Öne Çıkanlar Prof. Dr. Elife Sultan Giray yağmur duası Akıllı Şehirler George Orwel COVID19

TIBBİ KENEVİR YASALLAŞIYOR

Yazan: Muammer KARABULUT

Son günlerde, Cumhurbaşkanının bilgisi dahilinde yürütüldüğü ifade edilen ve Sağlık Bakanlığı’nın önerisiyle kısa süre içinde yasalaşması beklenen tıbbi kenevir çalışmaları; hastaların eczaneden CBD Oil/THC Oil satın alması, doktorların serbestçe reçete yazması ve belki de kenevir kliniklerinin açılması gündeminde.

Görünen o ki, bu alandaki yasal düzenlemelerin bazı çevrelerin ekonomik çıkarlarını zedeleyeceği endişesiyle, sürece karşı ciddi bir algı operasyonu başlatılmış durumda.

15–16 Aralık 2025 tarihlerinde Bursa Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen Multidisipliner Kenevir Kongresinde, Almanya’nın Stuttgart kentinde ikamet eden iç hastalıkları uzmanı, onkoloji profesörü ve homeopati hekimi Dilek İnan kendi yaşam öyküsünden bir kesiti kamuoyuyla paylaştı.

Kendisine “sarkom” (bağ dokusu, kemik ve kıkırdak kanseri) teşhisi konulduğunu, PET-CT ve MR görüntülemeleri sonrasında meslektaşı onkologlar tarafından 6–8 ay ömür biçildiğini; buna rağmen RSO protokolü ve kannabinoidler ile kendi yöntemini uygulayarak yaklaşık dört ay içinde hastalığı vücudundan temizlediğini anlattı.

Sonraki, MR ve PET-CT sonuçlarının temiz çıkmasıyla bu durumu Almanya’daki hastalarıyla da paylaştığını, kanser vakalarında kannabinoidlerin tümör sekresyonları üzerinde etkili sonuçlar verdiğini ifade etti.

Ancak Türkiye’deki kongre sonrası yaptığı bu açıklamaların ardından, Prof. Dr. Dilek İnan hakkında ciddi bir itibar saldırısı başlatıldı. Kendisi, 2008-2013 yıllarına ait diploma ve belgelerin bir kısmını kamuoyu ile paylaşmış olmasına rağmen; diplomasının olmadığı, şarlatan olduğu, hatta yapay zeka ürünü videolar kullandığı gibi iddialarla yoğun bir bilgi kirliliği oluşturuldu.

Halbuki; aşağıda ki belge Dilek İnan’ın Almanya’da iç hastalıklar Uzmanı ve Hematoloji-Onkoloji alanında yetkin olduğunu resmen ve tartışmasız biçimde kanıtlayan bir uzmanlık belgesidir.  

Kamuoyu, bu süreçte akılların nasıl sistematik biçimde bulandırıldığını açıkça görmektedir.

Türkiye ne zaman bir atılım ve reform hamlesi yapmaya çalışsa, içeriden ve dışarıdan düğmeye basılmışçasına psikolojik operasyonların devreye sokulduğuna defalarca tanıklık ettik. TBMM’de Temmuz 2025’te yasalaşan tıbbi kenevir düzenlemesi sonrasında da benzer bir tablo ortaya çıkmıştır. Konuyu yeterince araştırmadan, hatta aralarında tıp fakültesi mezunu hekimlerin de bulunduğu bazı kesimlerin, düzenlemeyi engellemek için aleyhte propaganda yürüttüğü görülmektedir.

Oysa milyonlarca insan; kendisi, çocuğu, eşi, anne-babası veya yakını için modern tıbbın mevcut yöntemlerinden sonuç alamadığında, yurt dışındaki uygulamaları ve bilimsel çalışmaları incelemektedir.

PubMed’de, kenevir ve kanser ilişkisine dair yüzlerce bilimsel yayın bulunurken; Almanya’da hastalara reçeteli THC ve CBD yağları verilmektedir. Avrupa Birliği ülkelerinin büyük bölümünde CBD Oil ve türevleri yasal olup, “CBD Shop” adı altında mağazalardan dahi erişilebilir durumdadır. Çok sayıda kenevir kliniği ve danışmanlık merkezi faaliyet göstermekte, hastalar uzman hekimler tarafından yönlendirilmektedir.

Bu tablo ortadayken, yalnızca Türkiye’de tıbbi kenevir uygulamalarının gelişmesine kimlerin ve hangi çıkar çevrelerinin engel olmaya çalıştığı ciddi biçimde sorgulanmalıdır.

Platformumuzda 2020’den bu yana; endüstriyel ve medikal kenevirin kullanım alanlarını, avantajlarını ve yurt dışı örneklerini defalarca paylaştık. Bugün bir hekim üzerinden, Prof. Dr. Dilek İnan hakkında yürütülen bu organize saldırılar; yalnızca kişisel değil, aynı zamanda toplumsal ve bilimsel bir meseledir. Bu tür girişimler kamu vicdanında karşılık bulmamakta ve hukuki sorumluluk doğurmaktadır.

Üç çocuk annesi, ölümle burun buruna gelmiş bir hasta ve aynı zamanda bir hekim olan Prof. Dr. Dilek İnan’ın yanındayız.

Türkiye’de acil olarak;

  • CBD Oil’e erişim sağlanmalı,
  • Kenevir klinikleri ve uzmanlık alanları oluşturulmalı,
  • Almanya örneğinde olduğu gibi reçeteli kenevir türevlerine ulaşım mümkün hale getirilmelidir.

Bu mesele ideolojik değil; bilimsel, vicdani ve insani bir meseledir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Haluk 2 gün önce

Her alanda aynı

Avatar
Haluk 2 gün önce

Her alanda aynı

Avatar
Haluk 2 gün önce

Her alanda aynı