Yazan Muammer KARABULUT
-“Radikal Siyonizmin” Fikir Babası Ze'ev Jabotinsky
-Tarihin Kırılma Noktasında Bir İtiraf: Ze'ev Jabotinsky ve Siyonizm’in Osmanlı Stratejisi
Siyonizm tarihi, Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurma idealine giden yolda farklı stratejiler geliştirmiş liderlerle doludur. Bu liderler arasında, hareketin en radikal, militan ve tavizsiz kanadını temsil eden isim Ze'ev (Vladimir) Jabotinsky’dir (1880–1940). Rusya doğumlu bir gazeteci, yazar ve hatip olan Jabotinsky, bugün İsrail siyasetindeki sağ ve milliyetçi akımların (revizyonist Siyonizm) fikir babası olarak kabul edilir. Theodor Herzl’in diplomatik çabalarının aksine, Jabotinsky bir devletin ancak askeri güç ve tavizsiz bir duruşla kurulup korunabileceğine inanıyordu. Onun bu uzlaşmaz ve saldırgan felsefesi, I. Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı İmparatorluğu’na karşı doğrudan cephe almasıyla somut bir eyleme dönüşmüştür. Tarihçilerimizin yeteri kadar araştırmadığı veya tartışmadığı bu cepheleşme bugün de yaşanan o kırılma noktasını gösteriyor.

“İsrail'i Kur” (Yahudi Lejyonunun Hikayesi): Bir İmparatorluğun Yıkılış Anatomisi:

Halbuki Jabotinsky’nin anılarını kaleme aldığı ve Türkçeye “İsrail”i Kur" başlığıyla kazandırılan (orijinal adıyla The Story of the Jewish Legion) kitabı, Siyonist hareketin Osmanlı topraklarındaki faaliyetlerini ve İngilizlerle yapılan askeri iş birliğini gözler önüne seren ilk elden bir belgedir.

Jabotinsky’nin kitabındaki temel çıkarımları şu şekildedir:
- Osmanlı Topraklarında Propaganda: Jabotinsky, 1909 yılında İkinci Meşrutiyet sonrası İstanbul’una gelmiş ve burada Siyonist ideolojiyi yaymak amacıyla entelektüel ve siyasi bir zemin aramıştır. Kitapta, Osmanlı’nın kozmopolit yapısından yararlanarak yürütülen bu faaliyetleri detaylandırmıştır.
- Türk Hakimiyetine Bakış: Kitaptaki en çarpıcı unsurlardan biri, yazarın Türk yönetimine duyduğu derin öfke ve ideolojik düşmanlıktır. “Türklerin hakim olduğu yerde güneş görünmez ve ot bitmezdi” ifadesiyle somutlaşan bu bakış açısı, Osmanlı'nın bölgedeki meşruiyetini uluslararası kamuoyunda karalama çabasının bir parçasıdır.
- Yahudi Lejyonunun Doğuşu: Kitabın ana ekseni, I. Dünya Savaşı patlak verdiğinde Jabotinsky’nin İngiliz ordusu bünyesinde Osmanlı’ya karşı savaşacak resmi bir Yahudi askeri birliği (Yahudi Lejyonu) kurma mücadelesidir. Yazar, Filistin’de bir yurt edinmenin tek yolunun Osmanlı'nın askeri olarak yenilmesi ve topraklarının parçalanması olduğunu savunur.
1- 1909 İstanbul'unda Jabotinsky: Basın Propagandası ve Gizli Diplomasi:
Jabotinsky, 1908 Jön Türk Devrimi'nin ardından Osmanlı İmparatorluğu'nda oluşan özgürlükçü atmosferi Siyonizm lehine kullanmak amacıyla 1909 yılında İstanbul'a geldi. Dünya Siyonist Teşkilatı (WZO) tarafından bölgedeki basın ağını yönetmekle görevlendirildi. Jabotinsky, Osmanlı kamuoyunu ve özellikle İstanbul'daki yerel Yahudi cemaatini “Osmanlıcılık” fikrinden uzaklaştırıp Siyonizm’e kazanmak için agresif bir medya stratejisi izledi.
- Le Jeune Turc (Genç Türk) Gazetesi: Jabotinsky, Fransızca yayın yapan ve İttihat ve Terakkİ Cemiyeti'ne yakın duran bu gazetenin editörlüğünü ve finansal yönetimini üstlendi. Gazete görünüşte Osmanlı modernleşmesini savunuyor, ancak satır aralarında Siyonist ideolojinin bölgedeki meşruiyetine zemin hazırlıyordu.
- Çok Dilli Basın Ağı: İstanbul'da Ladino (Yahudi İspanyolcası) dilinde yayın yapan El Judeo, İbranice Ha-Mevaser ve Fransızca L’Aurore gibi gazeteleri fonlayarak veya doğrudan yöneterek geniş bir propaganda ağı kurdu.
- Stratejik Hedef: Jabotinsky'nin İstanbul'daki temel amacı, Osmanlı yöneticilerine Siyonizmin “imparatorluğun sadık bir unsuru” olduğu illüzyonunu satmaktı. Ancak anılarında, bu dönemde Türklerin milliyetçi reflekslerini gözlemlediğini ve Osmanlı'nın reformlarla ayakta kalamayacağını,(*) Filistin'e giden yolun bu devletin tamamen yıkılmasından geçtiğini o yıllarda netleştirdiğini itiraf eder.

2- Cephede Siyonizm: Yahudi Lejyonu’nun Çanakkale ve Filistin Faaliyetleri:
I. Dünya Savaşı başladığında Jabotinsky, diplomasi döneminin bittiğine ve Siyonizm’in İngiltere'nin yanında savaşa girerek askeri bir güç olması gerektiğine inandı. Bu amaçla Joseph Trumpeldor ile birlikte İngiliz ordusu bünyesinde Yahudi Lejyonu'nu (Jewish Legion) kurdu. Bu birlik, asırlardır askeri geleneği olmayan Yahudiler için modern dönemin ilk düzenli ordusu oldu.
- Çanakkale Cephesi (Zion Mule Corps / Siyon Katırcı Birliği): 1915 yılında Çanakkale'de Osmanlı ordusuna karşı savaşmak üzere kurulan bu birlik, cepheye mühimmat, su ve lojistik destek taşımakla görevlendirildi. Siyonist tarih yazımında bu birlik, Yahudilerin Osmanlı'ya karşı silahlandığı ve askeri disiplin kazandığı ilk resmi mecra olarak kabul edilir. Gelibolu'daki İngiliz yenilgisine rağmen, lejyona büyük bir moral ve tecrübe sağladı.
- Filistin Cephesi (38, 39 ve 40. Taburlar): Çanakkale'den sonra genişletilen lejyona, dünyanın dört bir yanından (ABD, İngiltere ve hatta Osmanlı'dan kaçan) Yahudiler katıldı. General Allenby komutasındaki İngiliz ordusuyla birlikte Filistin Cephesi'ne sürüldüler. Şeria Vadisi'ndeki çatışmalarda ve Megiddo Muharebesi'nde Osmanlı ordusuna karşı doğrudan savaştılar.
- Askeri Miras: Yahudi Lejyonu, Osmanlı'nın Ortadoğu'dan tasfiye edilmesinde aktif rol oynadı. Bu lejyonda yetişen askerler (örneğin İsrail'in ilk başbakanı David Ben-Gurion), daha sonra Filistinli Araplara ve İngilizlere karşı savaşacak olan Haganah ve Irgun gibi yeraltı terör örgütlerinin(**), nihayetinde ise bugünkü İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) kurucu kadrolarını oluşturdular. Diğer bir ifade ile Siyonist İsrail’in temellerinde terör örgütleri var diyebiliriz.

3- “Demir Duvar”(***) İdeolojisi ve Bugünkü İsrail Siyasetine (Likud'a) Etkisi
Jabotinsky’nin 1923 yılında kaleme aldığı “Demir Duvar” (The Iron Wall) makalesi, Siyonist hareketin tarihindeki en etkili siyasi manifestolardan biridir. Bu makalede Jabotinsky, Filistinli Arapların kendi topraklarında bir Yahudi çoğunluğunu asla gönüllü olarak kabul etmeyeceklerini açıkça savunur.

- Doktrinin Özü: Jabotinsky'ye göre barış görüşmeleri veya ekonomik vaatler Arapları ikna etmeye yetmeyecektir. Bu nedenle, Siyonist hareketin tek seçeneği, Arapların yıkamayacağı askeri, siyasi ve psikolojik bir “Demir Duvar” inşa etmektir. Araplar bu duvarı yıkamayacaklarını ve Yahudi varlığını yok edemeyeceklerini anladıkları gün, ancak o zaman uzlaşmayı kabul edeceklerdir.

Fotoğraf: Benjamein Netanyahu ve babası Ben-Zion Netanyahu ile birlikte..
- Likud Partisi ve Modern İsrail Sağının Kökeni: Jabotinsky’nin sekreteri olan Benzion Netanyahu, bugünkü İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun babasıdır. Jabotinsky'nin kurduğu Revizyonist Siyonizm hattı; Menahim Begin ve Yitzhak Şamir gibi liderler eliyle yürütülmüş ve bugünkü Likud Partisi'nin ideolojik omurgasını oluşturmuştur.
- Günümüz Politikalarına Yansıması: Modern İsrail siyasetinin Filistin sorununa yaklaşımı, Jabotinsky’nin “Demir Duvar” teorisinin harfiyen uygulanışıdır. Batı Şeria'ya inşa edilen devasa beton güvenlik duvarları, Gazze ablukası, iki devletli çözümün reddedilmesi ve Arap dünyasıyla (İbrahim Anlaşmaları gibi) Filistinlileri bypass ederek tepeden yapılan normalleşme çabaları, tamamen “askeri ve siyasi üstünlük kurarak boyun eğdirme” felsefesine dayanmaktadır.
Günümüz Perspektifi: Jabotinsky'nin Mirası Nasıl Değerlendirilmelidir?
Jabotinsky’nin bir asır önce kaleme aldığı bu itiraflar, ortaya koyduğu askeri metotlar ve medya stratejileri, bugün Ortadoğu’da yaşanan jeopolitik krizleri anlamak için en net yol göstericidir.
1-Doğal Jeopolitik Denge: Jabotinsky’nin “Siyonizm’in tek umudu Türk imparatorluğunun yıkılması idi” sözü, bölgedeki Türk varlığının ve tarihsel mirasının, Siyonist ideolojinin maksimalist ve yayılmacı hedefleri önünde her zaman en büyük doğal barikat olduğunu gösterir. Dün Osmanlı İmparatorluğu'na karşı yürütülen bu tasfiye stratejisi, bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin bölgedeki güçlü varlığına karşı duyulan örtülü jeopolitik rahatsızlığın da tarihsel kökenidir.
2-Güç Odaklı Ortadoğu İnşası: Yahudi Lejyonu ve Demir Duvar doktrini, modern İsrail devletinin diplomatik müzakerelerle değil, sömürgeci güçlerle (dün İngiltere, bugün ABD) yapılan askeri ittifaklar ve sınır tanımayan bir askeri güç kullanımıyla inşa edildiğini kanıtlamaktadır.
Bugün Ze’ev Jabotinsky’nin hatıralarına baktığımızda, Siyonizm’in yalnızca diplomatik kulislerde değil, cephede ve bir imparatorluğun yıkımı üzerine kurulan askeri bir stratejiyle de ilerlediği görülmektedir. Jabotinsky’nin bir asır önce Türk hakimiyeti hakkında kurduğu sert cümlelerin arkasında ne yatıyordu? Siyonizm’in geleceğini Osmanlı’nın çöküşüne bağlayan bir vizyon mu, yoksa bu yıkımın içinde yer almış olmanın doğurduğu bir itiraf mı?
SİYONİZM, CHABAD VE LİKUD
Kitapta olmayan en güçlü bağlantı ise Ze'ev Jabotinsky'nin en sadık öğrencisi ve Revizyonist Siyonizmin İsrail'deki lideri olan Menachem Begin CHABAD hareketine ve Lubavitcher Rebbe'ye derin bir saygı duyuyor olmasıdır. Begin, başbakanlığı döneminde kritik kararlar almadan önce sık sık CHABAD liderinin görüşlerine başvurmuştur.
Tarihsel İlişkileri
Menachem Begin, Jabotinsky'yi her zaman en büyük öğretmeni ve ideolojik babası olarak görmüştür. Jabotinsky'nin 1940'taki ani ölümünün ardından Begin, onun mirasını devralarak Irgun (Etzel) örgütünün lideri olmuş ve daha sonra Revizyonist çizgiyi İsrail parlamentosuna (Herut ve ardından Likud Partisi olarak) taşımıştır. Başbakanlığı döneminde bile meclis kürsüsünün arkasında daima Jabotinsky'nin büyük bir portresi yer almıştır.

Fotoğraf, 1939 yılında Polonya'nın Varşova kentinde düzenlenen Betar (Revizyonist Siyonist Gençlik Hareketi) konferansı sırasında çekilmiştir. Menachem Begin: Sol alt köşede, yuvarlak çerçeveli gözlükleri, kravatı ve Betar üniformasıyla oturan genç kişidir (o dönem Polonya Betar örgütünün lideridir). Ze'ev Jabotinsky: Sağ alt köşede, takım elbiseli, gözlüklü ve saçları kırlaşmış olarak oturan, hareketin kurucusu ve genel lideridir.

Bu bağlantı bizleri, Revizyonist Siyonizm'in kurucusu Ze'ev Jabotinsky'nin özel sekreterliğini yapan Ben-Zion Netanyahu’ya oradan Menachem Begin ve Begin tarafından kurulan LİKUD Partisi'ne ve nihayetinde Benjamein Netanyahu’ya götürecektir.
Hepsinin ortak noktası, çok fazla görünmeyene veya az bilinen CHABAD hareketi ile devam eden ilişki ve beraberliktir.
Tarihi 1977 Brooklyn Ziyareti ve Fotoğrafların Hikayesi
1977 yılında İsrail Başbakanı seçildikten hemen sonra, ABD Başkanı Jimmy Carter ile kritik bir diplomatik zirve gerçekleştirmek üzere Washington'a gitmiştir. Ancak Beyaz Saray'a gitmeden hemen önce, New York Brooklyn'deki CHABAD Genel Merkezi'ne (ünlü adıyla 770 Eastern Parkway) uğrayarak Lubavitcher Rebbe'yi ziyaret etmiştir.


Ayrıca nasıl Siyonist İsrail devletinde Osmanlının yıkılması öngörüldüyse bugün de aynı sürecin devamı olan “Büyük İsrail Projesi” için acaba Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlığı federasyon ile parçalanması mı gerekiyor. Tabii ki aynı durum, Kıbrıs için de geçerli ve hedef de ilk önce KKTC var!
Kaynaklar:
Jabotinsky, Ze'ev (Vladimir). (1945). The Story of the Jewish Legion. New York: Bernard Ackerman Inc. (Türkçe Çevirisi: İsrail'i Kur, İstanbul).
Jabotinsky, Ze'ev. (1923). "The Iron Wall" (Orijinal metin: O Zheleznoy Stene, Rassvet dergisi).
Netanyahu, Benzion. (1998). The Five Forefathers of Zionism: Pinsker, Herzl, Nordau, Zangwill and Jabotinsky. Tel Aviv: Yedioth Ahronoth.
Shlaim, Avi. (2000). The Iron Wall: Israel and the Arab World. New York: W. W. Norton & Company. (Modern İsrail siyasetinde Demir Duvar doktrininin analizi).
Öke, Mim Kemâl. (1982). Siyonizm ve Osmanlı Siyaseti (1897-1909). İstanbul: Üçdal Neşriyat. (İstanbul'daki Siyonist basın faaliyetleri üzerine dönemsel çalışma).
Kürkçüoğlu, Ömer. (1972). Osmanlı Devleti'ne Karşı Arap Ayaklanması ve Yahudi Lejyonu. Ankara Üniversitesi SBF Yayınları.
Segev, Tom. (2000). One Palestine, Complete: Jews and Arabs Under the British Mandate. New York: Metropolitan Books. (Haganah ve Irgun'un kuruluşu ve İngiliz Mandası dönemi askeri faaliyetleri).



