Öne Çıkanlar Hüsnü Çalmuk Manisa sınıf PANDEMİ Yavuz Çıkarma Plajı

TÜRK, KÜRT, ERMENİ YAHUDİ OLABİLİR!

Yazan Muammer KARABULUT

Dünya, son 300 yılda yaşadığı savaşların, terörün, darbelerin ve ekonomik krizlerin merkezinde yer alan Siyonizm’e karşı artık açık bir mücadele sürecine girmiştir.

Bugün gelinen noktada, bu karşı duruşun güçlenmesinde yalnızca siyasi gelişmeler değil; aynı zamanda küresel sistemin sürdürülemez hale gelmesi de etkili olmuştur. Siyonist yapıların dünyayı teopolitik(*) bir zeminde geri dönüşü olmayan kanlı bir sürece sürükleme çabaları ve buna eşlik eden teknoloji yarışında İsrail ve ABD’nin, yükselen Çin’in gerisinde kalması bu kırılmayı hızlandırmıştır.

(*) Teopolitik; din ve siyasetin iç içe geçtiği, dini inançların, sembollerin ve eskatolojik (kıyamet/son dönem) beklentilerin uluslararası ilişkiler, güvenlik ve devlet politikaları üzerinde araçsal olarak kullanılmasıdır. Modern dünyada güç mücadelelerini, savaşları ve ittifakları dini motiflerle meşrulaştıran stratejik bir analiz yöntemidir.

Ancak asıl kırılma noktası, Siyonizm’in yıllardır kullandığı çatışma üretme gücünü kaybetmesidir. Mezhep ayrılıkları, etnik farklılıklar ve ideolojik bölünmeler üzerinden yürütülen stratejiler artık eskisi kadar etkili değildir.

Bu süreçte dikkat çeken bir diğer önemli gelişme ise, Yahudi hahamların bir kısmının açık şekilde Siyonizm’e ve İsrail politikalarına karşı tavır almasıdır. Bu durum, Siyonizm’in uzun yıllar boyunca antisemitizm söylemi arkasına saklanarak yürüttüğü meşruiyet zeminini ciddi şekilde sarsmıştır. Artık geniş kesimler tarafından, Siyonizmin Yahudi inancını temsil etmediği daha açık görülmektedir.

Benzer şekilde, “İbrahimi dinler” ve “dinlerarası diyalog” adı altında yürütülen faaliyetlerin de yalnızca dini değil, aynı zamanda siyasi bir proje olduğu anlaşılmıştır.

Bugün gelinen noktada, dinleri araçsallaştıran bu yapının geriye bıraktığı şey; ideolojik ve baskıcı bir sistemdir.

Türkiye özelinde bakıldığında ise; Türk-Kürt, Alevi-Sünni, sağ-sol, laik-anti laik gibi yıllardır çözülemeyen çatışma alanlarının arka planında da aynı zihniyetin etkisi olduğu görülmektedir.

Uzun yıllar boyunca küresel güçler tarafından yönetilen ve birbirine bağlı yapılar üzerinden sürdürülen dünya düzeni artık çözülme sürecine girmiştir. Bu düzenin sahadaki en görünür figürlerinden biri olan Netanyahu’nun son açıklamaları da bu çözülmenin bir göstergesidir.

Netanyahu, 11 Nisan 2026 tarihinde yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullanmıştır:
“Benim liderliğim altındaki İsrail, İran’ın terör rejimi ve onun vekilleriyle; onları uzlaştıran ve kendi Kürt vatandaşlarını katleden Erdoğan’ın aksine, savaşmaya devam edecektir.”

Bu açıklama, klasik ayrıştırma stratejisinin bir devamı niteliğindedir.

Amaç; Türkiye içindeki fay hatlarını yeniden harekete geçirmek ve bölgesel çatışmayı derinleştirmektir.

Ancak bu kez beklenen sonuç ortaya çıkmamıştır.

Kürt asıllı Türkiye Cumhuriyeti ve ABD vatandaşı araştırmacı, yazar ve akademisyen Edip Yüksel’in verdiği yanıt, bu değişimin önemli bir göstergesidir. Yüksel, yaptığı açıklamada Netanyahu’ya şu ifadeler ile yanıt vermiştir:

“Ben bir Kürdüm ve Erdoğan’ı yolsuz bir lider olarak görüyorum. Sosyal medyada politikalarını ve yolsuzluklarını eleştirdiğim için bana yaklaşık 30 dava açtı.

Ancak muhalif bir Kürt olarak, evleri, hastaneleri ve okulları bombalayan, soykırım yapan ve bebek katili bir savaş suçlusu olarak gördüğüm Siyonist birinin yanında asla yer almam.

Siyonist yapı küresel bir kanserdir, insanlık için varoluşsal bir tehdittir.

İnsanlık Siyonizm’e karşı birleşmiştir.

Türkler ve Kürtler, Epstein sınıfı ve Siyonist Yahudi üstünlükçülüğüne karşı birleşmiştir.”

Bu açıklama, artık klasik ayrıştırma politikalarının etkisini yitirdiğini göstermektedir.

Bugün gelinen noktada tartışma, Erdoğan gibi kişiler üzerinden değil; sistemler ve ideolojiler üzerinden yürümektedir.

Ve görünen odur ki:

İnsanlık, ayrıştıran değil birleştiren bir çizgide yeniden konumlanmaktadır.

İşte bu bağlamda, Diyarbakır’da uzun yıllar gazetecilik ve yazarlık yapan İhsan YAŞAR ile görüştüm. YAŞAR, sözlerini şöyle paylaştı:

“Siyonizm’in borazanlarının ağızlarına pelesenk ettiği ‘Yeni Dünya Düzeni’ illüzyonu, insanlığı zihinsel ve fiziki olarak işgal edip köleleştirme projesi, Filistin’in Gazze direnişiyle ifşa olmuştur. Siyonizm’in gerçek yüzünü insanlık, tüm vahşetiyle Gazze’de, Lübnan’da ve İran’a yönelik saldırılarda görmüştür.

Artık insanlık tarihi, Gazze savaşı öncesi ve sonrası olarak yazılacak ve okunacaktır.

Siyonizm’in emrindeki yapıların, insanlık, medeniyet, hak, hukuk ve adalet adına hiçbir değer tanımadığı bu saldırılar sırasında anlaşılmıştır.

İsrail’in gerçekleştirdiği katliamlara karşı çıkan herkesi ‘antisemitist’ diye etiketleyerek itibarsızlaştıran, tutuklayan ve öldüren ‘Epstein zihniyetli’ Siyonizm, insanlık için çağımızın en büyük tehlikesidir.

Bu tehlikeyi bertaraf etmek için dünyanın bütün halkları; Türk, Kürt, Arap, Fars, İspanyol, Çinli, Rus, İngiliz, Japon vb. birleşmelidir.

Bu cennet dünya bizimdir, hepimizindir.

İblis zihniyetli Siyonizm’e karşı, insanlık onuruna sahip tüm insanların ‘fakat’ demeden; dünyamızı cehenneme çevirmek isteyen, kanımız ve canımız üzerinden servetlerine servet katan bu katillere karşı birleşmesi gerekmektedir.

Bu mücadelenin artık iki tarafı vardır: Bir tarafta bütün insanlık, diğer tarafta ise insanlığın karşısında duran satanist, Epstein zihniyetli, katil ve cani bir ideoloji olarak Siyonizm…”

Diyarbakır’dan İhsan YAŞAR da insanları, ülkeleri ayrıştırarak çatıştıran ve yöneten Siyonistlerin yolun sonunda tüm insanlığı karşılarında bulduğunu anlatıyordu.  

Son olarak; Türk, Kürt ve Ermeni Yahudi olabilir. Ancak Siyonist olamazlar.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gülseren B 4 hafta önce

dünya bu ayrımı bilmemenin cahilliğini yasiyor