildiride, “Ukrayna savaşı konusunda tüm devletler BM sözleşmesinin ilke ve amaçlarına uygun hareket etmeli… Ukrayna'da ek toprak kazanımı için güç kullanımı ya da tehdit dili kullanılmasından uzak durulmalı” da denilmiş ve “Ukrayna konusunda farklı görüşler ve değerlendirmelerin mevcut olduğuna vurgu yapılmış.. “Rusya ve Ukrayna'ya tahıl, gıda maddeleri ve gübrenin derhal ve engellenmeden Rusya ve Ukrayna'dan teslimatının sağlanması çağrısı yapıyoruz. Çatışmaların barışçıl çözümü ile diyalog ve diplomasi yoluyla krizlerin çözülmesi çabaları kritik öneme sahip. Nükleer silahların kullanılması veya kullanmakla tehdit edilmesi kabul” edilmeyeceği de yazılmış…

Ha! Bir de “2050 yılına kadar net sıfır karbon salımı için temiz enerji konusunda yılda 4 trilyon dolar gerekiyor” notu düşmüşler. Yani 20 devlet başkanı bunun için bir araya gelmişler. -Değer mi? Bu kadarsa “Dağ fare doğurdu” diyebiliriz aslında ama, “kazın ayağı öyle değil. Bu kadarı bizim medyanın azizliği mi diyelim ya da anladığı kadarı mı diyelim veya ancak bu kadar mı bilgi verildi. Bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Tabii ki, bu bize açıklanan kısmı. Oysa bildiri, GİRİŞ ve SONUÇ bölümleri ile 29 ana başlıktan oluşuyor. Bu arada 9.14.16. ve 20 maddeler açıklanmamış. Yani açıklanan 25 ana başlık ve 25 alt başlık var. Edindiğim bilgiye, 11 Bölümde, 50 konu başlığı var.

2. Bölümün başlığı, “Gezegen, insan, barış ve refah için… Güçlü, sürdürülebilir, dengeli ve kapsayıcı büyüme için… küresel ekonomik durum” değerlendirmesi yapılıyor. “Büyüme için ticaretin kilidini açılması için öneriler” sıralanıyor. Bir yandan “Çalışma ekonomisi, emek ve istihdam konusunda GELECEĞE HAZIRLANMA konusu”na vurgu yapılıyor.

Ve FİNANSAL KATILIM VE ENTEGRASYONUN GELİŞTİRİLMESİ”nden söz ediliyor. Hemen arkasından KAYIT DIŞI VE YOLSUZLUK İLE MÜCADE konusu ele alınıyor.

Ekonomik programın 2. Bölümünde ise “Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinde (SDGS Sustaınable Development Goals) ilerlemeyi hızlandırmaktan söz ediliyor ve SDGS'ye ulaşmanın taahhüt edilmesi şartı getiriliyor. Tabi bu tek para, Karbon ayak izi, Performans Pass. İle mümkün. Bu da, “Tek dünya, Tek aile ve Tek gelecek” değil mi?

Hangi ara tartışmışlar veya mutabakat sağlamışlarsa, “Açlığın ve yeterli beslenmenin ortadan kaldırılması”nı da konuşmuşlar. Tabii ki sentetik et, böcek yeme, hibrit tohum konusu da ele alınmış olması gerekir. “Bunun için gıda ve enerji güvensizliğinin makroekonomik etkileri ve sonuçları” değerlendirilmiş. Eş zamanlı olarak, “Küresel sağlığın güçlendirilmesi ve tek sağlık yaklaşımının uygulanması”nı karara bağlamışlar. Dahası da var, “Sağlık politikalarının uygulanmasında finansal maliyetler konusunda işbirliği” kararı da alınmış. Hizmet sunumu konusunda, kalite ve verimlilik için eğitim konusunda da anlaşılmış. Taraf ülkeler bu konuda, “Birlikte, ortak bir anlayışla, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin dönüştürücü gücünü kullanma konusunda ortak hareket” etmeye karar vermişler.

C bölümünde, 10. Maddeden sonra işin rengi daha da değişiyor.

G20’ciler değil de G20’yi idare edenler, “sürdürülebilir bir gelecek için yeşil kalkınma paktı kuracaklarmış” Yani NATO gibi yeni bir Pakt! Bu Pakt, “iklim değişikliği ve geçiş yollarından kaynaklanan makroekonomik riskler” konusunda politikalar geliştirecekmiş. Dahası da var, “Sürdürülebilir kalkınma için yaşam tarzlarının akımlandırılması” da bu paktın ilgi alanında olacak.

Ve “Döngüsel bir ekonomi dünyası tasarlamak.” Bu da 13. Madde. “Temiz, sürdürülebilir, adil, ulaşılabilir ve kapsayıcı enerji dönüşümleri için yön eylem planları ve politikalar oluşturmak.”

15. Maddeden sonrası, yine KURULACAK PAKT’ın görev alanı içinde, “İklim ve sürdürülebilir finansmanın sağlanması”, “Ekosistemlerin korunması, koruması, sürdürülebilir kullanılması ve onarılması”, “Okyanus temelli ekonomiden yararlanmak ve korunmak”, “Plastik kirliliğinin sonlandırılması”, “Yarının Cyber şehirlerinin finansmanı” , “Afet riskinin azaltılması ve dayanıklı altyapı inşa edilmesi” konuları var. Küresel kozmik felaketler için hayatta kalma imkanları sunan güvenli mekanlar oluşturma bundan sonrası için ayrı ve önemli bir konu.

D bölümünde PAKT’ın koordinasyonunda, öyle anlaşılıyor ki, bundan sonraki süreci yönetmek için, öyle DSÖ, WEF üzerinden bir şeyler yapmak yerine, daimi bir merkez ve sekretarya oluşturuyorlar. Yapay zeka ve yapay bilinci de buna bağlayacaklar. Bu merkez, “21. yüzyılın çok taraflı kurumlarının koordinasyon, oryantasyon, optimizasyonunu sağlayacak. “Çok taraflılığın yeniden güçlendirilmesi, sorunların çözümlenmesi” bu merkezin işi olacak. Bu yapı içinde FED, LOBOR, IMF, Dünya Bankası yerine , ulusal merkez bankaları, Rezerv Para konusunun yerine global tek sanal, kripto para için “uluslararası finansal kurumların reformu” bu PAKT’ın öncelikli işi olacak. Ve tabi bu sistem “Küresel kredi, destek, teşvik ve borçlanma kurallarının belirlenmesi, denetimi ve yönetimi konusunda görevli olacak. Buna da kısaca CBDC’ye (Merkez bankası Dijital para Birimi) geçiş diyebiliriz.

E Bölümünde ele alınan konular şöyle: “Dijital dönüşüm planlaması ile teknolojik dönüşüm ve dijital kamu altyapısının global sisteme entegre edilmesi için eylem planı hazırlanması, dijital ekonomide emniyet, güvenlik, direnç ve güvenin oluşturulması için sosyal siyaset planlaması, tüm kripto varlıklar ile ilgili politikaların tespiti, mevzuatın şekillendirilmesi, eğitim ve uyumu ile ilgili ve düzenlemelerin yapılması. “MERKEZ BANKALARININ TEK BİR DİJİTAL PARA BİRİMİNE GEÇİŞİ İÇİN hazırlık, işbirliği, eğitim ve uyum . Bu konuda global ekonik düzenin uyumlu hale getirilmesi için DİJİTAL EKOSİSTEMLERİN GELİŞTİRİLMESİ, yapay zeka'nın (AI) tüm dünyada herkesin çok amaçlı olarak erişimine açık olması” Bu sistem sadece MetaVerse için değil, alçak irtifa uyduları, 5G entegrasyonu ile Nesnelerarası iletişime açılarak NeuraLinkle global network oluşturulması da karar altına alınmış gözüküyor.

Son bölümde; TEK VERGİ sistemine geçilmesi ve uluslararası vergilendirme altyapısının kurulması, Toplumsal cinsiyetin desteklenmesi, Cinsiyet eşitliği ve tüm kadınların ve dezavantajlı gruplara pozitif ayırımcılık uygulanarak güçlendirilmesi, ekonomik ve sosyal statülerinin yeniden tanımlanması ve örgütlenmesi karar altına alıyor. Toplumsal cinsiyet konusunun desteklenmesi, Toplumsal cinsiyetin medya ve siber imkanlarla desteklenmesi, Cinsiyet ve iklim politikalarının ilişkilendirilmesi, kadınların, beslenme, gıda güvenliğinin, beslenmesinin ve refahının güvenliğinin garantiye alınması, kadının ve toplumsal cinsiyet gruplarının güçlendirilmesi için çalışma grubu oluşturulması yönünde karar alınmış.

Ve sonuç: “Daha kapsayıcı bir dünya yaratmak” için Finans sektörünün sorunları ve yeniden yapılandırılarak, para hareketinin izlenmesi, terörizm, kontrol dışı unsurların kontrolü, kayıt ve kontrol dışı para hareketlerinin izlenmesi. Buraya kadar anlaşılan G20’de, G20 ülkelerine yeni dünya düzeni için ev ödevi verilmiş! Henüz G20’de ne konuşulduğu konusunda kamuoyu bile paylaşılmazken, söz konusu değişiklik ki bir de gizli belgeler için kimden onay alındı ve bu bildiriyi kimler tarafından hazırladığı mutlaka sorulmalı.

Anlaşılan bu konuyu daha çok konuşacağız. Bugünlük bu kadar.

Ayrıca tüm edindiğim bilgileri not edin, bundan sonra siyasetçileri, bürokratları, sermaye, akademi ve STK’ları izleyin. Şehrinizdeki siyasilere, partizanlara sorun. Bakın bakalım, iktidar ya da muhalefetten bir itiraz yükselecek mi?

Selam ve dua ile.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.