Öne Çıkanlar 5G Jorge Mario Bergoglio Zeev Raskin Tarık Şara Otizm

SURİYE’DE SON DURUM

Yazan Mustafa DÖNMEZ

Suriye’de son gelişmelerin analizi:

ABD'nin uluslararası ilişkiler sahnesindeki en belirgin ve tartışmalı araçlarından biri, "Güç Diplomasisi" (Power Diplomacy veya Coercive Diplomacy) stratejisi uygularken çok yönlü baskın gruplarının etkisi altındadır. Etkin küresel güçleri vardır. Genelde Ortadoğu’da özelde ise Suriye’de olanlara bu açılardan değerlendirmenin faydalı olacağını düşünüyorum

1- Başkan Trump ve onun Suriye’den sorumlu elçisi Barrack’ın son bir ay içinde açıklamaları incelendiğinde Suriye hakkında çok değişik birbirleriyle çelişen ifadeleri vardır. Başkan Trump kararlarında İsrail yanlısı Yahudi Siyonistler ile Sağcı Hristiyan Siyonistler arasında gidip gelen düşüncelere sahiptir. Suriye hattında yeni gelişmeler Netanyahu yanlısı Siyonist ekibin baskılandığını belki de ilerde tamamen dışlanacağını gösteriyor. Amerika İsrail’in kural tanımayan ve Amerika politikalarına zarar verecek düzeyde marjinal siyasetinin frenlenmesi gerektiğine karar vermiş görünüyor. Siyonist yanlısı şahin CENTKOM Komutanlığı Suriye ordusunun ilerlemesine ilk defa itiraz etmeyerek sessiz kalması dikkat çekicidir. Muhtemeldir ilerde kendisi görevden alınırsa şaşırmamak gerekir. Unutmayalım ki, Trump göreve geldiğinden itibaren devlet içinde yaklaşık 200.000 kişinin işine son vermiştir.

2- Türkiye’nin Gazze’de Amerikan politikasını harfiyen desteklemesi ve buna şu an şiddetle ihtiyacı olan ABD’nin Suriye’de Türkiye’nin izlediği ısrarcı politikasına göz yummasını getirdiği düşünebilir.

3- Amerika yıllardır kullandığı ve donattığı PKK’dan vazgeçmesi mümkün değildir. PKK işgal ettiği bölgeden çekilirken silahlı gücünü muhafaza etmektedir. Bir bölümü İran PKK’sına bir bölümü Rojava ve Haseki bölgesine çekilmiştir.

TÜRKİYE NE YAPABİLİR?

*Türkiye Irak (22/04 2024) ve Suriye (6/4/2011 tarihli) ikili anlaşmalar ile TERÖR VE TERÖR ÖRGÜTLERİNE KARŞI ORTAK İŞ BİRLİĞİ anlaşmalarını İran ile yapmak zorunluluğu ortaya çıkmıştır. İran Türkiye sınırlarına komşu alanda yerleşen PKK’nın İran kolu PJAK’a karşı son dönemdeki durumu ile operasyon yapacak askeri gücü yoktur. İsrail’in desteklediği, PJAK 12 gün savaşında İran kuvvetlerini arkadan vurmuştur. İran o güne kadar PKK’yı her alanda desteklemiş onlara lojistik destek sağlamıştır. (İsrail tarafından helikopteri düşürülen İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi öldürülmeden önce Türkiye’nin anlaşma talebine sıcak baktığı biliniyordu)

Amerika bölgede iki noktayı hayati görüyor. İsrail ve bölge petrolünün güvenliğini sağlamak. Bunu sağlamak için Ortadoğu’da tüm komşularıyla kavgalı, kendi başına hareket edemeyecek, ikinci bir İsrail kurulmasını zorunlu görüyor. İsrail’in yükünü hafifletecek, kendisine bağımlı olacak, ikinci bir Müslüman İsrail’i kurmak Amerika için stratejik karardır. Bu nedenle bölgede özerk yapılar, otonom devletler kurmak orta vade hedeflerine ulaşmasını sağlıyor. Çünkü ABD çatışmalardan besleniyor. Başkalarının kayıpları üzerine inşa edilen bir başarı yöntemi vardır ve oralara müdahale etmesi bilindik dış politikasıdır. Observer’in, 21 Kasım 1997 tarihli haberinde, Irak’ı karıştırmak için CIA’nın örgütlediği ve eğitip donattığı çoğunluğu Kürt, 300 kişinin Saddam tarafından deşifre edilip idam edilmesini ABD’nin başarısızlığı olduğunu ancak olaya sessiz kaldığını anlatıyor. Amerika, kişileri kullanır ve atar.

Bölgemiz ile ilgili kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor. Yakın İş birliği içinde olduğumuz ABD yarın Türkiye’yi hedefe koyarsa ne olacak? Çünkü Saddam’ı Irak’ın başına getiren, Kahire’deki eğitiminde liderliğe hazırlayan Amerika’ydı.

Bu nedenle geçmiş yazılarımda sıkça belirttiğim olgu; Türkiye ve İsrail ABD’nin bölgede iki yakın müttefikidir. Ayrılığa düşen affedilmez.

Gazze katliamının sorumlusu Netanyahu ilk göreve geldiği gün CIA’nın hazırladığı bölgesel strateji belgesini eline tutuşturduğunu biliyoruz. Bugün Gazze İsrail’in değil Amerika’nın eline geçmiş bir bölgedir. Gelişen olaylara bu pencereden bakmak geleceğimizi şekillendireceğini düşünüyorum.

Son olarak, kurulduğundan bugüne ilişkileri perde arkasında derin gizemlere bürünmüş İsrail ve Türkiye, efendi Amerika’dan bağımsız, stratejik birleşme gerçekleştirirlerse ne olur? Düşünmenin kendisi bile ilginç gelişmelere sahne olabilir. Korkuyla yatıp kalkan İsrail halkı, onların vahşetine maruz kalan Müslüman halklar huzura kavuşabilir mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
T. M..p 6 saat önce

Bu iş daha çok su kaldirir