Öne Çıkanlar Dalai Lama Karl Marx FGÖ HES FSB

VARAN 30

1- ÜNAL ÜSTEL, GÖREV YERİ DEĞİŞTİRİLEN BİR HEMŞİREYİ ESKİ GÖREVİNE GETİRMEK İÇİN NALBANTOĞLU DEVLET HASTANESİ BAŞHEKİMİ DR. MUSTAFA KALFAOĞLU'NA BASKI YAPTI. BASKIYI REDDEDİP KARARINDA DİRENEN BAŞHEKİMİ GÖREVDEN ALDI

2- 6' ÇETE LİDERİ, TÜRKİYE'DEN GELİP ÜLKEDE BÜYÜK BİR FİZİK TEDAVİ MERKEZİ KURACAK PROFESÖR'DEN YÜZDE 30 HİSSE İSTEDİ

3- 6'LI ÇETE LİDERİ, KKTC’DE DEV YATIRIMI OLAN BİR İŞADAMI İLE ZAMAN ZAMAN İSTANBUL'DAKİ RESTORANINDA BULUŞUP, ÜLKEDE ONA SAĞLADIĞI KORKUNÇ VURGUNUN RÜŞVETİ OLARAK NAKİT DOLU RÜŞVET PAKETİNİ ALIYOR..

Yazan SABAHATTİN İSMAİL

Bugün size 3 olay anlatacağım..

Ben öğrendiğimde hem sinirlendim, hem de ülkemiz, devletimiz ve halkımız adına çok utandım.

Adeta yerin dibine girdim, yüzüm kızardı, bana anlatan insanların yüzlerine bakamadım...

Birinci olay, yaptıkları artık ayyuka çıkmış olan bu ülkenin Başbakanının devlet hastahanesi başhekimine yaptığı kabul edilemez bir baskı ve müdahaleyle ilgili....

Diğer iki olay ise, bu ülkeye çöken doyumsuz, rüşvetçi, uçan kuşu haraca kesen, KLEPTOMAN 6'lı çete liderinin yeni öğrendiğim rezillikleriyle ilgili..

Bazı konferanslar için İstanbul ve Ankara'ya gittim.

Gitmez olaydım, ikisinde de utanç verici yeni rüşvet olayları öğrendim...

Ülkemiz, devletimiz adına gerçekten çok, ama çok utanıyorum...

İlk seçimde iktidara gelecek parti, eğer dokunulmazlıkları kaldırmaz ve bu rüşvet çetesi lideri ile üyelerini yargıya sevk etmezse, iki elim yakalarında olacak, haberleri olsun

ÜSTEL, BAŞHEKİMİ GÖREVDEN NİYE ALDI?

Dün medyaya, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi başhekimliğine bir süredir vekâlet eden Mağusa Devlet Hastanesi başhekimi Dr. Mustafa Kalfaoğlu'nun görevden ayrıldığı ve yerine, başhekim yardımcısı Dr. Hasan Birtan'ın vekâlet edeceği haberi düştü.

Mustafa Kalfaoğlu yaptığı açıklamada şöyle dedi:

" Daha uzun süre Lefkoşa’da kalabilirdim, ancak BENDEN KAYNAKLANMAYAN GEREKÇELERLE, büyük bir gururla görev yaptığım Mağusa Devlet Hastanesine döneceğim. Bu aşamada polemik yaratacak ve doktorların çalışma barışını huzursuz edecek bir açıklama yapmayacağım

Özellikle işe gelmeyen ve işe gelmemeyi alışkanlık hâline getiren bir kesimle ciddi tartışmalar yaşadım....Yasanın bana verdiği yetkiler var. Dolayısıyla tek amacım, herkesin aldığı maaşın karşılığını kamuya vermesi oldu. Aksi takdirde bu makamlarda görev yapmamızın bir anlamı kalmaz."

Dr. Kalfaoğlu'nu tanımam, hiç karşılaşmadık.

Ama tanıdığım herkes ondan " işini ciddiyetle yapan, yasaların verdiği yetkilere sahip çıkan, prensip sahibi, ilkeli duruşu olan çok iyi bir yönetici ve çok iyi bir doktor" olarak söz etti.

Açıklamasını okuyunca, kelime aralarında sitemkar ifadeler olduğunu sezdim.

Yeni yıla 2 gün kala görevinden ayrılması bana doğal gelmedi, tanıdığım dostlarını aradım, işin aslını öğrenmeye çalıştım

Ve tabii yanılmadım,

Olay görevden ayrılma değil, görevden alınmaydı.

Ve tabii başrolde yine Ünal Üstel vardı

Konuştuğum bir arkadaşının ağzından aktarıyorum:

" Sabahattin bey, olayın arkasında Başbakan Ünal Üstel var. Başhekim Kalfaoğlu, bir yönetici olarak haklı gerekçelerle, bir hemşireyi Çocuk Servisi'nden, Yeni Doğan Servisi'ne aktardı.

Meğer bu hemşirenin ailesi Ünal Üstel'e çok yakınmış, ortalık karışmış.

Ünal Üstel, Sağlık Bakanı ile konuşup hemşirenin eski görevine dönmesini sağlamasını istemiş. Cuma günü önce Bakanlıktan bir müdür, Sağlık Bakanı adına Başhekim Kalfaoğlu’nu aramış, hemşirenin eski yerine iadesini istemiş. Dr Kalfaoğlu, isteneni yapamayacağını haklı gerekçeleri ile birlikte anlatmış. Sağlık Bakanı durumu Ünal Üstel 'e aktarmış. Buna çok kızan Ünal Üstel, bizzat kendisi Başhekim Kalfaoğlu'nu arayarak, hemşirenin eski görevine iadesini istemiş. Dr. Kalfaoğlu bunun niye mümkün olmadığını saygılı bir dille anlatmış, ancak Üstel çok öfkelenmiş, bu kez kesin talimat vermiş ancak, Başhekim Kalfaoğlu ona " Sn Başbakan bu siyasi bir konu değildir, hastahane idaresinden ben sorumluyum, kararım kesindir, geri dönüş söz konusu olamaz" yanıtı vermiş..

Ve Ünal Üstel, bugün Sağlık Bakanlığı'na talimat vererek Dr. Kalfaoğlu’nun Başhekim vekalet görevine son verdirdi, onun Gazimağusa'daki eski görevine gönderilmesini sağladı.

GÜÇ ZEHİRLENMESİ

Ünal Üstel'in gerçek bir güç zehirlenmesi içinde olduğunu, bu olay bir kez daha kanıtladı.

Üstel, bu ciddiyetten uzak, kaba, yasa tanımaz, dediğim dedik tavırlarıyla, UBP'nin tabutuna son çivileri çıkmaktadır.

Sadece kendisi değil, bakanlık pazarlıklarıyla onun bu yaptıklarına seyirci kalan milletvekilleri de, bunun bedelini ilk seçimde çok ağır ödeyeceklerdir

Halk rüşvetçilere, ne oldum delilerine oy vermeyecek ve sandıkta cezalandıracaktır..

Ünal Üstel, aynen İrsen Küçük'ün uğradığı akıbete uğrayacak ve önce sandıkta kalacak, sonra aleyhindeki onlarca dosya mahkemeye taşınacak, hem izahını yapamadığı korkunç mal varlığına el konacak, hem de kaçamazsa, yargılanıp hapse girecektir...

CTP ve müttefikleri, tarihte görmedikleri bir oyla iktidara gelecektir.:

Sahadaki gözlemlerime dayanarak iddia ediyorum:

UBP, SON 15 YILDA, ALEYHİNE ONCA İDDİA BULUNAN, KORKUNÇ SUÇLAMALARLA KARŞI KARŞIYA OLAN, KAYNAĞINI İZAH EDEMEDİĞİ KORKUNÇ BİR MAL VARLIĞINA VE ZENGİNLİĞE SAHİP OLAN ÜNAL ÜSTEL BAŞKANLIĞINDA SEÇİME GİRERSE, PARTİYİ ONDAN VE BUGÜNKÜ MİLLETVEKİLLERİNDEN KURTARMAK İÇİN, BİRÇOK UBP'Lİ YA SANDIĞA GİTMEYECEK, YA DA GİDİP MUHALİF PARTİLERE OY VERECEKTİR...

UBP, kendi içinde bu temizliği yapamazsa seçimde bizzat Halkın kendisi yapacaktır

6' LI ÇETE LİDERİNİN BİR RÜŞVET OLAYI DAHA

Şu an Ankara'dayım...

Yazılarımı çok yakından takip eden bir dostumla konuşuyorum.

O anlatıyor, ben, ülkemiz, devletimiz, halkımız adına, utancımdan yerin dibine giriyorum. Anlatıyor:

" Yıl 2021.

Senin ALTILI ÇETE lideri' dediğin kişi, o günlerde etkili bir görevde.

Ankara’da fizik tedavi merkezi bulunan ve yakından tanıdığım ünlü bir profesör KKTC'den oldukça fazla hastası olduğunu gördü. KKTC' de bir merkez açarsa hem insanların onca masraf yapıp Ankara'ya gelmesini önleyeceğini, hem de KKTC 'ye gelişmiş bir sağlık merkezi kazandıracağını düşündü. Bir arkadaşıyla senin " 6'lı çete lideri" dediğin ve o günlerde etkili bir görevde olan kişiye ulaştı, niyetini iletti ve " gelsin görüşelim" yanıtı aldı. Profesör heyecanla adaya geldi, Etkili kişi ( 6'lı çete lideri) resmi binada değil de dışarıda bir restoranda görüşmek istedi

Yemekler yenirken, malum kişi ( 6'lı çete lideri) proje hakkında sorular sorup, bilgi aldı.

Projeyi beğendiğini ve destek vereceğini söyledi.. Sonra yatırımın maliyetini sordu. Profesör, ilk aşamada 3 milyon sterlinlik bir yatırım olacağını söyledi.

Malum kişi ( 6'lı çete lideri) ise 'BENİM PAYIM NE OLACAK?" diye sordu

Profesör şok oldu tabii.

'Nasıl yani?' diye sorunca, 'hisselerin üçte birini, PAYIM OLARAK bana vereceksiniz, ORTAK OLACAĞIZ' yanıtı aldı.

Adamın yediği yemek boğazında kaldı. Sonraları bana olayı anlatırken, 'hayatımda bu kadar kolay rüşvet isteyen birini görmedim, niye dışarıda görüşmek istediğini o zaman anladım. Resmi odada konuşmanın kaydedilmesinden korkuyordu herhalde..."

Ve tabii Profesör yatırımdan vazgeçti..

Böylece KKTC, yüzsüz, arsız, utanmaz, arlanmaz KLEPTOMAN rüşvetçi malum çete liderinin aç gözlülüğü nedeniyle, hem bir sağlık merkezi yatırımını kaybetti, hem devlet rezil oldu, hem de vatandaşlar tedavileri için onca masraf yapıp yurt dışına gitmeye devam ediyor...

BU KAÇINCI ?

VARAN SERİSİ içinde bu anlattığım kaçıncı aleni rüşvet olayı !!!

Anımsayacağınız gibi daha önce de çöpten elektrik üretecek Alman firmasından da, kardeşi vasıtasıyla 1.5 milyon dolar rüşvet istediğini ve rüşvet talebi reddedilince yatırımı engellediğini yazmıştım.

Kendisinden rüşvet istenen kişi, gün gele mahkemede de tanıklık yapacak...

Çok öfkeliyim...

Utanmaz, arlanmaz herif, ne akraba, ne yerli, ne yabancı dinliyor...

15 yıldır bulunduğu her etkili görevde uçan kuştan bile rüşvet istiyor, bu uğurda halkımız için en değerli yatırımları bile sabote ediyor...

İSTANBUL'DA ALINAN RÜŞVETLER

Şimdi anlatacaklarımı da İstanbul'daki konferansımda tanıdığım saygın, vatansever bir işadamından...

Yüzüm kızararak dinledim.

Konferanstan sonra lobide bir köşeye oturduk.

Anlatmaya başladı:

" KKTC’de dev yatırımı olan bir işadamı var.

Adı ........ Burada da siyasi çevrelerde etkili. Bu kişinin İstanbul'da çok lüks bir restoranı var...Sizin oradan ........ adlı etkili kişi bu işadamına büyük bir peşkeş çekti...Bazen ayda bir, bazen birkaç ayda bir İstanbul'a gelir..O işadamı ile restoranında buluşurlar yemek yerler ve giderken de çektiği peşkeşin karşılığını, içi nakit para dolu bir paket olarak ondan alır...Ne biçim adamlar seçersiniz? Bu adamları halk nasıl seçer?"

Utancımdan yerin dibine girmiştim.

Detay, kanıt, fotoğraf, belge soracak oldum, " hiçbirşey sormayın, bu kesindir, size kanıt sunardım ama bu aşamada mümkün değil, şimdilik sadece bilin, gün gelir bakarız" dedi

Verdiği isimleri, o isimlerin çok tepki çeken ilişki ağlarını, söz konusu işadamının vurduğu büyük vurgunu düşününce, dinlediğim olaya inanmamak için hiçbir neden yoktu.

Zaten herkesin bildiği, konuştuğu ama kanıtlayamadığı bir olaydı bu...

İsmini verdiği malum kişi zaten benim birçok yazıda anlattığım, rüşvet almayı meslek edinen, KLEPTOMAN 6'lı ÇETE liderinden başkası değildi.

Bunlar bir gün konuşukur, yazılır, sonra unutulur sarılmasın.

Bu, VARAN SERİSİNDE yayınladığım 30. Dosyadır.

Şartlar değişince bu Dosyalar tek tek açılacak, tanıkları ve belgeleri ile yargının önüne konacak.

250 bin TL maaşla bunca serveti nasıl elde ettiğinin hesabı sorulacak.

Halka ait olan, yetimin boğazından kesilip cebe atılan, yeniden halka iade edilecek

Yargılanmaktan kurtulmak için o da, önceki gibi ya kaçacak, ya da kodesi boylayacak...

Çok kalmadı, az daha sabır!!!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.