Öne Çıkanlar Aylin YAYLALI Gülümser HEPER Dr. Heiko Schöning Nurfer Tercan Dr. Vernon Coleman

AŞI KONUSU  ŞU ANDA SADECE  BİLİMİN DEĞİL, HUKUKUN DA  KONUSUDUR.

Şu anda Türkiye’nin aşı konusunda geldiği yer, Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulunun değil hukuku da ilgilendiren bir hadisedir. Ama ülkemizdeki bir gazete, TV’lerde uzun zamandır izlemek zorunda bıraktıkları 2-3 bilim insanından görüş alarak, açtığımız davayı Abdurrahman DİLİPAK üzerinden, “Aşı Karşıtlığına” indirgeyerek etkisizleştirme gayreti içine girmişlerdir.

Antalya’da 19 Ocak 2021 tarihinde yürütmenin durdurulması istemi ile açılan davanın  konusu, Anayasamıza ve kanunlara aykırı olarak yürütülen aşı  uygulanması ile ilgiliydi.

Ülkemde insan sağlığı ve sağlıklı yaşam için gerekli olan önlemlerin alınması, yasa ve kanunlarla belirlenmiştir. Dolayısı ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının en büyük güvencesi de bu yasalardır. Ancak aşı konusunda öyle bir şey yapıldıki vatandaşları koruyan kanunlar yok sayılarak toplum sağlığı tehlikeye atıldı. 

Çünkü 18 Aralık 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlandığı üzere sağlıkla ilgili tüm kanunlar bir kenara bırakılarak, Yönetmelik adı altında, Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumun tarafından bir aşıya “Acil Kullanım Onayı” ile bu kuruma  doğrudan  önleyici ya da iyileştirici tedavi kapsamında tıbbi müdahale yetkisi verilmiştir. Bu yetki düzenlemesinin kanunla dahi değiştirilmesi mümkün olmayıp anayasal bir zemine dayandırılması gerekir iken bir yönetmelik hükmü ile düzenleme yapılmış olması, ilgili hükmün zorunlu olarak  iptalini gerektirmektedir.

Bu durumda bende vatandaşlık hakkımı kullanarak ve konuyu ilgili idare mahkemeye taşıdım.

18 Aralık 2020 tarihli Resmi Gazetede bilim insanlarının görüşleri de bulunmakta. Şöyle ki, “…güvenlik ve kalite ile ilgili kapsamlı verilerin henüz sağlanmadığı aşılar için bu veriler sağlanıncaya kadar kurum tarafından AKO verilebilir.” denilmektedir. Yani açıkça biz, “Yönetmelik” adı altında böyle bir yetkilendirmeyi yasalara karşı yaptık! Bu aşının güvenirliği de yok diyorlar!  Ama diğer tarafta aşı olunması ile ilgili olağanüstü bir kampanya yürütülüyor.

O gazeteye demeç veren bilim insanları benden daha iyi bilirler ki, bir fareye deney için iğne yapacakları zaman bile mutlaka etik kuruldan izin almaları gerekmektedir. Demek istediğim husus kanunlarımız, bütün canlıları koruyan ve kollayan bir anlayış ile yapılmıştır. İnsan için sağlık, bilimsel çalışmalardan önce gelir. Sağlığımızda  kanunlarımızla güvence altına alınmıştır ve kanunlarımıza güveniyorum.

Ayrıca ben davayı aşı uygulamasının bilimsel temeline değil, hukuki temeline yönelik olarak açtım. 5gvirüsnews –platformu da aşıya karşı değil!.. Yalnızca 18 Aralık 2020  tarihinde yayınlanan “Yönetmelik”’de de belirtildiği üzere aşının olmayan güvenliğini ve kalitesini sağlayın, Faz3 çalışmalarını yapın diyoruz. Yasalarımızın şu andaki hali ile onay vermediği bir aşıya karşı toplumun dikkatli olmasını istiyoruz. Yasalarımızın uygulanmasından bir vatandaş olarak kendini sorumlu hissetmek, hassasiyet göstermek aslında hepimizin görevi. Bu durum, nasıl olurda “aşı karşıtı olmak” olarak değerlendirilir. Aşı uygulamasının doğru bir iş olduğu düşünülüyor ise o zaman önce yasayı değiştirin ardından uygulamaya geçin…

Anahtar Kelimeler:
BilimHukukYÖNETMELİK
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.