Öne Çıkanlar WHO DSÖ Nurfer Tercan Bill Gates Müge ALİEFENDİOĞLU

KİMSE İTİRAZ ETMESİN…

SAĞLIĞIMIZIN NE ÖNEMİ VAR, ÖNEMLİ OLAN ONLARIN İKTİDARLARINI KORUSUNLAR VE PARA KAZANSINLAR... 

AKŞAM TELEFON İLE YATABİLİRİZ, HATA MİKRO DALGA FIRINI DA SABAH KADAR KAPATMAYA BİLİRİZ!... BAZ İSTASYONLARINI BALKONA KURULMASINA DAHİ İZİN VERELİM…OKSİJEN YERİNE SİGARA İÇMEYE VEYA RADYASYON ALMAYA DEVAM EDELİM…ÇOKTAN MASKE BAĞIMLISI OLDUĞUMUZ İÇİN, MASKE TAKMAYANLARA KÖTÜ GÖZLE BAKALIM, ONLARI UYARALIM…ÇOCUKLARIMIZA ERKEN YAŞTA CEP TELEFONU ALALIM VE ONLARI ALIŞTIRALIM.

Yazan Muammer KARABULUT

Antalya 1. Tüketici Mahkemesi’nde direkt insan sağlığına ve ölümlerine ilişkin açtığım davaya, 5G teknolojileri ile ilgili BTK’nın mahkemeye yolladığı bilgi, HUAEWI ve Microsoft’un “insan sağlığına zararlı” değildir açıklaması  damga vurdu. Bu iki firma, bu cesareti, belki Afrika ülkelerinde bulabilirlerdi!

5G teknolojiler ile zirve yapacak olan asıl konu, elekromanyatik alanlarda oluşan radyasyonun  milimetrik dalgalar ile bağışıklık sistemimizi ile vücudumuzda DNA’ları bozduğu gerçeğidir. Tıp doktorlarının üzerinde çok fazla çalışmadığı ama çalışmaya yeni başladığı bu hadise elektrik mühendisliği birinci sınıfa giden bir öğrencinin veya elektromanyetik ve radyasyon  alanlarında araştırma yapan bir kişini hemen öğreneceği çok sıradan bir bilgidir.

Bu konuda 1977 yılından itibaren, yapılan deneyler sonucu oluşan yüzlerce bilimsel makale vardır. Hata 1953 yılında Ruslar tarafından silah olarakta kullanılmıştır. Soğuk Savaş dönemine denk gelen bu gelişmeler 1960 yılında ABD ile Rusya arasında gizlenmiştir.

   

Resim: 2010 ve 2014 yılında sunulan iki rapor, şimdi ise söz monusu tehlike 100 kat arttı!  

TBMM Aralık 2010 yılında Cep telefonları, radyasyon, elektromanyetik alanlar gibi konularda bir komisyon kurmuş ve  790 sayfa rapor yayınlamıştır.

Yine DSÖ 8 Ekim 2014 yılında, WHO'nun uzman bir ajansı olan Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC), radyo frekansın kanserojen potansiyelini gözden geçirmiştir.

Her iki çalışmada çok yetersiz olsa da yine cep telefonlarının tehlikesi konusunda açık bilgilere yer verilmiştir.

TBMM’nin 2010 yılında kurduğu  komisyon tarafından hazırlanan rapordan bazı bilgiler ;

-Bilimsel kaynaklarda cep telefonu kullanımı ile ilişkili olabileceği bildirilen şikayetler arasında; baş ağrısı, yorgunluk, uyku bozuklukları, unutkanlık, baş dönmesi, işitme kaybı, bulantı hissi, kulakta ve başta sıcaklık hissi ve görme bulanıklığı yer almaktadır. Cep telefonu kullanımı gibi elektromanyetik alana maruz kalanlarda bu gibi non-spesifik belirtilerin ortaya çıkmasına -Elektromanyetik Aşırı duyarlılık‘ denilmektedir…

-Cep telefonundan yayılan radyasyonun yaklaşık olarak % 50‘si kullanıcının başı ve telefonu tutan eli tarafından soğurulur…

-INTERPHONE çalışması kapsamında, beş Kuzey Avrupa ülkesi verilerini bir araya getirerek yapılan değerlendirmede; en az on yıl cep telefonu kullanılmasına bağlı olarak başın bir tarafındaki ağrılarda % 39 artma olduğu sonucuna varılmıştır.  

-Bir başka makalede de 10 yılın üzerinde kullanımın cep telefonunun kullanıldığı taraftaki beyin tümörlerini yaklaşık 2 kat artırdığı ifade edilmekte ve mevcut epidemiyolojik kanıtların cep telefonlarının beyin tümörlerini artırdığını söylemek için yeterli olduğu belirtilmektedir.

-Elektronik cihazların ve manyetik alanların kanser hastalığı ile ilişkisi, cep telefonu ve baz istasyonların yaydığı manyetik dalgaların ölçülmesi ve standart değerlerin belirlenmesi ilgili bilgi alınan bu toplantıda aşağıdaki konulara değinilmiştir.

Prof. Dr. Selim ŞEKER (Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü)

-Elektromanyetik enerjinin insanlar üzerindeki biyolojik etkileri konusunda bilgi veren konuşmacı; Şu anda içinde bulunduğumuz bilgi çağında, elektromanyetik enerjinin bazı yan etkilerinin bulunduğundan söz etmiştir. Bu bağlamda özetle aşağıdaki şekilde sunumunu gerçekleştirmiştir:

-Elektrik enerjisini kullanan bütün cihazlar normal fonksiyonlarını icra ederlerken, kaçınılmaz olarak ortama elektromanyetik alan yayarlar ve bu elektromanyetik alan da insanlarda, hayvanlarda ve çevrede biyolojik etkilere sebep olur, cihazlarda da interforus denilen etkiye sebep olur (Uçakların etkilenerek düşme tehlikesi atlatması gibi). Elektrik yükleme hareketinden oluşan enerji elektromanyetik enerjidir. Elektromanyetik enerji eskiden beri var olan bir şeydir, insan doğada yaşarken elektromanyetik alanların içinde yaşamaktadır. Ancak, elektromanyetik enerjiyi nükleer radyasyonla karıştırmamak gerekir. Nükleer radyasyonla elektromanyetik enerjinin yaydığı enerjiler farklıdır. Teknik olarak ifade edilecek olunursa sıfır hertzden 300 on üzeri 9 herze kadar olan frekans bölgesine iyonize etmeyen radyasyon denir, onun üstündekine nükleer radyasyon denir.

-Bir cihaz üretilirken, bunun artıları eksileri, kimlere ne zararı dokunabileceği hesaplanır. Cihaz piyasaya sürülmeden önce bazı cihazlarda beş sene, bazılarında on sene bir test ve onay periyodundan geçer. Cep telefonu için piyasaya çıktığı zaman böyle bir onay bulunmamaktaydı.

Elektromanyetik kirliliğin diğer (çevre) kirliliklerden farklılıkları ise şunlardır:

- EM kirlenme duyularla (göz, burun vb.) hissedilemez. (Çevre kirliliği görülebilir, koklanabilinir, tadılabilir ama elektromanyetik kirliliği göremezsiniz, koklayamazsınız, hissedemezsiniz, anlayamazsınız; anladığınız zaman maalesef geç olabilir.)

- Terepatik etkiler: Vücut ısısında bazı parametrelere bağlı olarak hastalık olmadığı halde 0,5-2 °C sıcaklık artıĢı doğal dengeyi bozar.

- Etkiler tam olarak anlaşılmış değildir ve uzun süreli maruziyetin kümülatif etkiler oluşturması kuvvetle muhtemeldir.

-Elektromanyetik enerjinin etkileri, kısa zaman ve uzun zaman etkileri diye ikiye ayrılabilir. Kısa zamanda görülen etkiler: Baş ağrıları, göz yanmaları, yorgunluk, hâlsizlik, baş dönmeleri, gece uykusuzluğu, bazen de hiperaktivitedir. Tabii ki bütün bu etkiler kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.

-Uzun zamanda hissedilen etkiler: moleküler ve kimyasal bağlara etkiler, hücre yapısına etkiler ve bağışıklık sistemine etkilerdir. Moleküler ve kimyasal bağlara etkileri çok önemlidir, zira hücre yapısını değiştirmektedir.

Yapılan araştırmalara göre EMA etkilerinin bağlı olduğu parametreler şunlardır:

1-Frekans,

2-Güç ve alan yoğunluğu,

3-Kaynağın uzaklığı (Yakın alan/ Uzak alan),

4- Maruziyet süresi,

5-Etkilenenin ölçüleri ve elektriksel özellikleri.

-Cep telefonlarının tehlikeli olmasının nedeni şudur: O cihazın bir-iki dakikadan sonra vücut zararlarını telafi ediyor ve hiçbir şey olmamış gibi hayat devam ediyor. Ama çok uzun süre kaldığınız zaman onların etkilerinin telafi edilmesi için vücuda herhangi bir imkân vermiyorsunuz. Bu yüzden zaten devamlı televizyon yayını, devamlı radyo, devamlı bunlar insanın içindeki biyoritmliği etkiliyor.

Cep telefonunun çocuklar için kesinlikle zararlı olması dört tane nedene dayanır:

-Bir, biyolojik olarak çocuklar gelişme aşamasında olduğu için koruma, savunma, bütün mekanizmaları gelişmektedir. Bunu olumsuz etkileyebileceği için risklidir.

 -İkincisi, kafatasları çok incedir, radyasyon olduğu gibi giriyor.

- Üçüncüsü, bir de fizikte rezönans diye bir olay vardır, çocukların kafataslarının ölçüleri dalga boyuna çok yakın oldukları için büyüklerden daha fazla radyasyon yutuyorlar.

- Dördüncüsü, mesela sigara içen erken başlarsa kansere yakalanma olasılığı erken yaşta daha çok olur, burada da erken yaşta çocuklar cep telefonu kullanırlarsa ileride riske girmeleri daha kolay olur.

-Amerika ve dünyanın sayılı üniversitelerinden toplanmış 14 bilim adamının gerçekleştirdiği biolnitiative çok düşük radyo frekanslarının zararları, meme kanseri yapması, beyin kanseri, tümör oluşumu, bunların hepsiyle ilgili detaylı bilgi var, bunun tıp otoritelerinden oluşan kişilerce incelenerek kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekiyor.

-Elektromanyetik alanların kanser oluşumuyla ilişkisiyle ilgili çalışan bilim dalı var, buna elektromanyetik uyumluluk deniyor. Elektromanyetik alanlar insanlarda melatoninin azalmasına neden oluyorlar. Sonunda bu melatoninin azalmasıyla ilgili genlerde zarar olabilir. Genetikteki etkiler hücrelerin kanserli hücreye dönüşmesine neden olabiliyor, bağışıklık sisteminde hasarlar, büyümede anomaliler ve ileride kanser ile sonuçlanabiliyor.

-Yedi Avrupa ülkesinden 12 enstitü tarafından yapılan Refleks Çalışması -Cep telefonlarının kullandığı frekanslar insan DNA‘sını bozuyor. demiştir.

-İletişim hatlarının tam altında sağına ve soluna -ride a away dedikleri emniyetli bölgeler vardır, koridorlar vardır. Nasıl ki, emniyetli mesafe vardır baz istasyonlarında, burada da bu var. Böyle bir emniyetli bölgeler tespit edilmiş değil. BTK güvenlik mesafesi var, tartışılır tartışılmaz, o ayrı mesele, ama vardır ve ileride de açağı çekecekler yahut da modifiye edecekler. Ama taşıma hatları için bir şey yok. Taşıma hattının altında sağında ve solunda emniyetli bölgeler tamamen enerji kurumuna aittir, yani devletindir.

-Cihazların standartlara uygun radyasyon yayıp yapmadığını kontrol edecek bir şey yok. BTK 50 hertz veya diğer cihazları kontrol edemez, yetkisi dışındadır. Böyle bir kuruluş Türkiye‘de yoktur.

-Konuşmacı ayrıca;

- Elmayla armudu karıştıran ve kamuoyunu yanlış bilgilendiren bazı bilgilerin ortalıkta geziyor olduğunu,

- Jammer adlı cihazların yüksek güç verdiğini ve insan sağlığı açısından çok riskli, çok tehlikeli cihazlar olduğunu, bir konuyu önlemeye çalışırken başka bir şekilde riskle karşılaşıldığı,

- Firmaların enerjiyi beyne iletecek mekanizmalar yerine dışarıya verecek şekilde cep telefonu üretimi yapmalarının gerekliliği,

- İnferiör isimli ısıtıcıların ev içinde kullanılan cihazların içinde en risklileri olduğu,

- Tipik bir bilgisayarda hem elektrik hem manyetik alana maruz kalındığı ve arkası tüplü olanların daha çok tehlikeli olduğu,

- Baz istasyonları, diğer taşıma hatları için, hepsi için radyasyon seviyesini aşağı çekerek insan sağlığına zarar vermeyecek seviyelere ulaştırmak gerektiği,

- Dünya Sağlık Örgütüne göre cep telefonlarının üç türlü beyin tümörü, tükürük bezi kanseri yaptığı,

- Türkiye‘de her zaman CE markası olan ürünleri kullanmanın gerektiği,

- Türkiye'de tıp camiasının bu konulara eğilmediği, genetik mühendisleri ve biyofizikçilerin daha çok uğraştığı, tıp camiasının destek olunarak bu konuda çalışması gerektiği,

- ICNIRP standardını kullanmakta olduğumuzu, ancak bu değerlerin sadece rehber niteliğinde olduğu, ülkelerin hangi değerleri kullanacağının teknik değil politik bir karar olduğu, ifade edilmiştir.

Şimdi bu bilgileri yok sayma zamanıdır. Çünkü, yeni dünya düzeninde insan sağlığı diye bir şey olmayacak, çünkü insanın yerini robotlar  alacak. Onun için mahkemede, iki teknoloji devinin savunma avukatlarının 5G’den için, “İNSAN SAĞLIĞINA ZARALI DEĞİL!..”  savunmasını ciddiye alıyorum.

Ben açtığım davada, aynen Coca Cola’da olduğu gibi gerçeklerin ortaya çıkmasını sağladım.

5G teknolojileri ile ilgili gerçekte bundan ibarettir.

Yaşama hakkımız, ONLARIN elinde.. Bizlerle istedikleri gibi oynama ve kobay olarak kullanma hakları var. Bu hakkı onların elinden alacak hiçbir güç yok…

Şuanda insanlar bunarın insafına kalmıştır. Yarın virüsten kurtulmak için “maskeyi kafanızın arkasına takacaksınız” dediklerinde bunu hepimiz yapmak zorundayız.   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
F.dere 2 hafta önce

Bunları biz okuyoruz öğreniyoruz, ama insanlara anlatabilmek çok zor. Üstelik çoğu olumsuz bir gidişat olduğunun farkında fakat düşünmekten, tepki göstermekten korkuyorlar.