Öne Çıkanlar Nurfer Tercan WHO Bill Gates Dr. Heiko Schöning İsmail Tokalak

Amerika’da Neler Oluyor?

Tüm dünyaya “demokrasi ihraç eden?” Amerika tüm demokrasileri ihraç etmiş. Kendine hiç demokrasi kalmamış. Sonuçta başkanını bile doğru dürüst seçemeyen bir devlet durumuna düştü.  Amerika bir rüya olmaktan çıktı, gerçekler ortaya döküldü. “Dışı seni yakar içi beni demiş atalarımız”.

Tüm gelişmeler ve kongre baskınına rağmen Amerika İçin endişeye gerek yok. Amerika’da darbe olmaz. Çünkü orada bir Amerikan büyükelçiliği yok. Bugüne kadar nerede bir darbe girişimi varsa orada bir ABD büyükelçiliği vardır.”Etme bulma dünyası”derler ya işte öyle bir şey!

PKK ya destek vereceksin, utanmadan Türkiye’nin Cumhurbaşkanına küstahça mektup yazacaksın, hem müttefikim diyecek hem de tüm düşman grupları destekleyeceksin. Bizi ambargo ve yaptırımlarla tehdit edeceksin, mazlumların gözyaşına bakmayacaksın, İsrail’i açıkça destekleyecek ve Müslümanların kutsallarına dil uzatacaksın, Kudüs’ü İsrail’in başkenti sayacaksın... Atalarımız taşı gediğine koymuş“Rüzgar eken fırtına biçer”

Amerikan Senatosu’nu basan Trump taraftarları, giyinişleri, maskeleri ve tavırları ile tam bir eşkıyalık görüntüsü sergilediler. Başkanlık yaptığı sürede hiç de normal ruh haliyle hareket etmeyen başkan Trumpve onun taraftarları ülkede kaos çıkardıkları gibi Amerika için yüz karası bir tablo ortaya koydular. Mehmet Akif Ersoy’un şiirinde bahsettiği “Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar” tanımına uygun şekilde canavarlıklarını bir kez daha gösterdiler ve seçim sonuçlarını eşkıyalık ile değiştirebileceklerini ifade etmiş oldular. Trump başkanlığı boyunca her türlü şiddeti normal göstermeye çalıştı ve sonuçta ilan edilen seçim sonuçlarını askıya almak için harekete geçtiler.

Trump siyahlara karşı her türlü şiddete sessiz kaldı. Polisin siyahlar üzerindeki işkencelerine ses çıkarmadı. Meksika sınırına duvar örme çabasının, beyaz olmayanların ülkede iyi yaşam süremeyeceğinin temelinde siyahi düşmanlığı ve beyaz ırkın iktidarını kurma çabası vardı. Siyah düşmanlığı ve beyaz hakimiyeti için çaba harcadı.  Sadece azınlıklar üzerinde değil muhalefet üzerinde de şiddet yanlısı kitleleri motive edip desteklemekle iştigal etti. Toplumda kutuplaşmayı teşvik etti. Pandemi döneminde gerekli tedbirleri almadığı gibi maske ile alay ederek binlerce insanın ölümüne neden oldu. Ama sıra kendine gelince en yeni tekniklerle tedavi şansını kullandı. En yakınındakiler dahil olmak üzer kim itiraz ederse kellesini kopardı. Kendi atadıklarını bile ilk itirazında görevden aldı. Bu işlemleri ve azarlamayı basının önünde yaparak herkese gözdağı vermeye çalıştı. “Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste” demiş atalarımız.

Trump ikinci kez girdiği seçimlerde oylarını artırmasına rağmen seçimi kaybetti. Eğer akıllı davransaydı belki 2024 yılında yapılacak seçimde tekrar aday olup kazanma şansına sahipken şimdi kendi partisi olan Cumhuriyetçiler’in bile tepkisini alarak var olan şansını tamamen kaybetmiş oldu. Belki de başkanlık sonrası yargılanmasının

bile gündeme gelebileceği ifade ediliyor. Oysa ki Trump biraz düzgün ve barışçı bir üslup ile, kucaklayıcı bir tavırla hareket etseydi, Korona Salgını konusunda hassas davransaydı ve vandalizme destek vermeseydi hem bu seçimi kazanacak hem de gelecekte yapılacak seçimde kazanma şansı olacaktı. Ama o egosuna yenik düştü, en yakınındakiler bile istifa etmeye başladılar. Cumhuriyetçilerin % 50 ye yakın bir kesimi Trump’ın seçim sonrası izlediği tutumu desteklemedi. Cumhuriyetçiler bile kendine sırt döndü. Çin ve Rusya karşısında ülkesini küçük düşürdü ve kaosla anılan bir ülke haline getirdi. Amerikan rüyasının boş bir hayal olduğu gerçeğinin ortaya dökülmesine neden oldu. “Dosta düşmana rezil etti” ülkesini.

Trump entelektüel derinliği olmayan, nerede nasıl davranacağı kestirilemeyen, misafirini bile medya önünde küçük düşürmekten çekinmeyen, egosu tavan yapmış, malına mülküne güvenen, vandalizmi mubah sayan bir liderlik sergiledi. Akşam başka sabah başka davrandı. Sağı solu belli olmadı. “Şekersiz içilen çayın içindeki çay kaşığı kadar gereksizdi” ve kendi halkının bile gözünden düştü.Bizim yörüklerde bir söz var  “Ne aşağı mahalleye ne yukarı mahalleye yaranabildin. Var git kendini yardan at” konumuna düştü. Eeee ne diyelim? “Kendi düşen ağlamaz” demiş bilge atalarımız.

Son söz sana Joe Biden “Enkaz devralıyorsun. Adımlarını dikkatle atmalısın. “Yoğurdu üfleyerek mi yiyeceksin” yoksa “eski tas eski hamam” mı diyeceksin sana kalmış.

Anahtar Kelimeler:
ABDDemokrasiTürkiye
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.