Öne Çıkanlar Vernon Coleman Dr. Vernon Coleman DSÖ Magufuli Nurfer Tercan

“ALAY SİLAHI” İLE CEVAP VERMEK

“Zorbalık cehennem gibi kolayca fethedilmez ama çatışma ne kadar sert olursa, zafer bir o kadar görkemli olur”

Çeviren ve Hazırlayan Müge ALİEFENDİOĞLU

“20. yüzyılın totaliter sistemleri, ister kademeli olarak, isterse de aniden ortaya çıksın, bir tür kolektif psikozu temsil ediyorlar. Böyle bir sistemde akıl ve insanlara ait ortak nezaket mümkün değildir sadece yaygın bir terör atmosferi ve ‘Aramızda’ olduğu düşünülen bir ‘düşman’ izdüşümü vardır. Böylece toplum, egemen otoriteler tarafından teşvik edilerek, kendi kendine döner.” -Joost Meerloo / Aklın Tecavüzü-

Ancak totaliter bir dünyanın düzeni, patolojik bir düzendir. Totaliterlik, katı bir uyumu zorunlu kılar ve yurttaşlardan körü körüne itaat talep ederek, dünyayı yaşamdaki pek çok zevki üreten kendiliğindenlikten ve toplumu ileriye götüren yaratıcılıktan ayırır. Bu yönetim biçiminin topyekûn denetimi, ister bilim adamları, doktorlar, politikacılar ve bürokratlar, isterse bir diktatör tarafından yönetilsin, hangi adla adlandırıldığına bakılmaksızın, kitlesel ölçekte durgunluğu, yıkımı ve ölümü besler. Ve belki de dünyanın karşı karşıya olduğu en önemli soru, totaliterliğin nasıl önlenebileceğidir? Ve eğer bir toplum, bu kitlesel psikozun erken evrelerinde ise, etkiler tersine çevrilebilir mi? Kolektif deliliğin prognozundan asla emin olunamazken, bir tedaviyi gerçekleştirmeye yardımcı olmak için atılabilecek adımlar vardır.

Ancak bu görev, pek çok farklı insanın, bağımsız yaklaşımlarını gerektirir. Mentisid saldırısı nasıl çok yönlüyse, karşı saldırı da öyle olmalıdır. Carl Jun’a göre, çılgın bir dünyada akıl sağlığını geri getirmeye yardım etmek isteyenler için ilk adım, kendi zihinlerine düzen getirmek ve başkalarına örnek olacak ve ilham verecek şekilde yaşamaktır. “Çağımızda, kendisini kolektif psikozun pençesinden kurtarabilen, en azından, kendi ruhunu arındırarak başkaları için bir umut ışığı yakan bir kurtarıcı kişilik için haykırılması, boşuna değildir. Kendisini grup ruhundaki ölümcül kimlikten kurtarmayı başarmış en az bir adam olduğunu ilan etmek” -Carl Jung / Geçiş Halindeki Medeniyet-

Ancak, kişinin psikozun pençesinden kurtulmuş bir şekilde yaşadığını varsayarsak, atılabilecek başka adımlar da vardır. Propagandaya karşı çıkan bilgiler olabildiğince geniş bir alana ulaşabilmelidir. Çünkü gerçek, kurmacadan daha güçlüdür ve sözde totaliter yöneticiler tarafından pazarlanan sahtelikler ve dolayısıyla başarıları, kısmen özgür bilgi akışını sansürleme yeteneklerine bağlıdır.

Bir diğer taktik, yönetici elitleri gayri meşru kılmak için, mizahı ve alayı kullanmaktır veya Meerloo’nun açıkladığı gibi, “Aramızdaki demagog ve hevesli diktatörlere alay silahı ile cevap vermeyi öğrenmeliyiz. Demagogun kendisi, neredeyse tamamiyle mizahtan yoksundur ve eğer ona mizahla yaklaşırsak, çökmeye başlar.” -Joost Meerloo / Aklın Tecavüzü-

Sovyet komünist yönetimi altında siyasi bir muhalif olan ve daha sonra Çekoslovakya’nın başkanı olan Vaclav Havel’in önerdiği bir başka taktik ise ‘Paralel Yapılar’ın inşasıdır. Paralel yapı, fiziksel olarak totaliter bir toplumda var olan ama ahlaki olarak dışında bulunan, herhangi bir organizasyon, işletme, kurum, teknoloji, veya yaratıcı arayış biçimidir. Havel, komünist Çekoslovakya’da totaliterlikle mücadele eden paralel yapıların, siyasi eylemlerden daha etkili olduğunu kaydetti. Ayrıca, yeterince paralel yapı oluşturulduğunda, bir ‘İkinci kültür’ veya ‘Paralel toplum’ kendiliğinden oluşur ve totaliter bir dünyada, bir özgürlük ve akıl sağlığı bölgesi olarak işlev görür.

Veya Havel’in ‘Güçsüzlerin Gücü’ kitabında açıkladığı gibi; “Farklı bir hayatın yaşanabileceği bir alandan, kendi amaçlarıyla uyum içinde olan ve karşılığında kendisini bu amaçlarla uyum içinde yapılandıran bir yaşamdan farklı olan paralel yapılar nelerdir? Toplumsal öz-örgütlenmeye yönelik bu ilk girişimler, toplumun belirli bir bölümünün kendisini totalitarizmin kendi kendini idame ettiren yönlerinden kurtarması ve böylece kendisini totaliter sistemdeki katılımından radikal bir şekilde kurtarma çabalarından başka nedir?” -Vaclav Havel / Güçsüzlerin Gücü-

Ama her şeyden önce, totaliterliğin çılgınlığına tam bir düşüşü önlemek için gereken şey, mümkün olduğu kadar çok sayıda kişinin eylem yapmasıdır. Nasıl ki yönetici seçkinler pasif bir şekilde oturmayıp güçlerini artırmak için bilinçli adımlar atıyorsa, dünyayı özgürlük yönünde geri döndürmek için de, aktif ve uyumlu bir çaba gösterilmelidir. Totalitarizmin yanılsamalarına düşen bir dünyada bu çok büyük bir meydan okuma olabilir; ancak Thomas Paine’in belirttiği gibi; “Zorbalık cehennem gibi kolayca fethedilmez ama çatışma ne kadar sert olursa, zafer bir o kadar görkemli olur” -Thomas Paine / Amerikan Krizi-

--------------------

Bölüm 5: Totaliterizm Nasıl Önlenir!/ https://www.youtube.com/watch?v=bUIm3gKjEZM&t=28s

Bölüm 4: Totalitarizm ve Propaganda Teknikleri / https://www.youtube.com/watch?v=URsWKVFu-8U

Bölüm 3: Totalitarizmin Yüklselişi /

 https://www.youtube.com/watch?v=SiGKNXziYJ4

Bölüm 2: Kitle Psikozuna Sebep Olan Nedir? https://www.youtube.com/watch?v=1Z4CQEdOafo

Bölüm 1: Kitle Psikozu Nedir ve Ne Zaman Ortaya Çıkar? / https://www.youtube.com/watch?v=VWUeijVveF0&t=1s

Videonun tamamı: KOVİD KİTLE PSİKOZU ve ZİHNİN ÖLDÜRÜLMESİ!

https://www.youtube.com/watch?v=1Etbsc8CYtA&t=760s

https://oödysee.com/@EMF-ECOLOGY-HEALTH:c/COVID-KITLE-PSIKOZU:2

Kaynak: Academy of Ideas https://www.contronews.org/en/covid-psicosi-di-

massa/?fbclid=IwAR0AXU1PBRvq6dflyh4HEqFMSArVlB31nTZrQnlHLqu1k2Cr4NGxDI_dqc8

https://academyofideas.com/

https://www.youtube.com/watch?v=VWUeijVveF0

(*) Videonun Türkçe Metni- (20 dakikalık videonun son Bölümü)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.