TEK KURTULUŞ DSÖ’DEN AYRILMAK

Yazan Muammer KARABULUT

DSÖ’nün, “sanal Covid-19 mikrobu”, Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atılan atom bombasından daha fazla korku yaydı.

İngiliz Patoloji  Dr. John Lee, yeni covid-19 ile ilgili ders anlatır gibi bir makale yazdı.  Hastalıkların belirlenmesi konusunda, patoloji ve otopsinin önemini herkesin anlayacağı şekilde  tane tane anlattı. Çünkü Lee’ye göre, Covid-19 salgınına tıbbın bilimsel veriler ile bakıldığında, Hastalıktan kaç hayatın kaybolduğu hakkında hiçbir fikir.” elde edilemiyor.

İNGİTERE’DE TARİHİ SKANDAL

Ama diğer tarafta, ölüm raporuna Covid-19 yazılarak defin edilen kişilere de otopsi yapılmıyor.  John Lee de  otopsi’nin önemine işaret ediyor. Otopsilerin genellikle beklenmedik şeyleri ortaya çıkartacağını söylüyor. Çünkü yaşamdaki bu gizli patolojileri bilmek, ölümü önleyebilecek tedavide farklılıklar yaratabilir. Lee’nin makalesinde, “İngiltere'de son on yılda yaklaşık altı ölümden birine otopsi yapıldığı” bilgisinin yanına, İngiltere’de Covid-19’dan yapılan bir tane otopsi sonucunun açıklanmaması ise en büyük skandaldır.     

Zaten Dr. John Lee  İngiltere’de, doğru ölüm istatistiklerinin her zamankinden daha önemli olduğu bir zamanda, Covid-19 kuralları  sayesinde  değiştirildiğinin ve az güvenilir hale getirildiğini söylüyor.  Yine makalede, “Ölenleri inceleyerek bu oranları kontrol etmek mümkün olabilir. Ancak otopsilerin bu hastalığı anlamamıza yardımcı olmada önemli bir rol oynayabileceği bir zamanda, bu tür muayeneleri başka türlü olması ihtimalinden daha az muhtemel yapan tavsiyeler verildi.” dedi.

Dr. John Lee’nin yazısında, İngiltere’de Covid-19’dan öldüğü iddia edilen gerçek rakamlar yok. Bunun da, “ulusal bir skandal.olduğunu söylüyor.

İngiltere’den Lee’nin açıklamasına Almanya’dan raporlu destek var. Ama Almanya'nın federal hükümeti ve ana akım medyası, içişleri bakanlığından sızan yerleşik korona anlatısına meydan okuyan bir raporun üstünü örtmeye çalışıyor.

Başlangıçta hükümet raporu, “bir çalışanın işi” ve içeriğini, “kendi görüşü” olarak reddetmeye çalıştı. Ancak, “kriz yönetiminin analizi” başlıklı 93 sayfalık rapor, içişleri bakanlığı tarafından atanan, çeşitli Alman üniversiteleri ve tıp uzmanları tarafından oluşturulan bilimsel bir kurul tarafından hazırlandı. Berlin inkar etti. Bilim adamları karşılık veriyor.

ALMANYA DEVLETİ, COVİD-19 SAYESİNDE SAHTE HABER MERKEZİ OLDU

93 sayfalık raporda ;  Covid-19 küresel bir yanlış alarm, doğru olduğuna ilişkin ise hiçbir kanıt yok. Alman devleti’nin  Covid-19  krizi sırasında, “sahte haberlerin en büyük üreticilerinden biri olduğunu kanıtladı.” ifadeleri kullanıldı.

Raporda asıl sorgulanan ise Covid-19 ölü sayısı idi. Bu sayı, dünya çapında, bir yılın çeyreğinde, 2017/18 influenza dalgası sırasında 1,5 milyon ölüme (Almanya'da 25,100 ölü)  kıyasla, Covid-19'dan 250.000'den fazla ölüm gerçekleşmedi.”  bilgisi ile açıklandı.  Şu anda dolaşımda olan yaklaşık 150 virüs var. Covid-19’dan öldüğü iddia edilen kişiler, aslında bu yıl istatistiksel olarak ölecek olan insanlardır. Çünkü yaşamlarının sonuna ulaştılar, ve zayıflamış bedenleri artık herhangi bir rastgele günlük stresle baş edemez duruma gelmişti.

Dikkat çekilen diğer bir husus ise  DSÖ'nün en büyük destekçisi ve Trump'ın ABD katkısını askıya almasından bu yana ilk olarak, Almanya’da Bill Gates'in bu örgüt üzerinde oynadığı rol de sorgulanıyor.

Şuanda yaşadığımız sanal salgın, bugüne kadar açık bilgiler ile desteklenen Bill Gates’in gücü ile hareket eden DSÖ tarafından ortaya atıldı. Almanya’daki 93 sayfalık rapor, İngiliz Patoloji uzmanı  Dr. John Lee’nin makalesi ve İtalya’da açıklanan otopsi sonuçları, ülkeleri milli bir felakete götüren, milli bir güvenlik sorununa dönüştürmüştür.

Onun için, hükümet başkanları eğer insandan yana ve ülkelerine karşı kendilerini  biraz sorumlu hissediyorlarsa,  tüm sağlık birimlerinde soruşturma başlatması ve DSÖ ile ilişkilerini kesmesi gerekiyor.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.