Öne Çıkanlar Bitki mRNA BIONTECH Dr. Andrew Wye UEFA

TÜRK GÖLÜ

Çin’in tüm alanlarda iddialı kalkınma çalışmaları için yollarını açan büyük değişim, 1949 ve sonrası… 1949 yılında gerçekleşen siyasal devrimi 2020 ve sonrasının temellerini oluşturan bir devrimdi. Kapsamlı bir kültür devrimini hızlı bir şekilde hayata geçiren, ancak 1950-1978 arasında sosyalist öğretilerini yaşamın merkezinde korumayı başarmıştı. Ağır sanayiyi önceleyen kalkınma hamlelerine de, merkezi planlama ofisinin önderliğinde ilerlemeye başladı.

2001 yılını Dünya Ticaret Örgütüne kabul edilmesiyle yeni bir döneme daha kavuşan Çin’in artk dış ticarete giden tüm yoları da açılmış oldu. Engelleri kalmayan Çin’in dünyanın en çok ihracat yapan ülkesi olabilme hedefine ulaşması artık kaçınılmadı. Sonu olmayan küresel krizlerden en şiddetlisi 2008’de kendisini ‘Küresel Finansal’ kimliği ile tanıştırmış idi.

Yeni nesiller için 2010’nun sürdürülebilirlik sorununun çözümü, geliştirilen Çin mirası idi. Bu miras dünyayı dümdüz edecek tam “İki Yüzyıllık Proje”… Yeni neslin yolunun sembolü ipek gibi yeşil mi yeşil bir proje, Panax Sinica!

Kuşak ve Yol Projesi ticaret ortaklıklarını geliştirmek, alternatif ortaklıkların oluşumuna hedeflenen bir yolun hikayesi. Çin Halk Cumhuriyeti’nin 100.Yıl bayramına hedef “Yeni Dünya Düzeni”. 2049 kutlama teması Pax Romana’nın sahnesi ile düşünürler mi, bilemeyiz? Yeni Düz Dünya’ya giden, kader birlikteliği ile aynı hedefleri olan Yeni Beş İmparatorun bir yol hikayesi…

Roma İmparatorluğu’nun görkemli dönemlerinde Pax Romana (Roma barışı), “hukuk”la kavranan, şiddetten arınmış güvenlikli bir mekanın adıydı. Pax Romana’nın bittiği yerde ise terra incognitae ’nın (bilinmeyen topraklar) hukuksuz toprakları başlardı. Bu ikinci mekanın temel karakteristiği, kişi özgürlüğü ve güvenliğinin olmadığı, şiddetin alabildiğine kol gezdiği, istikrarsız topraklar olmasıydı...

Pax Romana; ingilizce ‘Roman Barışı' anlamına gelen latince bir kelime. Roma İmparatorluğu'nun Roma askeri gücünde genişleme ve huzur içinde yaşadığı bir dönemdi. Üçüncü yüzyıldan önce kriz başladı ve Roma Cumhuriyetinde Son Savaşın bitmesinin hemen sonrasında, nüfus 70 milyona ulaşmış idi. Ve Roma İmparatorluğunun kara kütlesinin zirveye ulaşdığı zamanlardı. Augustus imparatorluğun kurucusu olduğundan, aynı zamanda Pax Augustus adıyla da bilinir. Bu imparatorluk, MÖ 27'den MS 180'e kadar 206 yıl boyunca yaşadı. Augustus'un imparator haline geldiği dönemden, İmparator Marcus Aurelius'un öldüğü zamandı.

Roma halkı Pax Romana'yı bir mucize olarak görüyor, çünkü ondan önce Roma İmparatorluğu'nda barış yaygın değildi. Yazar Arthur M. Eckstein, Pax Romana’nın Roma Cumhuriyeti’nde 3. ve 4. yüzyıllar arasında sıkça yaşanan savaştan farklı bir dönem olduğundan bahseder.

Eckstein, okumasını bilenler için bu hikayenin 2049’u dünyasında tekrar yazılma ihtimaline anlatmış. “Pax Romana’nın başlatıcısı Cumhuriyet döneminde meydana geldi ve zamansal açıklığı bölgenin coğrafyasına göre farklılaştı. Eckstein'ın kitabı Akdeniz'deki Pax Romana'nın M.Ö. 31'den 250AD'ye başladığını belirtiyor. Ancak gerçekler, ünlü Pax Romana, Akdeniz'in daha geniş bölgesinde çok daha erken başladı. Pax Romana'nın başladığı Akdeniz bölgeleri MÖ 200'den sonra İtalyan Yarımadası, MÖ 190'dan sonra Po Vadisi, MÖ 210'dan sonra Sicilya ve diğerleri arasında İber Yarımadası'dır.”

Roma barışı, Augustus Kleopatra ve Mark Antony'yi yendiğinde başlar. Bu, M.Ö. 2 Eylül 31'deki Actium Savaşı sırasında gerçekleşir ve Augustus, Roma imparatoru olur. Augustus, başarılı bir tek kişilik yönetiminin emsallerinin iyi olmayışı nedeniyle bir Junta kurar. Junta, Augustus'un ön adam olarak durduğu askeri silahlardan oluşuyordu. Müttefiklerin koalisyonda birleşmesiyle iç savaş ihtimalini ortadan kaldırır.

İç savaşın sona ermesine rağmen, Pax Romana hedefi hemen oluşmadı. Çünkü Alpler ve Hispania bölgeleri savaşmaya devam etti. Bunlar, Augustus’u MÖ 25’te 29’da Roma’da bir barış törenini kapattı. MÖ 17'de, barış kavramı yayınlandı ve MÖ 13'te, Agrippa ve Augustus iki vilayeti birleştirdikten sonra geri döndüğünde barış resmen ilan edildi. İmparator Augustus, barış ilanından sonra Ara Pacis’in yapımını emretti.

Ancak, Augustus, Roma İmparatorluğu’nda barışı kabullenmek için zor zamanlar geçirdi. Romalılar barışı savaşın sonu olarak değil, düşmanların dövüldüğü ve direnme kapasitesini yitirdiği bir durum olarak görüyordu. Ancak İmparator Augustus, propagandayla yönetmeyi başardı. M.S. 14'te Augustus'un ölümünden sonra, diğer imparatorlar hükmetti. Son Roma imparatorları “beş iyi imparator” adını alır.

İMPARATORLUĞUN BEŞ’LİSİ İPEK GİBİ BİR YOLDA “Bir Ticaret Bir Barış Yolu Projesi”

Roma barışı, Akdeniz bölgesindeki Roma ticaretinin artmasına neden olur. Bu ticaret başarısı, Romalıların oniks, ipek, baharat ve değerli taşları satın almaya yönlendirir. Artık yeni dünyanın bir küre hareketine açılan yelkelerinin gücü Doğu’ya yol çıkmış idi. Bu özgürlük ticarette büyük kazançlar sağlayan Romalıların gücüne güç getirir. Bu durum, Akdeniz’deki yeni dünyanın küre hareketinin ticareti nedeniyle işçi maaşları artmasına da sebep olur.

Ünlü Pax Romana dışında, diğer bölgeler de barışı rejim ile tanımalarına fırsat doğurur. Pax Ottoma, Pax Americana, Pax Europaea, Pax Britannica ve Pax Moğolistan da tarihin yeniden yazılanası satırlarında yer almayı başarırlar. Barış kavramı, genellikle emperyal barışa işaret Pax İmperia olmasıdır. Fransız Sosyolog Raymond Aron derki: “Emperyal barışı hegemonya ile gerçekleştirebilir, ancak her zaman sivil barış yoluyla kazanılır.”

Ortaçağın sonlarına kadar ticaret Akdeniz ile sınırlı olduğundan, Akdeniz’i kontrol eden devletler gücünü diğer devletlerede kabul ettirmiştir ki; Akdeniz’e, Roma İmparatorluğu’nun “Nostra Mare (Bizim Deniz) olarak duyurması, Osmanlı İmparatorluğunun “Türk Gölü” ile anılması bir nevi dünya hakimiyetini ifade etme biçimi. Ortaçağın sona ermesi ile dünyanın merkezi Akdeniz’den okyanuslara kaymış, Portekizliler, İspanyollar, hatta Hollandalılar ve en sonunda da İngilizler denizlerde üstün olan ülkeler olarak, dünya ticaretine hakim olmuştur. Trafalgar Meydanı’nda bulunan Amiral Horatio Nelson’un heykelini ve bu heykele İngilizlerin yüklediği anlamın nedenleri ile hatırlamanın tam zamanı!

Anahtar Kelimeler:
ÇinRomaDünya Düzeni
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.