Öne Çıkanlar Vernon Coleman Nurfer Tercan Mustafa Ünal Dr. Andrew Wye Dr. Vernon Coleman

KOVİD DE KİTLE PSİKOZU VAR

KOVİD KİTLE PSİKOZU ve ZİHNİN ÖLDÜRÜLMESİ!

Bölüm 2 - Kitle Psikozuna Sebep Olan Nedir?

Yazan ve Hazırlayan Müge ALİEFENDİOĞLU

Videonun Türkçe Metni (20 dakikalık videonun 2. Bölümü)

Kitle psikozuna sebep olan nedir sorusunu cevaplamadan önce, bireyin aklını yitirme sürecindeki nedenselliği keşfetmemiz gerekiyor. Aşırı uyuşturucu ve alkol kullanımı, beyin yaralanmaları veya diğer hastalıklar gibi, deliliği tetikleyen pek çok potansiyel etken olsa da, burada fiziksel etkenlerle ilgilenmeyeceğiz. İlgi noktamız, psikolojik veya psikojenik tetikleyiciler olarak adlandırılan unsurlardır, çünkü bu etkenler kitle psikozunun en yaygın nedenleridir.

Psikozun en yaygın psikojenik nedeni, bireyi panik durumuna sürükleyen, korku veya kaygı gibi olumsuz duygular selidir. Panik halinde olan kişi, zihinsel ve fiziksel olarak tükendiği için, ağır gelen duygusal durumunda uzun süre kalamaz ve doğal olarak, bir rahatlama arayışına girer.

Panik halinden kaçmak, korku yaratan tehdit ile yüzleşmek ve üstesinden gelmek gibi uygulanabilir yollarla mümkün olsa da, bir başka kaçış yolu, psikotik bir kırılma yaşamaktır. Psikotik kırılma, birçok kişinin varsaydığı gibi daha büyük bir kargaşa durumuna inmek değildir; ‘kurgunun ve gerçeğin’ veya ‘sanrıların ve gerçekliğin’; yeniden harmanlanması ve kişiye ait deneyimsel dünyanın, panik duygularını sona erdirecek şekilde yeni baştan düzenlenmesidir. İlk aşamada, hastanın olayları farklı bir şekilde algılamaya başladığı, algılarından dolayı korktuğu, kafasının karıştığı ve meydana gelen garip şeyleri nasıl açıklayacağını bilemediği bir panik aşaması vardır. İkinci aşama, Arieti’nin psikotik içgörü aşaması olarak adlandırdığı süreçtir; “Kişi gerçekliği görmenin patolojik bir yolunu tasarlayarak, olayları bir araya getirmeyi başarır, bu da anormal deneyimlerinini açıklamasını sağlar. Bu fenomene içgörü denir, çünkü hasta bu sürecin sonunda, deneyimlerindeki ilişkileri anlamlandıracaktır.” Silvano Arieti – Şizofreninin Yorumlanması (Interpretation of Schizophrenia)

Ancak içerisi psikotiktir, çünkü sanrılara dayanır. Paniği hızlandıran tehditlerle ilgili varsayımlar, yaşama uyarlanabilir değildir. Başka bir deyişle, sanrılar, paniğe kapılmış bireyin olumsuz duygu selinden kurtulmasını sağlar, Arietii psikotik kırılmanın, gerçeklikle teması kaybetme nedeniyle ve pahasına, “Aşırı endişe durumuyla başa çıkmanın anormal yolu” olarak görülebileceğini söylüyor.

Olumsuz duygu selini tetikleyen panik, eğer zayıf ve savunmasız bir bireydeki psikotik kırılmayı tetikleyebiliyorsa, zayıf ve savunmasız bireylerden oluşan bir popülasyon, gerçek, hayali veya uydurulmuş tehditler tarafından panik haline sürüklendiğinde, kitlesel psikoz ortaya çıkabilir. Sanrılar birbirlerinden farklı pek çok şekilde oluşabildiği için, delilik hali sayısız formlarda gerçekleşebilir. Bir kitle psikozunun ortaya çıkma biçimi, enfekte olmuş toplumun tarihsel ve kültürel yapısına göre farklılıklar gösterir fakat modern çağda, totalitarizimin yarattığı kitlesel psikoz en büyük tehdit olarak görünmektedir.

“Totaliterlik, bireysel insan haklarının ortadan kaldırılması ile birlikte oluşan, merkezi devlet gücü ile ilişkili, modern bir fenomenidir; devlet adına iktidarda olanlar ve nesnelleştirilmiş kitleler, kurbanlar vardır.” Arthur Versluis - Yeni Engizisyonlar (The New Inquisitions)

Totaliter bir yönetimde, toplum yönetenler ve yönetilenler olmak üzere iki gruba ayrılır ve her iki grup da patolojik bir dönüşüme uğrarlar. Totaliter düzenin hükümdarları, doğal koşullara taban tabana zıt bir biçimde, güç tarafından kolaylıkla yozlaştırılan

kusurlarına rağmen, neredeyse tanrısal bir statüye yükseltilirler. Kitleler ise, bu patolojik yöneticilerin bağımlı özneleri haline getirilerek psikolojik olarak gerilemişlerdir ve çocuksu bir statüye bürünürler. 20.yüzyılda totalitarizm olarak adlandırılan yönetim biçiminin önde gelen bilginlerinden biri olan Hannah Arendt, totalitarizmi insan doğasının kendisini; dönüştürme girişimi olarak adlandırdı, ancak bu dönüştürme girişimi, sadece, sağlam zihinleri hasta zihinlere dönüştürür. Totaliter düzende yaşamanın zihinsel etkilerini inceleyen Hollandalı tıp doktoru Joost Meerloo’nun, Aklın Tecavüzü adlı kitabında yazdığı gibi, “Bir yanda totaliter toplumdaki vatandaşlarının garip tepkileri ve bir bütün olarak kültürleri, diğer yanda ise hasta şizofrenlerin tepkileri; bu iki konu arasında arasında karşılaştırılabilir çok

şey var”. Joost Meerloo - Aklın Tecavüzü (The Rape of the Mind)

Totalitarizm adı altında ortaya çıkan toplumsal dönüşüm, yalnızca, aldatılmış erkeklerin ve kadınların itaatkar olmaları ve itaatkar öznelerinın çocuksu hallerine geri dönmeleri nedeniyle, sanrılar üzerinde inşa edilir ve sürdürülür.

----------------------

Devamını Bölüm 3’de ve ‘Totalitarizmin Yükselişi’ başlığı altında bulacaksınız…

Bölüm 2: https://www.youtube.com/watch?v=1Z4CQEdOafo

Bölüm 1: https://www.youtube.com/watch?v=VWUeijVveF0&t=1s

Videonun tamamı:

https://www.youtube.com/watch?v=1Etbsc8CYtA&t=760s

https://oödysee.com/@EMF-ECOLOGY-HEALTH:c/COVID-KITLE-PSIKOZU:2

Kaynak: Academy of Ideas https://www.contronews.org/en/covid-psicosi-di-

massa/?fbclid=IwAR0AXU1PBRvq6dflyh4HEqFMSArVlB31nTZrQnlHLqu1k2Cr4NGxDI_dqc8

https://academyofideas.com/

https://www.youtube.com/watch?v=VWUeijVveF0

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.