Öne Çıkanlar WHO Dr. Heiko Schöning Derviş Nikola Caretta Caretta Özlem AK

AYNI SORULAR SORULACAK

Türkiye’de 5G teknolojilerinin sorgulanmasına ilişkin, Antalya ve Kocaeli Tüketici Mahkemesi’nde dava açıldı. Dava konusu olan 5G’nin halk sağlığına etkileri, Amerikan Senatosu’nda da gündeme geldi.

Amerika Birleşik Devletleri Senatosusordu, ABD’de FCC(1) ve FDA'da (2) yanıt verdi.

Senato:5G’nin kullanımı durumunda, halk sağlığı konusunda herhangi bir araştırma yapıldı mı?

FCC :Bu konuda bilgimiz dahilinde bir araştırma yoktur.

Senoto:5G’nin zararları konusunda bir araştırma yapıldı mı?

FCC :Bildiğimiz kadar ile yok.

Senato :5G halk sağlığına zararları konusunda kaç para harcandı?

FCC : Bilgimiz dahilinde hiç para harcanmadı.

ABD Senatosu halk sağlığını düşünerek, 5G ile ilgili sorgulamayı gündemine aldığında, henüz dünyada sözde Covid-19 ortalıkta yoktu. Türkiye’de ise 5G teknolojileri ile eş zamanlı ortaya çıkan koronavirüs yalanına açıklık getirmek ve bu teknolojinin aynen ABD senatosunda olduğu gibi halk sağlığı üzerinde etkileri olup olmadığına açıklık getirmek üzere, Antalya ve Kocaeli Tüketici Mahkemelerinde dava açıldı.

Açılan dava özetle; dünyada insanın tükettiği tüm ürünlerin öncesinde, insan sağlığına ilişkin araştırma yapıldığı ve mutlaka bu bilgilerin de kullanma kılavuzunda yer aldığı gerçeğinden hareket edildi. Açılan davada da bu bilgiler kullanma kılavuzunda olmadığı için, davacılardan bu bilgiler istendi. Her iki mahkemenin, duruşma günü vermesi ile birlikte davaya karşı ilgi de arttı.

ABD Senatosu Ticaret Komitesi’nin de, Türkiye’de açılan bu davaların birebir aynısı olan bir soruşturmayı 6 Şubat 2019 tarihinde, FCC’yi sorgulayarak yaptığını öğrendim. Tek farkımız onların senatoda bizim ise mahkeme salonunda sorgulayacak olmamızdı.

ABD HALKI 5G’NİN SAĞLIĞI ÜZERİNDE ETKİLERİ BİLMEYİ HAK EDİYOR

ABD Senatosunda, ilk kez o gün 5G ve kablosuz iletişimin insan sağlığına etkilerinden bahsedildi.

FCC temsilcisi Bay Gillen:ABD’de 14 Temmuz 2016 tarihinde 5G'yi ilk kez duyurduğumuzda, o grupta vardım. Aynı hafta kongreyi 5G ve kablosuz iletişimin, sağlık etkileri konusunda eğitmeye başladık. 5G toplantısı / duruşması gerçekleştiğinde komite üyelerine sağlık üzerindeki etkileri hakkında bir soru bile sormadılar.

Ama ABD Senatör RichardBlumenthal’de, o gün 5G ile ilgili ilk soruyu sordu,

  • Herhangi bir sağlık etkisi var mı?
  • Herhangi bir güvenlik etkisi var mı?
  • Evlere, okullara iş yerlerine daha yakın olan vericiler, muhtemel milyonlarca küçük hücreye zarar verebilir mi?”

Sonra dedi ki: “Amerikan halkının sağlık üzerindeki etkilerini bilmeyi hak ettiğini düşünüyorum.”

Blumenthal ayrıca: “Burada sağlık ve güvenlik konusunda kör uçuyoruz . Bu yanlış. Termal olmayan RF / Mikrodalga radyasyon seviyelerinin zararlarının kanıtlandığını biliyoruz. 5G Temyizinde belirtildiği gibi salgın boyutta olan bilimsel kanıtlara sahibiz. Ama kesin bir felakete kör uçuyoruz.”

FCC ve FDA cevap vermediği için, FDA tavsiyesini izledi. Ve bir de sağlığa etkilerini bilimsel olarak tespit etmeli miyiz? Sorusu soruldu.

Komitenin yeni Başkanı Senatör Wicker (R-MISS) (Sen. Thune (R-SD) yerine geçti. Gizliliği koruma ihtiyacından söz ederek duruşmayı özetledi. Ancak Blumenthal'in sağlık hakkındaki Wicker’in yorumlarına yanıt olarak, Ulusal Kanser Enstitüsü, araştırmanın iyonlaştırıcı olmayan elektromanyetik radyasyonun kanser riskini artırdığına dair tutarlı bir kanıt olmadığını söyledi.

Blumenthal; Sayın Başkan, bu duruşmayı yaptığınız için teşekkür ederiz. Bugün ve sizden önceki birçok tanıktan 5G teknolojisinin çok önemli potansiyelini duyduk. Bize, İnternet hızları ile bugün sahip olduklarımızdan beş kat daha hızlı ve daha düşük bir gecikme süresiyle yeni bir bağlantı dönemi getirmeyi vaat ediyor. Ve bu iyi bir şey, ancak 5G, bildiğiniz gibi, uzaklara gitmeyen ve yüz binlerce - potansiyel olarak milyonlarca - küçük hücre sitesinin bir ağına güvenecek daha yüksek frekans dalgaları kullanıyor.

Ve o zaman soru şu: 5G’nin evlere, okullara, işyerlerine daha yakın olmasının muhtemel sağlık etkisi ve herhangi bir kamu güvenliğine etkisi var mı?

Bay Gillen(FCC temsilcisi):Doğru, Senatör. Evet.

Blumenthal; Bu nedenle, 2018 yılının Aralık ayında, FCC Komiseri Carr'a, bu teknolojinin güvenliğini gösteren son bilimsel çalışmaları bana göndermesini isteyen bir mektup gönderdim. Hangi araştırmalar yapıldı, nerede yayınlandı ve derlendi. Bunları başaramadı. FDA'nın cep telefonlarına ilişkin düzenleyici sorumluluğu FCC ile paylaşan genel açıklamalarını tekrarladı. Temel olarak, mevcut bilimsel verilere elverişli ve yüzeysel bir atıfta bulunarak, “FDA, cep telefonu endüstrisini, radyo frekansı alanlarının yaydığı sinyal türü için olası biyolojik etkileri üzerine ek araştırmaları desteklemek de dahil olmak üzere bir dizi adım atmaya çağırdı.” Amerikalıların sağlık etkilerinin ne olduğunu bilmeyi, bilimsel çalışmaların gösterebileceği önyargıyı hak etmeyi ve aynı zamanda olağanüstü soru üzerine araştırma yapma taahhüdünü de hak ettiğini düşünüyorum.

Yani benim sorum… sizin için özellikle Bay Gillen ve Bay Berry (FDA Temsilcisi):

- Endüstri ek bağımsız araştırmaları desteklemeye ne kadar para ayırdı?

- Bağımsız araştırmayı vurguluyorum. Bu bağımsız araştırma devam ediyor mu?

- Herhangi biri tamamlandı mı?

- Tüketiciler nerede arayabilir?

Ve bu yeni teknolojinin biyolojik etkileri üzerine araştırmalardan bahsediyoruz.

Bay Gillen: Teşekkürler Senatör. Konuya odaklandığınız için teşekkür ederim. Güvenlik çok önemlidir. Ve sizin de bahsettiğiniz gibi, hepimizi güvende tutabilmek için uzman ajanslara, FDA ve diğerlerinin bulgularına güveniyoruz. Şu anda bildiğim kadarıyla endüstri destekli bir çalışma yok. Daha fazla çalışma gerektiğini düşündüğünüz fırsatlar konusunda sizi ziyaret etmekten mutluluk duyuyorum. Ve biz her zaman daha fazla bilim istedik. Ayrıca bilim adamlarının bize söylediklerine güveniyoruz.

Blumenthal:Aslında, sorumun cevabı ne kadar para: sıfır.

Bay Gillen:Bildiğim kadarıyla bugün endüstri tarafından desteklenen aktif bir çalışma yok.

Bay Blumenthal:Bilimsel olarak sağlık etkilerini araştırmak, finanse etmek, desteklemek, endüstriye bağlılıklarını bilen var mı?

Bay Berry:Senatör, ben de farkında değilim. Ama biliyorum ki küçük hücrelerle, özellikle daha düşük güç seviyelere sahip olacaksın. Ve elbette, bir taşıyıcı bakış açısından olduğu gibi, paraziti mümkün olan en düşük parazit olacak şekilde parazitleri yönetmek isteyebilirsiniz. Bu yüzden. Bu çalışmaların bazılarının veya bu bilgilerin bazılarının sağlık sonuçlarına bakılırken kullanılabileceğini düşünürdüm. Ama hayır, hiçbirinin farkında değilim.

Bay Blumenthal:Yani gerçekten devam eden bir araştırma yok. – Burada sağlık ve güvenlik söz konusu olduğunda bir tür kör uçuyoruz Sayın Başkan Teşekkürler.

Sanırım şimdi, Türkiye’de açılan dava daha iyi anlaşılmıştır. Söz konusu olan insan sağlı ve ülke güvenliğidir.

Merak etmeyin Bill Gates ve marka hayranları, açtığım davada iki doymak bilmeze aynı soruları soracağım… 2 Mayıs 2020

Muammer KARABULUT

1- FCAFederal İletişim Kurulu.

Görevi: ABD dâhilinde olduğu gibi, uluslararası ölçekte elektronik aletlerin ve iletişimin standardını belirler. Kullandığımız bütün elektronik cihazların, uydu ve kablolu iletişimin en önemli denetler. FDA patent izinleri vasıtasıyla dünyadaki gıda ve ilaç sektörünü nasıl elinde tuttuğu gibi, FCC de bütün teknolojik gelişmeleri patent izinlerini vermek suretiyle kontrol eder. Gerek FDA, gerekse FCC üstlendikleri denetleyici görev gereği kendilerine havale edilen ürün ve teknolojileri geniş çaplı testlerden geçirmekle mükelleftir. Bu testlerin olmazsa olmazı ise insana ve doğaya zarar vermeme ilkesidir. Eğer bir ürün veya teknolojinin insana ve doğaya zarar verdiği yapılan testler sonucunda anlaşılırsa piyasaya sürülmesini engeller.

2- FDASağlık Bakanlığı'na bağlı; gıda, diyet eklentileri, ilaç, biyolojik medikal ürünler, kan ürünleri, medikal araçlar, radyasyon yayan aletler, veteriner aletleri ve kozmetiklerden sorumlu bürosudur.Yiyecek gıda ve ilaç yönetim kurulu.

Görevi ;Elektronik ürünlerdeki radyasyon miktarını test edip değerlendirme noktasındaki teknikler ve programlara ilişkin diğer federal ajanslarla istişare içerisinde bulunmak. Örenek: FDA bilimsel girdiyi sağlar ve FCC’ye ekspertizde bulunur. FCC de buna göre cep telefonlarında ve benzer kablosuz ürünlerde bulunan radyo frekans emisyonuna dair limitleri belirler.

https://www.youtube.com/watch?v=hsil3VQE5K4&feature=youtu.be

DİĞER NOTLAR :

5G TEST EDİLDİ Mİ?

ABD’de sadece FDA ve FCC yok, bir de NTP (Ulusal Zehir Bilimleri Programı) diye ayrı bir kurum daha var. ABD Sağlık Bakanlığı altında hizmet veren bu kurum da cep telefonlarının zararlı etkileri hakkında araştırmalar yapıp bunları FDA ve FCC ile paylaşıyor. NTP, cep telefonlarıyla ilgili 1 Kasım 2018’de bir araştırma yayınladı. Cep telefonları ile kanser ilişkisine dair en kapsamlı araştırma olarak lanse edilen bu çalışmanın 30 milyon dolara mâl olduğu söyleniyor. Araştırma boyunca 2G ve 3G radyo frekansı radyasyonuna maruz bırakılan fare ve sıçanlarda kanser oluşup oluşmadığı gözlendi ve netice şu şekilde ilan edildi.

- Erkek sıçanların kalplerinde kesin tümör belirtisi. Kötü huylu sinir kılıfı tümörü
- Erkek sıçanların beyinlerinde kısmi tümör belirtisi. Kötü huylu sinir sistemi tümörü
- Erkek sıçanların böbrek üstü bezlerinde kısmi tümör belirtisi. Kötü huylu böbrek tümörü.

Senatör Blumenthal’in niçin üzerine basa basa “bağımsız araştırma” dediğini rapora göz atınca anlamak mümkün. Zira raporda birbiriyle çelişen ifadeler mevcut. “Kobaylarda rastlanan bulgular insanlara uygulanabilir mi” diye açılan bölümde iki sebepten dolayı uygulanamaz, çünkü: “Kobayların mâruz kaldığı radyasyon süresi ve seviyesi insanların cep telefonuyla geçirdiği zamandan fazla, İnsanlar radyasyona vücutlarının bazı kısımlarıyla mâruz kalırken kobaylar bütün vücutlarıyla mâruz kalıyorlar” deniyor.

Oysa sıçanlarda görülen kanser türleri hakkında kullanılan bir ifade aynen şöyle:“Erkek sıçanlarda görülen beyin kanseri, yoğun bir şekilde cep telefonu kullanan kimi insanlarda görülen beyin kanserinin benzeri.”

Dikkatinizi çekerim, 5G’den değil 2G ve 3G’den bahsediyoruz. Zaten raporu yazanlar da bu sonuçların 5G açısından bir kıyaslama imkânı vermediğini, sinyal modülasyonu farklı olduğu için yeni araştırmalar yapılması gerektiğini ifade ediyorlar. Bu arada 5G alanında ilerde test çalışmalarının yapılacağını söylemekten geri durmuyorlar. Peki, ortada böyle bir çalışma var mı? Yok.

Asıl soru o zaman şu olmalı: “FDA, FCC ve NTP gibi kurumlar -önce test et sonra onayla- politikasını cep telefonu teknolojileri söz konusu olduğunda niçin gözardı ediyorlar?”

5G TEKNOLOJİSİNİN SAĞLIK RİSKLERİ

Senatör Blumenthal ile Temsilciler Meclisi Üyesi Anna G. Eshoo, 3 Aralık 2018’de FCC yetkilisi Brendan Carr’a bir mektup yazarak 5G teknolojisinin potansiyel sağlık riskleri hakkında açıklama talebinde bulundular. Mektup şu ifadelerle başlıyordu:

“Güney Dakota’nın Sioux Falls kasabasındaki Senato Ticaret Komitesi’nin bölge toplantısı esnasında 5G teknolojilerinin sağlık açısından güvenilirliğine ilişkin yaptığınız açıklamaya istinaden bu mektubu kaleme alıyoruz. Toplantı sırasında kasabanın belediye başkanı Paul TenHaken size 5G’nin sağlığa etkilerini ve küçük baz istasyonlarının her yere yerleştirilmesinin doğru olup olmadığını sormuştu. Kendi halkının lideri olarak beklentisi; kütüphanelerin, okulların ve evlerin yanı başına küçük baz istasyonlarının kurulmasında sakınca olmadığının yapılan araştırmalar sonucu ortaya konmuş olmasıydı.

FCC adına konuşan siz ise şöyle bir açıklama yaptınız: Federal kanunlara göre eyaletler ve yerel yönetimler bu konuda ne kadar çalışma yapıldığını mesele edinemez. Bu iş federal düzeyde ele alınır. Gerek FCC, gerekse Washington’daki diğer uzman sağlık kurumları son ayrıntıya değin konuyu ele almışlar ve 5G’nin güvenilir olduğu neticesine varmışlardır.”

Blumenthal’ın 5G konusundaki ısrarcı tutumunun altında işte bu küstahlık yatıyordu. FCC yetkilisi Brendan Carr tarafından bir kasabanın belediye başkanına gösterilen her türlü teamülün ötesindeki aşağılık tavır, senatörü hem öfkelendirmiş hem de kuşkulandırmıştı. İşin peşini bırakmayan Blumenthal kuşkusunda haklı çıkacak; 5G’nin “güvenilir” olduğunu söyleyen FCC, bu neticeye hangi testleri yaparak vardığını hiçbir zaman açıklayamayacaktı. Çünkü ortada böyle bir test yoktu. Hiçbir zaman da olmamıştı.

Diğer yandan demokrasi ve insan hakları diyerek her yıl tonlarca rapor yayınlayıp Türkiye dâhil dünyanın pek çok ülkesinin ensesinde boza pişiren ABD’nin boyası bir kez daha dökülmüş; kendi halkının soru sormasına bile tahammül edemeyen zihniyet, sağlık gibi en önemli bir konuda haber alma özgürlüğünü işte böyle ayaklar altına almaktan kaçınmamıştı.

Senatör Blumenthal’in çıkışı pek çok taraftar buldu. Bunlardan biri de ABD Millî Bilim Enstitüsü Başkanı Jim Turner oldu. Turner, konuyla ilgili şöyle konuştu:

“Millî Bilim Enstitüsü olarak yeni teknolojinin, yüksek frekanslı radyasyon yayan antenlerin insan sağlığına etkisine ilişkin herhangi bir teste sokulmadan evlerin, ofislerin ve okulların yanı başına yerleştirilmesini yanlış buluyoruz. Özellikle daha güvenli, kablolu internete erişim teknolojileri mevcutken… Senatör Blumenthal’in talebini ise güçlü bir şekilde destekliyoruz. FCC yetkilisi Brendan Carr madem 5G’nin güvenli olduğunda ısrar ediyor, o zaman hepimize bunun bilimsel kanıtlarını göstermeli.”

Millî Bilim Enstitüsü uzmanlarından Camilla Rees de aynı fikirdeydi.

“Bütün kongre üyeleri, eyalet ve yerel hükümet yetkilileri aynı soruyu gündeme getirmeli. Yeni, farklı ve tehlikeli bir teknolojiyle, 5G ile karşı karşıyayız. Dünyanın dört yanındaki bilim adamları uyarılar yapıyorken iletişim sektörü bildiğini okumaya devam ediyor.”

TEKNOLOJİ DOĞRU KULLANILMIYOR

5G meselesine ilişkin son sözü 40 yılını sektöre vermiş birine, Microsoft Kanada eski başkanı Frank Clegg’e verelim. Teknolojinin doğru kullanıldığında harika bir şey olduğunu söyleyen Clegg’e göre maalesef teknoloji doğru kullanılmıyor, bu da insanlığa zarar olarak geri dönüyor.

“Evet, kendi kendine giden araçlar ve daha hızlı dosya indirme gibi faydalarını inkâr edecek değilim. Ancak bütün bunlar 5G’nin potansiyel zararlarını görmezden gelmemizi gerektirmiyor. 41 ülkeden 230 bilim adamı bir araya gelerek Bileşmiş Milletler’e, oradaki kendi temsilcilerine ve Dünya Sağlık Teşkilatı’na resmi mektup yazdılar. 5G konusundaki endişeleri; bilhassa çocuklar, hamile kadınlar ve çevre hassasiyeti bulunanlar açısından doğuracağı sakıncaları ifade ettiler. ABD’de ‘5G’nin sakıncası yoktur’ diyen FCC’den konu hakkında delil sunması talep edildi.

Bu teknolojiyi piyasaya süren mühendisler, iş adamları ve şirketler açısından bakarsak elbette ortada bir sorun yok. Çünkü onların derdi sektörde ilk olmak, piyasaya en etkili ve en çabuk şekilde yeni ürünleri sürebilmek. Yıllarını sektöre vermiş biri olarak, henüz kablosuz teknolojilerin insan sağlığına etkisi hakkında kendi sektörüm tarafından yapılmış bilimsel bir araştırmaya rast gelmedim. 5G teknolojisi de test edilmedi. 5G’nin insan sağlığı için güvenli olduğuna dair tek bir araştırma bile mevcut değil.”

BLUMENTHAL BASIN TOPLANTISI YAPTI

Richard Blumenthal, FCC'nin 5G kablosuz teknolojisinin güvenli olduğunu kanıtlamasını istiyor.

ABD'li Richard Blumenthal 3 Aralık 2018 tarihinde Hartford'daki Yasama Ofisi'nde 5G kablosuz teknolojisi hakkında bir konuşma yaptı.

Washington - ABD senesi Richard Blumenthal, yeni “5G” kablosuz teknolojisinin güvenli olup olmadığını belirlemek için bir kampanya yürütüyor ve federal hükümetten son teknoloji radyo frekansın kanser de dahil olmak üzere sağlık riskleri oluşturmadığına dair kanıt istemesini istiyor.

Senato Ticaret Komitesi üyesi B-Bentent ve D-Calif D-Conn. Federal İletişim Komisyonu Brendan Carr'a, ajansının 5G teknolojisinin güvenli olduğunu nasıl belirlediğine dair bilgi almak için yazdı.

Blumenthal, Hartford'da düzenlediği basın toplantısında, “Radyo frekanslarının kansere neden olup olamayacağını bilmemiz gerekiyor,” dedi.

FCC mektuba derhal yanıt vermedi.

Blumenthal, 5G teknolojisinin, cep telefonları ve bilgisayarlar gibi kablosuz cihazların çalışmasına izin veren 2G ve 3G radyo dalgaları üzerinde, “büyük bir gelişme” olduğunu söyledi. Yeni teknolojinin, “yüksek hızlar ve güvenilirlik konusunda muazzam bir vaat sunduğunu” söyledi.

“Ancak radyo frekansla ilişkili daha yüksek ve daha fazla verici ve anten gerektiren bir sağlık tehlikesi de var.”dedi.

5G teknolojisinin güvenli olup olmadığı konusu, geçen ayki Ticaret Komitesi sahasında yapılan toplantıda, Sioux Falls, SD belediye başkanı Paul TenHaken tarafından gündeme getirildi.

Bu duruşmada TenHaken, Carr'dan “açık yön” istedi ve okulların, kütüphanelerin ve evlerin yakınına yerleştirilecek 5G kulelerini gösteren çalışmalar, bileşenleri için risk oluşturmayacaktı.

Carr, “federal yasa… devlet ve yerel yönetimlerin federal düzeyde bu konuya ne kadar iş düştüğü göz önüne alındığında (radyo frekans) endişeleri dikkate alamayacağını söylüyor” dedi.

Carr, “Hem FCC'de hem de Washington'daki diğer uzman sağlık kuruluşlarında, bu konularda hız kesmeye devam ediyorlar ve bunların güvenli olduğuna karar verdiler” dedi.

Blumenthal kanıt istiyor. Carr'a yazdığı mektupta senatör, “radyo frekans güvenliği ile ilgili mevcut düzenlemelerimizin çoğu 1996 yılında kabul edildi ve henüz yeni nesil ekipman ve cihazlar için güncellenmedi” dedi.

Blumenthal ayrıca, ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı bünyesindeki kurumlar arası bir program olan Ulusal Toksikoloji Programı tarafından, erkek sıçanlarda kanserli kalp tümörlerinin kanıtlarının yanı sıra kanserli beyin tümörlerinin bazı kanıtlarını gösteren bir araştırmaya da atıfta bulundu. 2G ve 3G cep telefonlarında kullanılanlar gibi yüksek seviyelerde radyo frekans radyasyonuna maruz kalır.

1999'da başlayan çalışma 4G ve 5G teknolojilerini ele almamıştır.

Blumenthal basın toplantısında, “Basit, basit gerçek sağlık tehlikelerinin bilinmediği ve araştırılmamış olması” dedi. “Bu, Federal İletişim Komisyonu'nda kabul edilemez bir ihmal ve ihmal işaretidir. Teknolojinin kansere ve diğer hastalıklara neden olup olamayacağını bilmeliyiz.”

İletişim çalışanları ve çevreciler de 5G teknolojisinin etkileri konusunda endişeli.

Amerika'nın İletişim Çalışanları yerelindeki Connecticut başkanı David Weidlich, temsil ettiği AT&T çalışanlarının baz istasyonlarında çalışırken radyo frekans monitörleri olduğunu söyledi. Ancak Weidlich, Hartford basın toplantısında, 5G frekanslarını iletmek için kullanılacak mikro güç istasyonlarının, “tutarlı güvenlik mekanizmaları olmadığı” bireysel telefon direklerine monte edileceğini söyledi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.