Öne Çıkanlar WHO Güler Sabancı Bretton Woods Özlem AK Caretta Caretta

BİLL GATES BİR SORUN DAHA BULDU!

Bak Şu Bizim Sarı Kızın Yaptığına!

Dr. Nurfer TERCAN

Geçen sene bir gün, Heidi’nin dedesine kötü bir haber gelmiş. Bir Ah çekmiş Heidi’nin Dedesi, Karşıki Alpler duymamış! Gelen haber şöyle yazıyormuş; “hani eşi benzeri olmayan peynirine ve çikolatasına, İsviçre’nin etine, sütüne de Bill Gates karışmış.”

Biz Bill Gates’i 40 senedir Micro ile Soft ortaklıklarından açılan pencere pencere programları ile bilirdik. Meğer, ne pencereler daha varmış?

İşte Soft’un ortağı Micro Bill Gates, küresel ısınmadaki payları nedeniyle, ineklerin çıkardığı gazların dünyanın en önemli sorunlarından biri olduğunu söylemiş.

2019’un Şubat’ını yememiş içmemiş beklemiş, “Bir gün ineklerin bağırsak hareketleri konusunda konuşacağım aklıma gelmezdi” diye derdine derman aramaya karar vermiş bu işin sonunda.

Bill Gates, eşi Melinda Gates ile birlikte yayımladığı yıllık mektubunda tarımsal faaliyetlerin ve inşaat sektörünün küresel ısınmaya yol açan sera gazları salımındaki araştırmalara hızla başlamış.

Mektupta, dünyadaki inşaatların sayısının da 2060’a kadar iki katına çıkmasının beklendiği belirtilerek, “Bu muazzam miktarda çelik ve çimento üretmek anlamına geliyor. Başka bir ifadeyle bu her ay yeni bir New York inşa etmek demektir.” diyor. Peki sonra…

Gates çifti, sera gazlarında yüzde 24 payı olduğunu söyledikleri tarımsal faaliyetlerle ilgili olarak da “Bu, geğirirken ve gaz çıkarırken metan yayan inekleri de kapsıyor.” ifadelerini kullanıyor.

Gates, sütler kaymak tutar tutmaz diyerek CNN’de bir programa katılmaya karar veriyor. Programda,  “Bir gün ineklerin bağırsak hareketleri hakkında konuşacağım hiç aklıma gelmezdi. İnekler, bakterilerin metan gazı biriktirmesine neden oluyor ve sıra dışı mideleri var.” diyor.  Konuşmasında,  hayvan yemlerinin değiştirilmesi için çaba harcanması gerektiğini de söylüyor.

Bill Gates’in bu derdine Finlandiya’lı Bilim İnsanları hemen yetişmiş. Finlandiya’da bilim insanları havadan, sudan ve elektrikten tamamen yeni bir içerik üretiyorlar ve bunun gıda üretim biçimimizde devrim yaratacağını umuyorlar.

“Sürekli artan bir nüfusu beslemek, Dünya’nın kaynakları üzerinde büyük bir baskı oluşturmaktadır. Tarım, dünyanın en büyük sera gazı kaynaklarından biridir ve özellikle hayvancılık, çoğunlukla sığır ve süt sığırlarından kaynaklanan dünyadaki sera gazı emisyonlarının % 14,5’inden sorumludur.” Diye iddia ediliyor ise, “Biz de Size Solar diyoruz, havadan-sudan işler ile yemek yaptık, buyurun afiyet ile”

Helsinki merkezli Solar Foods Şirketinin CEO’su Pasi Vainikka açıklamasına göre; “Gezegeni iklim değişikliğinden kurtarmak için gıda üretimini tarımdan ayırmamız gerekiyor. Sonunda yaklaşık yüzde 65 protein ve karbonhidrat ve yağ içeren bir toz elde edersiniz.” diyor.

Bu toz ekmek ve makarna gibi şeylere veya bitki bazlı et veya süt ürünleri yerine eklenebilir. Bir gün laboratuvarda yetiştirilen etler için bir besin kaynağı olarak bile kullanılabileceğini söylüyor.

Solar Foods, Solein üretiminin etten 100 kat daha iklim dostu olduğunu ve bitki bazlı proteinlerden 10 kat daha iyi olduğunu ve çok daha az su kullanıldığını iddia ediyor.

Çalışmalarını sürdürdükleri pilot tesislerinde, günde yaklaşık bir kilo kuru protein tozu üretilebiliyor. Vainikka, “% 100 proteinin kilogramı başına 5-6 dolarlık bir üretim maliyeti” ile mevcut bitki veya hayvansal protein bileşenlerinin fiyatını karşılayabileceğini söylüyor. Solein’i 2021 yılına kadar piyasada ve milyonlarca öğünde bulundurmayı hedefliyor.

İsveç Tarım Bilimleri Üniversitesi’nde Mikrobiyoloji Profesörü olan Tomas Linder, Solar Foods’tan bağımsız olarak, farklı bir çalışmasını sunuyor. Mikroplardan türetilen proteinlerin, emisyonları azaltırken gezegeni beslemede rol oynayacağına inanıyor.

Solar Foods ise; şu sıralar Avrupa Uzay Ajansı ile astronotların yörüngede Solein’i kullanmaları için bir araştırma üzerinde çalışıyor.

Bu yazı, bilim kurgu filmlerini yorumluyor izlenimi bırakabilir. Ancak Solar Foods, çalışmaları epey yol almış durumda. Sonrasında -Vay bizim Gıda Bilim Kurulu neredeydi, bu çalışmaları duymadı.- demeyelim! 60 yıl evvel Marshall yardımı ile dağıtılan süt tozlarını halen daha unutmadık. Ne de olsa 2020 yılında dünyanın her yerinde, “biz bize yeteriz” yardımlaşma duygusu hiç görmediğimiz kadar yükselmeye başladı. Refah devlet toplumundan, Sosyal Refah devleti modeline geçeli yüzyıl oluyor. Sivil toplum örgütleri de beslenme konusundaki bu araştırmalara ne kadar vakıf olduğunu da iyi düşünmek gerekir.

Anahtar Kelimeler:
HelsinkiHeidiBill Gates
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
misafir 2 hafta önce

gıda üretimini tarımdan ayırmak mı! yuh! bir an evvel bu dünyadan gitmeni diliyorum bill gates!!!!!

Avatar
Kadir bey 2 hafta önce

bill gates bir maskedir, arkasında global terör vardır.

Avatar
misafir II 2 hafta önce

'karşıki' nin ki' si birleşik yazılır. :( Alp'ler değil Alpler.Çoğul eki kesme işaretiyle ayrılmaz. Özür dilerim yazım hatalarını edite etmek bende obsesif bir durum. Lütfen doğru yazalım.