Öne Çıkanlar Crans Montana 19 Mayıs Üniversitesi TDP Yedi NUHİ Kanunun HARMANCI

DEMEK Kİ CHABAD’I TANIMIYORUZ!

Yazan Muammer KARABULUT

Girne Kaymakamlığı bir ihbar üzerine, KKTC’de 2008 yılından itibaren örgüt faaliyetlerinde kullanmak üzere CHABAD tarafından satın alınan villanın kapısına gitti.

Görevliler villanın üst balkonunda, “Kuzey Kıbrıs CHABAD Yahudi Merkezi” yazılı tabelanın asılması ve/veya CHABAD’ın faaliyetleri ile ilgili izinlerinin olup olmadığını  sordu.

CHABAD örgüt üyeleri, hiçbir resmi makamda bulunamayan ve aslında olmayan izinleri göstermedikleri için hemen KKTC’de irtibat adresleri arandı. Güvenlik güçleri tarafından yapılan aramayı durdurmak için Girne Kaymakamlığını ilk arayan KKTC Cumhurbaşkanlığı makamı oldu. Fakat bir fayda sağlamdı. Çünkü Girne Kaymakamlığı yasal bir görevi yerini getiriyordu. Böylelikle dünyada ilk kez KKTC’de, adı ilk önceleri Hasidik bir hareket olarak bilinen daha sonra  misyoner, Mesih hareketine dönüşen ve dünya çapında 100 ülkede 4972 şubesi ile açıkça yeni dünya düzeni için faaliyet gösteren, kendilerine, uydurdukları NUHİ YASALARI rehber edinen CHABAD örgütü mühürlenmiş oldu.

Yahudiler için Kıbrıs adasının önemi İngiltere Başbakanı Benjamin Disraeli (21 Aralık 1804-19 Nisan 1881) döneminde başladı, Theodor Herzl (2 Mayıs 1860-3 Temmuz 1904) ile siyalaştı. Kısacası İsrail devletinin kuruluşu ile de olmazsa olmaz duruma geldi. Son yıllarda ise bu Siyonist yayılma görevi CHABAD üzerinden devam etmektedir.

Kıbrıs adasının Güney’inde 2003, Kuzey’de ise 2008 yılında fiili olarak faaliyete geçen CHABAD, henüz KKTC’ye sözde haham atamadığı bir tarih olan 27 Haziran 2007 Çarşamba gün yazılan bir raporda, “Larnaka, Ayia Napa, Girne, Limasol, Lefkoşa ve Baf'ı kapsayan altı haftalık”(bkz)verilen bir görev sonucu Chaim Hillel Azimov’un iş başı yaptığı bilgisi yer almaktaydı.

Görevi, “Bringing Judaism to Cyprus”(bkz)olarak yazılıdır. Türkçesi ile “Yahudiliği Kıbrıs'a Getirmek”’tir. İşte bu görev CHABAD Hahamı Chaim Hillel Azimov’ a ilk 2008 yılında verildi. Artık kendisi, “Kuzey Kıbrıs Chabad-Lubavitch'in eş direktörü” olarak, Kuzey Kıbrıs’ın temsilcisiydi.

CHABAD’ın yüzlerine Yahudili maskesi takıp arkalarına dokunulmazlıklarını sağlayan antisemitizmi alarak hareket etmelerinin üzerinden henüz bir yıl (23 Eylül 2009) geçince, “Kuzey Kıbrıs Yahudi Merkezi, Büyüyen Cemaate (CHABAD) Hizmet Veriyor” başlıklı haberi yaptılar.

Aşağıdaki fotoğraf, 2009 yılında Girne "Kuzey Kıbrıs Yahudi Merkezi"'nden..

Haberde, “Chabad-Lubavitch Hahamı Chaim ve Devora Azimov, Kuzey Kıbrıs'ın Yahudiliğe adanmış ilk merkezini açmak üzere Mart 2008'de Girne'ye taşındı. Denize yakın geniş bir villada yer alan merkez, ibadet ve toplantı odalarının yanı sıra Azimovlar ve iki çocukları (şimdi 5 çocuğu var) için yaşam alanlarından oluşuyordu.

Chaim Azimov, "Yahudi gururunu ve Yahudi yaşamını [güçlendirmek] için buradayız" "Herkes için burada olmak bizim işimiz." demekteydi.(bkz)

Ve dikkat çeken başka bir nokta ise tüm yazılı açıklamalarında, KKTC değil, yalnızca KUZEY KIBRIS adını kullanmalarıdır. Çünkü onlar için adada TÜRK CUMHURİYETİ yoktur. Ama tanımadıkları  KKTC’nin ilk Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, Mehmet Ali Talat ve en son ERSİN Tatar’la fotoğraf çektimekten de geri kalmamışlar. Ne yazık ki  Cumhurbaşkanlığının resmi web adresinde birlikte oldukları fotoğraflar hala yer almakta olup kendilerine CHABAD sorulduğunda KKTC YETKİLİLERİ bilmiyoruz cevabını vermekte tereddüt etmemektedirler. Üstelik izinsiz açılan CHABAD evi mühürlenirken de Girne Kaymakamlığını aramaktan geri kalmamışlardır.

    

Yine Türk Vatandaşlığından 23 Eylül 1977 tarihinde çıkartılan ama 7 Mayıs 2013 tarihinde de Bakanlar Kurulu kararı ile KKTC vatandaşı yapılan İsrail uyruklu olup, CHABAD bağlantılı örgüte  taşınmaz alan ve inşaat yapan Simon Mistriel Aykut’e Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu sosyal medya hesabından teşekkür etmekte bir sakınca görmez.   

Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisine bu teşekkürü sorduk yanıt vermedi. Aldığımız duyumlara göre haber  yapılınca da  son derece büyük  tepki  verdi.(bkz)

Halbuki Türkiye uzun yıllardır terörle mücadele eden bir ülke ve  bunlardan birisinin ülkemizde yarattığı depremin etkisi hala sürmekte.  CHABAD’ın dünyadaki gücü  ve büyüklüğü ise  diğerleriyle kıyaslandığında tartışılmayacak kadar büyük.

Son olarak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve KKTC’nin varlığı bir bütündür. Atatürk’ün Bursa Nutkunda söylediği gibi“ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım”(bkz)düşüncesiyle gördüğümüz tehlikeye karşı sadece uyarmak istedik.

İşte bu vatandaşlık bilinci ile verilen mücadelenin sonucunda, dünya da ilk kez insan kanı ile beslenen, GAZZE’de çocukları öldüren,  NUHİ YASALARLA, TEK İNSAN ve TEK DEVLET diyen sapkın bir örgütün, KKTC’de kapısına mühür vuruldu. Acaba bundan sonra sıra, KKTC’de aldığı villadan dolayı Eylül 2024 yılına kadar oturma izni olan soykırımcı CHABAD örgütünün temsilcisi Chaim Hillel Azimov’un deport edilmesine mi gelecek?  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yekta Özgür 7 ay önce

Yine döktürüyorsunuz

Avatar
Ali K 7 ay önce

Merkeziniz Türkiye mi KKTC mi

Avatar
Saliha 7 ay önce

5gvirus destanv6aziyor

Avatar
İsmet 7 ay önce

İnşAllah deport edilirler...