Yazan Muammer KARABULUT
Türkiye'de henüz konuşulmayan, ancak çok yakında herkesin konuşacağı bir teknoloji dünyasının kapısını aralıyorum. Bu yalnızca bir teknoloji yazısı değil; geleceğin teknolojilerini, bu teknolojileri geliştiren şirketleri ve dönüşüme yön veren isimleri ele alan üç bölümlük bir araştırma dizisi... İlk bölüm bugün, devamı iki gün arayla yayımlanacak.
Trump, 10 Aralık 2025 tarihinde Beyaz Saray’da ABD’nin teknoloji devlerinden Qualcomm, Dell, IBM, HP ve Hewlett Packard Enterprise yöneticilerinin katıldığı bir yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıya ilişkin kısa bir video, aradan yedi ay geçtikten sonra kamuoyunda yoğun ilgi gördü. Biz de bu görüntüleri geçtiğimiz günlerde yeni adıyla 5GIoTNews platformunda paylaştık.

YUVARLAK MASANIN ALTINDAKİ DERİN BAĞLANTILAR
Trump, 2019 yılında “5G ve 6G’yi hemen istiyorum” diyerek ABD’nin yeni nesil haberleşme teknolojilerindeki iddiasını ortaya koymuştu. 2025-2026 döneminde ise Trump yönetimi, 6G’yi yalnızca bir iletişim teknolojisi olarak değil, ulusal güvenlik ve yapay zeka altyapısının temel unsurlarından biri olarak değerlendiriyordu.
Aynı dönemde Qualcomm da 6G’yi yalnızca bir haberleşme sistemi olarak değil; yapay zeka destekli, çevreyi algılayabilen ve dağıtık hesaplama yapabilen yeni bir ağ mimarisi olarak tanımlıyordu. Kullanılan terminoloji farklı olsa da son aylarda ortaya çıkan belgeler ve açıklamalar, ABD’nin resmi 6G stratejisi ile Qualcomm’un teknik vizyonunun önemli ölçüde paralel ilerlediğini gösteriyor.
Trump’ın toplantıda yaptığı esprili bir yorum dikkat çekiyordu:
“Bu teknoloji insanların derisinin altını daha derinden görmenizi mi sağlayacak?”
Şüphesiz bu ifade sohbet sırasında, insanın kontrolüne de yönelik yapılan bir ifşaydı.. Onun için sarf edilen bu sözler teknoloji dünyasının yöneldiği noktaya ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.
Bugün gelinen noktada 5G’nin nesneler arası iletişimi hızlandırdığı, 6G’nin ise yapay zeka ile bütünleşmiş yeni bir dijital ekosistemin temellerini oluşturmayı hedeflediği görülüyor. Bu sistemlerde insanın rolünün azalacağı, makineler arası iletişimin ön plana çıkacağı yönündeki değerlendirmeler ise giderek daha fazla gündeme geliyor.
Yeni gündemimiz olacak olan 6G, insanı kontrol eden, yokuş aşağı giden freni patlamış büyük bir kamyonun önüne geçen insanları çiğnemesidir.
ABD, bu teknolojilerde liderliğini korumak için;
-Yapay zekada lider kalmayı,
-Yarı iletken üretimini (mikroçip imalatı) ABD'ye çekmeyi,
-Teknoloji yatırımlarını artırmayı, stratejik hedef olarak belirlemiş durumda.
Bu hedefler doğrultusunda Beyaz Saray’daki toplantıya katılan teknoloji liderlerinin açıklamaları dikkat çekiciydi.
YAPAY ZEKA İÇİN ELEKTRİK ŞART

Dell Technologies’in kurucusu ve CEO’su Aşkenaz kökenli Yahudi Michael Dell’e göre yapay zeka yalnızca bir yazılım meselesi değildi. Veri merkezleri, güçlü sunucular, gelişmiş çipler ve büyük miktarda enerji gerekiyordu.
Onun için, Dell’in özellikle dikkat çektiği konu enerji oldu. Çünkü yapay zeka veri merkezleri devasa miktarda elektrik tüketiyordu.
Dell’in ifade ettiği üzere, enerji olmadan yapay zeka altyapılarının sürdürülebilir olması mümkün görünmüyor.
HPE: GELECEKTE HER ŞİRKET YAPAY ZEKA KULLANACAK
Toplantının dikkat çeken isimlerinden biri de Hewlett Packard Enterprise (HPE) Başkanı ve CEO’su Antonio Neri’ydi.

Neri’nin konuşmasının merkezinde; Yapay zeka, bulut sistemleri, siber güvenlik, veri merkezleri ve ağ teknolojileri yer aldı.
Neri’ye göre önümüzdeki yıllarda neredeyse tüm şirketler yapay zeka kullanacak. Bu nedenle sunucu yatırımları, veri işleme kapasitesi ve kurumsal güvenlik ön plana çıkacak.
IBM’İN MESAJI: ÇİP YETMEZ
IBM adına toplantıya katılan Hindistan kökenli bir aileden gelen Arvind Krishna ise yapay zekanın yalnızca çip üretiminden ibaret olmadığını vurguladı.

Krishna’ya göre yapay zeka; Çip, yazılım ve sistem üçlüsünden oluşuyor.
ABD’nin avantajı ise yalnızca yarı iletken üretiminde değil; işletim sistemleri, kurumsal yazılımlar ve yapay zeka uygulamalarının tamamında güçlü bir ekosisteme sahip olması gerektiğini açıkladı.
Krishna ayrıca kamu kurumlarının dijital dönüşümünü desteklediklerini belirterek Sosyal Güvenlik Sistemi ve IRS (ABD Vergi Dairesi) gibi kurumlarda yeni teknolojilerin kullanımının önemine dikkat çekti.
QUALCOMM CEO’SU NE DEDİ?
Toplantının kamuoyunda en fazla dikkat çeken ismi Qualcomm CEO’su Cristiano Amon oldu.
Amon’a göre ABD yalnızca ürün satmamalı; aynı zamanda: yapay zekayı, 5G'yi, 6G'yi, yarı iletken teknolojilerini ihraç etmeli.
Qualcomm’un artık yalnızca telefon çipleri geliştiren bir şirket olmadığını vurgulayan Amon, şirketin; otomotiv, robotik (robot üretimi), akıllı gözlükler, endüstriyel sistemler ve veri merkezleri alanlarında da hızla büyüdüğünü anlattı.
Toplantının ilerleyen bölümünde yarı iletken üretimi gündeme geldi.
Amon, TSMC ve Samsung’un ABD’de kurduğu fabrikaların son derece önemli olduğunu belirterek Qualcomm’un bu tesislerin önemli müşterilerinden biri olacağını söyledi.

Michael Dell de bu görüşe destek verdi.
Toplantının genelinde ortaya çıkan ortak görüş şuydu:
Çip üretiminin Asya’dan tamamen koparılması değil, ABD’nin üretim kapasitesinin önemli ölçüde artırılması gerekiyor.
KAMUOYUNUN PEK TANIMADIĞI DEV: QUALCOMM
Bu noktada kamuoyunda çok fazla tanınmayan ancak teknoloji dünyasının merkezinde yer alan Qualcomm’a daha yakından bakmak gerekiyor.

Cristiano Renato Amon, 21 Haziran 1970 Brezilya doğumlu bir elektrik mühendisi ve teknoloji yöneticisi. Bugün dünyanın en önemli yarı iletken şirketlerinden biri olan Qualcomm’un Başkanı ve CEO’su.
Şirket, akıllı telefonlardan otomobillere, yapay zeka sistemlerinden 5G/6G altyapılarına kadar birçok alanda temel teknolojiler geliştiriyor.
Amon’un kariyeri, cep telefonu teknolojilerinin henüz yeni gelişmeye başladığı dönemde şekillendi.
Japonya’da NEC’te çalıştı. Daha sonra Ericsson ve Brezilya merkezli Vésper şirketlerinde görev aldı.
1995 yılında Qualcomm’a mühendis olarak katıldı ve yaklaşık otuz yıl boyunca şirketin hemen her kritik teknoloji alanında görev yaptı.
Bugün Android telefonların büyük bölümünde kullanılan Snapdragon işlemcilerinin gelişiminde önemli rol oynayan isimlerden biri olarak kabul ediliyor.

5G’NİN MİMARLARINDAN BİRİ
Cristiano Amon’un dünya çapında tanınmasının en önemli nedenlerinden biri 5G teknolojisidir.
Türkiye’de çok fazla bilinmese de Qualcomm'un; 5G modemleri, 5G anten sistemleri, 5G standartları ve 5G patentleri üzerindeki çalışmalarını yöneten isimlerden biri oldu.
Qualcomm'un küresel 5G stratejisini şekillendirdiği ve dünya çapında yaygınlaşmasını hızlandırdığı şirket tarafından özellikle vurgulanmaktadır.

Bu nedenle büyük ilerleme kayıt edilen teknoloji dünyasında birçok kişi Siyonistler ile birlikte hareket eden Qualcomm'u: “5G çağının mimarlarından biri” olarak tanımlıyor.
YAPAY ZEKA VE 6G VİZYONU
Eğer Cristiano Renato Amon 5G giden yolların taşların döşeyen bir işletim mühendisi ise onu daha yakından tanımak, takip etmek ve düşüncelerini öğrenmek geleceği teknolojik gelişmelerini görmek açısından da önemlidir.
Cristiano Amon son yıllarda yalnızca telefon teknolojilerine odaklanmıyor.
Qualcomm’u;
-Yapay zeka (AI)
-Veri işleme
-Otomotiv teknolojileri
-Otonom araçlar
-Endüstriyel IoT
-Genişletilmiş gerçeklik (XR)
-6G haberleşme sistemleri alanlarına taşımaya çalışıyor.

Beyaz Saray’daki toplantıda da bu nedenle ön plana çıktı.
Amon’un temel görüşü açıktır:
ABD, 6G teknolojisinde lider olmalıdır.
NEDEN ÖNEMLİ BİR İSİM?
Bugün Qualcomm'un piyasa değeri yüz milyarlarca dolara ulaşmıştır. Dünyadaki milyarlarca cihaz Qualcomm teknolojilerini kullanmaktadır. Android ekosisteminin büyük kısmı Snapdragon işlemciler üzerinde çalışmaktadır. 5G standartlarının oluşumunda Qualcomm en etkili şirketlerden biridir.
Bu nedenle Cristiano Amon, teknoloji dünyasında yalnızca bir şirket yöneticisi değil, kablosuz iletişim teknolojilerinin yönünü belirleyen kişilerden biri olarak görülmektedir.
Bugün Qualcomm, dünya çapında 5G ve geleceğin 6G haberleşme teknolojileri denildiğinde adı en sık geçen teknoloji liderlerinden biridir.
CRISTIANO AMON’U BÜYÜTEN ŞİRKET
Bu noktada şu soru önem kazanıyor:
Cristiano Amon’un yükseldiği Qualcomm nasıl bir şirkettir?
Kimler tarafından kuruldu?
Nasıl bir teknoloji geçmişine sahiptir?
Qualcomm, 1 Temmuz 1985 tarihinde San Diego’da yedi kurucu ortak tarafından kuruldu.
Kurucular:
- Dr. Irwin Mark Jacobs
- Dr. Andrew James Viterbi
- Franklin Antonio
- Adelia “Dee” Coffman
- Andrew Cohen
- Klein Gilhousen
- Harvey White
Şirketin adı ise “QUALity COMMunications” ifadelerinin birleşiminden oluşuyor.




nesline bir duşman .. gelecek bölümleri bekliyoruz