Öne Çıkanlar Nurfer Tercan Vernon Coleman Mustafa Ünal Dr. Andrew Wye DSÖ

“Aklımıza KORKU Ekildi!"

Totalitarizm ve Propaganda Teknikleri (4. Bölüm )  -Türkçe Alt Yazılı Video.

Çeviren ve Hazırlayan Müge ALİEFENDİOĞLU

Bir toplumu mentisit (zihnin öldürülmesi) sürecine hazırlamak, önce korku ekimi ile başlar. Birey korku ya da endişe gibi olumsuz duygularla dolup taştığında, deliliğin sanrılarına düşmeye çok müsait hale gelir. Gerçek, hayali veya uydurma tehditler korku ekmek için kullanılabilir, ancak özel etkili olan bir teknik, yaratılan terör dalgalarının kullanmasıdır. Bu tekniğin uygulanmasında, korku ekimi sakin dönemler araya sokularak kademeli olarak yapılır. Ancak bu sakin dönemlerin her birini, daha da yoğun bir korku hipnozunun üretilmesi izler. “Her bir terör dalgası, bir nefes alma hipnozundan sonraki etkilerini bir öncekinde göre daha kolay yaratır, çünkü insanlar önceki deneyimlerindeki rahatsızlıklarını halen atamamışlardır.” -Joost Meerloo - Aklın Tecavüzü-

Ancak bu sakin dönemlerin her birini, daha da yoğun bir korku hipnozunun üretilmesi izler. “Her bir terör dalgası, bir nefes alma hipnozundan sonraki etkilerini bir öncekinde göre daha kolay yaratır, çünkü insanlar önceki deneyimlerindeki rahatsızlıklarını halen atamamışlardır. Ahlak gitgide azalır ve her yeni propaganda kampanyasının psikolojik etkileri daha da güçlenir; zaten yumuşamış bir halka ulaşılmaktadır.” -Joost Meerloo - Aklın Tecavüzü-

Korku, nüfusu akıl hastalığına hazırlarken, yanlış bilgi yaymak, tehditlerin kaynağına ve krizin doğasına ilişkin kafa karışıklığı yaratmak için propaganda tekniklerinin kullanılması, kitlelerin zihnini parçalamaya yardımcı olur. Hükümet yetkilileri ve medyadaki zavallıları, çelişkili haberler, anlamsız bilgiler ve hatta bariz yalanlar kullanabilirler ne kadar çok kafa karıştırırlarsa, toplumun krizle başa çıkma yeteneği azalacaktır ve korkularını rasyonel, uyarlanabilir bir şekilde azaltma yetileri de! Başka bir deyişle, kafa karışıklığı, totaliterliğin yanılgılarına düşme eğilimini artırır veya Meerloo’nun açıkladığı gibi, “Mantık, mantıkla karşılanabilir, mantıksızlık ise karşılanamaz. Doğru düşünenlerin kafası karıştırılır. Büyük Yalan ve monoton bir şekilde tekrarlanan saçmalık, duygusal açıdan, mantık ve akıldan daha fazla çekicidir. İnsanlar hala ilk yalana makul bir karşı argüman ararken, totaliterler onlara başka bir yalanla saldırabilir” -Joost Meerloo - Aklın Tecavüzü-

Tarihin hiç bir döneminde, bir toplumu totaliterlik psikozuna yönlendirmek için, bu kadar çok etkili araç hazırda kullanılabilir olmamıştır. Akıllı telefonlar ve sosyal medya, televizyon ve internet, istemedikleri bilgilerin akışını hızla sansürleyen algoritmalar ile birlikte, iktidarların, kitlelerin zihnine kolayca saldırmaları mümkün olmuştur. Dahası, bu teknolojilerin bağımlılık yapıcı doğası nedeniyle, pek çok insan, gönüllü olarak ve kayda değer bir sıklıkla, yönetici seçkinlerin propagandalarında yer almaktadır.

“Modern teknoloji, insana, baktığı dünyayı olduğu gibi kabul etmeyi öğretiyor; kişi geri çekilmek ve düşünmek için zaman ayırmaz.

Teknoloji onu cezbeder ve kendini tamamen onun yönlendirmesine bırakır. Dinlenmek yok, meditasyon yok, derin düşünmek yok, konuşmak yok; duyular, uyaranlarla birlikte, mütemadiyen aşırı yükleniyor. İnsan artık dünyasını sorgulamayı öğrenmiyor; ekran ona hazır cevaplar sunuyor.” -Joost Meerloo - Aklın Tecavüzü-

Ancak totaliter yöneticilerin totaliter psikoz olasılığını artırmak için atabilecekleri bir adım daha var, kurbanlarını izole etmek ve normal sosyal etkileşimlerini bozmak. Yalnızken, arkadaşlarla, aileyle ve iş arkadaşlarıyla normal etkileşimleri olmadığında, bir kişi çeşitli nedenlerle sanrılara karşı çok daha duyarlı hale gelir. Öncelikle, olumlu örneğin düzeltici gücüyle temasını kaybederler. Çünkü toplumda herkes yönetici seçkinlerin entrikaları tarafından kandırılamaz ve propagandanın gerçeklerini gören bireyler, başkalarının akıl öldürücü saldırıdan kurtulmasına yardımcı olabilirler. Ancak izolasyon uygulanırsa, bu olumlu örneklerin gücü büyük ölçüde azalır. Ancak izolasyonun, mentisidin etkisini artırmasının bir başka nedeni de, diğer birçok tür gibi, insanların da izole edildiklerinde yeni düşünce ve davranış kalıplarına daha kolay koşullandırılmalarıdır. Meerloo’nun fizyolog Ivan Pavlovun davranışsal koşullanma konusundaki çalışmasıyla ilgili olarak açıkladığı gibi; “Pavlov önemli bir keşif daha yaptı: koşullu refleks, minimum rahatsız edici uyaranla sessiz bir laboratuvarda en kolay şekilde geliştirilebilir. Her hayvan terbiyecisi bunu kendi tecrübelerinden bilir; vahşi hayvanları evcilleştirmek için, izolasyon ve uyaranların sabırlı bir şekilde tekrarlanması gerekir. Totaliterler bu kurallara uyuyorlar.

Siyasi kurbanlarının tecrit altında tutulduklarında, en hızlı şekilde şartlandırabileceklerini biliyorlar.” Joost Meerloo - Aklın Tecavüzü

Yalnız, kafası karışmış ve terör dalgalarıyla hırpalanmış bir nüfus, bir akıl hastalığı saldırısı altında umutsuz ve savunmasız duruma düşer. Hiç bitmeyen propaganda akışı, bir zamanlar rasyonel düşünmeye muktedir olan zihinleri, irrasyonel güçlerin oyun alanlarına çevirir; kitleler, kaos etraflarında ve kendi içlerinde kol gezerken, daha düzenli bir dünyaya geri dönmek için can atarlar. Sözde totaliterler şimdi belirleyici adımı atabilir, hızla tersine hareket ediyor gibi görünen dünyada, düzene geri dönüş için bir çıkış yolu önerebilirler, yaşamın tüm alanlarındaki kontrolü, yönetici seçkinlere bırakmalıdırlar. Ancak tüm bunların bir bedeli var, kitleler özgürlüklerinden vazgeçmeli ve yaşamın tüm alanlarındaki kontrolü, yönetici seçkinlere bırakmalıdırlar. Kendi yaşamlarından sorumlu, kendine güvenen bireyler olma kapasitelerinden vazgeçmeli, itaatkar ve itaatkar özneler haline gelmelidirler. Başka bir deyişle, kitleler, totaliter psikozun yanılsamalarına düşmelidir.

“20. yüzyılın totaliter sistemleri, ister kademeli olarak, isterse de aniden ortaya çıksın, bir tür kolektif psikozu temsil ediyor.

Böyle bir sistemde akıl ve insanlara ait ortak nezaket mümkün değildir sadece yaygın bir terör atmosferi ve & “Aramızda” olduğu düşünülen bir &”düşman”; izdüşümü vardır. Böylece toplum, egemen otoriteler tarafından teşvik edilerek, kendi kendine döner.” - Joost Meerloo - Aklın Tecavüzü-

Ancak totaliter bir dünyanın düzeni, patolojik bir düzendir. Totaliterlik, katı bir uyumu zorunlu kılarak ve yurttaşlardan körü körüne itaat talep ederek, dünyayı hayattaki pek çok zevki üreten kendiliğindenlikten ve toplumu ileriye götüren yaratıcılıktan ayırır. Bu yönetim biçiminin topyekûn denetimi, ister bilim adamları, doktorlar, politikacılar ve bürokratlar, isterse bir diktatör tarafından yönetilsin, hangi adla adlandırıldığına bakılmaksızın, kitlesel ölçekte durgunluğu, yıkımı ve ölümü besler.

--------------------

Bölüm4: Totalitarizm ve Propaganda Teknikleri / https://www.youtube.com/watch?v=URsWKVFu-8U

Bölüm 3: Totalitarizmin Yüklselişi / https://www.youtube.com/watch?v=SiGKNXziYJ4

Bölüm2: Kitle Psikozuna Sebep Olan Nedir?https://www.youtube.com/watch?v=1Z4CQEdOafo

Bölüm1: Kitle Psikozu Nedir ve Ne Zaman Ortaya Çıkar? / https://www.youtube.com/watch?v=VWUeijVveF0&t=1s

Videonun tamamı: KOVİD KİTLE PSİKOZU ve ZİHNİN ÖLDÜRÜLMESİ!

https://www.youtube.com/watch?v=1Etbsc8CYtA&t=760s

https://oödysee.com/@EMF-ECOLOGY-HEALTH:c/COVID-KITLE-PSIKOZU:2

Kaynak: Academy of Ideas https://www.contronews.org/en/covid-psicosi-di-

massa/?fbclid=IwAR0AXU1PBRvq6dflyh4HEqFMSArVlB31nTZrQnlHLqu1k2Cr4NGxDI_dqc8

https://academyofideas.com/

https://www.youtube.com/watch?v=VWUeijVveF0

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.