Öne Çıkanlar 19 Mayıs Üniversitesi• Simon Aykut• Papua• YARGITAY• Kurt•

AKDENİZ’DEKİ GÜCÜMÜZ KATLANDI!

Haber Merkezi İstanbul / 22 Ekim 2026

Türkiye–Libya Deniz Yetki Alanları Anlaşması’nın arkasındaki bilimsel emeğin sahibi kim? Cihat Yaycı, 2009’da başlayan çalışmalardan 2019’daki imzaya uzanan süreci anlattı: “Bilimsel emeğin ve eser sahipliğinin sonradan ortağı olunmaz!”

TÜRKİYE–LİBYA ANLAŞMASININ BİLİMSEL VE TEKNİK ZEMİNİNİ BEN HAZIRLADIM!

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları politikasının en önemli dönüm noktalarından biri olan Türkiye–Libya Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması, bu kez bilimsel emeğin ve tarihsel sahipliğin kime ait olduğu tartışmasıyla gündemde.

Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, anlaşmanın bilimsel ve teknik hazırlık sürecindeki rolünü anlatırken, çalışmanın fikri ve hukuki altyapısını kendisinin oluşturduğunu vurguladı. Yaycı, siyasi iradenin rolünü de ayrıca tanımlayarak bilimsel hazırlık ile devlet politikası arasındaki ayrımın altını çizdi.

2009’DA BAŞLADI, 2010’DA DEVLETİN EN ÜST MAKAMINA SUNULDU

Yaycı’nın anlatımına göre süreç 2009 yılında başladı. Anlaşmanın fikri ve hukuki zemini, haritaları, koordinatları ve metni üzerinde çalışmalar yürüttü. Hazırladığı makaleyi ve çalışmaları 2010 yılında devletin en üst makamına sundu.

O dönemde Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu yaklaşımı uygun bulduğunu belirten Yaycı, Erdoğan’ın konuyu Libya lideri Muammer Kaddafi’ye haritalar üzerinden bizzat anlattığını ve anlaşma yapılması yönünde siyasi irade ortaya koyduğunu ifade etti.

Ancak Kaddafi’nin bu görüşmeden birkaç ay sonra devrilmesiyle sürecin beklemeye alındığını aktardı.

KADDAFİ SONRASI BEKLEYEN SÜREÇ, 2019’DA ANLAŞMAYA DÖNÜŞTÜ

Yaycı, siyasi süreç kesintiye uğrasa da bilimsel çalışmalarını sürdürdüğünü belirtiyor. Bu dönemde makaleler yazdığını, 2018 yılında ise Libya Türkiye’nin Denizden Komşusudur adlı kitabını yayımladığını ifade ediyor.

Süreç 2019 yılında yeniden hareketlendi ve Türkiye ile Libya arasında Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması imzalandı.

Anlaşma, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarına ilişkin yaklaşımı açısından stratejik önem taşıyan bir gelişme oldu.

“BİLİMSEL EMEK BENİM, SİYASİ İRADE ERDOĞAN’IN”

Yaycı, açıklamasında bilimsel katkı ile siyasi karar alma sürecinin birbirinden ayrılması gerektiğini özellikle vurguluyor:

“Anlaşmanın bilimsel ve teknik hazırlığını yapan benim. Bu çalışmayı uygun görüp devlet politikasına ve uluslararası anlaşmaya dönüştüren siyasi iradenin sahibi ise Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır.”

Bu sözlerle Yaycı, anlaşmanın hazırlanmasındaki akademik ve teknik katkısını öne çıkarırken, çalışmanın devlet politikasına dönüşmesinde siyasi iradenin rolünü de açıkça teslim ediyor.

“ZAFERE SONRADAN ORTAK OLUNMAZ!”

Yaycı’nın açıklamasının en dikkat çekici bölümü ise bilimsel eser sahipliği konusundaki kesin tutumu oldu:

“Anlaşma imzalandıktan sonra zafere sahip çıkmak isteyenler olabilir. Ancak bilimsel emeğin ve eser sahipliğinin sonradan ortağı olunmaz!”

DOĞU AKDENİZ’DE STRATEJİK BİR HAMLENİN ARKA PLANI

Türkiye–Libya anlaşması yalnızca diplomatik bir imza olarak değil, deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin bilimsel, teknik, hukuki ve siyasi süreçlerin birleşimi olarak değerlendiriliyor.

Cihat Yaycı’nın açıklaması ise bu süreçte iki ayrı soruyu öne çıkarıyor: Bir uluslararası anlaşmanın fikri ve teknik altyapısını kim hazırladı? Bu çalışmayı devlet politikasına dönüştüren siyasi karar nasıl alındı?

Yaycı’nın verdiği yanıt net: Bilimsel hazırlık kendi emeğinin ürünü; bu çalışmayı devlet politikasına dönüştüren siyasi irade ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ait.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.